Genel gebelüik anamnezi

Genel gebelüik anamnezi
Yaş: Gebe kadının yaşı doğum seyriyle ilgili prognoz bakımından çok ehemmiyetli bir noktadır. Zira ilk doğum, kadın ne kadar genç ise, o kadar çabuk ve kolay .seyreder. Yapılan araştırmalar, 20 yaş civarındaki kadınların doğumlarının nisbeten kolay ve müsait seyrettiği göstermiştir. Ortalama olarak 18 – 26 yaşlarındaki kadınlar müsait bir doğum, sıe^ri yaşamaktadırlar. 26 ncı yaştan itibaren doğumlarda fcömplikasyonlar artmaya, hiele 30 yaşlndan sonra ilk doğumlar, genel olarak, zor olmaya başlar. Bu yaşlardan sonra doğumlarda komplikasyonların ve zorlukların daha çok husule gelebileceği daima hatırda tutulmalıdır.
Eskiden geçirilmiş olan hastalıklar :Gebe kadının eskiden ‘ geçirmiş olduğu hastalıkları, yapılan tedavileri hakkında gerekli malûmatın alınması lâzımdır. Bu hususlara ait sorular, çocukluk yaşlarından, bahis konusu gebeliğin başladığı ana kadar geçen zamanı içine almalıdır.
a) Raşitizm: Çocukluk yaşlarına ait hastalıklar arasında bilhassa raşitizm araştırmalıdır. Bu hastalık, çocukluk devrinde husule glip şifa bulmuş olabileceği gibi, puberta ve cinsi olgunluk çağında da devam edebilir, veya sekelleri kalmış olabilir. Çocuklukta geçirilmiş olan bu hastalığın, gebeliiğin ve doğumun seyri bakımından ehemmiyeti pek büyüktür. Raşitizmin tesbiti bakımından çocukken geç yürüyüp yürümediği, anne sütüyle beslenip beslenmediği sorulmalıdır. Eskiden geçirilmiş bir raşitizmden menşeini almış ve kendisini bilhassa pelvis’de ve vücutta belli eden değişikliklerin (yüzde, dişlerde, ekstremitelerde) mevcut olup olmadığı aranmalıdır. Çocukluğunda raşitizm geçirmiş gebe kadınların, gebelik muayeneleri esnasında pelviş’in harici ve dahili ölçüleri daha dikkatli bir şekilde takip edilmelidir.
b) Tüberküloz: Tüberküloz da, raşitizm kadar ehemmiyetlidir. Zira eskiden geçirilmiş olan bir tüberküloz, columna vertebra-lis’ deve pelvis’de değişikliklere sebep olabilir. Keza thorax’da husule gelen değişiklikler dolayısıyla, gebelik dışında zararlı, bir durumun husul© gelmemesine rağmen; kalp ve akciğer bakımından gebelikte staz ve insufizans: belirtileri meydana çıkabilir. Geceleri terliyen, öksüren zayıf gebe kadınlarda da, anamnezde, tüberkülozun mevcudiyeti ifade edilmemiş olsa bile, dikkatli bir dahili, röntgen v.s. tetkileri yapılmalıdır. Zira gebeliğin son aylarında veya loğusalıkta tesbit edilen tüberkülozun, bu esnada alevlenme istidadına sahip olabileceği asla hatırdan çıkarılmamalıdır. Gebeliğin ilk aylarında tüberkülozun teşhisi ile, tedavi imkânları artar ve böylece gerek anne ve gerekse çocuğun sıhhati teminat altına alınmış oluir.
c) İnfeksâyon hasltalıkian: Geçirilmiş infeksiyon hastalıkları ve yapılan tedaviler, geride bıraktığı sekeller sorulmalıdır. înfeksi-yon hastalıklarının kalp, böbrekler üzerine olan kötü tesirleri
d) Sifiliz: Bu sorunun kadınlara çok dikkatli bir şekilde sorulması lazımdır. Zira böyle bir, hastalıkla ilgili bir soru, (bazı hassas kadınları rencide edebilir. Evvelce mükerer abortus ve ölü doğumlar yapmış bir kadında, diğer ihtimaller yanında, sifilizin mevcudiyetini düşünmek ve şüpheli durumlarda VVASSEBMANN ve KAHN reaksiyonları yaptırmak lâzımdır. Sifilizin erken teşhisinin faydaları, asla unutulmamalıdır. Sifilizi gebe bir kadın, ancak gebeliğin ilk yarısında tedaviye alınırsa sıhhatli ve sağlam çocuklara sahip olabilir.
Ovariafl fodksiyonlarm dununu: Geç olarak husule gel* miş bir menarche’nin mevcudiyetinde, ovarium’ların hipofonksi-yonunun ve dolayısıyla genital organların hipoplazi ve infantiliz-minin düşünülmesi lâzımdır. Mevcut ovarial disfonksiyonlar ve monstruasyon anomalileri, diğer iç sekresyon bezleri üzerine kötü tesirler icra edebilir ve husule gelen hormonal bozukluk dolayisiyle konstitüsyonel bir kifayetsizlik zuhur edebilir. Bu durumun ise gebelik ve doğum esnasında bazı komplika&yonlarm husulüne sebep olabileceği unutulmaması icabeder. Zira m^norche’nin geç hu-süeü ile ilgili olarak genital organların hipoplazisinin ve dolayısıyla inatçı ağır zaafiyetinin ve ağrı atonik kanamaların zuhur etmesi muhtemeldir.
Geçirdiği Ameliyatlar : Getoe kadına, şimdiye kadar hangi ameliyatları geçirdiği sorulmalıdır. Bilhassa genital organlarla illebilir. Bazı kadınlar gebeliğin mevcudiyeti haKkında. tasavvurlarını, hayallerinde» o kadar işlerler ki, barsak hareketleri, çocuk hareketleri; karın duvarındaki yağlanma veya barsak; gazları dolayısıyla karın çevresinin büyümesi; gebeliğin ilerlemesi şeklinde kabul edilir. Bazan bu hisler altında olan kadında bulantı, kusma, bazı gıdalara karşı aşırı istek veya isteksizlik v.s. gibi gebeliğe has süb-jeiktif belirtiler de kendini gösterebilir. Hatta muayyen bir müddet sonra, ağrıların başladığı düşüncesiyle ebenin çağırıldığı veya doğum kliniklerine müracaat edildiği hiç de nadir değildir. Fakat bu durumun tamamen aksine olarak kadında gebelik olduğu halde, kadın tarafından m&nstruasyon kanaması olarak manalandmlan kanamalar da olabilir. Bu kanamalar decidua veya korion villusla-rından neşet edebildiği gibi, diabetes kanamaları da olabilir.
Evvelce geçirilmiş gebelikler, doğumlar ve abortuslar:

Kadın evvelce kaç defa gebe kalmış ve bu gebeliklerin seyri nasıl olmuştur? Gebelikler esnasında tansiyon yükselmesi, dururu-lamayan şiddetli kusmalar meydana gelmiş midir? Ayaklarda ödem, albuminuri, göz önünde uçuşmalar olmuş mudur? Doğumları nasıl seyretmiştir? Normal olarak mı sonuçlanmıştır, yoksa herhangi bir müdahale Csectio, forseps, episiotomie) yapılmak ihtiyacı hasıl olmuş mudur ve bu müdahalelerde indikasyon ne imiş. Düğüm esnasındaki ağrıların durumu da’ sorulmalıdır. Primer veya sekonder bir ağrı zaafı tesbit edilmiş midir? Placenta periyodunda kanama veya doğumdan sonra atoni kanaması olmuş mudur? Gebeliklerin intra – uterin ölümle sonuçlanıp sonuçlanmadığı veya çocukların; doğumdan sonra ölüp ölmedikleri, erken doğumların mevcut olup olmadığı, doğumdan sonra çocuklarda aşikâr bir sarılık veya serebral semptomlar tesbit edilip edilmediği, ölü doğan veya doğduktan kısa bir müddet sonra ölen çocukların plancenta veya cordon umbilicalis’lerinde ödem tesbit edilip edilmediği sorulmalıdır. Anemnezde erken ve ölü doğumların veya doğumdan sonra sarararak öîen çocuk mevcudiyeti, sifiliz veya erythroblaştosis fötalis hastalığını düşündürmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ