BRONŞEKTAZİ

Bronşektazi sıklıkla kronik bronşitinde beraberinde olduğu bronşial ağacın genişlemesini ifade eder. Bu durum eskiden geri dönüşsüz olarak düşünülürdü. Ancak şimdilerde bunun yanlış olduğu biliniyor. Vakaların %50’sinde tutulum bilateraldir ve genellikle alt loblardadır. Sadece % 10 vakada aynı taraflı alt lob tutulumu olmaksızın lingular veya orta lob tutulumu vardır. Her ne kadar antibiyotik devrinden önce bronşektazide operatif rezeksiyon tedavisi yaygın ise de akciğer enfeksiyonlarının antibiyotik tedavisi ile büyük ölçüde önlenmesi sonucu cerrahi tedavisi günümüzde çok nadirdir.

Hastaların %50’sinde semptomların başlaması 3 yıl öncesine dayanır. Bir çok vaka boğmaca gibi çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklardan birinin komplikasyonu olan pnömoni ile başlar. Nadiren mucovisidosis ve Kartagener triadı (situs inversus, sinusit, ve bronşektazi) gibi konjenital defektlerde patogenezde yer alır. Bronşektazi; akciğer apsesi veya tüberküloza bağlı bronş obstruksiyonu, tümörler ve yabancı cisim gibi zeminde var olan akciğer hastalıkları ile de birlikte olabilir. Bu hastalıkların çoğundaki ana özellik uzun süreli yıkıcı, bronşial enfeksiyon olmalarıdır. Bronşektazi teşhisi bronkografide tipik irregüler silindirik veya sakkuler bronş genişlemesinin görülmesi ile konur.

Bronşektazili hastalarda öksürük, balgam ve bazen nefes darlığı vardır. Sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları semptomları artırır. Yaşlı hastaların %50’sinde hemoptizi görülür. Küçük bir grup hastada balgam miktarı azdır. Bu duruma “kuru bronşektazi” denir. İlerlemiş vakalarda hastalıkla beraber akciğer fibrozisi veya amfizemde bulunabilir. Vakaların yaklaşık %75’inde çomak parmak görülür.

Tıbbi tedavi, postural drenaj, tütünün kesilmesi, antibiyotik uygulanması ve sinusit gibi altta yatan sebeblerin tedavisinden ibarettir. Havanın nemlendirilmesi, bronkodilatatörler ve ekspektoranlar sekresyonların temizlenmesini kolaylaştırabilir, üst solunum yolu enfeksiyonlarında tetrasiklin veya ampisilin gibi geniş spektrumlu antibiyotikler uygulanmalıdır. Belirtildiği gibi cerrahi tedavi sıkı bir tıbbi tedaviye rağmen cevap vermeyen lokalize (ör. bir lobu tutan) hastalıklarda geçerlidir. Yaygın akciğer amfizemi cerrahinin uygulanabilirliğini kısıtlayabilir. Seçilmiş vakalarda, lober hastalığı olan % 95 vakada rezeksiyon ile ilerleme sağlanır. İzole bir segmentle sınırlı kronik dirençli bir hastalığı olan vakalarda hayatın niteliği, cerrahi rezeksiyon ile belirli bir şekilde iyileştirilebilir. Özellikle orta ve lingular lob olmak üzere bilateral tutulumda cerrahi sonrası prognoz kötüdür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ