Bebeklerde Fetal büyüme ve gelişme
İntrauterin yaşam, embriyonal ve fetal olmak üzere iki ana döneme ayrılır. İntrauterin yaşamın ilk 8 haftası embriyonal dönemdir. Döllenmiş yumurta, insan şeklinde bir organizma durumuna dönüşebilmek için embriyonal dönemde hızlı bir farklılaşma gösterir. Organoge nez 8. Haftadan sonra kısmen daha yavaş bir tempo ile fetal dönemde de devam eder.
20 30 yıl önce fetusun dış ortamda [...]
Gebelikte rekombinant dna teknolojisi
Moleküler biyolojide ve genetik mühendislik alanında önemli bir aşama olan bu teknoloji, başka yöntemlerle tanınamayan birçok gene tik hastalığın pre ve postnatal tanısına olanak vermektedir. Teknolojinin esası, restriksiyon en donükleaz’lar adı verilen bir grup dna enzimi aracılığı ile özgül genler içeren dna parçacıklarının elde edilmesidir. Daha sonra bu dna parçaları bakteriofaj, plasmid ve kosmid gibi [...]
Gebelikte korion villus biyopsisi
Son birkaç yıldan beri korion villuslarından aspirasyon yöntemi ile elde edilen örneklerde direkt inceleme ya da hücre kültüründen sonra kromozom analizi, enzim ölçümleri veya dna rekombinant teknolojisi yöntemleri ile birçok genetik hastalık, diğer yöntemlere kıyasla çok daha kısa sûrede tanmabilmektedir. Kprion virus biyopsisi, gebeliğin 8. Haftasından sonra uygulanabilmektedir. Bugün için belirli merkezlerde uygulanabilen bu teknolojinin [...]
Gebelikte fetal radyografi, amniografi ve fetografi
Fetusun direkt olarak yapılan radyografik incelemeleri ile 17 19. Haftalar arasında, iskelet malf ormasyonu ile birlikte olan bazı sendromlar örneğin, trombositopeni ve bilateral radius yokluğu sendromu, fanconi sendromu, akondropla zi, ellis van creveld sendromu gibi iskelet dis plazileri tanınabilir.
Amniografi, amnios sıvısına verilen maddelerle opaklaştırma yöntemidir. Fetografi ise yağda eriyen maddelerle verniksin belirlenmesidir. Gebeliğin daha ileri [...]
Gebelikte fetoskopi
Bu yöntemle fetus direkt olarak incelenebilir ve fetal kan örneği elde edilebilir. Fetoskopi ile fetusun bazı ekstremite anomalilerine tam konulabilir. Fetal kan örnekleri ise daha çok hemoglobin anomalilerinin tanısında kullanılmaktadır.
Gebelikte amniosentez
Genetik hastalıkların tanısı için 16 17. Haftalarda amniosentez uygulanır. Plasentanın konumu ultrasonografi ile belirlendikten sonra trans abdominal olarak bir iğne ile alman amnios sıvısı incelenir. Sıvıda direkt olarak hormon, enzim ve bazı metabolitlerin ölçülmesi ile genetik hastalıkların bir bölümüne tanı konulabilir. Bu amaçla en çok alfa fetoprotein düzeyi ölçümleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Riskli annelerden örneğin [...]
Gebelikte prenatal tanı
Prenatal tanı, genetik hastalıkların gebeliğin ilk aylarında tanınması amacı ile son 10 yıldan beri birçok ülkede yaygın biçimde uygulanmaktadır. Bugün değişik prenatal tanı yöntemleri ile kromozom anomalilerinin tümüne, doğuştan metabolik hastalıkların önemli bir bölümüne, hemoglobinopatilere ve birçok kongenital malformasyon sendromuna gebeliğin ilk aylarında tanı konulabilmekte ve tedavi olanağı olmayanlarda abortus uygulanabilmektedir.
Antenatal tanıda uygulanan başlıca yöntemler; [...]
Mental geriliği olan çocuklarda genetik danışma
Bu durumda geriliğin kalıtsal veya biyokimyasal bir nedene bağlı olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Zekâ geriliği vakalarının yaklaşık yarısında belirli bir neden saptanamaz. Bu nedenle bu grup bozukluklarda riski hesaplamak ve genetik danışmada bu bilgilerden yararlanmak olanaksızdır.
Çocuklukta mültifaktöryel (poligenik) hastalıklarda genetik danışma
Çocukluk çağlarında sık görülen malformas yonlar bu gruba girer. Bu hastalıklar genetik bir eğilimin yanısıra çevresel etmenlerin de etkisi ile ortaya çıkarlar. Bu nedenle mendel tipi kalıtım örneği göstermezler. Bu hastalıklarda genetik danışma, bu tip hastalık gösteren ailelerden elde edilmiş ampirik risk verilerine dayanır. Bu tip hastalıklarda, genel toplumda görülme risklerine oranla, yakın akrabalar arasında [...]
Majör tek gen mütasyonlarında genetik danışma
Otosomal dominant hastalıklar
Bu tip kalıtımla geçen hastalıklarda genetik danışmada bazı sorunlar ortaya çıkabilir. Bu sutunlardan önemli bir tanesi klinik belirtilerin ağırlık “derecesi ve özelliklerinin aynı dominant mütant geni taşıyan aile bireylerinde farklı ola bilmesidir. Örneğin otosomal dominant geçen bir osteogenesis imperfecta olgusunda kırıklar, mavi sklera ve otoskleroz varsa, aynı aileden başka bir kişide yalnız mavi [...]




