Çocuklarda Bağışıklık Sistemi

Bağışıklık (immunite), Latince «immunis» vergi vermeyen sözcüğünden türemiştir. Bugün bağışıklığı, vücuda giren yabancı maddelerin nötralize edilmesi, dışarıya atılması veya meta-bolize edilmesi için vücudun geliştirdiği tüm fiz­yolojik mekanizmalar şeklinde tanımlamak müm­kündür.

İnsan vücudu yabancı madde ile karşılaş­tığında değişik şekillerde reaksiyon verir. 1906 yılında Von Pirquet bir hayvan veya insanın yabancı madde ile karşılaştığı zaman kazandığı değişik şekilde reaksiyon verme, yeteneğine «allerji» ismini vermiştir. Bir organizmaya veril­diğinde antikor yapımına yol açan ve antikorla özgül reaksiyona giren maddelere de «antijen» ismi verilir. Antijenler genel olarak ekzojen ve endojen olmak üzere iki grupta toplanabilir. Ek­zojen antijenler, çeşitli mikroorganizmalar (vi­rüs, bakteri, vb) ile inhalan, küf ve dış ortam­dan vücuda giren antijenleri kapsamaktadır. En­dojen antijenler ise heterolog, otolog ve homo­log antijenlerden meydana gelir.

Bebek, uterusun steril çevresinden ayrıldığı andan itibaren bakteri, virüs, mantar, protozoon ile atmosferden inhale edilen veya beslenme sı­rasında alman maddeler gibi pekçok yabancı antijenlerin hücumuna uğrar. İmmun sistemin görevi, bu ajanların lokal tutulumunu veya sis-temik dağılımını engellemek ya da geciktirmek­tir. Aynı zamanda immun sistem, otoimmun hastalıkların ve malignansilerin gelişimini ön­ler. İmmun sistem dört ana unsurdan oluşmuş­tur. Bunlardan birincisi antikora bağlı hümoral immunite (B hücresine bağlı immunite) dir. Ke­mik iliğinden kaynaklanan lenfositler CB hücre­leri) ile sekresyonlar, plazma ve interstisyel alan­larda bulunan immunoglobülinler tarafından oluşturulur. İkincisi olan hücresel immunite ise kandaki ve periferik lenfoid dokudaki timusa bağlı lenfositler (T hücreleri) tarafından oluş­turulur. Üçüncüsü olan fagositlk sistem kanda ve dokularda bulunan ve mikroorganizmaları sindirip öldürmekle görevli makrofajlar ve po-limorf nüveli lökositlerden meydana gelir. B hüc­releri  immunoglobülin yapan  hücrelerin  öncüleridir. T hücreleri ve mononükleer hücreler im­munoglobülin yapmazlar, ancak her ikisi de B hücre fonksiyonu için gereklidir. T hücreleri im­munoglobülin sentezini düzenler, makrofajlar immun yanıtın oluşmasını sağlar. Dördüncü un­sur olan kompleman sistemi immun sistemin ka­lan kısmıyla sinerj ist çalışarak bakteriyel infeksiyona direnci arttırır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ