ESCHERICHIA COLIENTERİTİ

E.Coli normal barsak florasında bulunan gram negatif bir basildir. Barsak florasında bulunan E.Coli’den farklı olarak enterite neden olan E.Coli yaptıkları enterotoksin ile ya da barsak duvarına invaze olarak enterite neden olurlar. Bu E.coli suşlan etki mekanizmalarına göre enteropatojenik (EPEC) enterotoksijenik (ETEC) ve enteroinvaziv (EIEC) olarak 3 tipe ayrılır.

Enteropatojenik (EPEC) E.Coli özellikle az gelişmiş ülkelerde çocukluk çağında görülen diarenin en önemli etkenlerindendir. 06,08.025,026,0111,0119,0125-0128,0142 gibi E.Coli serotipleri enteropatojeniktir. EPEC suşlarının çoğu ısıya dayanıklı (ST) bir toksin yaparlar. EPEC hastanede yatan yenidoğanlarda ve 4 aylıktan küçük infantlarda sıklıkla epidemik diareye neden olur. Hastalık irritabilite, iştahsızlık gibi belirtilerle sinsi olarak başlar. Kusma ve ateşe sık rastlanmaz. İshal sulu olup san yeşil renkte dir. Genellikle mukus, pü veya kan ihtiva eder. Hastalık hızlı seyir göstererek şiddetli dehidratasyon ağız çevresinde siyanoz, deride grimsi renk değişikliği, şok ve şiddetli asidoza neden olabilir. İyi beslenemeyen infantlarda azalmış protein ve potasyum rezervi üe birlikte şiddetli hipokalemi hiponatremik dehidratasyon ve paradoks ödem ortaya çıkabilir.

Otitis media, pnömoni, sepsis, peritonit, renal ven veya serebral sinüs trombozu gibi komplikasyonlara neden olabilir. Moıtalite %25-40’tır. Son zamanlarda EPEC’in 0157:H7 serotipi ile sporatik olarak hemorajik diare görüldüğü bildirilmiştir.

Enterotoksijenik (ETEC) E.Coli’ler ısıya dayanıklı (ST) ve ısıya dayanıksız (LT) olmak üzere iki tip enterotoksin yaparlar. Bu toksinler koleraya benzer şekilde adenil siklaz sisteminde cAMP’yl artırarak sıvı ve elektrolit kaybına neden olurlar. Epidemik infantil diyare enterotoksijenik E.Coli’ler ile de meydana gelir ve en sık bulaşma yolu kontamine su ve besinlerin yenilmesidir. ETEC enteriti 1-2 günlük inkübasyon dönemini takiben bulantı, kusma, kann ağrısı, sulu ishal ile seyreder. Enteroinvaziv (EIEC) E.Coli’ler ise intestinal epitele penetre olarak shigellaya benzer dizanteriye neden olurlar. Bu nedenle klinik tablo* toksijenik suşlarla olan enteritten farklılık gösterir İnkübasyon dönemi genellikle 2-3 gündür. Hastalarda kanlı ve pü’lü ishal, tenesmus, ateş, sık dışkı-lama, hipotansiyon ve sistemik toksemi belirtileri vardır.


Vibrio cholerae gram-negatif, hareketli, virgül şeklinde bir bakteridir. Vibrio cholerae’mn 01 ve non 01 olmak üzere iki serotipi vardır. Kolera Vibrio cholerae serotip 01’İn yaptığı enterotoksin Ûe meydana gelen ve diare ile seyreden akut intestinal bir infeksiyon-dur. Vibrio cholerae Ol’in klasik V.cholerae El Tor olarak adlandırılan iki biotipi bulunur. Bunların herbirisinde Ogawa, înaba ve Hikojima olarak adlandırılan üç serotipi vardır. Bulaşma hastaların dışkısı ile kontamine olmuş su ve besin maddeleri ile olur. İnfeksiyon kaynağı insanlardır, insandan insana bulaşma nadir görülür. Koleranın yayılmasında asemptomatik hastalar önemli rol oynarlar. Asemptomatik infeksiyon genellikle El Tor tipi ile görülür. Semptomatik vakaların asemptomatik vakalara oranı klasik kolerada 1/5-1/7 iken, El Tor tipinde 1/50-1/100 dür. Ende-mik bölgelerde koleraya 2-9 yaş arasındaki çocuklarda daha çok rastlanır. V.cholerae’nm yaptığı enterotoksin ince barsakta epitel hücrelerinin membran yüzeyindeki GM1 ganglioside reseptörlerine bağlanarak intrasellüler adenil siklaz enzimini stimüle ederek cAMP artışına neden olur. İnkübasyon dönemi 6 saat ile 5 gündür. Hastalık asemptomatik seyir gösterebileceği gibi hafif ishal ile ya da tipik kolera tablosu ile de kendini gösterebilir. Koleranm ilk semptomu barsak peristaltiznünin artmasına bağlı olarak hastanın karnında gurultu sesi duyulmasıdır. Bunu takiben sulu ishal başlar, fakat ishal başlangıçta tipik “pirinç suyu” görünümünde değildir. Birkaç dışkılamayı takiben tipik pirinç suyu görünümünü alır. İshal genellikle kokusuz ise de bazen balık kokusuna benzer bir koku olabilir. Koleranın diğer belirti ve bulguları vücutta intravasküler ve ekstravasküîer mesafeden barsak lümenine sıvı ve elektrolit kaybına bağlıdır. Yeterli sıvı tedavisi yapılmayan hastalarda ileri derecede dehidratasyon ve hipovole-mik şok ortaya çıkar. Erken dönemde kusmaya sık rastlanır, hafif bir karın ağnsı ile birlikte elektrolit ve sıvı kaybının derecesine bağlı olarak anksiyete, adale krampı, halsizlik, susuzluk hissi, bilinç değişikliği gibi belirtiler ortaya çıkar. Nadiren hipokalemiye bağlı olarak paralitik ileus meydana gelir. Bu durumda ishal olmadan da barsak lümenine sıvı ve elektrolit kaybına bağlı olarak ileri derecede dehidratasyon ve şok görülebilir. Eski literatürlerde bu tablo “Cholera sicca” olarak adlandırılmmışsa da artık bu terim kullanılmamaktadır. Özellikle çocuklarda elektrolit imbalansı yanında hipoglisemiye bağlı olarak da konvulsiyon görülebilir. Bazı hastalarda elektrolit kaybına bağlı kardiyak aritmiler ve sıvı kaybına bağlı akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir. İyi tedavi edilmeyen hastalarda mortalite yüksek ise de yeterli sıvı ve elektrolit replasmam yapılan hastalarda mortalite oldukça düşük olup bu hastalar 2-7 gün içinde kendiliğinden iyileşirler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ