AMELİYAT SONRASI BAKIM VE TEDAVİ

Açık kalp cerrahisinde erken postoperatif dönemde dikkatler dolanımın doku gereksinmelerini karşılayacak yeterli bir düzeyde sağlanmasına çevrilir. Kalp hızı, arteriel ve venöz basınçlar monitorize edilir. Mesaneye yerleştirilen bir Foley sonda ile sürekli idrar, ısı, kan gazlan, şuur durumu ve periferik nabızlar sık aralıklarla değerlendirilir. Yüksek riskli hastalar yerleştirilen balloon-flotation monitoring katater ile sol ventrikül dolma basınçları ve kardiak debi tayinleri ile izlenir. Dolanımı yetersiz olarak kabul edilen hastalar, genel metabolik ihtiyaç ile kalp debisi arasındaki dengenin düzenlenmesine yönelik girişimlere ihtiyaç gösterirler. Kalp debisi, kalp hızı ve sol ventrikül stroke volumünün ürünü olarak tarif edilir.

Stroke volüm sırası ile 3 faktör tarafından tayin edilir.

(1) preload (sol ventrikül dolma basıncı),

(2) kalbin inotropik durumu

ve (3) afterload.

Cardiac output; volum yüklenerek dolma basıncının artırılması ile, afterloadı azaltan sodium nitroprussid gibi ajanlarla sol ventrikül ejeksiyonuna direnci azaltarak bradikardinin kronotropik ajanlarla veya elektrikli kardioversiyon ile tedavisi ile artırılabilir. Metabolik gereksinimin azaltılması için mekanik ventilasyonla solunum işinin azaltılması, ateş var ise aspirin veya kortikosteroidlerle düşürülmesi gerekir. Hastaların kardiak işlemleri takiben, myokard iyileşmesinin oluştuğu birkaç gün esnasında preoperatif seviyeye yakın veya daha yüksek düzeyde bir kardiak dolma basıncının sağlanabilmesi için tedbirli bir volüm replasmanına gereksinmeleri vardır. Kardiopulmoner by-passın sonunda vazokonstriksiyon oluşur. Aşırı kan ve idrar kaybıyla beraber ilk 24 saatte gelişen vazodilatasyon nedeniyle artan sıvı ihtiyacının karşılanması gerekir. Erişkin hastaların çoğu preoperatif ağırlıklarının üzerine 1-5 kg.alırlar.

Dolaşımın yetersiz olduğu hastalarda bununla beraber sağ ve sol atrium basınçlarında yükselmeler saptanmışsa kalp tamponadı düşünülmelidir. Göğüs tüplerinden saatte 100 ml.den fazla drenajı devam eden veya kalp tamponadı belirtileri gösteren hastalar acil mediastinal eksplorasyona alınmalıdır. Yukarda tanımlanan girişimlerle düzelmeyen ve kalp tamponadı belirtileri olmayan yetersiz dolaşımlı hastalar, mekanik bir yardımcı dolaşım aygıtı olan intraaortik balon uygulamalarından yarar göreceklerdir. Bu, femoral arterden girilerek inen torasik aortaya yerleştirilen şişirilebilir bir balondur. Balon her diastolde hızla şişip sistolde inerek kalp siklusu ile paralel bir şekilde çalışarak her şişmesinde 30-40 mi. kana yer değiştirir.

Böylelikle koroner kan akımını arttırır, afterload’ı azaltır. Balon uygulamasının miyokard yaralanmasından iyileşmenin oluştuğu 3 haftalık dönemde miyokard performansını geliştiren önemli bir araç olduğu kanıtlanmıştır. Hastaların çoğu kardiak cerrahiyi takiben 24-72 saat izlenmek üzere yoğun bakım ünitelerinde bırakılır. Dolaşım fonksiyonlarının sabitleşmesinden sonra hastalar mekanik ventilasyondan ve drenaj tüplerinden ayrılır. Monitör için kullanılan kataterler de çekilerek hasta yoğun bakımdan çıkarılır.3. ila 7. postoperatif günler esnasında normal aktiviteye tedrici olarak geri dönme vardır. Gezme başlar ve barsak fonksiyonları normale döner. Bu safhada dikkatler pulmoner atelektazilerin önlenmesi ve tedavisi ile atrial ve ventriküler aritmilere çevrilir. Yara infeksiyonu ve irreversible nörolojik fonksiyon bozukluğu nadirdir. Mekanik kapak yerleştirilmiş hastalar coumarin profilaksisine alınır.

Hastaların çoğunda genellikle pulmoner atelektazilere bağlı olan ve ilk postoperatif 5 günden sonra normale inen ateş olur. Hafif bir aseptik perikardit sık görülür. Aspirin ve indometazine iyi cevap verir. Nadiren, hastalarda kırıklık, ateş, perikardial ve plevral effüzyonlarla karakterize, postperikardiotomi sendromu olarak isimlendirilen bir tablo gelişir. Sendrom postoperatif 12.haftaya kadar oluşabilir. Sıklıkla hastanede antienflamatuar ajanlarla tedavisi gerekir. Torasenteze gerek olabilir. Gecikmiş kalp tamponadı nadir olup esas olarak antikoagulan alanlarda ortaya çıkar. Mediasten infeksiyonu ve transfüzyon sonrası hepatit te nadirdir.

fik birikimin nasıl ve niçin geliştiği hakkında kesin bir bilgimiz yoktur. Patolojik olayın mekaniğine bağlı olarak sonuçta valvüler darlık veya yetmezlik gibi klinik lezyonlar tanımlanmıştır. (Tamamen sağlam bir kapakta saf darlık görülebileceği gibi, nadiren romatizmal kaynaklı olan yetersiz bir kapak kısıtlayıcı olmayabilir.) Çoğu durumda anatomik bozukluk hem ileriye doğru akımı sınırlayan ve hem de geriye olan akımı önlemede yetersiz kalan fikse bir orifisten ibarettir. Kapağın büyüklüğü, şekli, fleksibilitesi, açılma durumu darlık ve yetmezliğin derecesini tayin eder. (Flowdaki eksiklik intraventriküler basıncı yükselttiği için, prognoz açısından aortik valvüler darlık yetmezlikten daha zor tolere edilir.) Yetmezlik sonucu artmış volüm yükünü tolere etmek için gerekli kalp çalışması, darlıkta artmış basıncı yenmek için gerekli çalışmadan daha az olmaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ