Archive for Ekim 2009

You are browsing the archives of 2009 Ekim.

Çocuklarda B Vitamini Eksikliği

Hemen her ülkede çok nadir olarak B vita­mini eksikliğine rastlanmakla birlikte beriberi hastalığı, Asya dışında endemik değildir. Erişkinlerde Sporadik beriberi vakalarının çoğu kronik alkoliklere sınırlıdır. Ana besini öğütülmüş pirinç olan toplumlarda tiamin eksikliği bir halk sağ­lığı  problemi olarak ortaya çıkar.
Beriberi bulguları ön planda sinir sistemini ve kardiovasküler sistemi ilgilendirir. Gerek eriş­kinlerde, gerekse büyük çocuklarda polinevrit [...]

Çocuklarda B Grubu Avitaminozlar

B grubu vitaminler bütün canlı hücrelerde besinlerin oksidasyonu ve enerji oluşumu ile il­gili enzim sistemlerinde kofaktör olarak rol alır. B gruou vitaminlerin herhangi birisinin eksik­liği diğerlerinin kullanımını da etkiler. Bu grup vitaminlerden herhangi birisinin tek başına yetersizliği nadirdir. Ayrıca, bu gruptan herhangi birisinin fazla miktarda alınması vitamin den­gesini bozarak gruptaki diğer vitaminlerin yetersizliğini yaratabilir. Tedavide [...]

Çocuklarda K Vitamini Fazlalığı

Diğer yağda eriyen vitaminler gibi gereğin­den fazla K vitamini toksik olabilir. Erişkinlerde 20-40 mg’hk dozlar toksisite bulgusu olmak­sızın birkaç hafta süre ile verilebilir. K vitami­ninin büyük dozları geçici bir hiperprotrombinmi meydana getirebilir. Menadion ve türevleri gi­bi suda eriyen K vitamini analogları yüksek doz­larda verildiği zaman yenidoğanda kernikterus oluşturabilir. Pretermlik ve E vitamini eksikli­ği K vitaminin [...]

Çocuklarda K Vitamini Eksikliği

Erişkinlerde besin yetersizliğine bağlı K vita­mini eksikliği bilinmemektedir. Yenidoğanda ise intestinal flora henüz gelişmemiş olduğundan barsakta K vitamini yapımı yetersizdir. Yenidoğan bebeklerde ve özellikle pretermlerde safra salgısı da sınırlıdır, yağ ve yağda eriyen vita­minlerin emilimi ileri yaşlara kıyasla düşük­tür. Bu nedenle yenidoğan bebek K vitamini ek­sikliğine eğilimlidir. K vitamini eksikliği ve ilk günlerde karaciğerde pıhtılaşma [...]

Çocuklarda E Vitamini Fazlalığı

Yüksek dozda alman E vitamininin, K vita­mini aktivitesini engellediği ve pıhtılaşma süre­sinin uzamasına yol. açtığı gösterilmiştir. Eriş­kinlerde 400 İÜ den yüksek miktarlar ile hiper­tansiyon, tromboflebit, pulmoner emboli ve yor­gunluk gibi bulgular; günde 600 İÜ den fazla E vitamini alan kadınlarda tiroid hormonu sal­gısında azalma ve serum trigliseridlerinde art­ma bildirilmiştir.

Çocuklarda E Vitamini Eksikliği

İnsanda E vitamini eksikliğini saptamak zor­dur. Deneysel olarak vitaminin antioksidan et­kisinin kaybolmasına bağlı olarak hücrelerde de­jenerasyon ve hücre membranmda dayanıksızlık oluşabileceği gösterilmiştir. Hayvanlarda E vita­mini eksikliğinde fetus ölümü, testis atrofisi, do­ğumsal anomali, kas distrofisi, anemi, miyokard dejenerasyonu, ensefalomalasi ve karaciğer nek­rozu saptanır. Klinikte E vitamini eksikliği so­nucu gelişen en belirgin bulgu eritrositlerin hemolize  eğiliminin artmasıdır.
Plasentadan [...]

Çocuklarda Hiperkarotenemi

Aşırı karoten içeren besinlerin verilmesi ve karotenin hızla A vitaminine çevrilememesi so­nucu görülür. Diabetes mellitus, hipotiroidi ve anoreksia nervosa’da karotenoid maddelerin A vitaminine dönüşme süreci yavaşlamıştır ve hi-perkarotenemiye eğilim vardır. Karotenoid mad­delerin A vitaminine dönüşmesinde rol oynayan enzimlerin doğumsal eksikliği de bildirilmiştir. Hiperkarotenemi bulgusu, avuç ve tabanda en fazla olmak üzere deride sarı renktir. Bunun [...]

Çocuklarda A Vitamini Fazlalığı

Uzun süre yüksek dozlarda A vitamini kulla­nıldığında görülür. Sütçocuklarmda hipervitami-noz daha kolaylıkla gelişir. 4.000-25.000 İÜ/kg/ gün gibi miktarlar A hipervitaminozu yapabilir. Yetişkinlerde ancak uzun süre 40.000-600.000 İÜ gibi yüksek günlük dozlar ile toksisite oluşabi­lir.
Gebelikte aşırı A vitamini alınmasının ço­cukta doğumsal anomalilere yol açabileceği bil­dirilmiştir.
Akut A hipervitaminozunun klinik bulgula­rı akut bir ensefalopatiye benzer. Bulantı, kusma, letarji, [...]

Çocuklarda A Vitamini Eksikliği

A vitamini eksikliğine dünyanın birçok ül­kelerinde, özellikle PEM’in çok görüldüğü yöre­lerde 1-6 yaş arası çocuklarda en fazla rastlanır. Bazı bölgelerdeki yiyeceklerin içeriği ve/veya kültürel nedenlerle diyetin A vitamininden fakir olması sonucu oluşur [primer yetersizlik). Vitaminin emilimini, depolanmasını, taşınmasını en­gelleyecek bozukluklar  sekonder yetersizliklere yol açar. Örneğin, uzun süre vitamin verilmeden yapılan damar içi perfüzyonlar, sınırlanmış di­yetler, [...]

Çocuklarda Vitaminlerle İlgili Bozukluklar

Vitamin eksiklikleri Cavitaminozlar), diyet­le alman vitaminin gereksinimden daha az ol­ması sonucu (primer eksiklik, ekzojen) veya di­yette yeterli miktar vitamin olmasına karşın emilim, transport veya intrasellüler metabolizmada bir defekt sonucu (sekonder veya endojen) oluşabilir. Sekonder Cendojen) tipte vitamin eksik­liklerinin çocuklarda rastlanan en belirgin Ör­nekleri «piridoksine bağımlılık» sendromu ile ba­zı rahitis tipleridir.
Vitamin eksikliği bazen yalnızca kan ve [...]

Çocuklarda Prognöz

Şişmanlık, genelde gerilemeyen ve ileri yaş­lara yansıyan bir durumdur. Erişkin şişmanla­rın yaklaşık 2/3 ünde şişmanlık başlangıcının 5-6 yaşlarına kadar uzandığı saptanır. Sütçocukluğunda aşırı şişman olan bebeklerin ço­ğunluğu şişman çocuklar olurlar. Ergenlik ön­cesinde orta derecede şişman çocukların % 60 mm, aşırı şişmanların % 84 ünün ve ergenlik döneminde şişman olan çocukların % 96 sının erişkin yaşlarında [...]

Fizik ve zekâ özürlü çocuklarda görülen şiş­manlık

Serebral  hareket  bozukluğu  kas   distrofisi gibi hastalıklarda çocuk büyüdükçe, ha­reket azlığına bağlı olarak alman kalori tüke­tilenden fazla olur ve obesite gelişebilir. Zekâ geriliklerinde çocuğun kendini kontrol edeme­mesi aşırı yemek nedeni olabilir. Down sendromunda ve Klinefeiter sendromunda zekâ gerili­ğinin yamsıra şişmanlığa eğilimi arttıran ge­netik veya metaboiik bozukluklardan da söz edilmektedir.

Çocuklarda Hipotalamik sendromlar

Hayvan deneyle­rinde hipotalamusun ventromedial bölgesinin bilateral lezyonları iştahta aşırı bir artma ve obe-siteye yol açar. İnsanda da beyin tümörleri, menenjit, ensefalit ve ağır beyin travması vaka­larında herhangi bir hormonal bozukluk oluş­maksızın hiperfaji ve obesite gelişebilmektedir. Lösemili hastalarda MSS invazyonu sonucu na­dir olarak hipotalamik bir şişmanlık ortaya çı­kabilmektedir.
Zekâ geriliği, obesite, polidaktili, retinitis pigmentosa ve genital hipoplazi [...]

Çocuklarda Kraniofaringeoma

Çocuklarda nadir olma­yan ve hipotalamo-hipofizer sistem fonksiyonla­rını etkileyebilen bu beyin tümörleri, iştah ile ilgili hipotalamik merkezlerde harabiyete veya ön hipofizden büyüme hormonu ve TSH salgıla­rında azalmaya yol açarak şişmanlığa neden olabilir. Bazı vakalarda tümör sinsi olarak ge­lişir ve başlangıçta şişmanlık ilk dikkati çeken bulgu olabilir.

Çocuklarda Cushing sendromu

Bu vakalar boyun kısa olması, ayrıca yağ toplanmasının tipik olarak gövde3â tutması özellikleri ile basit obesiteden kolaylıkla ayırt edilir. Giükokortikoid hormon­ların lipolitik ve antilipojenik etkili olmalarına karşm Cushing vakalarında aşırı yağ depolan­ması, bu hormonların glükoneogenetik etkileri sonucu insulin salgısının artması ile açıklanır.
Sürrenal kortikosteroidleri ile uzun süre te­davi edilen çocuklarda da Cushing hastalarına benzer bir [...]

Çocuklarda Tiroid hormonu eksikliği

Bazal metaboliz­ma düşük, aktivite azdır. Enerji gereksinimi azalmış olduğundan alınan kalori tüketilenden fazladır ve şişmanlık gelişir. Genellikle obesite aşırı değildir. Dokuların miksödemi nedeniyle çocuğun şişman görünümü daha belirgin olur. Çoğu kez şişmanlık boy kısalığı ile birliktedir. Özellikle edinsel hipotiroidi vakalarında boy kısalığı ve hipotiroidinin diğer klinik bulguları belirgin olmayabilir. Şişman çocuklar hipoti­roidi yönünden incelenmelidir. Bu [...]

Çocuklarda Etioloji Nedir

Tüketilenden daha fazla enerji alınması şişmanlığın başlıca nedenidir. Bu tip obesite «ekzojen obesite» olarak adlandırılır ve şişman­ların büyük çoğunluğu bu gruba girer. Obesite ayrıca Laurence-Moon-Biedl, Prader Willi, Cus-hing gibi bazı hastalık veya sendromlara eşlik edebilmekle birlikte bu tip obesite nadirdir.
Obesite kalori alımı ile kullanımı arasında­ki dengesizlik sonucu ortaya çıkar. Bununla bir­likte ekzojen obesite etiolojisinde etkili [...]

Şişmanlık Obesite

Vücut yağ dokusunun aşırı artmasına şiş­manlık «obesite» denir. Yakın yıllara kadar çocuklardaki şişmanlık üzerinde pek durulmamış ve «şişman çocuk sağlıklı çocuktur» inanışı ge­rek aileler gerekse hekimler arasında oldukça yaygın bir biçimde kabul görmüştür. Bugün, şişmanlık ile hipertansiyon, kardiovasküler has­talık, diyabet, dejeneratif artrit, tromboflebit gi­bi birçok hastalık arasında sıkı bir ilişki olduğu, şişman kişilerde hayat süresinin [...]

Çocuklarda Prognoz

İyileşme iki evrede gerçekleşir. İlk 2-3 haf­ta içinde ödem ve diğer klinik belirtilerin çoğu kaybolur, majör biyokimyasal ve fizyolojik deği­şiklikler normale yakın değerlere döner. Bundan sonraki evrede çocuk giderek tartı kaybını telafi eder ve bütün diğer reversibl değişikliklerin tam düzelmesi gerçekleşir. Hastaneye girişten 2-3 ay sonra çocuk genellikle boyuna uyan kiloya eriş­miştir ve klinik olarak [...]

Yenidoğanda Anne-Çocuk İlişkisi

İnsan hayatında sevginin ilk belirişi anne ve bebek arasında oluşan derin bağdan kaynakla­nır. Çocuğun gelişimini önemli derecede etkile­yen bu anne-çocuk ilişkisi ve karşılıklı bağlan­ma için «bonding» terimi kullanılmakta ve heki­min bu konuda bilinçlenmesi gereği çağdaş ki­taplarda vurgulanmaktadır. Bebeğin anneye bağlanma sürecini inceleyen araştırmacılar, uzun süreli bir ayrılığın çocuğun motor, mental ve duygusal gelişimi üzerindeki olumsuz [...]

Çocuklarda Neonatoloji

Yaşamın ilk ayını kapsayan yenidoğan dö­neminde mortalite ve morbidite çocukluk dö­nemlerine oranla çok daha yüksektir. Yenidoğan bir bebeğin bakımının özel bir uzmanlık konu­su olarak ele almışı son yirmi otuz yılda olmuş­tur. Günümüzden yaklaşık yüz yıl kadar önce, 1878 lerde Fransız doktor Tarnier ufak ve hasta­lıklı yenidoğanlann bakımında ilk kez kuvözleri kullanmıştır. 1920 lerde Şikago’dan Hess [...]

Çocuklarda Oküler toksoplazmoz

Kongenital veya edinsel olarak gelişebilir, büyük çocuklarda gö­rülen oküler toksoplazmoz sıklıkla kongenital veya postnatal infeksiyonun bir reaktivasyonu olarak görülür. Yenidoğanda göz lezyonları bilateraldir. Daha geç ortaya çıkan toksoplazmozda korioretinit tek taraflı olabilir ve hastalığın tek belirtisini oluşturabilir. Aktif dönemde fundus’da etrafları kabarık ve hiperemik bir zar ile çev­rilmiş beyaz veya sarımtrak beyaz lezyonlar gözlenir. Gözün [...]

Yenidoğan yoğun bakım ünitesi

Preterm ya da hasta bebeklerin özel bakım gereksinimlerini karşılayacak bir bölümdür. Ye­nidoğan yoğun bakım ünitelerinde (YYBÜ) en ağır hastaların tıbbi gereksinimlerine yanıt ve­rebilecek araç, gereç ve eleman olanakları var­dır. ABD standartlarına göre 1 milyon nüfus için iki veya üç YYBÜ kurulması gereklidir. YYBÜ leri ortalama 30 yataktan oluşur. Ünitelerin do­ğum odası ile aynı katta ve [...]

Bebek odaları ve doğum sonrası odaları

Bebek odaları ve doğum sonrası odaları
Annelerin doğum sonrası hastanede kalış sü­resi giderek kısalmaktadır. Ayrıca çağdaş doğum hastaneleri anne ve çocuğun beraberliğini sağlayacak biçimde düzenlenmektedir. «Rooming in» olarak adlandırılan bu düzenleme ile anne ve \enidoğan aynı odada yanyana olabilmekte, hemşireler anne-çocuk ikilisine birlikte bakmak üzere görevlendirilmektedir. «Rooming in» düze­ni ile anne doğumdan kısa bir süre sonra [...]

Çocuklar İçin Obstetrik birimler

Obstetrik birim
Perinatal merkezde hastaların % 70 i doğum açısından risksiz veya düşük risklidir. Bu birim­de doğum öncesi, doğum, doğum sonrası odaları biribirleriyle bağlantılı birer bölüm olarak plan­lanır.

Çocuklarda Perinatal merhez için gerekli alan

Böyle bir merkez için ayrılacak toplam alan, net kullanım alanı m2 cinsinden hesaplandıktan sonra bu alan 1.55 ile çarpılarak saptanır. 1.55 faktörü koridorlar, duvarlar gibi ek yapılar için gerekli ek alanları kapsar.
Net kullanım alanı hesaplanırken hasta-ba-kım alanı ile birlikte laboratuar ve cihaz odaları, ilaç hazırlama odası, hemşire istasyonu, süt ban­kası, solunum egzersiz odası, aile görüşme [...]

Yenidendoğan Servislerinin Düzenlenmesi

Sağlıklı bir yenidoğamn gelişimi için döllen­meden başlayarak ve özellikle 26 inci gestasyon haftasından sonraki dönemde fetusun çok iyi iz­lenmesi, doğum olayının en iyi koşullarda ger­çekleştirilmesi ve doğumdan sonra da bebeğin çok iyi değerlendirilerek bakım ve tedavisinin en iyi şekilde sağlanması gereklidir. Bu nedenle ideal olarak kurulacak merkez veya servis, basit bir yenidoğan bakımı merkezi olarak [...]

Yeniden Doğanın Ekstraunterin Yaşama Uyumu

Ekstrauterin yaşama uyum, vücudun hemen tüm organlarında bazı fonksiyonel değişimleri gerektirir. Doğumda fetusun plasentadan ayrıl­ması gaz değişimiyle ilişkili fizyolojik olayların gelişiminde Önemli bir dönüm noktasıdır. Aynı derecede önemli bir olay da fetusun uterusun stabil ortamından ayrılmasıdır. Doğum, dolaşım-solunum ve ısı homeostazmın işlerliğini anîden denemeye tabi tutan bir olaydır. Yenidoğanm te­davi ve bakımı açısından bu mekanizmaların [...]

Beyindeki Kıskançlık Lobu

Beyindeki Kıskançlık Lobu

MRI görüntülerinde işaretlenen bölüm, insanların aşk acısı veya sevgililerini kıskandıklarında hissettikleri neredeyse fiziksel acıya yakın olan acının da yönetildiği bölüm.
İngiliz bilim adamları beyindeki kıskançlık lobunu bulduklarını açıkladı.
Bilim adamlarının keşfettiklerini açıkladıkları kıskançlık bölümü insanların aşk acısı veya sevgililerini kıskandıklarında hissettikleri neredeyse fiziksel acıya yakın olan acının da yönetildiği bölüm.
Yeni Tedavilere Işık Tutacak
Bu keşifle beyinle ilgili hastalıklar, [...]

Çocuklarda Edinsel toksoplazmoz

Semptomatik edilsel infeksiyona her yaşta nadir olarak rastlanılabilir. Genellikle infeksiyon asemptomatik sey­reder. En sık rastlanan klinik form lokalize bir adenopati sendromudur. Bazen de ateş, yay­gın lenfadenopati, kas ağrıları, makülopapüler döküntü, hepatosplenomegali, ensefalit, tek ta­raflı korioretinit, pnömoni, miyokardit görüle­bilir.

Çocuklarda Kongenital toksoplazmoz

Yenidoğanda görülen birçok hastalıkta olduğu gibi kon­genital toksoplazmozda da bulgular çok çe­şitlidir. Ateş, hidrosefali veya mikrosefali, hepatosplenomegali, sanlık, konvülziyon, ge­nellikle bilateral olan korioretinit, serebral kalsifikasyonlar ve serebrospinal sıvıda ksantokromi ve mononükleer hücre artışı, kongeni­tal toksoplazmozun klasik bulgularıdır. Makülopapüler veya peteşi şeklinde döküntü, miyokardit, solunum güçlüğü, nefrotik sendrom, sağır­lık, periferik kanda eritroblast artışı, trombosi-topeni, lenfositoz, monositoz, [...]

Çocuklarda epidemioloji Nedir

Toksoplazma infeksiyonun geçişi çeşitli yol­larla olmaktadır.
Oral yol ile toksoplazma infeksiyonu pişme­miş etlerden, kedilerin dışkılarmdaki infektif ookistlerle bulaşmış vektörlerden (sinek, böcek) veya besinlerle alınabilir.
Plasental yol kongenital toxoplasmosis’e yol açar. Toksoplazma infeksiyonu plasenta yolu ile ancak gebelikte aktif infeksiyon geçirilirse bebeğe bulaşabilir. Anneye tedavi uygulanırsa bebekte hastalık riski azalır. Maternal infeksi­yon gebeliğin erken döneminde oluşursa fetusa geçiş [...]

Çocuklarda Etioloji Nedir

Toxoplasma gondii doğada U taşizoid veya proliferatif form, 2) doku kisti (intrakistik form), 3) ookist (sporozoid oluşturan form) ol­mak üzere üç ayrı şekilde bulunur. Taşizoid form ve doku kistleri kedilerin barsak dışında dokularında bulunur. Diğer memeli hayvanlarda ve kuşlarda parazite yalnızca bu iki formda rastlanır. Ookist ise diğer memelilerde görülmez, yalnızca kedi ailesinde infeksiyonun enteroepi-telial [...]

Çocuklarda Teksoplazma

TOKSOPLAZMOZ
Toksoplazmoz, etkeni toxoplasma gondii olan ve değişik klinik. tablolar yapabilen bir parazit hastalığıdır.

Çocuklarda Epidemioloji

Sıtma tarih boyunca bilinen eski bir hasta­lıktır. Hastalığa bugün Japonya dışında Uzak­doğu ülkelerinde, Afrika’da, Orta ve Güney Ame­rika’da rastlanmaktadır. Yalnızca Afrika’da 10 milyon malaryalı bulunduğu ve bu hastalıktan her yıl yaklaşık bir milyon ölüm görüldüğü bi­linmektedir.
P.falciparum ve P.vivax en yaygın olarak rastlanan malarya parazitleridir.
Ülkemizde malarya önemli bir sağlık soru­nu olmuş ve 1945 de Sıtma Savaş [...]

Çocuklarda Etioloji

Etioloji
Malarya etkeni plazmodiumlardır. Bu grup parazitlerden P.vivax, P.malariae, P.falciparum ve P.ovale insanda hastalık yapan türlerdir. Bu dört grubun benzer biyolojik özellikleri vardır.
Plazmodium türlerinin vektör olan ano­fel türlerinde ve ara konak olan insan­da gözlenen iki ayrı evrimi vardır (şekil 10.10.2). İnsandaki evrim protozoanm endo-jen, veya aseksüel üreme evresi, anofelde­ki ise eko j en veya seksüel üreme [...]

Çocuklarda Sıtma ( Malarya )

SITMA  (MALARYA)
Bir protozoa hastalığı olan malaryada kli­nik tablo düzenli aralıklarla gelen ateş ve titre­me ile karakterizedir. Çeşitli antimalarial ilaç­ların bulunmasına karşın hastalık birçok ülkede yüksek morbidite ve mortalite nedeni olmaya devam etmektedir. Ölüm en çok 1-5 yaşları ara­sı  çocuklarda görülür.

Çocuklarda Viseral leishmaniasis (Kala-azar)

L.donovani veya L.infantum ile infeksiyon viseral leishmaniasise neden olur. Hastalık uzun inkübasyon süresi, sinsi başlangıç, uzun seyir, düzensiz ateş, tartı kaybı, karaciğerin ve dala­ğın progresif büyümesi, lökopeni ve anemi ile karakterizedir. Tedavi edilmezse mortalite yük­sektir. 2-24 ayda ölüm görülür.
Kala-azar Hindistan ve çevresinde, Afrikanm doğusunda, bazı Akdeniz ülkelerinde ende-miktir. Kırsal kesimlerde ve kötü sosyoekono­mik koşullarda yaşayanlarda [...]

Çocuklarda Dissemine mükokütanöz leishmaniasis

L.brasiliensis’in etken olduğu mükokütanöz leishmaniasis nazofarinkste geç metastatik invazyon yapmasıyla diğer leishmaniasis tablola­rından ayrılır. Başlangıçta derideki lezyon hafif endürasyonlu papül şeklindedir. Papül gide­rek genişler ve ortası ülserleşir. Birkaç ay ile birkaç yıl içinde spontan iyileşir. Bazı vakalar­da tatarcık sokmasından aylar veya yıllar sonra ve genellikle primer lezyon iyileştikten uzun bir süre sonra, en sık oral-nazal [...]

Çocuklarda Kütanöz leishmaniasis

L.tropica ile infeksiyon şark çıbanına ne­den olur. Bu hastalık en sık Akdeniz kıyıların­da ve Ortadoğu ülkelerinde, Sovyetler Birliğin­de görülür. Hastalık kuru (kentsel) ve yaş (kır­sal) kütanöz leishmaniasis olmak üzere iki şe­kilde ortaya çıkar. L.tropica minör ile olan infeksiyonda kuru veya kentsel kütanöz leish­maniasis tablosu görülür. İnkübasyon süresi 6-10 aydır. Lezyon yüz ve kolların açık yerlerin­de [...]

Çocuklarda Leishmaniasis

Leishmaniasis çocuklarda viseral leishma­niasis (Kalaazar), kütanöz leishmaniasis (Şark çıbanı), nazooral veya mükokütanöz leishma­niasis olmak üzere herbiri değişik leishmania ile oluşan 3 ayrı klinik tablo gösterir. Leishmaniasis’in en sık rastlandığı bölgeler Orta ve Gü­ney Amerika, Afrika savanaları, Ortadoğu, Or­ta ve Güney Asya’dır. L.tropica (eski dünya leishmaniasisi), L.mexicana ve L.brasiliensis (yeni dünya leishmaniasisi) kütanöz leishma­niasis yapar. L.tropica [...]

Hatalı Sünnet, Erken Boşalma Sebebi

Hatalı Sünnet, Erken Boşalma Sebebi

Uzmanlar hatalı yapılan sünnetin ileride sertleşme ve erken boşalma sorunlarına sebep olduğunu söylüyorlar.
Ürolog Dr. Hakan Güzel, erkekliğin ilk adımı olarak bilinen sünnetin uzman kişilerce yapılmasının cinsel sağlık için büyük önem taşıdığını, hatalı yapılan sünnetin ileriki yaşantıda sertleşme ve erken boşalma problemlerine sebep olduğunu söyledi.
Dr. Hakan Güzel, mahallelerde ‘sünnetçi’ olduğu iddia edilen ehil olmayan kişilere sünnet [...]

Çocuklarda Patogenez

G.lamblia infeksiyonu ile olu­şan bulguların patogenezi çok iyi anlaşılama­mıştır. İntestinal biyopsi incelemelerinde mikrovilhıslarda değişiklikler, müküs sekresyonunda artma, intraepitelial lenfosit ve diğer iltihap hücrelerinde artma, parsiyel villöz atrofi gös­terilmiştir. Mukoza değişiklikleri ile birlikte Dxylose, yağ, folik asit, Bı ve A vitamini mallabsorpsiyonu, pankreas enzimlerinde ve intes­tinal disakkaridaz aktivitesinde de azalma sap­tanır. Bununla birlikte mukoza değişiklikleri saptanmayan [...]

Çocuklarda Giardiasis

Giardiasis
Giardia lamblia Ceş isimler: G.intestinalis, G.duodenalis, Lamblia intestinalis) flajelli ve is­hal etiolojisinde önemli rolü olan bir protozoon-dur.
İnfeksiyon giardia kistleri ile kontamine su ve besinlerin alınmasıyla veya direkt olarak infekte kişilerle temas ile bulaşır. İnsan giardia için primer kaynaktır. Köpekler de infekte ola­bilir.
Giardiasis sıklığı sanitasyon düzeyi ve su­ların dezenfeksiyon koşulları ile ilişkilidir. Dün­yanın değişik ülkelerinde prevalans [...]

Çocuklarda Patogenez ve patoloji

Patogenez ve patoloji: Barsak mukozasına yerleşen E.histolytica çoğalarak barsak muko­zasına ve submükozaya yayılır ve lokal iltihap yapmadan ülserasyona yol açar. Ülserlerin çev­resi ödemli ve hiperemiktir. Yumuşak kenarlı olan bu ülserler en sık çekum, transvers ve sig-moid kolonda görülür. Amip karaciğere ulaşır­sa yine iltihapsız litik lezyonlara neden olur. E.histolytica nadiren ekstraintestinal organlara da yayılabilir.
Klinik bulgular: İnfekte [...]

Çocuklarda İntestinal Protozoon İnfeksiyonları

Protozoonlar hayvanlar aleminin tek hücreli ve en basit elemanlarıdır. 20.000 den fazla pro-tozoon cinsi bilinmektedir. Protozoonlar, 1) Sarcodina: Psödopodlar oluşturarak hareket eden ameboid protozoonlar (Entamoeba histolytica, Dientamoeba fragilis); 2) Siliaklar: Kirpiksi oluşumları olanlar (Balantidium coli); 3) Flajel-lalılar: Büyükçe ve kancaya benzer oluşumları olanlar (Giardia lamblia); ve 4) Sporozoa: Spor yapanlar (Plasmodiumlar) olmak üzere 4 sınıfta [...]

Çocuklarda Echinococcosis (kist hidatik)

Echinococcus granulosis, nadir olarak da E.multilocularis, E.oligarthrus, E.vogeli larva­ları insanda hidatik hastalığına «echinococco­sis» neden olur. Hastalık Akdeniz bölgesinde, Rusya, Güney Amerika, Güney Afrika ve Avust­ralya’da endemiktir.
E.granulosus’un erişkin şekli köpek ve ke­di gibi hayvanlarda barınır. Ekinokok infeksi­yonu hayvancılık yapılan bölgelerde yaygındır. Koyun, sığır gibi ara konaklar yumurtaları ağız yoluyla alırlar. Bu hayvanların çeşitli organla­rında hidatik kistler [...]

Çocuklarda Hymenolepiasis

Hymenolepsis nana ile infeksiyon sıcak böl­gelerde yaşayan çocuklarda sıktır. Genellikle spesifik semptom yoktur. Fazla sayıda parazit varsa karın ağrısı ve ishal olabilir. Niclosamide ile tedavi edilir. Praziquantel de 25 mg/kg. et­kilidir.

Çocuklarda Taeniasis

Taenia saginata, T.solium ve Diphyllobothrium latum insanda infeksiyona neden olan 4-10 metre uzunluğunda yassı solucanlardır. Skoleks adı verilen başlarında birkaç milimetre genişli­ğinde vantuz veya çengeller vardır. Bir milimet­relik boyun bölgesini segmente proglottidler izler.
İnfeksiyon insana bu sestodların larvaları­nı içeren çiğ veya az pişmiş  etin yenmesi ile bulaşır. T.saginata infeksiyonu yaygındır. Lar­va (sistiserkus) evresi sığırda geçer. T.solium [...]

Çocuklarda Trichinosis

Trichinella spiralis ile infeksiyon insanda çok sık değildir. İnfeksiyon canlı larva kistleri­ni taşıyan domuz veya diğer etlerin yenmesiyle bulaşır. Larvalar midede açığa çıkar. İnce barsakta erişkin şekline dönüşen larvalar barsakta iltihaba neden olur. Dişi T.spiralisten çok sa­yıda larva açığa çıkar ve barsak duvarına pe­netre olur. Çizgili kaslara, nadiren MSS, kalbe ve diğer organlara göç eder. [...]

Sayfa 1 of 41234»