Çocuklarda Echinococcosis (kist hidatik)

Echinococcus granulosis, nadir olarak da E.multilocularis, E.oligarthrus, E.vogeli larva­ları insanda hidatik hastalığına «echinococco­sis» neden olur. Hastalık Akdeniz bölgesinde, Rusya, Güney Amerika, Güney Afrika ve Avust­ralya’da endemiktir.

E.granulosus’un erişkin şekli köpek ve ke­di gibi hayvanlarda barınır. Ekinokok infeksi­yonu hayvancılık yapılan bölgelerde yaygındır. Koyun, sığır gibi ara konaklar yumurtaları ağız yoluyla alırlar. Bu hayvanların çeşitli organla­rında hidatik kistler oluşur. Kistli organların kö­pekler tarafından yenmesiyle infeksiyon gelişir. İnsanlara infeksiyon, köpekle direkt temasla ve­ya infekte köpeğin dışkısı ile çevreye yayılan E.granulosus yumurtalarının alınmasıyla bu­laşır.

Duodenumda yumurtadan embriyo çıkar, barsak duvarına penetre olur ve karaciğere ge­lir. Embriyolar karaciğerden akciğerlere veya sistemik dolaşımla diğer organlara  da yayılabilir. Embriyolar gittikleri yerlerde ya konak tarafından harap edilir veya hidatik kistleri oluşturur. Bu kistlerin çapı 20 cm ye kadar bü­yüyebilir. Kist içinde germinal tabakada çok sa­yıda larva skoleksleri ve yavru kistleri bulunur. E.granulosus insanda yaşam evresini tamam­layamaz, kist evresinde kalır.

Klinik bulgular.Hidatik kistli kişilerin bü­yük bir kısmı asemptomatiktir. Kistlerin büyü­mesi yavaştır ve edinilen infeksiyon ancak bir­kaç yıl sonra klinik belirti vermeye başlar.

Kistlerin en- sık lokalizasyonu karaciğer ve akciğerlerdir. Çocuklarda akciğerlerde daha sık rastlanır. Kistler nadiren dalak, periton, böbrek, kemik, orbita boşluğu, beyin, kalp ve üreme or­ganlarına da yerleşebilir. Kistler üniloküler, çev­resi belirgin, içi sıvı ile dolu yer kaplayan ya­pılar şeklindedir. Beyin ve akciğer gibi destek dokusu zayıf olan bölgelerdeki kistlerde semp­tomlar oldukça erken çıkar ve komşu dokula­ra açılma riski yüksektir. Kistlerin plevra veya periton boşluklarına yayılması ciddi klinik tab­lolara neden olabilir. Akciğer hidatik kisti tek­rarlayan ateş, paroksizmal öksürük, göğüs ağ­rısı, dispne, hemoptizi, bronşa açılma olursa kist sıvısının ve membramn ekspektorasyonu gibi klinik belirtilere neden olur. Karın ağrısı, kusma, hepatomegali, obstrüktif sarılık karaci­ğer tutulmasının işaretleridir. İntrakranial hi­datik kist epilepsi, kişilik değişiklikleri, intellek-tüel bozukluklar, KİBAS belirtileri ve nörolojik bozukluklar gibi beyin tümörü bulgularına ben­zer belirtilere yol açar. Orbita kistleri propto-sise neden olur. Kemik lokalizasyonunda medül-ler büyük bir kist oluşur ve spontan kırıklara neden olabilir.

Kist sıvısının dışarıya yavaş yavaş sızması ailerjik semptomlara, özellikle ürtikere neden olur. Kistin ani rüptürü ile ağır anafilaksi tab­losu gelişir. Rüptürü izleyerek metastatik kist­ler oluşur.

E.multilocularis tilki, kedi ve köpeklerde infeksiyona neden olan bir başka sestoddur. Bu parazitle infeksiyon insanda nadir olmakla bir­likte malign hidatik hastalığı olarak bilinen ağır tabloya yol açar. Karaciğer gibi organlarda bir­çok küçük kistler oluşur. Bunlar çoğalır ve çev­redeki dokuları harap ederek hızla yayılır. Prognoz ağırdır. İnfeksiyonun yayıhmı önlene­mez. Cerrahi girişim tehlikelidir.

Tanı: Kist varlığı toraks veya batının rad­yolojik incelenmesinde saptanır. Ultrasonografi veya bilgisayarlı tomografi ile kistik yapı daha iyi belirlenir. Kompleman fiksasyon, indirekt fluoresan antikor, hemaglütinasyon gibi serolo-jik testler % 85 vakada pozitiftir. «Hidatid ELİSA» testi, double diffusion «Arc 5» testi gi­bi yeni ve duyarlı serolojik testler de geliştiril­miştir. Kistlerin cerrahi yoldan çıkarılmasından bir süre sonra antikorlar tamamen kaybolur ve testler negatifleşir. Casoni deri testine yanıt de­ğişken olduğundan güvenilir bir yöntem değil­dir. Ancak serolojik inceleme olanağı bulunma­dığı zaman uygulanmalıdır. Kist bronşa açılmış­sa balgamın mikroskopik muayenesi tanıya yar­dımcı olabilir. Kistler tanı amacıyla kesinlikle aspire edilmemelidir.

Tedavi ve korunma: Küçük veya kalsifiye karaciğer kistlerinde tedavi girişimleri yapıl­maz. Büyüyen veya semptomatik karaciğer kist­leri cerrahi yoldan çıkarılır. Akciğer ve kemik kistlerinde de cerrahi tedavi önerilir. İnfeksiyo­nun yayılmasını önlemek için kist çıkarılmadan önce içine iyot veya konsantre tuz solüsyonu injekte edilmelidir.

Son yıllarda uzun süreli mebendazole C40 mg/kg/gün 3-8 ay) tedavisi ile bazı hastalarda kistin büyümesinde duraklama, hatta küçülme olabileceği bildirilmektedir.

Hidatik kistli hayvanların organlarının kö­peklere yedirilmemesi, köpeklere düzenli olarak tenya’ya karşı ilaç verilmesi ile hastalık kont­rol altına alınabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ