Bebek Ve Göz

Yenidoğan bebek ışığı ve parlak cisimleri farkedecek kadar görür. 2-4 haftalıktan itibaren büyük cisimleri ve insan yüzünü farketmeye başlar. Görme işlevi 8-10 haftalıkta eşyayı 180° izleyecek düzeye gelir. Yenidoğanda siyah ve beyaz -şeritlere boyanmış bir silindirin çocuğun gözünün önüntle tutularak döndürülmesi ile nis-tagmus oluşumu, çocuğun görebildiğini kanıtlayan bir testtir (optokinetik nistagmus testi). Büyük çocuklarda yakın ve uzak eşyayı seçme yeteneğine bakmak gibi basit yöntemlerle görme işlevi kabaca değerlendirilmelidir.
İlk 6 ayda normal çocuklarda da hafif şaşılık (strabismus) görülebilir. Daha ileri yaşta strabismus, göz sinirinin felci, daha sıklıkla göz kaslarının zayıflığı sonucu oluşur.

Normal yenidoğanda geçici olarak nistagmus gelişebilir. Horizontal nistagmus göz bozukluklarında (ambliyopi), vestibulum ve serebel-lum hastalıklarında, beyin sapı bozukluklarında; vertikal nistagmus ise hemen daima beyin sapı lezyonlarında görülür.

Batan güneş görünümü, kornea ve irisin aşağı doğru yönelmesi ile üstte fazla sklera görülmesi durumudur. Hidrosefalide ortaya çıkar. Pretermlerde ilk aylarda başın yüze göre daha büyük olması sonucu benzer bir görünüm vardır.

Hipertelorismus, Alport sendromu ve Crouzon sendromu (kraniofasiyal dizostoz) gibi sendromlarda rastlanan gözlerin birbirinden uzak olması durumudur. Gözlerin birbirine olan uzaklığı, ölçülerek değerlendirilmelidir. Bunun için iç kantuslar arası mesafe, dış kantuslar arası mesafe, pupillalar arası mesafe ya da orbitalarm dış kenarları arasındaki mesafe ölçülür.

İç kantuslar arası mesafe 5 yaşta ortalama 2.9 cm., 11 yaşta 3.2 cm dir. Hipertelorism değerlendirilmesinde kantus indeksi (100 x iç kantuslar arası mesafe / dış kantuslar arası mesafe) ve baş çevresi-interorbital indeks (100 x iç kantuslar arası mesafe / başçevresi) gibi formüller kullanılmaktadır. Normalde kantus indeksi değerleri erkeklerde 38, kızlarda 38.5 dur. Baş çevresi / interorbital indeks ise her iki cinste 6 dır.
Gözlerin gelişme defekti sonucu küçük ve çökük oluşuna mikroftalmi denir. Kongenital toksoplazmosiste rastlanabilir. Ağır dehidratas-yonda da gözler çöküktür. Ekzoftalmi (gözlerin fırlak oluşu) hipertiroidide görülür. Proptosis (göz küresinin öne itilmesi) optik glioma, heGöz kapağının kapanamaması Üagophthalmos), fasiyal sinirin periferik tipte paralizisinde görülür.

Hordeolum (arpacık), kirpik folikülünün sta-filokoksik iltihabıdır. Blefarit, kirpiklerin bulunduğu göz kapağı kenarlarının kronik infeksi-yonudur. Göz kapağı kenarının dışarıya kıvrılmasına ektropion denir. Gözler sürekli yaşarır ve konjunkdvit gelişir. Entropionda ise göz kapakları içe kıvnlmıştır. Kirpikler korneayı zedeler.Alt göz kapağının aşağı çekilerek, kapağın arka yüzünü örten mukozanın renginin değerlendirilmesi anemi hakkında bilgi verir. Sklera-lar sütçocuğunda hafif mavi olabilir. Belirgin mavi skleralar osteogenesis imperfecta’da görülür. Sanlık değerlendirilmesi özellikle sklera-larda yapılır.

Gözyaşı salgısı yenidoğanda yoktur. Yaklaşık 1. ayın sonunda başlar. Epiphora (gözyaşının artması); göze yabancı cisim kaçması sonucu, konjunktivit ve kornea iltihaplarında görülür. Bir gözün devamlı akması nazolakrimal kanalda tıkanıklık işaretidir.

Kornea iltihaplanması (keratit), çeşitli in-feksiyonlar sonucu oluşabilir. Kongenital sifiliste geç bir belirti olan Hutchinson triadının bir öğesidir. Korneanın yüzeysel iltihaplarından arr takalan yoğun” lekelere nefelyon, derin ülseras-yonlardan artakalanlara ise leukoma denir. Kornea ile iris arasındaki gözün ön kamarasında bulunan saydam sıvı içinde cerahat oluştuğunda, korneanın alt kısmında seviye gösteren bir yoğunluk gözlenir (hypopyon). VViison hastalığında, kornea çevresinde sarı-kahverengi bir halka belirir (Kayser-Fleischer halkası). Korneada opa-siteler iltihap sonucu, mukopolisakkaridoz, sisti-noz gibi metabolik hastalıklarda ve A hipovitaminozunda görülür. Kornea refleksine, bükülmüş bir pamuğu yandan korneaya hafifçe değdirerek bakılır. Göz kapaklarının kapanması, refleksin varlığını gösterir.

Sempatik uyarı gözbebeklerinin genişlemesine (mydriasis), parasempatik uyarı ise daralmasına (myosis) neden olur. Bir gözbebeğine ışık kaynağı yöneltildiğinde, uyarının optik sinir aracılığı ile diğer gözbebeğine iletilmesi sonucu, öteki pupilla da daralır. Akomodasyon sırasında myosis gelişir. Argyll-Robertson refleksi, ışığa karşı reaksiyonun kaybolması, buna karşın uyuma bağlı olan reaksiyonun bulunmasıdır. Nörosifiliste bulunur. Anizokori (iki pupillanm eşitsizliği) normal kişilerde de görülebilir. İritis, nö-rosifilis, tüberküloz, menenjit, sempatik sinir felci anizokori nedeni olabilir. İris doğumda genellikle gri-mavi renktedir, pigment oluşumu ile gözün-normal rengini kazanması daha ileri aylarda olur.

İris, mercek ve retinanın muayenesi oftalmoskop ile yapılır. Alet + 10 a ayar edilerek retinaya bakılır. Normalde göz merceği saydamdır. Rubella sendromunda, gaiaktozemide ve hipoparatiroidizmde katarakt görülür.
Yüksek konsantrasyonda oksijen tedavisi yapılan prematüre bebeklerde, lens arkasında opak bir kitle olarak görülen retrolental fibroplazi gelişebilir ve körlüğe yol açabilir.

Normal yenidoğan ve sütçocuğunda makulada düzensiz pigmentasyon ve retinada soluk bölgeler gözlenebilir. Oftalmoskopik muayene ile toxoplazmosis ve sitomegalik inklüzyon cisimciği hastalıklarında korioretinit; Tay Sachs ve Niemann Pick hastalıklarında kırmızı leke; kafa içi basıncı artması ya da retrobulber nevrit sonucu oluşabilen optik atrofi saptanabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ