Çocuklarda T-Hücresi Yetersizlikleri

Timus ve paratiroidler intrauterin dönemin 6-8 inci haftasında 3. ve 4. faringeal keseden epitelial invajinasyon ile gelişir. Gestasyonun 12. haftasında ise timus kaudal olarak migrasyona başlar. Dudak filtrumu, kulak tüberkülü ve aortik ark diferansiyasyonu da aynı dönemde ol­maktadır. DiGeorge sendromu gestasyonun 12. haftasında normal embriyolojik gelişmedeki bir duraklama sonucu ortaya çıkan timus aplazisi veya hipoplazisidir. Bazı hastalarda anormal lokalizasyonlu bir timus saptanabilir. Bazen de timusun histolojik yapısı normaldir, ancak hac­mi çok küçüktür. Böyle hastalar parsiyel Di­George sendromu olarak kabul edilir. Bu çocuk­larda zamanla timus hipertrofiye olur ve immun durum da normale döner. Tam gelişmiş (komplet) DiGeorge sendromunda anormal bir yüz şekli (düşük kulaklar, kulak sayvanında anor­mal kıvrım, balık ağzı, hipertelorizm, küçük çe­ne, antimongoloid gözler), hipoparatiroidi, kon-genital kalp hastalığı (aortanın transpozisyonu, trunkus arteriosus, Fallot tetralojisi, pulmoner venöz drenaj anomalisi gibi) ve hücresel immun yetersizlik vardır.

Klinik bulgular

DiGeorge sendromu doğumu hemen izleyen günlerde semptomların ortaya çıktığı bir kaç im­mun yetersizlikten birisidir. İlk 24 saatte standart tedaviye dirençli bir hipokalsemi vardır. Değişik tipte kongenital, kalp bulguları yamsıra renal anomali de bulunabilir. Hastalarda değişik viral, bakteriyel, fungal veya protozoal etkenlerle olu­şan, tekrarlayan veya kronikleşen infeksiyonlar görülür. Pnömoni, mukozalarda kronik kandida infeksiyonu, diyare ve büyüme geriliği gelişebi­lir. Parsiyel DiGeorge sendromlu hastalarda hüc­resel immunitede spontan düzelme olabildiği gi­bi bazı vakalarda da T-hücre yetersizliği başlan­gıçta olmamasına karşın ilerde görülebilir.

Laboratuar bulguları

DiGeorge sendromu şüphesi olan her hasta­da T-hücre immunitesinin değerlendirmesi yapıl­malıdır. Bu hastalarda lenfosit sayısı genellikle 1200/mm3 altındadır, normal veya yükselmiş sa­yıda da olabilir. Lateral grafide ön mediastende timus gölgesi saptanamaz. T-hücre rozeti büyük ölçüde azalmıştır. Periferik kandaki lenfositle­rin PHA ve allogeneik hücrelere yanıtı yetersiz­dir. Zamanla spontan remisyon veya bozulma olabileceğinden T ve B hücre immunitesi belirli aralıklarla incelenmelidir.

Hipoparatiroidizm tanısı düşük kalsiyum, yükselmiş fosfor ve parathormonun yokluğu ile konulur.

Köngenital kalp hastalığı doğumdan hemen sonra tanınabilir, hafif veya ağır olabilir. Esofagus atrezisi, bifid uvula ve üriner sistem ano­malisi gibi köngenital anomalilerin varlığı araş­tırılmalıdır.

immünolojik tanı

T-hücre immunitesinin yokluğu doğumdan başlayan, lenfositlerin PHA ve allogeneik hücre­lere yanıtsızlığı ile saptanır. Nadiren başlangıç­ta bozuk iken immun durumu zamanla düzelen veya normal iken zamanla bozulan vakalar ola­bilir.

Bazı hastalar normal B-hücre immunitesi (normal immunoglobülinler ve immunizasyona karşı normal antikor yanıtı) gösterir. Bazı has­talarda ise anormal immunoglobülin düzeyleri ve antijenik stimülasyona bozuk antikor yanıtı saptanır. Nadiren T ve B hücre immunitesinin tam yokluğu ile ağır kombine immun yetersiz­lik bulgusu görülebilir.

Ayırıcı tanı

Anormal yüz şekli, köngenital kalp hastalığı ve hipoparatiroidisi olan çocuklarda T-hücre in­celenmesi tanıyı koydurur. Bu arada köngenital kalp hastalığı olan ve konjestif kalp yetersizliği gelişen çocuklarda da geçici hipokalsemi oluşa­bileceği unutulmamalıdır. Yenidoğan döneminde DiGeorge sendromu ve ağır kombine immun ye­tersizlikte immünolojik inceleme sonuçları bir­birine benzer. Diğer bulgular, bu iki hastalığı biribirinden ayırmaya yardım eder.

Tedavi

DiGeorge sendromlu yenidoğana, fetal timus nakli T-hücre yetersizliğini kalıcı olarak düzel­tir. Graft versus hoşt (GVH) reaksiyonunu önle­mek için timusun alındığı fetusun 4. gestasyon haftasından daha küçük olması gerekmektedir. Bazı hastalarda timozin ve epitelial timus nakli ile de çok iyi sonuçlar alınmıştır.

Hipokalseminin tedavisinde kalsiyum uygu­laması tek başına yeterli olmamaktadır. Kalsi­yum, D vitamini veya parathormonla birlikte ve­rilmelidir.

Köngenital kalp defekti sıklıkla konjestif kalp yetersizliği ile sonuçlandığı için erken cer­rahi girişim gerekmektedir. Fetal timus naklin­den önce cerrahi girişim gerektiğinde kan uy­gulamalarında GVH reaksiyonunu önlemek için 3000 B ile ışınlanmış kan kullanılmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ