Brakiyal pleksus felci

Doğum sırasında brakiyal pleksusun tüm ya da bazı dallarının çekilmesi veya gerilmesi ol­dukça sıktır. Brakiyal pleksus felçleri genellikle tek taraflıdır. Sağ tarafta sola oranla iki kez sık­tır. Nadiren çift taraflıdır ve bu vakalarda önem­li fonksiyon bozukluğu ortaya çıkar. Obstetrik yöntemlerin gelişmesi ile brakiyal pleksus felçle­rinin sıklığı son zamanlarda azalmıştır.

Brakiyal pleksus felci genellikle iri çocuklar­da ve komplikasyonlu doğumlarda görülmekte­dir. Brakiyal pleksus felcinin en sık rastlanan tipi 5 ve 6. Servikal köklerin tutulduğu tiptir. Makat prezantasyonunda omuzun traksiyonu sırasında pleksusun gerilmesi ya da zor bir baş gelişinde çocuğun başının omuzdan ters tarafa döndürül­mesi ile pleksusun gerilmesi sonucu zedelenme bu duruma neden olabilir. Birçok vakada brakiyal pleksus kanama veya ödem ile basıya uğramış­tır. Traksiyon ilk önce 5. Servikal köklerin, daha sonra 6. Ve 7. Servikal köklerin gerilmesine ne­den olur. Bu nedenle en hafif pleksus lezyonu servikal 5. Ve 6. Köklerde görülür. Vakaların % 80 inde paralizi 5 ve 6 inci pleksusa sınırlı­dır cerb duchenne paralizisi). Bu pleksuslardan çıkan sinirlerin innerve ettiği deltoid, serratus anterior, biceps, teres majör ve supinatör kaslar etkilenir.

Hasta tarafta kol addüksiyon ve omuzdan içe rotasyon, dirsekse ekstansiyon ve pronasyon pozisyonundadır. 7 inci servikal kökün de zede­lenmesi durumunda bilek ve parmak ekstansör lerinde hareket bozulur ve elde fleksiyon defor mitesi gelişebilir. Serratus anterior, ramboid ve diğer periskapüler kasların denervasyonu omuz çevresinde motor yetersizliğe ve skapulada gev­şekliğe neden olur. Lezyon tarafından moro ref­leksi alınamaz. Yakalama refleksi vardır. Biceps refleksi triceps refleksine göre daha zayıftır ve­ya hiç yoktur. Muayene ile hissiyetin etkilendiği

Ni saptamak zordur. Erb duchenne paralizisi ile birlikte klavikula veya humerus kırıkları, radius başının kayması, omuz sublüksasyonu görülebi­lir. 4 üncü servikal sinirde lezyon varsa frenik sinir paralizisi de tabloya eşlik eder. Bu çocuk­larda taşipııe, siyanoz ve o taraf hemitoraksta solunum hareketlerinin azalması gözlenir.

8 ci servikal kökün zedelenmesiyle oluşan brakiyal pleksus felci daha nadirdir (klumpke paralizi). Bu tip brakiyal pleksus felcinde pa ralizi elin intrensek kaslarını ilgilendirir. Bilek ve parmakların fleksor kaslarında zayıflık var­dır. Yakalama refleksi yoktur.

Servikal sempatik sinirlerde zedelenme ol­duğunda tek taraflı horner sendromu gelişir. Duyu kaybı da olabilir.

Brakiyal pleksus. Felçlerinde tanı, çocuğun gözlenmesiyle konulabilir. O ekstremitede hare­ket ve refleksler yoktur. Doğumsal horner send­romu travma olmadan gelişen bir bozukluktur, servikal vertebra anomalisi, enterojen kist ve sa­ğırlıkla birlikte olabilir. Fraktürleri tanımak için radyolojik inceleme, diyafragma hareketlerini saptamak için fluoroskopi yapılır. Doğumdan 2 3 hafta sonra yapılan elektromiyografi ile harabi yetin derecesi belirlenebilir.

Tedavi, sağlam kasların çekmesini ve kon traktürlerin oluşmasını önlemek ilkesine dayanır. Humerusu abdüksiyon ve dışa rotasyon, dirseği fleksiyon durumunda tutmak için çocuğun kolu­nun üst kol gövde ile, ön kolun da üst kol ile 90° lik bir açı yapacak şekilde tesbit edilmesi ve bu uygulamanın doğumdan sonraki ilk 6 ay içinde aralıklı uygulanması önerilmektedir. Ancak bu tedavi şekli tartışmalıdır. Tutulmuş olan kolu yu­muşak pasif hareketlerle hareket ettirmek ve bu tedaviye doğumdan bir hafta sonra başlamak bugün için daha önem taşıyan bir uygulamadır. Kolun tespit edilerek uzun süre hareketsiz bıra­kılmasının kontraktür oluşmasını kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Kalıcı harabiyet varsa daha ileri yaşlarda rekonstrüktif ortopedik girişim gerekebilir. Bu ameliyatın 4 yaştan sonra yapıl­ması  önerilmektedir.

Yenidoğan döneminde prognozu değerlendir­mek oldukça zordur. Erb duchenne paralizisi genellikle tam şifa ile sonlanır. İyileşme süresi birkaç hafta ile 18 ay arasında değişir. Komplet brakiyal pleksus felcinde ve klumpke paralizisin de prognoz daha kötüdür ve çocukların büyük bir kısmında ciddi sekeller kalır. Kalıcı nörolo­jik belirtilerin yanısıra kas atrofisi, kontraktür

Ler ve ekstremite büyümesinde bozulma olur. Bazı çocuklarda nöro müsküler fonksiyon ve du­yu işlevinde düzelme olabilir, ancak normal kol ve el hareketleri yapılamaz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ