İMPLANTASYON

İMPLANTASYON
Tuba’nın ampuller kısmında olgun bir spermium’un ovum’un içine girmesiyle husule gelen impregnasyondan sonra, erkek ve dişi cinsiyet hücrelerinin pronucleus’iarı da kaynaşarak konjugasyon veya konsepsiyon meydana gelir ve fekondasyona uğramış olan ovum, cavum uteri’ye doğru tuba içindeki yoluna devam ederken segmesntasyon başlamış olur. Mitotik bölünme ile meydana gelen bu hücreler blastomere adını alır. Ortalama 8 -16 blastomer’in meydana gelmesiyle husule gelen morula zuhur ettiği zaman, normal şartlar altında cavum uteri’ye gelmiş bulunur.
Bu esnada hücrelerden herbirisi, her türlü vasıfları, anne ve babadan aynı miktarda tevarüs etmişlerdir. Hücreler her bölünme esnasında daha ufak bir hâl alırlar. Böylece hücrelerin kendi aralarında devam eden bölünmesine: rağmen, bütünüyle beraber hacim bakımından ovum’da büyüme olmaz. Elu esnada oyum implantasyon olgunluğunu kazanmıştır ve 0,2 mm. kutrundadır. Zona pellicuda’sı artık yoktur. Bölünerek çoğalan bu hücre yığının dış tarafındaki hücreler ayrı bir karakter almaya başlarlar. Bunlar daha açık renklidirler. Bu hücreler embriyonun vücuduna ait değildirler ve ovunı’-un beslenmesine yararlar. Bu hücreler daha &crara throphoblaste’ları meydana getireceklerdir. Trophablaste tabakası başlangıçta bir tek. sıra hücreden ibarettir. Fakat daha sonra, bir çok sıralardan ibaret ve iyice gelişmiş bir, trophoblaste tabakası meydana çıkar. Mütea^ kiben trophoblaste tabakası altında bir boşluk, belirir ve her an biraz daha büyür. Bu boşluğun içi mayi ile doludur ve böylece hu-^ şule gelen içi mayi ile dolu boşluk ve etrafındaki tropiıoblast© tabakasıyla beraber blastocele meydana gelmiş olur.
Blastocele’de, içindeki mayi dolayısıyla, trophoblaste tabakasını teşkil eden hücreler dışında kalmış olan diğer formatif hücreler, bir kenara itilmiş olarak, bir küme meydana getirirler .Bu for-matif hücreler, embrio’yu meydana getirecek olan ilk hücre kümesidir. Bu hücre kümesinin içinde aynı zamanda ilk cinsiyet hücreleri de vardır. Belirli bir müddet sonra bü cinsiyeti hücreleri, gonad taslaklarının içine göç edeceklerdir.
Blastocyte husule gelirken, ovum’un etrafını sarmış olan zona pellicude harap olarak kaybolur ve böylece sathî hücreler, yani trophoblaste’lar endometrium’la doğrudan doğruya temasa gelmiş olurlar. Bu esnada endometrium premenstreul devrededir ve hafif bir decidual rekasiyon gösterir. Fakat gebeliğin meydana gelmesiyle’ endometrium tipik gebelik decidua’sma inkilap eder. Stroma hücreleri kaldırım taşları gibi poligonaldirler, nüveler ufaktır, protoplas-, ma ve glikojenden zengindir. Guddelerde sekresyon azami hadde erişmiştir. Böylece endometrium; birisi sathî, yani decidua com-pacta, diğeri guddelerden zengin olduğu için sünger manzarasında. olan decidua şpongiosa ve nihayet myometrium’a yakın olan decidua basalis ile üçe bölünmüş gibidir.
împlantasyon, endometrium’un et sathî tabakası olan decidua compacta’da cereyan eder. Endometrium’un decidua compacta’sı ile temasa gelmiş olan ovum’un embriyoyu husule getirecek olan hücre kümesinin bulunduğu mıntıkada trophoblaste’lar süratle prolife-rasyona başlayarak implantasyon trophofolaşte’ı adını alırlar. Bu esnada trophoblaste hücrelerinin salgıladıkları tripik ve proteoütik; fermentlerle decidua compacta’yı eriterek temas sathını genişletmeye başladıkları görülür. Böylece blastocyte, bu tabaka içine yavaş yavaş gömfikneye başlar. Bu hadise trophbblaste’ların sitolötik kuvveti adını alır.
Böylece implantasyon (nidasyon), yani yuvalanma başlamış olur. Bu esnada harabiyete uğrayan nesiç, embriyonun ilk gıdasını teşkil eder. Bundan dolayı da bu devreye histiotrophique beslenme devresi adı verilir. Bu şekilde gıdalanma şartlan daha iyileşmiş olan trophoblaste hücrelerinde proliferasyon faaliyeti daha da hızlanarak trophoblaste hücrelerinden ibaret solid bir trophoblaşte kümesi meydana gelir. Bu hücreler arasında boşluklar (lakuneJ teşekkül eder. Bu solid trophoblaste kümesi müstakbel placenta’nın başlangıcını teşkil eder ve bu boşluklar, müstakbel placenta’nın intervillöz boşluklarının ilk taslaklarını temsil ederler. Bundan dolayı da bu devre prelakuner devre adını alır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ