Archive for Kasım 2009

You are browsing the archives of 2009 Kasım.

Çocuklarda Vücutta Sıvı ve Dağılımı

VÜCUTTA SIVI VE DAĞILIMI
Vücutta sıvı başlıca iki bölümde bulunur: 1) Hücre içi (intrasellüler sıvı, İSS), 2) hücre dı­şı (ekstrasellüler sıvı, ESS). Hücre dışı sıvı da damar içi (plazma) ve interstisyel doku sıvısı ol­mak üzere iki alt kesimde bulunur.
Mide – barsak lümeni, idrar yolları, bağ do­kusu, kıkırdak dokusu, kemik dokusu ve seröz boşluklarda bulunan su ile [...]

Çocuklarda Fizyoloji ve Genel Bilgiler

Vücut sıvılarının fizyolojik özellikleri; 1) vü­cutta bulunan total su ve solütlerin (eriyen mad­delerin) miktarları ve bunların değişik vücut sıvı alanlarına dağılımı, 2) değişik vücut sıvı alan­larında solut konsantrasyonları açılarından ele alınır.
İnsan vücudunda sıvı bölümü konsepsiyon-dan doğuma, doğumdan olgunluğa dek önemli değişiklikler gösterir. Organizmanın sağlığı, vü­cudun sıvı bölümünün fiziko-kimyasal özellikleri­nin korunması ile yakından ilgilidir. Vücudun sıvı [...]

Çocuklarda TPB Komplikasyonları

I.    Mekanik
Santral venlerin trombozları: Kalp içinde kateterin düğümlenmesi, pnömotoraks, hemoto-raks ve hidrotoraks, trombüs, hava veya kateter embolisi, tamponad ile kardiak perforasyon, arteriovenöz fistül.
II.    İnfeksiyon
Sepsis (özellikle mantarlar ile) ; Kateterin giriş yerinde lokal infeksiyon, solüsyonların kontaminasyonu.
III.    Metabolik

Hiperosmolarite: Hiperglisemi ve buna bağlı osmotik diürez ile ilişkili olarak su ve elek­trolit metabolizmasındaki sekonder değişiklikler.
Hipoglisemi: Verilen glükozun ani kesil­mesi [...]

Çocuklarda Parenteral Beslenme Gereksinimler ve Özellikler

Parenteral beslenmeye başlamadan önce has­tanın sıvı ve elektrolit dengesi düzenlenmelidir. İyi bir sıvı dengesi olmazsa, örneğin asidozda hasta infüze edilen maddeleri kullanamaz. Azo­tun anabolik depolanması, yani hücre sitoplaz-masına dönüşmesi, birlikte fosfor ve potasyum depolanmasını da gerektirir. Oysa asidozda po­tasyum hücre dışına çıktığından bu gerçekleşe­mez. Fosfor da yine yüksek konsantrasyonda hüc­relerde bulunan bir maddedir. Önemli enerji [...]

Pediatride TPB’nin Uygulama Alanları

TPB’nin pediatride en yaygın kullanım alan­ları aşağıda sıralanmıştır.
1. Malformasyonlar nedeniyle gastrointestinal sisteme cerrahi girişim uygulanan yenidoğan bebekler TPB’nin etkili olduğu en önemli hasta grubudur. Duodenal atrezilerde anomalinin cer­rahi yoldan düzeltilmesinden sonra ince barsağm üst kısımlarında işlevsel bir obstrüksiyon geli­şebilir. Tekrarlayan kusmalar ve bazen de atonik durumdaki üst ince barsaklara bakterilerin bu­laşması sonucu gelişen malabsorpsiyon, postoperatif [...]

Çocuklarda Total Parenteral Beslenme

Total parenteral beslenme CTPB) gastrointes-tinal sistem yoluyla beslenmeyen veya bu yolla beslenmesi sakıncalı görülen hastalara, besilerin parenteral yoldan verilmesidir. Besleyici sıvıların volümü ve içerdikleri besin maddelerinin mikta­rı fazla olduğundan bu sıvıların subkutan, intra-müsküler veya intraperitoneal kullanımı olanak­sızdır. Bu nedenle tek uygun yol intravenöz yol­dur.
Pediatrik hastalarda TPB genellikle santral bir venaya plastik bir kateter yerleştirilerek, ba­zı [...]

Çocuklarda Gastrostomi ve Jejunastomi Beslenme

GASTROSTOMİ VE JEJUNOSTOMİ İLE BESLENME
Ağır nörolojik bozukluğu, esofagus patolo­jisi ve ağır kardiorespiratuar hastalığı bulunan, ancak gastrointestinal işlevleri normal olan hastalarda geçici veya kalıcı gastrostomi uygulana­bilir; Bu yolun kullanılma indikasyon ve yönte­mi nazogastrik uygulamadaki gibidir. Kanama, belirgin rahatsızlık, gastrostomi yerinden diye­tin sızıntısı sonucu peritonit belirtileri, gastrostominin başarılı olmadığını gösteren belirtiler­dir. Mide ve duodenumun bütünlüğünü bozan durumlarda [...]

Çocuklarda Nazojejünal Beslenme

Nazojejünal beslenme özellikle düşük doğum tartılı ve hasta yenidoğanların beslenmesinde bazılarınca önerilmektedir. Bu uygulama ile di­yet pilordan sonraki bölüme verilmekte, bu şe­kilde kusma komplikasyonu Önlenebilmektedir. Ayrıca, nazojejünal beslenmede, izoosmolar veya hipoosmolar solüsyonlar barsak yüzeyinden hızla emilebilmektedir. Yenidoğanda küçük, hafif, yu­muşak bir lastik tüp kolayca jejunuma konabilir ve haftalarca yerinde bırakılabilir. Tüpün pilor­dan geçmesi nedeniyle mideye [...]

Çocuklarda Nazogastrik Beslenme

Nazogastrik tüp ile beslenme, besinlerin oral yolla alınamadığı durumlarda en sık kullanılan yoldur. 7 veya 5 numara 75-90 cm lik si-lastik tüpler birkaç hafta yerinde bırakılarak rahatlıkla kullanılabilmektedir. Kronik beslenme problemi olan bazı büyük çocuklar kendileri bu tüpleri takabilmektedirler. Silastik tüpler, ha­cimlerinin ufak, daha az irrite edici, radyoopak olmaları nedeniyle tercih edilmektedirler. Nazo­gastrik tüp ile [...]

Hasta Çocuğun Beslenmesi

Yaşamın sağlıklı bir biçimde sürdürülebil­mesi için ana koşul, yeterli beslenmenin sağlan­masıdır. Beslenme hastalık durumlarında ayrı önem kazanır. Çocuklarda ve özellikle sütçocuk-larmda erişkinlere oranla yüksek olan enerji, azot, su ve elektrolit gereksinimleri hastalıklar sırasında belirgin şekilde artar. Buna karşın hasta çocukların genellikle iştahları azalır, bazı­larının oral yoldan beslenme yetenekleri ortadan kalkar veya oral yoldan beslenmeleri sakıncalı [...]

Çocuklarda Manganez Eksikliği

Farelerde yapılan çalışmalarda manganezin büyüme ve üreme işlevleri için gerekli olduğu­nun .gösterilmesi ile bu element, esansiyel eser elementler arasına girmiştir. Değişik hayvan tür­lerinde manganez eksikliğine ilişkin çalışmalar olmasına karşın insanlarda bu elementle ilgili çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bununla birlikte insanlarda manganez eksikliği olabile­ceğine ilişkin kanıtlar vardır.
Kobaylarda manganez eksikliğinde, gerek oral gerekse IV glükoz tolerans [...]

Çocuklarda Krom Eksikliği

KROM EKSİKLİĞİ
Krom eksikliği, glükoz tolerans faktör (GTF) olarak da bilinen biyolojik bakımdan aktif kro­mun yeterince alınmaması sonucu gelişir. Ha­len kullanılan analiz yöntemleri, biyolojik aktif kromu saptamaya yeterli olmadığından, krom yetersizliklerinin tanısı glükoz tolerans testi gibi indirekt yöntemler kullanılarak veya idrar, saç, kan ve doku örneklerinde krom düzeyleri ta­yiniyle belirlenmeye çalışılmaktadır. Hafif krom eksikliği, diyette protein [...]

Çocuklarda Bakır Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi

Plazma ve serum bakırı.- Plazmada bakır konsantrasyonunun azalması, deneysel bakır ek­sikliğinin en erken ve sabit bulgusudur. İn­sanlarda da eksiklik durumlarında plazma ba­kırı düşük bulunmuştur. Total parenteral beslenmede bakırdan fakir sıvılar kullanıldığından plazma bakır düzeyinin haftada 12 jxg/dl düş­tüğü gözlenmşitir.
Bütün eksiklik durumlarında oral veya pa­renteral bakır verilmesi ile dolaşımdaki bakır düzeyi normale dönmektedir. Tablo 7.12.6 da [...]

Çocuklarda Bakır Eksikliği

Memelilerin fizyolojisinde bakırın gerekli ol­duğu ilk kez 1928 de gösterilmiştir. Bundan son­raki çalışmalar pekçok enzim sistemlerinde ba­kırın rolünü açıklamıştır. Bakır suda ve pekçok besin maddesi içinde yaygın olarak bulunur. Bununla birlikte özel diyet kısıtlamaları, intesti-na’l malabsorpsiyon, total parenteral beslenme sonucu bakır eksikliği gösterilmiştir.
Bakır eksikliğinin tipik bulguları serum ba­kır ve serüloplazmin konsantrasyonunun düşme­si, nötropeni, lökopeni, demir [...]

Çocuklarda Çinko Toksisitesi

Çinko, günlük alman miktarlarda toksik ol­mayan bir maddedir. Günde 100 jxg ve daha yüksek miktarlarda alınmasıyla ishal, kusma ile uzun sürede anoreksi, büyüme geriliği, iç kana­malar, artrit ve mikrositer anemi görülür. Anemi, bakırın absorpsiyon ve ütilizasyonundaki bozuk­luktan kaynaklamr.

Çocuklarda Acrodermatitis Enteropathica

Âcrodermatitis enteropathica’da çinko me­tabolizmasında, özellikle barsaktan çinko absorp­siyonunda bozukluk olduğu gösterilmiştir. Otosomal resesif olan bu nadir hastalıkta, vücut orifis­lerinden başlayan ve zamanla etrafa, ellere ve ayaklara yayılan karakteristik deri lezyonları, saç ve tırnakların dökülmesi ve steatore ile bir­likte diyare gibi belirtiler saptanır. Plazma çinko düzeyi 30 [Ag/dl veya altındadır. Tedavi olarak ağız yoluyla günde 50-100 [...]

Çocuklarda Çinko Beslenme Durumunun Değerlendirilmesi

Bireyin veya popülasyonun çinko beslenme durumunu belirleyecek kriterler henüz kesin ola­rak tanımlanmamıştır. Yalnız plazma veya serum çinko düzeyleri değerlendirme için yetersiz kalmaktadır. Tablo 7.12.3 de değerlendirmede bu­gün kullanılan parametreler belirtilmiştir.
Tablo 7.12.3: Çinko beslenme durumunun değer­lendirilmesinde kullanılan ölçümler
Plazma veya serum çinko düzeyi Eritrosit, lökosit ve saç çinko düzeyleri İdrarla 24 saatte atılan çinko miktarı Çinko metalloenzimleri [...]

İstenmeyen Tüylerin Alınması (Yok Edilmesi)

İstenmeyen Tüylerin Alınması (Yok Edilmesi)

Aşırı kıllanma, göreceli bir kavramdır ve genellikle kültürden kültüre büyük farklılık gösterir. Vücudunuzdaki kılları almak isterseniz, birçok seçeneğiniz vardır. Ancak, bunlardan elektroliz (iğneli epilasyon) tek kalıcı olanıdır.
TIRAŞ (ETMEK)
Tıraş, deri yüzeyindeki kılları keser ve bu nedenle de en kısa süreli etkiye sahip kıl alma şeklidir. Cilt tahrişle­rini önlemek için ılık su ve yağlı bir sabun kullanınız; [...]

Çocuklarda D Vitamini Hipervitaminozu

D vitaminin günde 100.000 İÜ den fazla doz­da 1-3 ay veya daha uzun süre verilmesi sonucu oluşur. Hipoparatiroidizmde yüksek doz D vitamini tedavisi sırasında gelişebilir.
KLİNİK BULGULAR
Hipotoni, anoreksi, irritabilite, kabızlık, po-liüri, polidipsi, dehidratasyon olabilir. Kusma, hi­pertansiyon, retinopati, kornea ve konjunktiva-da bulanıklık görülebir. Hiperkalsemi ve hiperkalsiüri sonucu albuminüri, böbrek taşları ve böbrek koliği oluşabilir. Uzun süreli hiperkalse­mi [...]

Çocuklarda Patogenez

Etiolojide belirtilmiş nedenlere bağlı olarak oluşan aktif D vitamini eksikliği durumlarında a) barsaktan Ca emilimi azalır, b) Ca emiliminin azalması sonucu düşen kan kalsiyum dü­zeyi parathormon salgısını uyarır ve kemikler­den kalsiyum mobilizasyonu ile kan kalsiyum düzeyi normal sınırlarda tutulur, c) artmış pa­rathormon salgısı fosfatüriye de yol açacağından hipofosfatemi.oluşur, d) kanda Ca ve P iyonla­rının optimal [...]

Çocuklarda Etiolojiyi etkileyen diğer faktörler

Büyüme hızı: Rahitis büyüyen organizmada oluşan bir hastalıktır. İlk klinik belirtiler büyü­menin en hızlı olduğu dönemde çıkar. Prematü­reler daha hızlı büyüdükleri için rahitise daha kolay tutulabilir. Buna karşılık PEM’li, büyüme ve gelişmesi durmuş çocuklarda rahitis bulguları maskelenmiştir (rahitis sine rahitis).
Yaş: Kongenital rahitis nadir bir olaydır. Annelerinde D hipovitaminozu olan çocuklarda görülür, Neonatal dönemde Ca alımının [...]

Çocuklarda D Vitamini Eksikliği

Rahitis büyümekte olan organizmanın, kalsifikasyona hazır iskelet sisteminde mineralizasyonun gecikmesi sonucu oluşan hastalık, tablosudur. Klinik bulgular büyüme sırasında orta­ya çıkar ve karakteristik olarak epifizleri ve metafizleri ilgilendirir. Kimyasal olarak rahitis, ke­miğin mineral içeriğinin azalmasıyla karakterizedir. Kalsifiye olmamış osteoid doku ve kıkırdağın aşırı miktarda birikmesi histolojik değişiklikleri oluşturur. Rahitis büyüyen kemiklerin hastalığı­dır ve yalnızca çocukluk yaş [...]

Variköz Ülserler ( Varis Yaraları )

Variköz Ülserler ( Varis Yaraları )

Variköz ülserler; varis nedeniyle bacak damarlanndaki kan dolaşımı yetersiz kaldığında bacaklarda oluşan yüzeysel ülser­lerdir. Variköz ülserler, esasen yaşlıları etkiler ve bir kez oluştu mu yenileme eğilimi gösterirler. Ülserler, alt bacakta herhangi bir noktada görülebilmele-rine rağmen, genellikle bacağın iç kısmında ayak bileklerinin üzerinde görülürler. Sıvı salgılaya­bilirler ve kolayca enfekte olabilirler. Variköz ülserler; kırmızı olarak başlarlar ve [...]

Sedef Hastalığı ( Psöriyazis )

Sedef Hastalığı ( Psöriyazis )

Sedef hastalığı; cildin belli bölge­leri, normalden daha hızlı bir şekilde yeni deri hücreleri üretti­ğinde başlar ve böylelikle de cildin kalınlaşmasına ve pullan­masına neden olur. Sedef hasta­lığının kesin nedenleri bilinme­mekle birlikte, bağışıklık siste­miyle ilgilidir ve kalıtımın bir rolü olabilir. Sedef hastası olan 3 kişiden en az l’inin bu hastalığı olan yakın bir akrabası vardır.
Sedef hastalığının neden [...]

Çocuklarda Çinko Eksikliği

ÇİNKO EKSİKLİĞİ
M.Ö. 1550 yılına ait Ebers papirüsünde çin­ko oksitten söz edilmektedir. Ancak çinko bir metal olarak M.S. 16 mcı yüzyılda belirlenmiştir. 19 uncu yüzyılda, Aspergillus niger’in büyümesi için çinkonun esansiyel olduğu gösterilmiştir. Bundan sonraki en önemli gelişme ise 1940 da karbonik anhidrazm bir çinko metalioenzimi olu­şunun gösterilmesi olmuştur. Bunu izleyerek Prasad ve arkadaşları, erkek çocuklarda [...]

Çocuklarda Minerallerle İlgili Bozukluklar

Minerallerden sodyum, potasyum, magnez­yum, kalsiyum, fosfor ve demire ilişkin eksiklik ve fazlalık durumları ilgili bölümlerde ele alın­mıştır.

Kurdeşen ( Ürtiker )

Kurdeşen ( Ürtiker )

Ürtiker olarak da adlandırılan kurdeşen; ciltte kaşıntıya, kabarık­lığa ve iltihaplanmaya neden olan yaygın bir cilt sorunudur. Allerjik bir reaksiyon, kurdeşene neden olabilir. Ama genellikle kurdeşenin nedeni bilinmez.Yiyecekler, ilaçlar, böcek ısırık­ları, bitkiler ya da metaller kurde­şene neden olabilir. Bazı bireyler terledikten sonra veya aşırı soğukta ya da güneşte kaldıkla­rında kurdeşen dökerler. Duygusal stres, duyarlı bireylerde kurdeşeni [...]

Akne

Akne

Akne
Akne, sıklıkla ergenliğe eşlik eden hormonal değişimler sırasında görülen yaygın bir cilt sorunudur; ancak, her yaşta görülebilir. Ergenlik çağındaki gençler arasında o kadar yaygındır ki (gençlerin yaklaşık %80′inde akne görülür) büyümenin doğal bir parçası olduğu düşünülür.Akne ergenlikte oluşur çünkü çeşitli hormonlar özellikle (ciltte üretilen yağ oranını arttıran) androjen- kanda daha yüksek miktarlarda dolaşır. Akne; adet [...]

Çocuklarda C Vitamini Eksikliği (Skorbüt)

Skorbütrbulgularımn hemen hepsi C vitami­ni eksikliğinde kollagen doku yapımının bozuk oluşuna bağlanabilir. Ayrıca tirozinden zengin bir diyetle beslenen preterm bebeklerde görülen tirozin metabolizması bozukluğu C vitamini ile düzelir. C vitamini eksikliğinde folik asit aktif tetrahidro şekline dönüşemez.
C vitamini taze meyvelerde bol miktarda bu­lunur. Annede eksiklik durumu yoksa çocuk ye­terli bir depo ile dünyaya gelir ve [...]

Çocuklarda Folik Asit Eksikliği

Folik asit yetersizliği çocuklarda en sık rast­lanan megaloblastik anemi nedenidir. Megalo-blastoz, B12 eksikliğinde olduğu gibi folik asit eksikliğinde de DNA yapımının bozulması sonucu­dur. Yenidoğan kan serumunda folik asit düzeyi annenin 3 katı olmasına karşın; depoları azdır ve büyümede hızla kullanılır (özellikle preterm-lerde). İki haftada erişkin düzeyinin altına iner ve bir yılın sonuna kadar öyle kalır.
Folik [...]

Çocuklarda Biotin Eksikliği

Çok miktarda çiğ yumurtayı aylarca yiyen­lerde görülmüştür. Çiğ yumurta biotin antagonisti olan avidin içerir. Yumurta pişirilince avi­din parçalanır. Lösin metabolizması bozukluğun­da ve propionik asidemide biotine bağımlılık gö­rülebilir.
Uzun yıllar boyunca parenteral nütrisyon (TPN) tedavisi uygulanan hastalarda biotin ye­tersizliği görülür. Bu hastalarda ağız ve burun­da deri lezyonları, depresyon, hiperestezi, ekstremitelerde parestezi, kas ağrısı, blefarit, saç kay­bı ve [...]

Çocuklarda Pantotenik Asit Eksikliği

Tüm gıdalarda mevcut olan bu vitaminin tek başına eksikliğine rastlanmaz. Gönüllü ki­şilerde  deneysel olarak tanımlanmıştır.
KLİNİK BULGULAR
Yorgunluk baş ağrısı, halsizlik, en belirgin bulgulardır.
TANI
Kanda pantotenik asit düzeyi 100 jıg/dl den düşüktür. En güvenilir tanı yöntemi, test tedavi­sidir.

Çocuklarda Nikotinik Asit Eksikliği

Çocuk diyeti nikotinik asitten çok zengin ol­mamasına karşın pellagra çocuklarda nadirdir. Başlıca besini mısır olan yerlerde avitaminoz be­lirtilerine daha çok rastlanır. Triptofan niasinin kaynağı olduğu için triptofanın eksojen eksikli­ği de pellagraya eğilimi arttırır. 60 mg triptofan 1 mg niasine eşdeğerdir. Mısır diğer hububat­lar kadar nikotinik asit içermesine karşın ye­terli triptofan içermediği için mısırla beslenme nikotinik [...]

Çocuklarda B2 Vitamini Eksikliği

B2 vitamini protein kaynaklı besinlerde bu­lunduğu için hafif derecelerde riboflavin yeter­sizliği kötü beslenme koşullarında protein mal-nütrisyonu ile birlikte görülebilir.
İyi beslenmiş annelerin sütü ve inek sütü ye­terli miktarlarda riboflavin içerir. Bunlarla bes­lenen bebeklerde riboflavin eksikliği olmaz. An­ne sütü kesildikten sonra yetersiz hayvansal pro­tein alan çocuklarda riboflavin alımı genellikle düşüktür. Ancak, sütçocuklarında kwashiorkor gibi belirgin malnütrisyon sendromları [...]

Sayfa 3 of 3«123