Archive for Ekim 2008

You are browsing the archives of 2008 Ekim.

Bazal Ganglia

Parkinsonizm
Bu terim klinik bulgu olarak istirahat tremoru veya akinetik rijiditesi olan hastaları tanımlamak için kul­lanılır.
Nedenleri:
• Parkinson hastalığı
• Postensefalitik parkinsonizm
• Nöroleptik ilaçlar
• Serebral anoksi

Pick hastalığı

Ciddi bellek ve konuşma bozukluğunun geliştiği progresif demans. Tepe insidansın 60 yaş olduğu nadir bir durumdur.
Etyoloji bilinmemektedir, bazıları familyal olsa da (otozomal dominant) çoğu vaka sporadiktir.
Morfolojik değişiklikler:
• Frontal ve temporal lob alanlarında aşırı atrofi.
• Kompensatuar hidrosefaliatrofi sonucu oluşur.
• Etkilenen alanlarda nöron kaybı ve gliozis görülür.
• Yaşayan nöronlar filamantöz materyal [...]

Dejeneratif Bozukluklar Kortikal Alzheimer hastalığı

Batı ülkelerinde demansın en sık sebebidir. Birleşik Krallık’ta 65 yaş üzeri insanların %5′i ve 80 yaş üzeri insanların %15′ini etkiler, kadın > erkek. Ayrıca erken başlangıçlı hastalığın görüldüğü (40-60 yaş) bir alt grubun varlığı anlamlıdır.
Etyoloji ve patogenez bilinmemektedir; bazı vaka­lar (%5) familyaldir fakat çoğu (%95) sporadiktir.
Güncel teoriler:
• Enfeksiyoz ajanlar
• Toxinler, örn: Alüminyum
• [...]

Multipl skleroz (MS)

Santral sinir sisteminin en sık rastlanan demyelinizan hastalığıdır, Birleşik Krallıkta 100.000 kişide 50 kişiyi etkiler. Tepe insidansı 20-40 yaşları arasındadır, kadınlarda daha fazla görülse de farklılık cüzidir.
MS, Santral Sinir Sisteminin relaps ve remisyon epizodlarıyla seyreden immünolojik mekanizmalarla olan demyelinizasyonuyla karakterizedir. ilerleyici demyelinizasyon epizodundan sonra iyileşme genel­likle tam değildir. Bu da progresif kötülüşmeye yol açar.
Etyolojisi bilinmemektedir [...]

Demyelinizan hastalıklar

Bu grup hastalıkların ortak noktaları aksonlar ve sinir hücrelerinin kısmen sağlam olup, primer hasarın myelinde olmasıdır.

Spongiform ensefalit (Creutzfelt-Jakob Hastalığı)

Hastalıkta hızla gelişen progresif demans, ataxi ve myoklonus olur ve Birleşik Krallık’ta nadirdir(Senede 1.000.000 kişide 1).
İnfeksiyon ajan kesin olarak bilin­memektedir ama kuvvetle muhtemel nonnükleik asit geçişli prion tarafından (pröteinöz infeksiyöz ajanla) meydana getirilmektedir, inkubasyon periyodu 30 seneye kadar çıkabilir fakat her zaman ölümcüldür ki bu da genellikle altı ay içinde olur.
Yeni tanımlanan bir varyantının sığır [...]

Subakut sklerozan panensefolapati

Çocuklarda olan bu subakut ensefalit kalıcı kızamık infeksiyonuna bağlıdır.
Progresif nörolojik demansla hastalık görülür ve başlangıçtan itibaren iki sene içinde ölüm olur.

Progresif multifokal lökoensefalopati

Oligodendrositlerin multifokal yıkımı demyelinasyonla birlikte minimal inflamasyona ve aksonların mini­mal hasarına yol açar. DNA papovovirus, sıklıkla JC ve SV40 virüs yol açar ve AİDS, kronik lenfositik lösemi, karsinoma, sistemik lupus eritematosus gibi altta yatan hastalıklarla beraber oluşur.
Hastalar kliniğe progresif demansla gelir. Hastalık progresiftir ve birkaç ay içinde ölümle sonuçlanır.

Protozoal infeksiyon Toxoplasmosis

Toxoplasma Gondinm yol açtığı bir infeksiyondur ve pişmemiş enfekte etlerin yenmesiyle veya kedi cinsinden hayvanların feçesiyle kontamine gıdalarla bulaşır, iki şekli vardır: Konjenital ve Akkiz.
Konjenital toxoplasmosis insidansı coğrafi deği­şiklikler gösterir, örn: ABD’de 4000 doğumda 1′ken, Fransa’da 100 doğumda 1.
Organizma fetuse maternal infeksiyon sırasında plasenta yoluyla bulaşır.
infeksiyon aşağıdaki durumlara yol açabilir:
• Düşük veya ölü [...]

Fungal infeksiyonlar

Nisbeten daha nadir görülürler ve başlıca immünsüprese kişilerde (kemoterapiye ilişkili, steroid tedavisi, AİDS) görülürler, fakat bazı organizmalar, örn: Cryptococcus Neoformans, immünsüpresyon olmadan da hastalığa yol açabilir.
Hemotojen yolla (örn: Akciğerlerden, ki en sıktır) veya direkt (örn: Burun ve paranasal sinüslerden, ki nadirdir) yayılım görülebilir. Etken organizmalar:
• Cryptococcus neoformans: fungal menenjit
• Aspergillus: genellikle pulmoner [...]

Viral ensefalitis

Beyinde virusların sebep olduğu diffüz inflamasyondur, genellikle meninkslerin inflamasyonuda eşlik eder.
Bir çok viral hastalığın genel komplikasyonudur. Yaygın etken viruslar:
• Arboviruslar
• Herpes simplex virüs I ve II
• Kızamık
• Sitomegalovirus
• Polio ve enterovirus
• Kuduz
• HIV
Çoğu vaka orta şiddetlidir ve kendi kendini sınırlar. Ancak bazı vakalar (örn: [...]

Lyme hastalığı

Hastalığa kene geçişli bir spiroket olan Borrelia Burgdorferi yol açar.
Deri lezyonları ve nörolojik bul­gularla karakterize sistemik bir hastalıktır.

Nörosifiliz

Hastalık başlangıcından haftalar, aylar veya yıllar sonra Treponema Pallidumun Santral Sinir Sistemine invazyonu sonucu olur.
Menenjitik hastalık sifilizli olguların yalnızca yaklaşık %25′inde görülür. Genel­likle hafif hatta bazen asemptomatiktir fakat şiddetli de olabilir ve geçici kranial sinir palsileri ve konvülsiyonlar olabilir.

Kronik menenjit

Genellikle orta yaşlılar ve yaşlılarda oluşan, nadir bir durumdur. Neisseria menengitidis en sık rastlanan etkendir. Hasta haftalarca hatta aylarca tekrarlayan ateş, terleme, eklem ağrıları ve geçici döküntülerle rahatsız durumda olabilir.

Tüberküloz menenjit

Mycobocterum tuberculosis infeksiyonuna bağlı gelişen menenjittir. Birleşik Krallık’ta nadirdir fakat gelişmekte olan ülkelerde büyük problemdir.
Hastalık hemen hemen her zaman vücutta başka bir yerdeki tüberküloza ikincildir. Infeksiyon santral sinir sistemine genellikle kan yoluyla gelir.
Patogenez-Bazal meninksleri, büyük arterleri ve kranial sinirleri tutan granülomatoz inflamasyon.
Kliniğe yavaş başlangıçlı, subakut menenjit tablosuyla gelir, izole kranial sinir palsisi eşlik edebilir. BOS’un [...]

Subdural ampiyem

Subdural aralıkta püy toplanması; nisbeten daha az görülür. Erişkinlerde genellikle frontal sinüzit sonucu oluşurken infantlarda genellikle menenjite ikincildir.
Klinikte, subdural ampiyemli hastalar genellikle çok hastadırlar. Püy hemisfer yüzeyine hızla yayılarak hemiparezi, kafa içi basınç artışı ve menenjizme yol açar.

Beyin Absesine En sık etken mikroorganizmalar

Streptococcus vividans, staphylococcus aureus ve klebsielladır fakat fungal infeksiyonlar sonucu da oluşabilir.
Kliniği akut bakteriel menenjitle birbirine yakındır fakat fokal nörolojik bulgular, epilepsi ve ateş sık belirtilerdir.
Komplikasyonlar
• Menenjit
• intrakranial herniasyon
• Fokal nörolojik defisit
• Epilepsidir
Tedavisi erken safhada antibiyotik tedavisiyle birlikte cerrahi aspirasyon veya kapsülün eksizyonudur.
Prognoz-mortalite yaklaşık %10′dur.

Beyin Absesi

Beynin ciddi fokal infeksiyonudur ve tipik olarak 1-2 cm çapa sahiptir. Serebrit parankim inflamasyon alanı olarak başlar ve çevresi ödemli, duvarları giotik, içi püy dolu kavite oluşur. Çoğunlukla kafa içi basıncının artmasına yol açar.
Beyin abselerinin etyolojisi aşağıda belirtildiği gibidir:
• Orta kulak infeksiyonu (%60): temporal lob ve serebellar abse
• Frontal sinüzit (%20): frontal [...]

Aseptik (viral) menenjite Sıklıkla etken olan organizmalar

Sık görülen etkenler enteroviruslar (örn: Echovirus, coxsockie virüs, polio virüs) ve kabakulak virüsüdür.
Hastalık klinikte ani başlayan baş ağrısı, irritabilite ve hızla gelişen meningeal irritasyon bulgularıyla kendi­ni gösterir.
Tanı ve yaklaşım-BOS’ta aşırı lenfosit görülür fakat glukoz ve protein konsantrasyonları normaldir.
Tedavi semptomatiktir
Prognoz-Sıklıkla özgün tedavi verilmeden tam iyileşme sağlanır.

Aseptik (viral) menenjit

Menenjitin en sık sebebidir.
Benign ve kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır ve genellikle bakteriel menenjit kadar ciddi seyretmez. Kızamık veya kabakulak gibi viral infeksiyonların bir komplikasyonu olarak oluşabilir.

Akut pyojenik (bakteriel) menenjit

Bu leptomeninkslerin (pia ve araknoid mater) ve BOS’un infeksiyonudur ve diffüz olarak tüm meninksleri ve subaraknoid aralığı etkiler. Tipik olarak bu duruma yol açan organizmalar yaş grupları arasında değişiklik gösterir.
Klinik bulguları baş ağrısı, sersemlik, kusma, ateş ve ense sertliğidir.
Komplikasyonlar
• Ventrikülit
• intraserebral Abse
• Serebral infarkt
• Subdural ampiyem
• Epilepsi
Tanı ve yaklaşım – [...]

Hipertansif serebrovasküler hastalık

Sistemik hipertansiyon santral sinir sistemini şu şekillerde etkileyerek nörolojik disfonksiyona yol aça­bilir:
• Geniş serebral damarlarda aterom, serebral kan akımında otoregulasyon bozulmasına yol aaçar.
• Anevrizma, hem sakküler olanlar hem mikroanevrizmalar spontan intraserebral kanamaya yol açabilir.
• Ensefalopati, patogenezi kesin olmamakla beraber kan beyin bariyeninin tahribi zorlu serebral hiperfüzyona yol açabilir.

Subaraknoid kanama

Herhangi bir yaşta olabilir fakat 20-40 yaş grubunda ölümlerin ve disabilitenin önemli bir sebebidir. Subaroknoid kanamaların büyük çoğunluğu, villis poligonundaki majör serebral damarların proximal dallan­ma noktalarında oluşan sakküler berry anevriz­malarından meydana gelir.
Anevrizmalar populasyonda %1-2 oranında görülür fakat yaşlılarda daha sıktır ve hipertansif hastalar normotansiflere göre anevrizma sahibi olmaya daha meyillidirler.
Klinik tablosu, ani başlayan şiddetli başağrısını [...]

Atravmatik kanama Intraserebral kanama

İntraserabral kanamaların büyük çoğunluğunun hipertansiyon ve diabetik vasküler hastalıkla beraber görülen Charcot-Bouchard mikroanevrizmalarından köken alıdığı düşünülmektedir. Kanama en sık olarak bazal ganglion (%80) beyin sapı, serebellum ve serebral kortekste olur.
Sonuçta oluşan hematom yer kaplayan lezyon olarak davranıp kafa içi basıncın artmasına ve herniasyona neden olur. Klinik tablo sıklıkla serebral infarkttan ayrılamaz. Fakat kafa içi basıncının [...]

İskemi mekanizmaları

iskemi:
• Vasküler hastalık-örn: tromboz, embolik oklüzyon veya vaskülit,
• Kardiyak hastalık-örn: uzamış hipotansiyon veya kardiak emboiizm,
• Travmavasküler oklüzyon veya ruptüre yol açan kafa yaralanmaları yoluyla oluşabilir.

Hipoksi, iskemi ve infarkt

Serebral infarkt, bir serebral arterial dalın kan­landırdığı alanda azalmış oksijen (ve glukoz) temi­nine bağlı nekroze fokal alan oluşturma sürecidir.
infarktın iki temel sebebi vardır:
• Hipoksi: Dokulara yeterli kan gitmesine rağmen oksijen temininin azalması, örn: respiratuar arresti takiben.
• iskemi: Genellikle bir kan damarının obstrüksiyonu veya daralması sonucu dokunun kanlanması hiç yok­tur veya çok [...]

Serebrovasküler hastalık

Serebrovasküler hastalık, Birleşik Krallıkta üçüncü sıradaki ölüm sebebidir:
İnme serebravasküler hastalığın sık rastlanan bir sonucudur ve dakikalar zarfında nörolojik defisitin oluştuğu ve bunun 24 saatten uzun sürdüğü ani olay olarak tanımlanır.
Eğer SS rahatsızlığı 24 saatten kısa sürede so-lanırsa, bu durum geçici-Transient iskemik Atak (TIA) olarak adlandırılır.
insidansı yılda 1000′de 1-2′dir, yaşlılarda daha sık­tır, erkekleri kadınlarda daha fazla [...]

Spinal kord yaralanmaları

Spinal yaralanmalar en çok 40 yaşının altında erkek­lerde görülmektedir. Trafik kazaları bu türden kazaların %80′inden fazlasının sebebidir.
iki tür spinal kord yaralanması vardır:açık ve kapalı.
Açık yaralanmalar
Nadirdir ve spinal kord ve sinir köklerine direk trav­madır. Perforan (yani: geniş yarılma ve kanama) veya penetran (yani: tam olmayan kord transeksyonu ile Brown Sequard Sendromu) olabilir.
Kapalı yaralanmalar
Bu tip yaralanmalar çoğunluktadır [...]

İntraserebral kanama

Yaralanma anında intrensik serebral damarların direk ruptürüne bağlıdır.
Oluşan hematomlar üçe ayrılır:
• Soliter (Tek): Kortikal kontüzyo ile beraber olur, frontal ve temporal pollerde sıktır.
• Multipl (çoklu): Ciddi kontrkup lezyonlarla beraber olur: çoğunlukla ölümcüldür.
• Yarılmış lob: Subdural hematomla devam eden intraserebral veya intraserebeller hematom; en sık temporal ve frontal loblarda, hızla öldürür.

Subaraknoid kanama

Arterial ruptür, çoğunlukla beynin yüzeyel kontüzyonları veya laserasyonununa ikincil olur.
Az miktar­daki kan araknoid granülasyonlardan yokedilebilir iken, daha geniş kanamalar araknoid fibrozise dolayısıyla meningeal irritasyona yol açar ve kafa içi basıncı artar. Hipertansiyon, anevrizma, embolizm veya infarkt sonucuda oluşabilir.

Akut subdurai kanama

• Ciddi kafa yaralanması, subaraknoid kanama ve serebral kontüzyon ile beraberdir.
• Kafa içi basınçta hızlı artışla gelir.
Kronik subdurai kanama aşağıdaki özelliklere sahip­tir:
• Küçüklerde ve yaşlılarda daha sıktır.
• Genellikle minimal travma veya, subdurai boşluğun genişlemesi dolayısıyla köprüleşen venlerin ruptürüne yoi açacağı için, serebral atrofi (yaşlılarda) sonucu oluşur.
• Kan tipik [...]

Subdurai kanama

Kanama dura ile araknoid zarın dış yüzeyi arasına olur. Çoğunlukla küçük köprüleşen venlerin veya venöz sinüslerin rüptürüne bağlı oluşur. Dura ve araknoidlerin gevşek temasına bağlı olarak, sonuçta oluşan hematom, sıklıkla çok büyüktür.
Subdurai kanama akut veya kronik olabilir.

Extradural (epidural) kanama

Tüm kafa travmalarının %2’sinde, ölümcül vakaların %15′inde görülür. Kanama kafatasıyla dura arasın­dadır ve yavaş yavaş durayı kemikten soyarak geniş, fincan tabağı şeklinde hematom oluşturur.

Travmatik vasküler yaralanma

Kronioserebral travma sonucu kanamalarda sıklıkla mortalite yüksektir ve beyni çevreleyen potansiyel boşlukların birinde veya birkaçında oluşabilir,
örn: ekstradural ve subdurai.

Diffüz aksonal yaralanma

Bu durum açısal akselerasyon (ivmelenme) veya deselerasyon (ivme kaybetme) sırasında kafatası içinde beynin rotasyonei hareketlerinin sonucu olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla bir kafatası kırığı veya se­rebral kontüzyon olmadan oluşur,
iki temel özelliği vardır:
• Korpus kallozumda ve beyin sapının dorsolateral kadranında küçük hemorajik lezyonlar (makroskobik).
• Axonların yaygın zedelenmeleri (mikroskobik).
Bu tip yaralanma, tüm ciddi kafa travması geçiren [...]

Kontüzyo tipleri

• Kırık kontüzyonu: Kırık bölgesinde olur.
• Darbe (kup) kontüzyonu: Vurma/çarpma noktasın­da olur, kırık yoktur.
• Kontrkup kontüzyonu: Vurma/çarpma noktasının tam zıt bölgesinde olur.
• Herniasyon kontüzyonu: Hipokampüs ve serebellar tonsiller veya her ikisi de sıkıştığında ve sırasıyla tentorium ve foramen magnumun serbest kenarıyla ezildiğinde görülür.
• Kayıcı kontüzyon: Serebral hemisferlerin üst kenarlarında olur; genellikle beynin rotasyonel hareketlerinden duranın [...]

Kontüzyon ve leserasyonlar

Kontüzyon, kan extravazyonunun olduğu bir yaralan­madır ve piaaraknoid sağlamdır. Laserasyonda ise piaaraknoid yırtıktır.
Her ikiside yaralanma anında oluşmuş fokal tipte beyin hasardır, bitişik kemiğe beyin çarpmasında dolayı oluşur. En sık frontal ve oksipital pollerde olur ve başlıca girusların (krest) tepelerini etkiler. Her iki lezyon da tipik olarak hemorajiktir.

Parankimal hasar Konküzyon

Göreceli olarak önemsiz bir çarpma/vurmayı takiben oluşan temporal nöronal disfonksiyona bağlı ani geçi­ci bilinç kaybı. Çarpma/vurma zamanında, kafa içinde çok büyük fakat kısa süreli bir basınç artışı dolayısıyla olur. Tam iyileşme genellikle sağlanması­na rağmen tekrarlayan konküzyonlar kalıcı beyin hasarına yol açabilir.

Kafatası kırıklarının diğer tipleri

• Penetran: dura yaralanmasına bağlı olarak artmış infeksiyon riski.
• Bileşik: skalp laserasyonu ve dura yırtıklarına bağlı olarak artmış enfeksiyon riski.
• Çökme: artmış epilepsi riski.
• Ezilme (fragmante): artmış masif beyin hasarı insidansı.

SSS’nin travmatik hasarları Kafatası kırıkları

           Kafatası kırıkları fatal kafa yaralanmalarının/yaklaşık %80′inde oluşur. Kafatası kırığı olan vakalarda intrakranial hematom riskinin artmış olması (kırık olan her 4 vakanın birinde hematom varken, kırık yoksa bu oran 6000′de birdir) kafatası kırıklarına boşuna bu kadar önem verilmediğini göstermektedir. En sık olarak kafatası tavanındaki lineer kırıklar görülür (%62); böyle kırıklar kafatası tabanına kadar uzanıp kraniel [...]

İskemi ve hipoksi

iskemi ve hipoksi ciddi perinatai beyin hasarının baş­lıca sebepleridir.
Perinatai hipoksi çoğunlukla doğum travmasıyla ilişkili asfiksiye bağlıdır, perinatai iskemi ise çoğunlukla intrakranial kanamalar nedeniyledir.
Prematüre infantlar, muhtemelen inutero hipoxi/iskeminin yol açtığı serebral dolaşım bozuk­luklarına bağlı olarak intrakraniyel kanama geliştirme yönünden yüksek duyarlılığa sahiptirler.
Zamanında doğmuş infantlarda, zor doğumlarda küçük hematomların oluştuğu intrakranial kanamalar olsa da bu günümüzde gelişmiş [...]

Serebral palsi

Serebral palsi, beyin motor bölgelerin tutan beyin malformasyonu veya hasarını tanımlar. Çocuklarda görülen sakatlığın başta gelen nedenidir, 1000 canlı doğumun 2’sinde görülür. Hasar fetal hayatta oluşa­bilir, doğumla ilglii olabilir veya post natal dönemde meydana gelebilir

Siringomyeli (syringomyelia) ve hidromyeli

Syringomyeli, spinal kord içinde çoğunlukla santral kanalın posterionunda olmak üzere bir kistin (syrinx) oluştuğu ender bir durumdur.  Kavite gliozisle örtülüdür (astrositler) En sık servıkal spinal kordda görülür ama medullaya da uzanabilir (syringobulbia).
Hydromyelia, dilate santral kanalın BOS içerdiği ve epandimle örtülü olduğu vakaları ifade etmek için kul­lanılan bir terimdir.
Siringomyeli ve hidromyeli sebepleri:
• Akkiz (vakaların çoğunda): travma [...]

Dandy walker malformasyonu

Foramen Luschka ve Magendie’nin obstrüksiyonu nedeniyle olan bir hidrosefali çeşididir. Dördüncü ventrikül genişlemiştir ve serebellar hemisferler arasında kist benzeri bir yapı oluşturur, serebellar vermiş hipoplastik olabilir veya hiç olmayabilir.

Arnold chiari malformasyonu

Merkezi sinir sisteminin 2. en sık görülen gelişimsel anomalisidir ve posterior fossanında en sık görülen konjenital malformasyonudur (1000 doğumda 1). Serebellum foramen magnumdan aşağıya doğru uzanır. Sonuçta sıklıkla obstruktif hidrosefali olur ve hemen her zaman lumber myelomeningoselle ilişki­lidir.

Spina bifida cystica Beraberinde görülen malfomasyonlar

Bunlar hidrosefali (%25) ve Arnold-Chiari malformasyonudur.

Spina bifida cystica Komplikasyonlar

Komplikasyonlar:
• Nörolojik defisit: parapleji, sfinkter kontrolü yok­luğu, alt ekstremite kaslarında nörojerik atrofi.
• Menenjit.
• Renal problemler: tekrarlayan idrar yolu enfeksi­yonları, kronik pyelonefrit ve renal yetmezlik.

Spina bifida cystica

800 canlı doğumda bir görülür, (kadın > erkek) Biri diğerinden çok daha sık görülen iki formu vardır:
• Meningosel (%10): Vertebral arkların anormal gelişimiyle beraber meninkslerin deri örtülü bir şek­ilde kistik olarak dışa poşlaşması. Spinal kord normal veya anormal olabilir.
• Meningomyelosel (%90): Vertebral arkların gelişim anormalliğiyle beraber meninkslerin, sinir köklerinin ve anormal olarak gelişmiş spinal kordun [...]

Spina bifida occulta

Popülasyonun %1-2.5′unda mevcuttur, genellikle asemptomatiktir. Meninksler ve kord normal, vertebral arkların gelişimi anormaldir. Beraberinde deri yüzeyine sinüs traktı veya subkutan lipom olabilir.

Spina bifida

Spina bifida, spinal kordun bir nöral tüp defektidir. Nöral tüpün ve vertebral arkların (arcus vertebrae) detektif gelişimi ve detektif kapanması sonucu mey­dana gelir. En çok lumbar bölgede görülür. İki tipi vardır: Spina bifida occulta ve spina bifida cystica.

Sayfa 2 of 27«12345678910»20...Son »