Aids Hastalığı ve Belirtileri

AİDS
Acquired Immunodeficiency Syndrome (AİDS) ölümle sonuçlanan önemli bir hastalık olarak 1979 dan beri hekimleri çok ilgilendirmektedir. Etkeni bir virüstür. Viruse önce HTLV-III adı verilmiş, sonradan HİV olarak değiştirilmistir (Human Immunodeficiency-associated virüs). Virüsün kültürü mümkün olmuştur, aşısının hazırlanmasına çalışılıyor. Bu hastalık için risk grupları şunlardır: Homobi ve heteroseksüeller, i.v. ilâç kullananlar, Haiti’liler, hemofilikler, transfüzyon alanlar, bütün bunların dışındakiler. İlk vak’a 1979 da bildirilmiş ve bugüne kadar bildirilen vak’a sayısı dünyada 500 000 i aşmıştır. En çok USA’da ve Avrupa ülkelerinde rastlanmaktadır. HİV ile karşılaşıldığından 6 hafta sonra seropozitiflik başlar. Bu süre içinde hastaya asemptomatiktir ya da basit bir enfeksiyon tablosu gösterir.

Klinik tablo: Basit enfeksiyon tablosu gösteren hastalarda ateş, kırıklık, uyku hali, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrıları ve yaygın küçük lenfadenopati bulunur. Bazan meningo-ensefalopati tablosu görülebilir. Bu dönem birkaç haftada geçer. Hastalık latent döneme girer. Bu esnada seropozitif durumdadır. Bu dönem sürüp giderken AİDS tablosu ortaya çıkar ve prognoz çok kötüleşir.

Tanı: AİDS ile ilgili kompleks” tanısı için bazı kriterler vardır; 3 aydan beri sürüp gelen ateş, zayıflama, inguinal bölgeler dışındaki bölgelerde lenf bezi büyümeleri, diyare, terleme, halsizlik.

aidsLaboratuar bulguları: HİV antikorunun ispatı, lökopeni ve lenfopeni, anemi, trombopeni, gama globulun artışı, T lenfositlerinin helper/inducer (T4) türü 400 / mm3 ün altına düşer. T süpressör/sitotoksikler (T8) ise değişmez. Bundan dolayı normalde T/T8 oranı 1,52 iken bunlarda 0,9 un altına iner. AİDS ile ilgili kompleks döneminde de fırsatçı enfeksiyonlar (lökoplaki, mantar enfeksiyonları) bulunabilir.

AİDS’te enfeksiyonlar yapan fırsatçı mikroorganizmalar şunlardır: Protozoerler, virüsler, mantarlar, bakteriler.
AİDS sendromunda akciğer belirtileri sıktır. Bunlardan en tanınmışı pnömosistis karinii pnömonisidir. Barsak lokalizasyonu sonucu diyareler de sık görülür. Santral sinir sisteminde ansefalit, menenjit görülebilir.
AİDS’te Kaposi sarkomu sık görülmektedir. Bu, deride esmer siyah plaklar veya nodüller halindedir. Kaposi sarkonu ile birlikte pnömoni, diyare, herpes simpleks, genital herpes, tokzoplazmoz, ağızda pamukçuk, ateş, zayıflama gibi semptomlar da varsa AİDS tanısı kolaylaşır.

Profilaksi
Tedaviden daha önemlidir. Homoseksüel ilişkilere son verme, enfekte kanla kontamine iğnelerin kullanılmaması, enfekte kan transfüzyonlarından kaçınma, risk grubu kadınların doğumdan sakınmaları, ADS’lilerin tükrük, kan, gözyaşı gibi virüsün izole edildiği salgılarının açık yaralarla temasından kaçınma gibi önlemlere başvurmalıdır. Eşcinsellerden kan bağışı kabul edilmemelidir. Bu hastalarla uğraşırken eldiven ve maske kullanılmalı, eller çok iyi yıkanmalıdır. Bu hastaların kullandıkları traş bıçağı, diş fırçası v.s. gibi aygıtlar kullanılmamalıdır. Kontamine maddelerle temasa gelindiğinde 1/10 oranında sulandırılmış % 5,25 lik sodyum hipoklorit ile temizlik yapılmalıdır. Prezervatif etkili olabilir.
Henüz aşısı yoktur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ