INFEKTIF ENDOKARDIT TANI YÖNTEMLERİ

Kan kültürleri infektif endokarditte tek ve en önemli tanı yöntemidir (1,7). Hastalarda düşük düzeyde devamlı bir bakteriye-mi mevcut olduğundan herhangi bir zamanda alınan kan kültürlerinde etyolojik ajan gösterilebilir. Daha önceden antibiotik almamış kişilerde başvuru sırasında alman iki kan kültürünün pozitif olma şansı % 90 civarındadır (16). Bu nedenle hastalardan ilk 24 saat içinde farklı zamanlarda ve farklı venlerden olmak üzere 10’ar mi venöz kan üç ayrı kan kültür vasatına alınmalıdır (17). Daha fazla miktarda ya da arteryel kan almanın belirgin bir üstünlüğü gösterilememiştir (1). Daha Önceden antibiotik kullanmış hastalarda üçten fazla kan kültürü alma gereği olup, optimum sayı altı civarındadır. Kültürler hergün üreme açısından kontrol edilmeli, 1 ve 3. günlerde rutin pasaj yapılmalı ve inkübasyon süresi en az 3 hafta olmalıdır. Brucella gibi yavaş üreyen bakterilerden şüphe söz konusu olduğunda bu sürenin 4 haftaya kadar uzatılması gerekir.

Başlangıçta gram-pozitif üreme saptanıp, yapılan pasajlarda bakterinin ürememesi halinde nütrisyonel varyant streptokoklar akla gelmelidir. Bu durumda pasajın uygun konsantrasyonda L-sistein veya piridoksal fosfat içeren vasatlara yapılması gerekir (1). Kan kültürlerine B6 vitamini veya sistein eklenmesi bu tür streptokokların izolasyonunu kolaylaştırabilir.

Kan kültürü alırken cilt temizliğine özel önem verilmesi gereklidir. Aksi halde normal deri florasında bulunan S.epidermidis ve difteroidler aynı zamanda İE nedeni de olabildiklerinden kültürde

üremeleri halinde tanı açısından karışıklığa neden olabilirler.

Kültür-negattf endokarditler önemli tanı problemi oluştururlar. Önceden antibiotik almamış hastalardan uygun biçimde kan kültürü alınması halinde rastlanma sıklığı % 5’ten azdır. Ancak bazı serilerde bu rakam % 30’a varabilmektedir (18). Kültürnegatif İE’in önemli bir nedeni, özellikle hiperalimentasyon uygulanan hastalar, iv ilaç bağımlıları ve prostetik kapak hastalarında nisbeten sık görülen fungal endokarditlerdir. Bu hastaların yaklaşık yarısında kültürlerde etken üretilemez. Ancak fungal endo-kardit halinde sık görülen embolik olaylarda embolektomi ile alınan materyelin özel boyalarla boyanması ve kültürü tanıda yararlı olabilir. Lizis santrifüj tekniğiyle işlem yapılan kan kültürlerinde fungus ve stafilokoklann daha yüksek oranda izole edilebileceği gösterilmiştir (19). Aynı şişede ağar ve besiyerinin bir arada bulunduğu bifazik kan kültürlerinin de (Castenada) fungus veya brucella gibi yavaş üreyen bakterilerin izolasyonunda yararlı olduğu gösterilmiştir. Bifazik vasat kullanımı sık pasaj gereğini ve dolayısıyla kontaminasyon riskini azaltmak açısından yararlıdır.

Stafilokokal endokarditlerde, stafilokokîann hücre duvarında bulunan “teichoic asif’e karşı antikorlar hastalann %95’inde saptanır. 1/4’ün üzerindeki titreler dissemine stafilokokal hastalığa işaret eder (5,20). Ancak bu testte yalancı pozitifliğin % 10 civarında olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Ekokardiyografi özellikle kapaklardaki vegatasyonları gösterme bakımından yararlı bir tanı aracıdır. İki boyutlu eko M mode’a kıyasla tanı koymada belirgin derecede üstündür. 2 mm ve daha büyük vejetasyonlar eko ile görünür hale getirilebilir (21). Ancak kitlenin büyüklüğünün yamsıra akustik impedansının da görütülernenin duyarlılığı üzerine etkisi büyüktür. Kalsifiye olmuş vejetasyonların varlığı bu duyarlılığı artırır. Ekokardiyografi, özellikle aort kapağı civarındaki apse ve benzeri komplikasyon-lann, fungal endokarditlerde görüldüğü gibi büyük vejetasyonların gösterilmesinde son derece duyarlıdır. Yöntemin tanı açısından çeşitli kısıtlılıkları şu şekilde sıralanabilir:

1-     Prostetik kapak endokarditlerindeki vejetasyonların görüntülenmesi çok zordur.

2-   Duyarlılık sınırlarının çok farklı olabilmesi nedeniyle(% 50’den az-% 90’dan fazla) negatif bir sonuç IE tanısını ekarte ettirmez.

3- Uygulayan kişinin deneyimine göre sonuçlar değişebilir. Tedavi süresince kısa sürede oluşan vejetasyon

büyüklüğündeki değişikliklerin tedavi cevabı ile belirgin ilişkisi yoktur (22). Ancak yakın zamanlarda tanımlanan bir yöntemle (iki boyutlu ekokardiyografi) aktif ve iyileşmiş lezyonlan birbirinden ayıdetmek mümkün olmaktadır (23).

Göğüs röntgeni ve EKG normal bulunabilir. Ancak özellikle in-traventriküler septal apse halinde atrioventriküler ve başta sol dal bloğu olmak üzere çeşitli derecelerde ileti yolları blokları, vetrikül taşlkardisi ve fibrilasyonuna varabilen ölçüde değişik aritmiler gözlenebilir (6). Koroner arter embolizaşyonu sonucu ortaya çıkan myokard infarktüsüne ilişkin bulgular EKG ile saptanabilir. Akciğer filmi konjestif kalp yetmezliği halinde kalp büyüklüğü ve akciğerlerin durumunu gösterir. Özellikle sağ kalp endokarditle-rinde gelişen septik pulmoner emboliler multipl yama tarzında in filtrasyonlar şeklinde kendini gösterebilir.

Bilgisayarlı tomografi serebral embolik komplikasyonlan saptamada yararlı olabilir. Çeşitli radyoizotoplar kullanarak vejetasyonların görüntülenmesi tanı açısından değerlidir. Bu tetkikler içinde

67Ga ile myokard sintigrafisi, “mTc ile işaretli antibakteryel antikor veya 11 hn ile işaretli trombositlerle sintigrafiler sayılabilir (1).

Kardiyak kateterizasyon ve sineanjiografi, hemodinamik veriler elde etmek ve bu sayede cerrahi girişim karan verilmesinde önemli rol oynar. Uygun şekilde yapıldığında emboli ve hemodinamik bozulma riski çok düşüktür (24).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ