Archive for Ekim 2009

You are browsing the archives of 2009 Ekim.

Proteinlerin yıkımı

Aminoasitlerin metabolik yıkımında en önemli aşama aminoasitlerden amino grupları­nın uzaklaştırılmasıdır. Bu olay en fazla kara­ciğerde meydana gelir ve oksidasyon sonucu ke toasit oluşur. Ketoasitler, oksidatif deaminas yon ya da transaminasyon reaksiyonları sonu­cu oluşur. Transaminasyon, iki asit arasında bir keto ve bir amino grubunun değiştirilmesidir. Ortaya çıkan ketoasitler (ketoglutarik asit, pirü vik asit, vb) ya doğrudan [...]

Çocuklarda Proteinlerin kullanımı (ütilizasyonu)

Proteinlerin vücut tarafından kullanılabil­meleri için önce sindirim sırasında aminoasitle re ve dipeptid veya tripeptidlere parçalanarak barsaktan emilmeleri gerekir. Protein sindirimi midede başlar. Hidroklorik asit ve pepsin etki­siyle proteinler, polipeptidlere ve küçük parçalı proteinlere ayrılırlar. Proteinlerin sindirimi da­ha sonra barsağın jeiunum kısmında devam eder. Pankreasın proteolitik enzimleri etkisiyle proteinler küçük peptidler ve aminoasitlere ka­dar parçalanır. Barsak [...]

Çocuklarda Nitrojen (azot) bilançosu

Nitrojen bilançosu, vücutta protein kullanı­mını belirlemede kullanılır. Proteinlerin çoğu, yaklaşık % 16 oranında nitrojen içerir. Besinler­de ve vücut maddelerindeki protein miktarını belirlemede bu oran kullanılır. Nitrojen içeriği kimyasal olarak saptanır ve bu miktar 6.25 ile çarpılırsa o maddenin yaklaşık protein içeriği hesaplanabilir. Aynı şekilde, mevcut protein miktarı bilinirse bu sayının 6.25 e bölünmesi nit roj [...]

Proteinlerin işlevleri

Besinlerde ve vücutta proteinlerin işlevleri primer ve sekonder olarak ikiye ayrılır.
Besin proteinlerinin primer işlevi hücre pro­teinlerinin, hormonların, enzimlerin ve nükleik asitler gibi diğer azot içeren bileşimlerin sentezi için gerekli aminoasitleri ve azotu sağlamak, se­konder işlevi ise enerji sağlamaktır. Diyetteki karbonhidrat ve yağlardan sağlanan enerjinin yetersiz olması, alman proteinin gereksinimden çok fazla olması ve amioasit havuzunda [...]

Proteinlerin yapısı

Proteinlerin temel yapıtaşları aminoasit üni­teleridir. Aminoasitler peptid bağları ile birleşe­rek proteinleri yaparlar. İki aminoasit birleşe­rek «dipeptid», üç aminoasit birleşerek «tripep tid», birçok aminoasit birleşerek «polipeptid»leri oluştururlar. Polipeptidlerin biraraya gelmesi ile de protein molekülleri oluşur. Bir aminoasidin karboksil grubu, diğer bir aminoasidin amino grubu ile bağlanır. Bu arada da 1 molekül h o meydana gelir. Oluşan [...]

Proteinler ve protein metabolizması

Proteinler, aminoasitlerin bir araya gelerek oluşturdukları organik maddelerdir. Karbon­hidratlar ve yağlar gibi proteinler de c, h ve o içerirler. Farklı olarak yapılarında yaklaşık % 16 oranında nitrojen vardır.
Proteinler soğuk ve kuru ortamda oldukça stabil maddelerdir. Bununla, birlikte oda ısısın­da bir süre sonra bakteriyel aktivasyon sonucu bileşimleri değişir ve vücut için toksik maddeler şekline dönüşebilirler. Bu [...]

Osteoporoz ve Egzersiz

Osteoporoz ve Egzersiz

Kadınlarda ve erkeklerde yaş ilerledikçe osteoporoz çok ilerlememişse, yürüyü­şe başka egzersizleri de eklemek gere­kir. Mesela, mükemmel bir egzersiz olan yüzme yaşlılar için de uygundur. Golf oynama ve bisiklete binme gibi sporlar da sorun çıkmadan yapılabilir. Evde kullanılan kürek çekme aletleri ise belkemiğinin aşırı derecede bükülmesi­ne neden olduğundan uygun değildir. Ev ve bahçe işleri ise ek [...]

Deri Altı Dolgu Maddeleri

Deri Altı Dolgu Maddeleri

Deri dolguları nedir?
Cilt yaşlandıkça kollajen ve yağ kaybına uğrar ve buna bağlı olarak sarkmalar, çökmeler ve kırışıklıklar oluşur. Dolgu maddeleri ile kaybedilen yapılar yerine konur daha genç ve sağlıklı bir görünüm sağlanır.
Hyaluronik asit dolgu maddesi olarak kullanılmaktadır. Bütün canlılarda bulunan doğal bir maddedir. Tüm dünyada kullanılmaktadır ve yan etkisi yok denecek kadar az olan hyalüronik [...]

Büyüme, gebelik ve laktasyon

Çocuklarda bazal metabolizma hızı, fiziksel aktivite ve spesifik dinamik etkinin yanısıra ye­ni doku yapımı için de enerji gerekir.’ küçük sütçocuklarmda besinler ile sağlanan total ener­jinin yaklaşık 1/4 ü büyüme için kullanılır. 1 g yeni doku sentezi ve depolanması için ortalama 5 kcal gerektiği hesaplanmıştır. Yaşamın ilk 4 haftası büyüme için en fazla enerji tüketimi ge­rektiren [...]

Çocuklarda Fizik aktivite

Fizik aktivite kişinin enerji gereksinimini etkiler. Aktif bir kişide veya atlette fizik aktivi­te, enerji gereksinimini % 50 arttırabilir. Her­hangi bir aktivitede kişinin enerji harcaması ki­şiden kişiye değişir. Vücut ağırlığı da enerji har­canmasını etkiler. Ağırlık arttıkça, herhangi bir aktivite için gereken kalori miktarı da artar. Zihinsel çalışma enerji gereksinimini etkilemez. Bu tip çalışmanın ardından duyulan yorgunlu­ğa, [...]

Çocuklarda Total enerji gereksinimi

Erişkinde total enerji gereksinimi a) bazal metabolizma hızı, b) fizik aktivite, c) besinlerin spesifik dinamik etkisi veya besinlerle sağlanan termogenez gibi faktörlerle belirlenir. Büyüme, gebelik, süt verme, nekahat dönemi ve ateş enerji gereksinimini arttıran nedenlerdir. Enerji gereksinimi yaş, cins, total vücut yüzeyi gibi etmenlerle de ilgilidir.
Aktivite sırasında vücuttaki enerji depola­rından yararlanılır. Başlangıçta enerji, depola­nan atp [...]

Çocuklarda Enerjinin ölçümleri

Kalori, ısı ölçmede kullanılan bir standart birimdir. 1 g suyun ısısını 1 c° derece yükselt­mek için gereken ısı enerjisine bir küçük kalori, 1000 g suyun ısısını 1 c° derece yükseltmek için gereken ısı enerjisine bir kilokalori (kcal) adı ve­rilir. Kalori vücutta enerji üretiminin ölçüsü ola­rak da kabul edilebilir. Beslenmede de çok kul­lanılan bir ölçü birimidir.
Bütün [...]

Çocuklarda Hormonların rolü

Hormonlar  enerji üretiminde kimyasal ha berciler olarak enzim hareketlerini başlatır veya
Kontrol ederler. Örneğin tiroksin, vücutta meta­bolizma hızını; insülin, dokularda giükoz ütili zasyon hızını kontrol eder.

Uyku Apnesine Dikkat

Uyku Apnesine Dikkat

Uykuda solunumun on saniye durması ile işaret veren uyku apnesi hayati tehlike oluşturabilir. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Emin Kaya, basit nitelendirilen horlamada hayati tehlikenin bulunmadığını yalnız uyku apnesinde solunum durduğundan hayati tehlike sorunu oluşturduğunu söyledi.
Dr. Emin Kaya, horlama ile uyku apnesinin farklı olduğunu belirtiyor ve uyku sırasında nefes alıp verirken, hava akımında [...]

Çocuklarda Enzimlerin rolü

Atp nin oluşması ve parçalanması sırasındaki hızlı reaksiyonlar enzimlerin, koenzimlerin ve hormonların etkisiyle meydana gelir. Enzimler ayrıca hücredeki oksidasyon reaksiyonlarını kontrol eder. Her hücre metabolik olaylar için gereken binlerce enzimin sentezini gerçekleşti­rir.
Enzimler spesifik olarak hareket ederler, her bir enzim belirli bir reaksiyonu katalize eder. Enzim tarafından etkilenen bileşik «substrat» adını alır. Katalitik olay sırasında enzim [...]

Çocuklarda Enerji depolanması için atp üretimi

Karbonhidratlar, yağ, alkol ve protein gibi enerji sağlayan besinler vücutta hücrelere ulaş­madan önce glükoz, yağ asitleri ve aminoasitle re çevrilirler. Hücrede bu maddeler oksijenle reaksiyona girerler. Bu olay basamaklı bir reak­siyondur ve hızı çeşitli enzimler tarafından be­lirlenir. Üretilen enerji bir nükleotid olan ade nozin trifosfat (atp) meydana getirmek için kullanılır. Atp; adenin, riboz ve 3 [...]

Çocuklarda Beslenmede metabolizma

Enerji metabolizması
Enerji, iş yapabilmek veya maddeyi değiş­tirebilmek için gereken kapasitedir. Beslenme ile ilgili olarak bu terim, besinlerde saklı olan enerji anlamında kullanılır. Ayrıca yaşamı sür­dürmek ve çalışmak için gereken enerji de bu tanıma girer.
Besinler yanarak ısı meydana getirirler. Be­sinlerin yıkımı ile sağlanan enerji, besinlerin dü­zenli alınmasıyla sürekli olarak karşılanır. Besinlerden elde edilen kimyasal enerji kas [...]

Çocuklarda Sindirim organlarının görevleri

Ağızda sindirim
Ağızda sindirim besinlerin çiğnenmesi ve salya ile karışmasıyla başlar. Çiğneme, besinle
Ri küçük parçacıklara ayırarak yüzeyi arttırır ve besinleri daha sonraki sindirim olaylarına ha­zırlar. Salyada bulunan amilaz, nişastaları par­çalayan bir enzimdir. Ancak besinler ağızda çok kısa bir süre kaldıkları için nişastanın ancak küçük bir kısmı dekstrin ve maltoza parçalana­bilir.
Midede sindirim
Besinler esofagustan mideye kardiyak sfink terin [...]

Çocuklarda Sindirim işlevi ve kontrolü

Sindirim, aldığımız besinlerin mekanik ve­ya kimyasal olaylarla parçalanarak emilecek duruma getirilmesidir. Sindirim sisteminin mo­tor ve salgı işlevleri otonom sinir sistemi tara­fından düzenlenir.
Ağızdaki çiğneme, midedeki çalkalama ve barsaklardaki kontraksiyon hareketleri sindiri­me yardımcı mekanik işlevlerdir. Peristaltizm adı verilen ritmik kontraksiyonlar ile besinler daha ufak parçalara ayrılır, sindirim enzimle riyle karışmaları ve barsak lumeninde sürekli olarak ilerlemeleri sağlanır.
Sindirim [...]

2. Beslenme fizyolojisi

Vücut ağırlığının ortalama % 96 sim dört kimyasal element oluşturur. Bu elementler kar­bon, hidrojen, oksijen ve azottur. Su, vücutta bulunan en önemli maddelerden birisidir. Vü­cut ağırlığının yaklaşık % 50 65 i su, % 15 i ise yağlardan oluşur. Bu oranlar kişiden kişiye de­ğişebilir. Çocuklarda su oranı erişkinlere kıyas­la daha fazladır. Erişkinde vücut ağırlığının % i [...]

Çocuklarda Beslenme ve beslenme bozuklukları

1.   Giriş
Tarih boyunca insanlar beslenme ve beslen­menin insan sağlığı üzerindeki etkilerini araş­tırmışlardır. Eski mısır’da tabletler üzerinde çe­şitli hastalıkların tedavisinde kullanılan besin maddeleriyle ilgili yazılar bulunmuştur. Din ki­taplarında besinler ve besinlerin kullanılması konusunda kurallar vardır. Ünlü hekim hipok rat, tedavide kullanılan çeşitli besinlerin adını vermiş, şişman kişilerin zayıflardan daha çabuk öldüklerine dikkati çekmiştir. Çağlar boyunca insanlar [...]

Çocuklara Eksternal kardiak masaj

Bebek doğduğunda kalp sesleri alınamıyorsa ya da yeterli ventilasyona karşın bradikardi ıs­rar ediyorsa eksternal kardiak masaj uygulanır. Sternumun alt orta kısmına 2 inci veya 3 üncü” parmakla sternum 2 cm kadar aşağı itilecek şe­kilde bası yapılmalıdır. Kompresyon hızı 120/dak olmalı ya da bası solunumla koordine olarak uy­gulanmalıdır (6 kalp atışı — 2 solunum).
Iv — parenteral [...]

Çocuklarda Asfiksi

Neonatal mortalite nedenleri içinde asfiksi başta gelmektedir. Postnatal asfiksi, primer apne veya terminal apne sonucu gelişebilir. Gerek bu iki klinik tablonun değerlendirilmesinde, gerekse resüsitasyonun etkinliğinin değerlendirilmesinde kalp tepe atımı (kta) çok önemli bir kriterdir. Şekil 6.16.1 ve şekil 6.16.2 primer ve terminal ap­nede solunum, kta ve mss değişikliklerini gös­termektedir.
Yenidoğanda resüsitasyon, oral ventilasyon, intübasyon ve endotrakeal [...]

Çocuklarda Plasental transfüzyon

Tartışmalı bir konudur. Kordonun ilk 2 5. Dakikalardan daha geç klampe edilmesi aşırı transfüzyona neden olur. Bu durumda bebeğin kan volümü çok artabilir, bebekte belirgin poli sitemi görülebilir ve hiperviskozite oluşabilir. Serebral belirtiler, kalp yüklenmesi, taşipne ve hiperbilirubinemiye eğilim ortaya çıkabilir. Di­ğer taraftan özellikle küçük preterm bebeklerde kordonun erken klampe edilmesi hipovolemiye, hyalin mebran hastalığının [...]

Doğum odasında resüsitasyon

Yaşamın ilk acil uygulaması yenidoğanla başlamaktadır. Bilinçli uygulamada başarı oranı çok yüksektir. Resüsitasyonda eğitilmiş, bu konu da becerili bir kişi riskli bebeklerin doğumların­da doğum odasında bulunmalıdır. Başarılı bir uygulama için perinatal fizyoloji ve resüsitasyon ilkelerinin iyi bilinmesi ve teknik becerinin çok iyi olması gerekir. Başarılı uygulama için diğer önemli koşullar, doğum odasında doktor ve hem­şirelerin [...]

Yenidoğanda resüsitasyon

Doğumların yapıldığı her sağlık kuruluşu doğumda ortaya çıkan veya sonradan gelişen acil sorunlara yanıt verebilecek durumda olmalı ya da bebekler özel yoğun bakım olanaklarının bulunduğu kuruluşlara uygun koşullarda gönde rilebilmelidir. Bu konuda en uygun yaklaşım riskli gebelerin önceden saptanması ve bu do­ğumların yeterli olanakları bulunan sağlık ku  ruluşlarında yapılmasının sağlanmasıdır.
Perinatal resüsitasyon kavramında, doğum­dan sonra karşı [...]

Çocuklarda Klinik özellikler

Konvülziyon yenidoğan döneminde çok de­ğişik şekillerde görülebilir. Aynı hastada bile farklı görünümlerde belirebilir. Yenidoğan kon­vülziyonlarınm kliniğinin bu kadar çeşitli olma­sı, bu yaşta serebral korteksin hem fizyolojik, hem de morfolojik matürasyonunun tamamlan­mamış olmasından kaynaklanır. Bu nedenle nö ronal deşarjlar genellikle lokalize kalır veya ge­lişigüzel yayılır. Yine bu nedenle yenidoğan dö
Neminde klasik tonik kîonik generaiize konvül ziyon [...]

Çocuklarda yenidoğan könvülztyonlar

Yenidoğan döneminde görülen konvülziyon lar etioloji, klinik, tedavi ve prognoz bakımından diğer yaşlardaki konvülziyonlardan büyük fark­lılık gösterirler. Bu nedenle yenidoğan konvülzi yonları, diğer konvülziyonlardan ayrı olarak ele alınmaktadır.
Sıklık
Yendoğan konvülziyonlarm sıklığı kaynak­larda % 0.2 1,8 arasında değişkenlik göstermekte­dir. Variasyonun bu kadar geniş oluşu, bu dönem­de konvülziyonlarm çok değişik şekillerde ortaya çıkabilmesine ve vakaların bir bölümünde poli [...]

Yenidoğan infeksiyonlarının sistemlere göre sınıflanması

Solunum sistemi
Burunda difteriye bağlı infeksiyonlar günü­müzde tarihe karışmıştır. Ancak streptokoklara
Bağlı larenjitler ve candida farenjitleri görüle­bilmektedir. Kongenital veya intrauterin pnö moni çok nadirdir. En sık olarak korioamnionit li annelerin çocuklarında amnios sıvısının as pirasyonu ile oluşur.
Gastrointestinal sistem
Anne sütü ile beslenen çocuklarda genellik­le ishal görülmez. Anne sütündeki salgısal ıga ve ıgm, çocuğu barsak infeksiyonlarına karşı büyük ölçüde [...]

Sayfa 4 of 4«1234