Cinsellik, Enerji ve İlişkiler
Erkeklerle kadınlar arasındaki ilişki çağlar boyunca filozoflar, bilim insanları ve düşünürleri şaşırtmış ve kafalarını karıştırmıştır. Cinsellik bütün toplumların tarihine yayılan bir danstır. Çağlar boyunca insanoğlunun etkinliklerini meşgul etmiş ve hâlâ kültürleri bir açmazda tutan bir ritüeldir. Çok uzun bir süre varolmuş ve tarih boyunca herkesin yaşamının bir parçası olmuş bir şey için, insanlığın cinsellik konusunda uzmanlık kazanmış olacağı düşünülebilirdi.
Yine de günümüzde, cinsel ilişkilerimiz insanların kafalarını çeşitli biçimlerde karıştırmaya, serseme çevirmeye devam ediyor. Bir yandan tutku ve sevgi yaratıyor, romans ve hazzı tutuşturuyor ve hayatı yaşamaya değer kılan isteğin alevlerini yakıyorlar. Ama diğer yandan cinsellik aynı zamanda toplumdaki çok sayıda sorunun nedenleri olan bir olumsuzluk ve yıkım kaynağıdır.
Cinsellik, duyguları ve düşünceleri besleyip istek dürtüsünü yaratarak beden boyunca hareket eden yaratıcı bir kuvvettir. Ham ve arıtılmamış halinde olan hazdır. Bu enerji, doğru biçimde anlaşılmaz ve kullanılmazsa, yaşamlarımızda doyumsuzluk, yıkım ve genel anlamda mutsuzluğun nedeni olur. Erkek ve kadının, gündüz ve gecenin ikiliği kadar temel olan cinsel enerji, hem acı hem de hazzın kaynağı olabilir.
Cinsellik ateşin kuvveti gibidir. Akıllıca kullanıldığında, yaşamlarımızın kalitesini oldukça arttırır. Ateşle evlerimizi ısıtabilir, yiyeceğimizi pişirebilir, karanlık odalarımızı aydınlatabiliriz. Ama ateşi yanlış bir şekilde kullanırsak, örneğin ocak yerine çatıya koyarsak, kaçınılmaz olarak bütün evi yakıp kül ederiz. Ateşin kendisi şeytani, hatta kötü bile değildir, sadece olumlu bir şekilde yönlendirilmesi gereken bir kuvvettir. Aynı durum cinsellik için de geçerlidir; doğru biçimde kullanırsak, bize inanılmaz bir haz verir, ama bu enerjinin rehberlik ya da bilgi olmadan taşkınca davranmasına izin verirsek, fiziksel ve duygusal hayatımızı yok etme potansiyeline sahip olur.
Günlük ilişkilerimizde cinsel ilişki konusunda genel anlamda bir tatminsizlik olmasının dışında, tecavüz, cinsel istismar ve şiddet gibi kötücül eylemlerle de karşılaşıyoruz. Toplumda cinsellik konu başlığı çevresinde dönen sorunların sayısı muazzamdır. Bu enerjinin olumlu biçimlerde nasıl kullanılacağı yönündeki tekrarlı soru dünyanın her tarafında duyulabilir.
Taoculuk geleneğinde, cinsel ilişki Batı’da olduğundan tamamen farklı bir bağlamda görülmüştür. Cinsel enerji büyük bir günah olmaktansa sağlık ve canlılığa giden, ayrıca tanrısal olanla yakın bir bağ kurmanın bir yolu olarak düşünülürdü. Bu tanrısallık hepimizin doğasında varolan bir bütünlük ve tamlık hali olarak görülür.
Doğu geleneklerinde, erkek ve kadın bu evrensel bütünün karşıt yanlarını temsil eder. Her biri birbirine katıp karışması bütün olguları meydana getiren kozmik yaratıcı kuvvetlerin – yin ve yang, dişil ve eril, Gök ve Yer – dünyevi bir görünümüdür. Erkek ve kadın cinsel ilişki sırasında birleştiğinde, Gök ve Yer de birleşir.









Leave a Reply