Engellenme – çatışma

Engellenme – çatışma
İnsan davranışları bir amaca yöneliktir. Her zaman hedeflenen amaca ulaşılamaz. Belirli bir hedefe yönelen davranışın, amaca ulaşmasının önlenmesine en­gellenme denir. Amaca ulaşmayı önleyen etken de engel dir.

Engellenme: İstek, ihtiyaç ve davranışların hedeflenen sonu­ca ulaşmasının önlenmesi.

Engeller; bedensel, ruhsal, çevresel ve topsumsal olabilir. Havanın çok soğuk olması nedeniyle sokağa çıkamamak fiziksel engele, çocuğun boyu­nun yetmemesi nedeniyle masaya ulaşıp istediğini alamaması bedensel bir engele, zihne takılan bir sorunu nedeniyle kararsızlık içinde olması ruhsal engele, çok kızdığı halde babasına veya annesine karşılık verememek top­lumsal engele örnek verilebilir.

Hangi kaynaktan engellerle olursa olsun organizmada engellenme hayal kırıklığı yaratır. Hayal kırıklığı engellenme sonucunda ortaya çıkan gerilim durumu­dur. Engellenmenin derecesine göre az veya çok şiddette ortaya çıkar. Hayal kırıklığına uğrayan insanda; gerginlik, saldırganlık veya içe dönme, hayal kurma yo­luyla ona ulaşma, amaçsız tekrarlı hareketler ağlama, durmadan konuşma gibi tepkiler görülebilir.
Hayalkırıklığı (düşkırıklığı):Engelllenmenin yarattığı gerilim du­rumu.

Çatışma: daha çok insanın içinde oluşan tartışmalardır. Birey iki veya daha fazla seçenek arasında kalmıştır. Yani aynı anda iki ya da daha fazla motivin aktif olması haline çatışma denir. Çatışma halinde insan seçe­nekler arasında kararsız kalır. Seçeneklerin aşağı – yukarı eşit güçte istek uyandırması gerekir. İstek ne kadar güçlü ise seçmek o kadar güçleşir, kararsızlık dönemi daha uzun sürer.

Kararsızlık:, gerilim yaratır. Organizma gerilinv den kurtulmak ister. Seçenekleri karşılaştırır, sonunda kendisi için en iyi olduğunu sandığı seçeneği tercih eder. Birini seçmek, diğerlerini elemek yani engellemek demektir. Karar verilmesi durumunda tercih edilen seçenek insana istediği ve beklediği doyumu sağlamazsa, pişmanlık duygusu gelişir: Düşüncelerde “Ah keşke…”nin ağır basması pişmanlığın ifadesidir. Karar sonu­cunda uğranılan hayal kırıklığının derecesi, pişmanlıktaki gerilim düzeyini artırabilir.

Çatışma, istek ve eğilimlerin yönüne göre üç şekilde ortaya çıkar:

Çatışma: Uzlaştırılamayan istek ve eyilimlerin bireyi aynı za­manda ve yaklaşık güçte etkileme­si.
Kararsızlık: Kararsız olma karar verememe hali.
Pişmanlık: Yaptığı şeyden veya verdiği karardan memnun ol­mama hali.

• Yaklaşma – yaklaşma çatışması: Aynı anda iki istenen durumun çatışmasıdır. Örneğin, televizyonda aynı saatlerde, iki ayrı kanalda yayınlanan seyretmek istediğiniz filmlerin bulunması veya çok beğendiğiniz iki ayakkabıdan birini seçmek durumunda olduğunuz zaman içine düştüğünüz kararsızlık, bu tür bir çatışmadır.
• Kaçınma – kaçınma çatışması: Aynı anda istenmeyen iki durumdan birini seçmek zorunda olduğumuz zaman ortaya çıkan çatışmadır. Örneğin, ame­liyat olması gereken bir hastanın hem ağrı çekmek istememesi, hem de ameliyat olmaktan kaçınması gibi.
• Yaklaşma – kaçınma çatışmas: İstenmeyen ama yapmamız gere­ken bir durumla yapmak istediğimiz durumun çalışmasıdır. Örneğin, pastayı se­ven ama şişmanlığı sebebiyle yememesi gereken insanın içine düştüğü durum veya pikniğe gitmek isteyen ama ders çalışmak zorunda olan öğrencinin yaşa­dığı çatışma bu türdendir.

Bu tür çatışmalar, ikiden fazla seçenek arasında da olabilir veya aşamalı olarak ortaya çıkabilir. Ders çalışmaktan hoşlanmayabilirsiniz ama liseyi bitirmek, üniversiteye gitmek gibi bir plânınız varsa, şu anda bazı sıkıntılara katlanmanız gerekir.

Çatışmalar yalnızca insanlarda görülmez. Hayvanların da çatışmalara düştüğü araştırmalarla ortaya konmuştur. Buridan’ın eşeği buna güzel bir örnektir. Bir eşeğe aynı uzaklıkta, aynı miktarda, aynı tazelikte ot konulmuş, eşek “hangisini önce yesem ki,” çatışmasına girmiş ve açlıktan ölmüştür.

Dengelenme (Homeostatls): Engellenme, çatışma, yetersiz veya aşırı uyarılma, stres gerilim yaratır. Ge­rilim organizmanın kararlı iç çevre düzenini bozar. Bozulmuş bir iç düzen, insanın yaşaması için uygun değildir. Bozulan dengeyi yeniden kurmak için organizma otomatik olarak faaliyete geçer.

Otonom sinir sistemi, organların irade dışı çalışmasını denetleyen sistem­dir. Bu, sempatik ve parasempatik sistemlerin karşılıklı ve biribirine zıt çalışmalarıyla sağlanır. Normal çalışma düzeninde bu sistemler, tam bir denge halindedir. Bu durumda organizma kararlı bir iç çevre içindedir. Herhangi bir ne­denle denge bozulduğu zaman, sistemlerden biri bazı organların çalışmasını hızlandırır (solunumun sıklaşması, kalp atışının hızlanması gibi), bazı organların çalışmasını da yavaşlatır, (tükrük salgısının azalması gibi). Diğer sistem tam tersi bir faaliyete girer. Yani kalp atışlarını yavaşlatıcı, tükrük salgısını artırıcı bir çalışmaya girer. Yeniden denge sağlanıncaya kadar bu faaliyet devam eder. Bu dengelenme (homeostatis) dir. Organik denge sağlandıktan sonra, psikolojik gerilim yavaş yavaş çözülür. Birey, içinde bulunduğu duruma uyum sağlamış olur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ