Archive for Eylül 2009
You are browsing the archives of 2009 Eylül.
You are browsing the archives of 2009 Eylül.
Otosomal resesif kalıtımla geçen bazı hastalıklarda dna onarımı için gerekli enzimlerdeki bozukluk kromozomlarda kırılmalara yol açmaktadır. Ataksi telanjiektazi, fanconi aplastik anemisi ve bloom sendromu bu gruptandır. Her üç hastalıkta da lenfosit kromozom kültürlerinde kardeş kromatid değişimleri, disentrik kromozomlar, translokasyon ve delesyonlarla karakte rize çok sayıda kırılmalar saptanmaktadır. Bazı kromozomlarda ise kalıtsal olarak zayıf, kırılmaya eğilimli [...]
Haploid sayının katlarına uyan 48, 69, 92 gibi kromozom sayısı artışlarına öploidi denir, diploid sayıdan fazla sayıdaki hücrelere poli ploid denir. Öploid sayıdaki tek artma (trisomi. Veya azalma (monosomi) anöploidi olarak adlandırılır.
Sayı anomalilerine yol açan en önemli mekanizma «nondis j unction» dır. Nondisj unction, eş kromozom çiftlerinden birisinin meiotik bölünme sırasında anafazda ayrılamaması olayıdır. Bunun [...]
Laboratuvarda kromozomlar hücre kültürleri yapılarak elde edilir. Rutin incelemeler için en çok kullanılan doku periferik venöz kandır. Hücre kültürü, uygun besiyerlerine konulan kandaki küçük lenfositlerin mitogenik bir madde olan fi tohemaglütinin ile uyarılması esasına dayanır. 37°c lik bir etüvde 72. Saatin sonunda bölünmekte olan hücrelere eklenen colcemide ile me tafaz plakları elde edilir. Daha sonra [...]
Cinse bağlı resesif hastalıklar, x kromozomu üzerindeki gen mütasyonlarma bağlıdır ve ancak normal allelin yokluğunda belirti verirler. Erkeklerde yalnız bir x kromozomu bulunduğundan, bütün erkekler x kromozomu üzerindeki genler için homozigotturlar ve mütant bir gen resesif karakterde olsa bile hastalık belirtileri ortaya çıkar. Kadınlar iki x kromozomu taşıdıklarından, ancak her iki x kromozomu aynı mütant [...]
Mütant gen etkisinin, ancak geni homozigot olarak taşıyanlarda ortaya çıktığı kalıtım biçimidir De görüldüğü gibi doğuştan metabolizma bozukluklarının büyük bir bölümü bu Gruptandır. Fenotipi olarak normal olan, ancak mütant geni heterozigot olarak taşıyan anne ve babadan doğan çocuklara hastalık % 25 olasılıkla geçer. Böyle bir anne ve babadan genotipi normal olan çocuk doğma olasılığı % [...]
Tek mütant geni heterozigot olarak taşıyanlarda da gen etkisinin görüldüğü kalıtım biçimidir. Yapısal protein bozukluklarına yol açan gen mütasyonları genellikle dominant tip kalıtım örneği gösterirler. Bu tip kalıtımın esas özelliği, Bozukluğun anne veya babadan çocuklarına iki ya da daha fazla kuşakta vertikal geçişidir. Dominant kalıtım biçimi gösteren hastalıkların, hasta bir anne ya da babadan doğan [...]
Kırık kemikler (kırıklar) genelde yaşamı tehdit etmez. Kırıkları deri üzerinden göremeyebilirsiniz. Belirtileri ağrı, şişme, incinen bölgeyi hareket ettirmeye çalışırken artan bir ağrı ve kanamadır. Kırık bir kemiğin her zaman tedavi edilmesi gerekir. Anında bakım: Birilerinden yardım çağırmasını isteyin ya da kişinin acil yardıma ihtiyacı yoksa, siz 9H’i arayın. Kırılan kemiği hareket ettirmeyin ya da düzeltmeyin.
Kişinin, [...]
Tek bir gendeki mütasyon sonucu oluşan kalıtsal hastalıklar, mütant genin otosomal veya x kromozomu üzerinde oluşuna göre otosomal dominant, otosomal resesif, cinse bağlı dominant veya cinse bağlı resesif kalıtım örneklerinden birisini gösterirler. Herhangi bir karakterin kalıtım örneği aile ağacı incelemeleri ile belirlenebilir. Aile ağacı, kalıtsal hastalıkların incelenmesinde ilk adım olduğundan çok önemlidir. Özellikle çocuk yaş [...]
Genetik, bireylerde kalıtımla geçen değişkenlikleri inceleyen bilim dalıdır. İnsanlardaki farklı özelliklerin çoğu normal dağılım sınırları içindedir. Bazı farklı özellikler ise normal gelişimi ve metabolik olayları önemli oranda aksatmakla hastalıklara yol açmaktadırlar. Değişik özelliklerden bir bölümü yalnızca fizik inceleme ve gözlem ile kolayca sap tanabilmekte, önemli bir kesimi ise ancak karmaşık laboratuvar analizleri ile ortaya çıkarı [...]
Erişkine yakın, areoladakî kabarıklık gerilemiş, papilla belirgin ya çıkma yaşı bireysel farklılıklar gösterir. Eş kronolojik yaşta olan, aynı sınıfta okuyan ya da aynı oyun grubunda olan çocuklar arasında yapısal farklılıklar nedeniyle çocuğu ve ailesini tedirgin eden durumlar ortaya çıkar. Özellikle er^ kek çocuklarda, 12 16 yaşlar arasında boy, se konder cins karakterleri, kas kuvveti yönlerinden [...]
Çocukluktan erişkinliğe geçiş, vücuttaki yapısal değişikliklere ve çevreye psikolojik uyum gerektiren bir dönemdir. Çocuğun vücut yapısında ve biyolojik fonksiyonlarında oluşan değişikliklere alışması, bunları kabullenmesi, bunun yanısıra yine fizik yapısındaki değişiklikler nedeniyle etrafmdakilerin kendisine karşı olan davranışlarına alışması gerekir. Yine her çocuk için bu dönem, okulda kendisinden beklenen sorumlulukların arttığı, güdülerini kontrol etmesinin, davranışlarında ölçülü olmasının [...]
Testosteronun eritropoezi uyarıcı etkisiyle erkek çocuklarda hemoglobin ve hematokrit düzeyleri ergenlikte belirgin olarak yükselir. Her iki cinste lökosit sayısında azalma, trombositler de artma ve sedimantasyon hızında azalma görülür ve bu değerler erişkin düzeylerine erişir. Erkek çocuklarda ve şişman çocuklarda daha belirgin olmak üzere sistolik kan basıncı ergenlik döneminde artar. Ergenlikte, çocukluk yaşlarına özgü yüksek nabız [...]