Boyun Yaralanmalarında Tedavi

Platismayı geçen herhangi bir boyun yarası, büyük damar yaralanması ihtimalinden emin olmak için acil cerrahi eksplorasyon gerektirir. Eğer hastada baş yaralanmasına bağlı olmadığı açık olan bir nörolojik defisit varsa arterin öncelikle tamiri ve beyine kan akımının yeniden tesisi, beyindeki iskemik enfarktüs alanını daha öldürücü olan hemorajik infarktüse çevirdiği için, nörolojik defisiti daha kötüleştirecektir. Böyle vakalarda karotis arteri bağlanmalıdır. Yüksek hızlı mermilerle hasar görmüş arterler debridmana (kötü dokuların kesilip atılması) ihtiyaç duyarlar. Mobilize damarların uç uca anastomozu tercih edilir, ama eğer belirli bir segment kaybedilirse, otojen bir ven grefti kullanılmalıdır. Vertebral arter yaralanmasının arterin subclavian arterden çıktıktan hemen sonra kemikler arasında seyrettiği için müthiş teknik problemleri vardır. Tamire girişmektense vertebral arteri bağlamak en iyisidir. Tek taraflı vertebral arter bağlanmasıyla basiler taraflı uygun olmayan irtibattan dolayı öldürücü orta beyin ve beyincik nekrozu izlenebilir. Bununla beraber sol vertebrali bağlanmış hastaların sadece yaklaşık olarak % 3’ünde ve sağ vertebrali bağlanmış hastaların %2’sinde bu komplikasyonlar gelişir. Kısmi olarak yaralanmış vertebral arterden massif bir kanama durumunda acil bağlamanın riskleri kabul edilmelidir.

Subclavian arter yaralanmalarına, kombine bir servikotorasik keşi yoluyla yaklaşılır. Tam (geniş) görüş alanı, bu zor ve çok sıklıkla öldürücü yaralanmaların tedavisinde başarılı olmak için anahtardır. Subclavian arterin bağlanması nisbeten emniyetlidir, ama tamir tercih edilen yöntemdir.

Venöz yaralanmalar en iyi olarak bağlama ile tedavi edilirler. Hava embolizmi ihtimali devamlı olarak akılda tutulmalıdır. Bu komplikasyonu önlemenin basit bir yolu kanama kontrol edilinceye kadar hastanın başını alçaltmaktır.

Özofagial yaralanmalar dikilmeli ve drene edilmelidirler. Drenaj tedavinin kalite esasıdır. Özofagusun geniş yaralanması, omurilik yaralanmaları ile birlikte olduğu için ekseriya derhal öldürücüdür. Sistemik antibiyotikler özofagus yaralanmalarında rutin olarak uygulanmalıdır.

Küçük larenks ve trakea yaralanmaları tedaviyi gerektirmez ama hava yolu tıkanıklığı varolduğu zaman acil trakeostomi yapılmalıdır. Eğer belirgin olarak tiroid kıkırdak yaralanması olmuş bulunuyorsa, destek sağlamak için geçici silastik bir larengeal stent yerleştirilmelidir. Mukozaya ait laserasyonlar stentin yerleştirilmesinden önce yaklaştırılmalıdır. Trakeanın uygun lokalizasyonlu küçük delinmelerinden trakeostomi için faydalanılabilir. Diğer taraftan debritman ve distal bir trakeostomi yapıldıktan sonra yaralar kapatılabilir. Geniş dairevi trakea yaralanmaları, rezeksiyon ve anastomoz veya sentetik materyallar kullanarak rekonstrüksiyon gerektirebilir.

Sinir yaralanması için primer sinir tamirine girişilmelidir. Bilateral vagus siniri yaralanması daha ileri hasarı önlemek için böyle bir yolla tedavi edilmelidir. Hematom oluşması, vertebra kırıkları veya yabancı cisimlerden omurilik baskılanması olduğu zaman, dekompresyon laminektomisi lüzumludur.

Boyunun kunt travması nadiren direkt cerrahi tedavi gerektirir. Daha sık olarak yumuşak dokular ezilir ve trakea baskılanmasına, solunum yetmezliğine sebep olabilen hematomlar gelişir. Bu durumda trakeostomi gerekir. Boyun kırıkları traksiyon ve kafa tası maşasıyla tedavi edilir. Servikal kırıkların cerrahi tesbiti ilerleyici parapleji olmazsa yaralanmadan üç hafta sonra gerekir, daha önce nadiren endikedir. Ana ve internal karotis arterler yırtılabilir veya intimanın bozulması (kesilmesi) oluşabilir ve damar rekonstrüksiyonu gerektirirler. Karotis arteriogramları teşhise esastırlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ