ÇEKİM KOMPLİKASYONLARI
ÇEKİM KOMPLİKASYONLARI
Çekimde meydana gelen komplikasyonlar bir hayli fazla ve oldukça çeşitlidir. Komplikasyonlar basit bir ağrıdan ağır, ölüme götüren septisemiye kadar değişir. Meydana gelen komplikasyonlar hemen çekimi takiben meydana gelebildiği gibi çekimden biraz sonra veya birkaç gün veya hafta sonra da meydana gelebilir.
Çekim komplikasyonlarını şu şekilde tasnif edebiliriz.
I — Anesteziye bağlı komplikasyonlar II — Hemen meydana gelen komplikasyonlar
a – Lokal
b – Genel III — Sekonder komplikasyonlar
I — Anesteziye bağlı komplikasyonlar:
Anestezi esnasında bazı komplikasyonlarla karşı karşıya kalmak her an mümkündür. Bu komplikasyonları kolay hatırda kalması bakımından aşağıdaki şekilde klasifiye etmeğe çalışacağız:
1 — Anestezide kullanılan enstürümanlar, enjektör, iğne, v.s. ile tekniğe bağlı komplikasyonlar
2 — Kullanılan anestezik ve bunlara ilave edilen maddelere bağlı komplikasyonlar
1 — Anestezide kullanılan enstrümanlar ve tekniğe bağlı komplikasyonlar:
a) Enjektör iğnesinin kırılması: Eski ve paslı iğne kullanılması: Hasta veya hekimin sert hareket etmesi sonucu iğne kırılabilir. İğnenin kırılış yeri çok kez ajutaja yakm kısımdır. Böyle bir kompli-kasyonla karşılaşmamak için daima yeni iğne kullanılmalıdır. En-jeksion esnasında iğneyi ajutaja kadar batırmamalıdır. Bu kaideye uyularak yapılan enjeksionlarda iğne kırılsa dahi bir pens vasıtası ile derhal tutulup çıkarılabilir. îğnenin kınlan ucu görülmediği takdirde arama işinin rötgen altında yapılmasına zaruret vardır.
b) Enfeksion.- İyi sterilize edilmemiş enjektör ve iğnesi kullanıldığı takdirde enjeksion bölgesinde enfeksion olayları zuhur eder. Anestezik solüsyonun steril olmaması sonucunda enfeksionun olaylarının zuhur edeceğini hatırdan çıkarmamak gerekir. Tedavi için yüksek doz antibiotik gereklidir.
c) Trismus: Enjektör iğnesinin kas ve ligamanları irrite etmesi veya enjeksiona enfeksion inzimam etmesi sonucu çeneyi açıp kapayan kasların iltihabi enfiltrasyona uğraması sonucu trismus meydana çıkar. Trismus meydana geldiği takdirde, yüksek doz antibiotik kullanılması ile birlikte fizik tedavi ve bazı durumlarda meka-noterapi yapılması gereklidir.
ç) Enjeksion esnasında anormal ağrı: Şahsın hipersansibilite-sinden veya sensitif sinirlerinin direkt piküründen ileri gelir. Bunların dışında, iğnenin adele veya ligamanlara batırılması, parotis loju veya ekleme girilmesi, izotonik olmayan solüsyon kullanılması iğnenin kalın ve kunt olması, iğnenin müteaddit defalar batırılması, solüsyonun soğuk olması ve süratle yapılması gibi durumlarda da anormal ağrı meydana gelir.
d) Anestezinin normalden uzun sürmesi: Gerek anestezik maddenin gerekse anestezi enstrümanlarının steril olmaması sonucu meydana gelen iltihabın sensitif sinirleri irrite etmesi veya ucu çengelli iğne kullanılması sonucu sinirin travmatize edilmesine bağlı olarak ortaya çıkar.
e) Enjektör ve iğnesinin dezenfeksionu için kullanılan kimyevi maddelere bağlı olarak meydana gelen komplikasyonlar: Anestezi enstrümalarmm steril olarak kimyevi maddeler içinde muhafaza edilmesi, bu maddelerin enjektör için de kalıp dokuya verilmesi ve burada irritasyon ve hatta eskarlar meydana gelmesine sebebiyet verir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için enjeksion takımlarının her seferinde kaynatılarak kullanılması icap eder.
f) Kanama ve hematom: Pek önemli bir komplikasyon değildir. Ya iğnenin damarları delmesi veya eski kullanılmış, ucu balık oltası gibi olmuş iğnenin herhangi bir daman yırtması sonucu meydana gelir. Kan doku içinde geniş bir şekilde yayılır. Kanama bozukluğu olan şahıslarda yaygın bir kanama söz konusu olabilir. Kanama an-kiste olarak hematom tarzında gelişebilir. Normal şartlarda müdahaleyi gerektirmez. Büyük hemtomlarm steril şartlarda boşaltılması gerekebilir.
g) Tekniğe bağlı sinirsel komplikasyonlar: Nadir rastlanan komplikasyonlardandır. Fakat zuhuru halinde hekim ve hastayı bir hayli endişeye sevk eder.
gl) Yüz felci: Mandibuler anestezi yapılırken iğnenin derine yani parotis lojuna kadar ilerletilmesi sonucu fasyal sinir dallarmı anestezik solüsyonla bloke edilmesine bağlı olarak meydana gelir. Felç anestezik maddenin tesir süresince kalır sonra kaybolur yüz normal tonisite ve motolitesini kazanır. Çok nadirde olsa felç gerilemeyebilir. Bu takdirde genel tedavi prensipleri uygulanır.
g2) Okülomotor sinir felci: Üst çene sinirin foramen rotundum yolu ile tam blokaje esnasında meydana gelebilir. Göz hareketlerinde mahdudiyet ile kendini belli eder, geçicidir. Felç anestezik madde elimine oluncaya kadar sürer.
g3) Optik sinirin felci: Nadir bir komplikasyondur. Foramen ro-tundumdan maksiller sinirin anestezisi esnasında zuhur eder. Pro-nostik yukarıdaki gibidir. ,
h) Anestezinin tutmaması: Teknik hataya bağlı bir komplikasyondur. İltihaplı doku civarına yapıldığı takdirde anestezik madde iyi tesir etmez. Toksikomonlarda anestezinin iyi tesir etmediğinden klasikler bahsetmektedir.
2 — Kullanılan anestezik ve bunlara ilave edilen maddelere bağlı komplikasyonlar:
Lokal anestezik maddelerin yan tesirleri bugün eskiye nazaran bir hayli azaltılmış durumdadır. Bu bakımdan pek sık komplikasyo-na tesadüf edilmemektedir. Fakat buna rağmen kullanırken ihtiyatı elden bırakmamalıdır. Anestezik maddelerle meydana gelen komplikasyonlar klini kolarak ekseriya selim olmakla beraber vahim bir sonuca da gidebilir. Anestezik maddeleri mümkün mertebe düşük konsantrasyonda kullanmak uygun olur. Solüsyonun konsatrasyo-nu ne kadar düşük ise komplikasyon nisbetide o kadar azdır. Bu kategoride mütalaa edilen komplikasyonlan etipatojenik olarak refleks, toksik ve allerjik arızalar olarak ayırabiliriz.
a) Refleks arızaları: Nörovejetatif distonili şahıslarla sıklıkla görülür. Klinikte defayans ve senkop olarak kendini gösterir. Korku hissi, iğnenin batması, reflex inhibisyon, ağrı hissi tablonun meydana çıkışına sebep olur. (Bu konuda geniş bilgi şuur kaybı bölümü de verilmiştir).
b) Toksik arızalar: Pratikte kullanılan anestezik maddelerin, anestezik dozlarında toksik tablo meydana gelmez. Bu arızanın meydana gelmesi için ya teknik hata veya şahsın hassasiyet eşiğinin çok düşük olması gerekir. Klinikte serebral kortikal stimülasyona bağlı arızalar, konvülsiyonlar ile ortaya çıkar. Basit vakalarda anestezik maddenin verilmesinin kesilmesi ile semptomlar geriler ve kaybolur. Fazla stimüle olan hastalarda nembutal ve seconal gibi barbutirik-ler derhal intra venöz olarak verilmelidir. Bunlara ilave olarak oksijen inhalasyonu yapılmalıdır.
c) Allerjik arızalar: Spesifik antijen antikor reaktionu uyandıran anestezik maddeye bağlı olarak ortaya çıkar. Klinikte kaşıntı, ürtiker, anjonörotik ödem, mukozalarda konjestion (rinit, asmatik belirtiler) ile ortaya çıkar. Basit allerjik arızalar, kalsium ve anti-histaminikleri tatbiki ile süratle geriler. Anjionörotik ödem, glottis ödemi ve kardıovasküler kollaps gibi ağır bir tablo karşılaştırıldığı takdirde aşağıdaki tedbirlerin alınması ile birlikte hastahaneye sevk çareleri aranmalıdır.
— Hasta derhal Trendelenburg vaziyetine getirilir.
— Damar içi veya adele içine derhal bir kortikosteriod mesela soludecadron yapılır.
— Deri altma 1/100 adrenalin solüsyonundan 0,1-0,5 cc enjekte edilir. Gerekirse 15-20 dakika ara ile tekrarlanır.
— Bronş spazmı teessüs etmişse, ve kan basmcıda çok düşük değilse 0,24-0,48 gram aminophylline 10 cc serum fizyolojik içinde damardan yavaş yavaş verilir,
— Oksijen inhalasyonu yapılır.
— Bütün tedaviye rağmen kan basıncı düşük kalan hastalara damar veya adele içi yolla 15 mgr mephentermine sulfate veya gene ayni miktar methylamphen tamine yapılır.
— Antihistaminikler tatbik edilir.
Anestezi komplikasyonlarmda tedaviyi şu şekilde özetleyebiliriz:
1 — Teneffüsü temin
2 — Kalbe ihtimam
3 — Gerekli medikal ilaçların tatbiki
(Bu konular hakkında geniş bilgi şuur kaybı bölümünde verilmiştir.)








Leave a Reply