Entoksikasyonlar ve Tedavi Yöntemi

ENTOKSİKASYONLAR

BESİN ZEHİRLENMESİ

MANTAR ZEHİRLENMESİ

Ülkemizde oldukça sık görülen bir zehirlenme türüdür. Doğu Anadolu’dan İstanbul’a göç edip yerleşenler, kendi köy ve kasabalarında yemeğe alıştıkları bazı zehirsiz mantar türlerine benzeyen mantarları, sonbahar ve ilkbahar aylarında İstanbul çevresindeki korulardan toplayıp yemekte ve kitlesel olarak zehirlenmektedirler. Pek çoğu Amanita phalloides türünden olan bu mantarlar son derece toksik olup pek çok kişinin yok yere ölümlerine neden olmaktadır. Çocukların mantar zehirlenmesine dayanıklılıkları erişkinlere bakarak çok azdır. Mantar zehirlenmesi tedavisinde hekimin gayet enerjik bir tedavi uygulaması gerekir. Bu konudaki bilgi ve deneyim eksikliği, birçok kişinin ölümüne zemin hazırlamaktadır.

Prognoz: a) Hastaların hastaneye erken getirilmeleri, b) yenilen mantar miktarının az olması lehte rol oynar. Hasta hastaneye ne kadar geç başvurursa ve zehirli mantardan ne kadar çok yemişse kurtulma şansı o kadar azdır.

Klinik tablo: Mantarlı yemeğin alınmasından 2-12 saat sonra kusma ve ishal başlar. Su ve elektrolit kaybı olur. İki gün sonra karaciğer lezyonu ortaya çıkar: Serum bilirubini yükselir, idrarda bilirubin pozitiflesin Hafif vak’alarda bu durumdaki hastaların düzelme şansları vardır. Diğer bazı vak’alarda ise daha ilk andan itibaren ağır bir hastalık tablosu dikkati çeker: Kuvvetli bir ikter tablosu ortaya çıkmıştır. Kusmalar fazladır, potasyum eksikliği oluşur. Karın ağrıları şiddetlidir. Su kaybı günde 4 litreyi bulduğu için böbrek yetmezliği tabloya egemen olur ve anüri ile birlikte ağır bir üremi yerleşir. Aşırı derecede klorür kaybından dolayı bu üremi “tuz kaybı üremisi” tipindedir. Eksikoz içindeki hastalar bitkin durumdadırlar, hafif siyanotiktirler, filiform nabız gösterirler. Karaciğer lezyonuna bağlı olarak protrombin zamanı çok uzadığından dolayı hemorajik diyatez belirtileri ortaya çıkar ve ayni zamanda amonyak artışı da saptanır.

777

Tedavi

Hastalar sağlıklı görünseler de, yakınmaları olmasa da, mantar yedikleri kesinse mutlaka bir hastanede tedaviye alınmalı ve ağır bir vak’a gibi işlem görmelidirler. Poliklinikten, basit bir bulantı giderici ilâç yazılarak evlerine gönderilmeleri hatadır.

Kliniğe yatırılanları mutlaka 5 gün alıkoyar ve standart tedavi şemamızı aynen uygularız. Bu sayede kliniğimizde şimdiye kadar gözlemlenen 100 Kadar mantar entoksikasyonu vak’asından sadece 3 ünü kaybetmiş bulunuyoruz.

Mide ve barsakların boşaltılması: Kusma ve diyarenin henüz 1-2 saat önce başlamış olduğu hastalarda mide lavajı ile birlikte 2 ampul fizostigmin (Prostigmin, Neostigmin) s.c. yapılır ve Huile de ricine (Ricilaks, Ricipan, Risinus, Oley) verilir. Geç gelmiş olgularda bu ilâçlar ve mide lavajı kontrendikedir.

Adsorban ilâçlar: Hayvansal karbon preparatları (Eucarbon) ezilerek mide sondası yardımıyla entstile edilir.

Dehidratasyon ve elektrolit kaybına karşı: Günde 4 litre serum verilir. Bunun yarısı fizyolojik tuzlu serum, diğer yarısı da % 5 lik Dextrose şeklinde olmalıdır. Hipopotassemi de saptanmışsa ayrıca 1 litre K solüsyonu (Kadalex) verilir.

Şok tedavisi: Hipovolemik şoka karşı sıvı sübstitüsyonu yapılmalıdır.
Yukarıda bildirilen 4 litre serum miktarının yeterli olup olmadığı günlük hematokrit kontrolları ile izlenmelidir. Ayrıca kan proteinleri ve elektrolitler de sıkı bir şekilde kontrol edilmelidir.

Trankilizanlar: Şiddetli karın ağrılarına ve anksieteye karşı antispazmodikler (Baralgin, Epidosin compositum v.s.), trankilizanlar (Diazem), antihistaminikler (Antistin) enjeksiyonları yapılır.

Koruyucu karaciğer tedavisi: Yukarıda bildirilen serum tedavisinde 1000 mi % 10-20 lik dekstroza da (Dextrose solüsyonu) yer vermelidir. Ayrıca prednizolon (Prednisolon “Linz” ampul, Depo Medrol enj. flakon, Prednol-L enj. ampul) günde 80 mg i.v. enfüzyon sıvısı içinde verilir. Barsak florasını bozarak amonyak yapımını inhibe etmek üzere neomisin verilmesi gerekir. Ancak ülkemizde neomisin preparatı olmadığı için onun yerini tutmak üzere günde 2 g tetrasiklin (Misteklin, Tetra, Tetralet, Jktramin, Devacyclin) ağız yoluyla verilir.

Hipoprotrombinemiye karşı: Vitamin Kt (Konakion ampul) i.v. hergün verilir. Protrombin aktivitesinin % 10 dan aşağı düşmesi prognozun kötü olduğunu gösterir. Kliniklerde buna çok dikkat edilmelidir. Ağır vak’alarda buna vitamin K3 (Vi-Plex K) ve fibrinojen eklenir. Fibrinojen Kan Bankalarından sağlanır.

Beslenme rejimi: İlk günlerde glükozla tatlandırılmış birkaç bardak çay verilir. Kusmalar geçtikten sonra karbonhidrattan zengin, proteinden fakir (amonyak entoksikasyonu nedeniyle), yağsız bir diyet uygulanır. Karaciğer fonksiyonları düzeldikten sonra bol proteinli, az yağlı ve bol karbonhidratlı bir diyete geçilir. Daha ilk günden itibaren enjektabl vitamin B kompeks preparatları (Becozyme, Beheptal, Vitabiol, Neurogriseovit) verilir.

Akut tübüler yetmezlik tablosunun tedavisi: İlgili bölüme bakınız.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ