<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık,estetik, diyet, zayıflama, tüp bebek, lazer epilasyon, saç ekimi &#187; Ağız ve Diş Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.saglikbilimi.com/k/agiz-ve-dis-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikbilimi.com</link>
	<description>Estetik, Tüp Bebek, saç ekimi, lazer epilasyon, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 16:24:47 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Diş İpi Kullanımı</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/dis-ipi-kullanimi/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/dis-ipi-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 20:48:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kumkasim</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=21889</guid>
		<description><![CDATA[Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı sıkı diş aralarında kalan yiyecek artıklarının temizlenmesi açısından son derece gerekli bir araçtır. Çocuklara diş fırçalama öğretildiği yaşlarda diş ipi kullanımının da teknikleri anlatılarak öğretilmelidir.
Yemek artıkları en belirgin çürük sebebi olduğundan diş fırçalama sonrası dişler arasının ve diş ile diş eti çizgisi aralarının diş ipi kullanılarak temizlenmesi ihmal edilmemelidir.
Nasıl Kullanılır?
- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı sıkı diş aralarında kalan yiyecek artıklarının temizlenmesi açısından son derece gerekli bir araçtır. Çocuklara diş fırçalama öğretildiği yaşlarda diş ipi kullanımının da teknikleri anlatılarak öğretilmelidir.</p>
<p>Yemek artıkları en belirgin çürük sebebi olduğundan diş fırçalama sonrası dişler arasının ve diş ile diş eti çizgisi aralarının diş ipi kullanılarak temizlenmesi ihmal edilmemelidir.</p>
<p>Nasıl Kullanılır?</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-21890" title="disipi" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/12/disipi.jpg" alt="disipi" width="296" height="253" />- Diş ipinden otuz santimetre uzunluğunda koparılır ve bir kısmı bir elin orta parmağına, diğer kısmı öteki elin yine orta parmağına dolanır. Diş ipinin bir kısmı da ortada serbest bırakılır.</p>
<p>- Ortada bırakılan kısım işaret parmağıyla geriye doğru itilerek dişler arasından geçirilir. Yalnız asla sert hareket etmemeli, aksi takdirde diş eti zarar görebilir. İpi dişlerin deiş eti kısımlarına doğru itilerek ağız boşluğu yönünde diş aralarını sıyıracak şekilde indirilir. Tabii ki diş etlerini kesmemek için yavaş hafif dokunuşlar olmalı.</p>
<p>- Aynı şekilde yine bir parça diş ipi alınarak alt <a href="http://www.saglikbilimi.com/disler-2/">dişler</a> içinde işlem tekrarlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/dis-ipi-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçuk</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/ucuk/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/ucuk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 12:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[dudak hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=14175</guid>
		<description><![CDATA[Uçuk  ağız içinde ve dudaklarda su kabarcıklarına yol açan ve sık rastlanan, virüs yoluyla bulaşan bir hastalıktır.
Oral herpes de denilen bu son derece bulaşıcı virüs, açık yaralardaki sıvı ile doğrudan temas yoluyla yayılır. Enfeksiyon iyileştikten sonra fiziksel ve duygusal stresler başka bir uçuğu tetikleyene kadar virüs sinirlerde etkisiz şekilde kalır.
Nadir rastlanan durumlarda virüs parmağa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uçuk  ağız içinde ve dudaklarda su kabarcıklarına yol açan ve sık rastlanan, virüs yoluyla bulaşan bir hastalıktır.<br />
Oral herpes de denilen bu son derece bulaşıcı virüs, açık yaralardaki sıvı ile doğrudan temas yoluyla yayılır. Enfeksiyon iyileştikten sonra fiziksel ve duygusal stresler başka bir uçuğu tetikleyene kadar virüs sinirlerde etkisiz şekilde kalır.</p>
<p>Nadir rastlanan durumlarda virüs parmağa sıçrar ve dolama denilen ağrılı bir şişkinliğe neden olur. Genital herpese, çocuklarda sık rastlanmayan farklı bir virüs neden olur.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-15793" title="ucuk" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/ucuk-300x213.jpg" alt="ucuk" width="300" height="213" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span></p>
<p>İlk belirti diş etleri ile ağız içindeki ve çevresindeki diğer dokuların şişmesi ile ağrıdır. Tükürük salgılanmasında da bir artış görülebilir. Dudaklarda etkilenen bölge acılı olmadan Önce kaşınabilir ve karıncalanabilir. Birkaç gün sonra ağzın içinde ya da dudaklarda küçük su kabarcıkları görülebilir, bunlar daha sonra patlar, içindeki sıvıyı akıtır ve 3-4 gün içerisinde iyileşir.</p>
<p>Virüsün bulaşmasını engellemek için virüsün etkin olduğu aşamada çocuğunuzun diğer çocuklar ile doğrudan temas içinde olmaması gerekir. Diğer belirtiler arasında salgı bezlerinin şişmesi, asabiyet, baş ağrısı ve ateş sayılabilir. İlk defa görüldüğünde çok ağrılıdır, sonraki uçuklar daha az ağrılı geçer.Çocuk parmağını ağzındaki yaralara sürdüğünde dolama olabilir. Dolama, parmak uçlarında kırmızı, şiş ve oldukça ağrılı apselere  neden olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Doktora uçuk belirtilerini anlatın. Doktor genelde bu belirtileri dinleyerek ve görsel bir muayene ile teşhis koyabilir. Tedavi, hastalığın beraberinde getirdiği rahatsızlığı azaltmaya yöneliktir ve bolca sıvı almayı, asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmayı, ağrı için asetaminofen almayı ve bazen de ağızdaki acıyı geçirmek için özel bir gargara kullanmayı içerir. Çocuğunuzun bol bol dinlenip uyumasına özen gösterin.</p>
<p>Bazı çocuklar antiviral ilaçlarla tedavi edilir; ancak bu belirtiler genelde birkaç gün sonra kendiliğinden geçer. Uçuk&#8217;un belirli bir tedavisi ve ileride nüksetmesini önlemenin bir yolu yoktur. Uçuk genelde stresli zamanlarda, çocuk güneşe çıktıktan sonra ya da çok fazla yorulduğunda görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/ucuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kokusu Nasıl Önlenir?</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 22:59:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=21370</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde birçok insanda görülen ve ortama rahatsızlık veren ağız kokusu birkaç yöntemle ortadan kaldırılabiliyor. Uzmanlar dişeti hastalığı, diş çürüğü, problemli dolgu ve ağzında tükürüğün az bulunmasını sebepleri arasında gösterdiği ağız kokusunun, düzenli fırçalama ve diş hekimine gidilmesiyle ortadan kaldırılabileceğini ifade ediyor.
Ayrıca, bu zamana kadar çok duymadığımız dilin fırçalanması da kokunun engellemesinde fayda sağlıyor.
Diş Hekimi Murat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde birçok insanda görülen ve ortama rahatsızlık veren ağız kokusu birkaç yöntemle ortadan kaldırılabiliyor. Uzmanlar dişeti hastalığı, diş çürüğü, problemli dolgu ve ağzında tükürüğün az bulunmasını sebepleri arasında gösterdiği ağız kokusunun, düzenli fırçalama ve diş hekimine gidilmesiyle ortadan kaldırılabileceğini ifade ediyor.</p>
<p><strong>Ayrıca, bu zamana kadar çok duymadığımız dilin fırçalanması da kokunun engellemesinde fayda sağlıyor.</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/09/koku.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-21371" title="koku" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/09/koku-300x145.jpg" alt="koku" width="300" height="145" /></a>Diş Hekimi Murat Sözmen, çevremizdeki birçok insanda ağız kokusunun büyük bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirtiyor. İnsandaki ağız kokusunun yüzde doksan nedeninin diş ve dişeti hastalıklarından kaynaklandığına dikkat çeken Sözmen, kokunun önlenmesi için düzenli diş fırçalamanın ve diş ipi kullanmanın öneminden bahsediyor. Çünkü ağız kokusunun en temel sebebi diş aralarında kalan gıda artıkları. Bunun yanında ağızda kokuya sebep olan, çürük, problemli dolgu, dişeti çekilmesi ve diş taşı sorunu bulunuyorsa mutlaka bir diş hekimine gitmeniz tavsiye ediliyor. Çünkü dişlerinizi düzenli fırçalasanız da bunların tedavisi diş hekimi koltuğundan geçiyor.</p>
<p>Sözmen’in, kokuya neden olan faktörler arasında bahsettiği diğer bir önemli gerekçe ise ağızdaki tükürük miktarı. Ağızda salgılanan tükürüğün yıkayıcı etkisi bulunması, dişleri temizleyerek, ağızdaki zararlı maddelerinin etkisini azaltıyor. Tükürüğün az olması bu etkiyi zayıflatıp, ağız kokusuna sebep oluyor. Sözmen, “Böyle durumlarda hastada diş taşı çok olur. Koku da fazla. Bir de dişini iyi fırçalamıyorsa tehlike ciddi boyutlara ulaşır. Kişi bol su içmeli ve düzenli diş fırçalamalı ki denge sağlansın.” diyor. Sözmen öte yandan, dilin de fırçalanmasının ağız kokusunu engellemede önemli olduğu vurgusunu yapıyor. Çünkü sigara, çay ve kahve içenlerde dil pası oluşuyor. Bu da kokuya neden oluyor. Sözmen bu durumda ‘dişlerinizi fırçaladıktan sonra dilinizi de mutlaka fırçalayın.” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>Diş hekimi Murat Sözmen, dişte oluşan ve başta kokuya sebep olan diş taşlarının temizlenmemesi durumunda dişin çekilmesinin söz konusu olabileceğini aktarıyor. Sözmen, “Diş, taşları zamanla diş eti çekilmesine neden olur. Bu durum diş ile dişeti arasında derinliği açar. En son olarak dişi sadece kemik tutar. Diş enfeksiyona açık hale gelir. Sallanır. Çekilmesi zaruri olur.” diyor. Sözmen ayrıca, 20′lik dişlerin de uygun çıkmaması durumunda çekilebileceğini anlatıyor.</p>
<p><strong>Et kalıntıları da koku yapar</strong><br />
Diş hekimi Murat Sözmen “Etler lifli gıda olduğu için diş aralarında kalabiliyor. Bu da diş fırçalamayla ya da diş ipiyle çıkarılmaz ise kokuya sebep olabilir.” uyarısında bulunuyor. Bu etlerin çıkarılmasında kürdan kullanmanın tehlikeli olabileceğini anlatan Sözmen, “Bu enfeksiyona neden olur. Bu durumda ağız sağlığı tehlikeye girer.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/agiz-kokusu-nasil-onlenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebek Ağız Sağlığı Ve Hastalıkları</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/agiz-2/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/agiz-2/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Aug 2009 16:54:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanpediatri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Pediatri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=17277</guid>
		<description><![CDATA[Dudaklar, dil, ağız mukozası, diş etleri, dişler, damak ve farinks bir dil basacağı yardımı ile ya da çocuk ağlarken bakılarak incelenir.
Ağız kuruluğu; sıvı alımının azaldığı veya sıvı kaybının arttığı (ishal, aşırı terleme, diyabetes mellitus, diyabetes insipidus, kusmalar) durumlarda  dehidratasyona  bağlı  olarak  oluşur. Ateşli hastalıklar, kabakulak da tükrük salgısının azalması sonucu ağız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dudaklar, dil, ağız mukozası, diş etleri, dişler, damak ve farinks bir dil basacağı yardımı ile ya da çocuk ağlarken bakılarak incelenir.<br />
Ağız kuruluğu; sıvı alımının azaldığı veya sıvı kaybının arttığı (ishal, aşırı terleme, diyabetes mellitus, diyabetes insipidus, kusmalar) durumlarda  dehidratasyona  bağlı  olarak  oluşur. Ateşli hastalıklar, kabakulak da tükrük salgısının azalması sonucu ağız kuruluğuna yol açar.<br />
Stomatit, diş çıkarma ve parazitozlarda ise hipersalivasyon (tükrük salgısının artışı) görülür.</p>
<p>HalitosisHağızda fena koku); ağız hijyeninden yoksun çocuklarda, üst solunum yolu infeksiyonlarmda, özellikle adenoid vejetasyonlu çocuklarda görülür. Ketoasidozda ağız aseton kokar.Trismus; çene kaslarının kasılması sonucu ağzın açıklamamasıdır. En sık tetanosda görülür, ilk gelişen bulgudur ve en son kaybolur.</p>
<p><strong><br />
<span style="color: #ff0000;">Dudaklar</span></strong><br />
Dudaklarda yarık (tavşan dudağı), damakta yarık (kurt ağzı) bazen kalıtsal, bazen de embriyonal dönemden kaynaklanan kongenital anomalilerdir.</p>
<p>Cheilosis (angüler stomatit); ağız köşelerinde derin ülserasyon, kabuklanma ve &#8216;çatlaklarla belirlenir. Aşırı salivasyonda ve riboflavin eksikliğinde rastlanır.<br />
<strong><br />
<span style="color: #ff0000;">Ragadlar</span></strong><span style="color: #ff0000;">;</span> dudaklardan ve özellikle ağız köşelerinden deriye uzanan çizgisel nedbelerdir. Lezyon mukozada da varsa sifilis düşünülmelidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dil</strong></span><br />
Dilin tat duygusunu sağlayan sinirleri nervus fasiyalis, nervus glossopharyngeus ve nervus trigeminusun mandibülar dahdır. Bunlara özgü hastalıklarda tat duygusu bozulur. Koku alınamadığı durumlarda da tat duygusu bozulur.</p>
<p>Dilin büyük olması (makrogîossi); hinotiro-idide miksödem nedeniyle gelişir. Dil lenfanüomlarında, dil büyüklüğü yanısıra papillalar belirgindir ve çoğu kez boyunda kitleler ele gelir.</p>
<p>Anemide dil soluktur. Demir eksikliği anemisi ve pernisiöz anemide dil solukluğunun yanısıra papillalar atrofiktir. Üzerleri düzleşmiştir ve ağrılı olabilir.</p>
<p>Glossit, dil mukozasının iltihabıdır. Dil parlak kırmızı ve ağrılıdır. Antibiyotik kullanımı sonucu, B grubu avitaminozlarda, streptokok in-feksiyonlarında görülür. Kızılda dil ahududu görünümünde olur. Tifoda dilin orta kısmı siyaha çalan renkte ve paslı, kenarları kırmızıdır. Frenulum Cdil bağı) bazen dilin hareketlerini kısıtlayacak kadar kısa olabilir. Yemeyi ve konuşmayı engellemiyorsa önem taşımaz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ağız mukozası</strong></span><br />
Moler dişler hizasında etrafı kırmızı, toplu iğne başı büyüklüğünde beyaz kabarıklıklar, kızamığın patognomik belirtisi olan koplik lekeleridir. Kabakulakta, parotis bezinin Stenon kanalının ağzı, 2. üst azı dişi hizasında hafif kırmızı, topluiğne başı büyüklüğünde bir açıklık olarak görülür. Epstein incileri, yenidoğanda sert damakta müköz glandlarm obstrüksiyonu sonucu gelişen inklüzyon veya. retansiyon kistleridir. Spontan olarak kaybolurlar.</p>
<p>Yanak içinde, dil ve damakta süt parçacıkların andıran beyaz lezyonlara pamukçuk (müge) denir. Candida albicans (monilia) infeksi-yonuna işaret eder. Yenidoğanlarda sıktır. Uzun süre antibiyotik alanlarda, ağır hastalıklarda da görülebilir.</p>
<p>Ağız içinde beyaz etrafı kırmızı, ağrılı ülser plaklarına aft adı verilir.<br />
Stomatit, ağız boşluğunun etiolojisi değişik iltihap, ülserasyon ve eksüdasyonudur. En sık aftlarla birlikte olur (stomatitis aphthosa). Antibiyotikler, mantar infeksiyonları, yakıcı sıvılar, vitamin eksiklikleri, agranülositoz, lösemiler ağız içi iltihabına yol açar. Yanakların ve dudakların iç yüzünde pigmentasyon Addison hastalığında ve Peutzjeghers sendromunda görülür. Lösemilerde, kanama diyatezlerinde peteşiler görülebilir. Ağız mukozasındaki döküntüler enantem adım alır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dişler</strong></span><br />
Dişlerin yaşa uygun olup olmadığı kontrol edilir. Dişlerin çıkmasmdaki aşırı gecikme hipotiroidiyi düşündürmelidir. Nadiren ailevi bir özellik olarak dişlerde eksiklik veya fazlalık görülür. Hiç diş çıkmaması kongenital ektodermal bir bozukluktur ve çoğu kez saç, tırnak ve ter bezlerinde değişiklikler ile birliktedir. Nadiren yenidoğanda natal diş görülebilir.<br />
Tetrasiklin grubu ilaçlar ve demir preparatlan dişlerde sararma ve siyahlaşmaya yol açar. Ayrıca dişler deformasyon ve çürük açısından da değerlendirilmelidir.Üst kesicilerin kenarlarının çentikli veya kanca biçiminde oluşu kongenital sifilisi düşündürmelidir (Hutchinson dişleri).</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diş etleri</strong></span><br />
Anemide diş etleri soluktur. Diş etlerinin iltihabında (gingivît) diş etleri koyu kırmızı, şiş, ağrılıdır ve kolay kanar. Ağız bakımı kötü olanlarda, C avitaminozunda, üremi, lösemi, agranülositoz, uzun süre phenytoin alan epüeptiklerde görülür.</p>
<p>Pyorrhoea alveolaris, diş eti ile diş arasına giren mikroorganizmaların oluşturduğu iltihabi bir durumdur. Diş etine bastırıldığında cerahat gelir. Kurşun zehirlenmelerinde diş etlerinin serbest kenarlarında mavi şerit (kurşun sülfür) görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Boğaz</strong></span><br />
Boğaz muayenesinde amaç farinksi, epiglot-tisi ve tonsillaları incelemektir. Çocuk annenin kucağında, kolları kavranıp dik pozisyonda tutulur. Sol el çocuğun alnına dayanılarak baş tes-bit edilir. Sağ el ile dil basacağı yan taraftan sokulur ve dil köküne bastırılır. Öğürme refleksi sırasında yumuşak damağın hareketi, aynı zamanda epiglottis görülür.<br />
Difteri, yumuşak damak felcinin en önde gelen nedenidir. Epilottisin şiş ve kırmızı olması, hemen daima Hemofilus influenza infeksiyo-nuna bağlıdır.</p>
<p>Farinkste hiperemi, postnazal akıntı, lenf bezlerinin belirgin oluşu gözlenebilir. Genellikle iki yaşından küçüklerde rastlanan retrofaringeal apsede, farinkste müküs birikimi, yutma güçlüğü, horlayarak soluma ve yüksek ateş vardır.</p>
<p>Tonsillalarm büyüklüğü, rengi, eksüda ve membran olup olmadığı incelenir. Streptokok anjininde tonsillalar koyu kırmızıdır. Üzerinde folliküler cerahat odakları vardır. Boyun lenf bezleri de büyümüştür. Difteride, tonsillalar üzerinde dil basacağı ile kaldırılmaya çalışılınca kanayan bir membran oluşur. İnfeksiyöz mononükleoz da membranlı tonsillite yol açar. Büyükçe çocuklarda görülen peritonsiller apsede iltihabi ödem nedeniyle boğaz iyi görülmez ve uvuîa karşı tarafa itilmiştir. Tonsillalar ve yumuşak damak üzerinde küçük ülserli lezyonlar herpangina adını alır. Coxsackie virüsü ile oluşabilir. Tek taraflı tonsilla büyümelerinde tümör düşünülmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/agiz-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut Bronşit</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/akut-bronsit/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/akut-bronsit/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 10:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İnfeksiyon Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akut hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bronşit]]></category>
		<category><![CDATA[Bronşit Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13120</guid>
		<description><![CDATA[Akut bronşit, bronş geçişleri (nefes borusunu akciğerlere bağlayan geniş hava yolları) enfeksiyonu ve iltihaplanmasıdır. Bronşlar sizi öksürtse de, bu zatürreee gibi bir akciğer enfeksiyonu değildir. Bununla beraber, akut bronşit iyileşmezse, zatürreeeye çevire­bilir.
Akut bronşit, genellikle virüsten kaynaklanan üst solunum yolları enfeksiyonu (burun, sinüsler, kulaklar veya boğazı da kapsayan) ile başlar. Bakteryel enfeksiyon, bazen viral enfeksi­yonu takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Akut bronşit,</strong></span> bronş geçişleri (nefes borusunu akciğerlere bağlayan geniş hava yolları) enfeksiyonu ve iltihaplanmasıdır. Bronşlar sizi öksürtse de, bu zatürreee gibi bir akciğer enfeksiyonu değildir. Bununla beraber, akut bronşit iyileşmezse, zatürreeeye çevire­bilir.</p>
<p>Akut bronşit, genellikle virüsten kaynaklanan üst solunum yolları enfeksiyonu (burun, sinüsler, kulaklar veya boğazı da kapsayan) ile başlar. Bakteryel enfeksiyon, bazen viral enfeksi­yonu takip eder.<br />
Bebekler, küçük çocuklar, yaşlı insanlar, sigara içenler ve akciğer ya da kalp hasta­lığı olanlar, üst solunum yolları enfeksiyonuna karşı daha hassas­tırlar. Belirtiler ısrar ederse veya sık aralıklarla nüksederse (genel­likle sigara içenlerde oluşur), duruma kronik bronşit denir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Öksürük bronşitin ana belir­tisidir. Kuru bir öksürük veya balgam (sputum-mukoza birikimi ile cerahate benzer madde, enfeksiyonla mücadele eden beyaz kan hücresi içerir) üretimi de bronşit belirtisidir. Balgam yeşil-sarı renkliyse bakteryel enfeksiyon olması ihtimali vardır.Yorgunluk, hınktık solunum, boğaz ağnsı, düşük ateş ve ciğer­lerde huzursuzluk, diğer sık karşı­laşılan belirtilerdir. Nefes daralması da hissedebilirisiniz. Enfeksiyonun temizlenmesine rağmen, birkaç hafta boyunca kuru öksürük devam eder zira hava yolu zarı henüz tahriş olmuş durumdadır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-15801" title="akut" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/akut-254x300.jpg" alt="akut" width="254" height="300" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ YÖNTEMLERİ</strong></span><br />
Akut bronşit, antibiyotik kullan­madan 4-5 gün içinde geçer. Ateşiniz varsa aspirin veya aspirin muadili kullanın. Dinlenin ve balgam inceltmek ve öksürüğü kolaylaştırmak üzere çok sıvı için günde 8, 12 bardak arası.</p>
<p>Nemli hava ve sıcak solumak da ifrazatı çıkarmaya yardımcı olur. Nemlendirici ya da buhar makineniz yoksa, banyoda sıcak bir duş alın veya lavaboya sıcak su koyun ve buharı içinize çekerken<br />
W başınıza bir havlu örtün.Sigara içiyorsanız, en azından hastalığınız süresince bırakın. Atabileceğiniz en önemli adım, sigarayı tamamen bırakmaktır.</p>
<p>Ateşiniz 3 günden fazla sürerse veya aspirinle bile düşmeyen yüksek ateşiniz varsa ya da üşüme ve titremeleriniz oluyorsa, dokto­runuzu arayınız. Nefes daralması, öksürüğün daha da kötüleşmesi ve kanlı ve kötü kokan mukoza üreti­mini farkederseniz, yine doktoru­nuzu arayınız.Bebeklerdeki, yaşlı insan­lardaki, ve kronik hastalardaki (özellikle kalp ya da akciğer hastası olanlar) akut bronşit belirti­leri derhal doktora bildirilmelidir.</p>
<p>Doktorunuz size fiziki bir muayene yapacak, stetoskopla göğsünüzü dinleyecek, balgam örneği alıp mikroskop altında bakterileri inceleyecektir. Bakteryel bir enfeksiyon şüphesi varsa ve geçecek gibi durmuyorsa, hap şeklinde bir antibiyotk yazılabilir. Bazı akut bronşit vakalarında, solunum yoluyla alman ve hava yollarını açmaya yarayan, bronşları genişleten ilaçlar kullanılır. Dokto­runuzdan, reçeteye bağlı olmayan balgam sökücü ve öksürüğü durduran ve böylece uykunuzu rahatlatan ilaçlar önermesini isteyiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/akut-bronsit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tükürük Bezi Sorunları</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/tukuruk-bezi-sorunlari/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/tukuruk-bezi-sorunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 10:40:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tükürük Bezi]]></category>
		<category><![CDATA[türürük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13116</guid>
		<description><![CDATA[Tükürük Bezi Enfeksiyonları
Tükürük bezi enfeksiyonla­rına virüs ve bakteriler yol açar. Kabakulak virüsü, en sık rastla­nılan tükürük bezi enfeksiyonudur; bezlerin şişmesine ve ağrımasına sebep olur.Tıkalı tükürük kanalları bakteryel enfeksiyona yol açar, bu durum çok ciddidir ve özellikle susuz kalan yaşlı insanlarda ölümcül bile olabilir. Tükürük  bezi taşlan, tıkan­manın en sık karşılaşılan sebebidir, bununla beraber tümörler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tükürük Bezi Enfeksiyonları</strong></span><br />
Tükürük bezi enfeksiyonla­rına virüs ve bakteriler yol açar. Kabakulak virüsü, en sık rastla­nılan tükürük bezi enfeksiyonudur; bezlerin şişmesine ve ağrımasına sebep olur.Tıkalı tükürük kanalları bakteryel enfeksiyona yol açar, bu durum çok ciddidir ve özellikle susuz kalan yaşlı insanlarda ölümcül bile olabilir. Tükürük  bezi taşlan, tıkan­manın en sık karşılaşılan sebebidir, bununla beraber tümörler de tıkanmaya sebep olabilir. Özellikle yemekten önce bezlerde var olan ağnh şişler, belirtilerdir. Kanaldan gelen cerahat, ağzınızda kötü bir tat bırakabilir.</p>
<p>Antibiyotik tedavisi genel­likle yardımcı olur. Kanal tıkalı ise, doktorunuz ince bir sonda ile tıkanmayı açmaya çalışa­bilir. Kronik olarak enfekte olan ve geri dönüşü olmayan şekilde zarar gören bez, alınmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Tükürük Kanalı Taşları</span><br />
Tükürük kanalı taşları ki bunlara kalkuli de denir, tükürük kanalını tıkar ve salya akıntısını önler. Taşlan oluşturan, artıklardan gelen kalsiyumun çökeltisidir. Salya geçişinin tıkanması ağrılı şişmeye yol açar. Taşlar, gençlerde ve orta-yaşlılarda sık görülür. Çene altı tükürük bezlerinde tükürük kanalı taşı nadiren görülür.</p>
<p>Çenenizin altında şişme ve ağrı olursa, doktorunuza görününüz; kanalı görüntü­lemek için röntgen çekecektir. Röntgenden sonuç alınamazsa, bilgisayarlı tomografi taraması veya ultrason  yapılabilir. Küçük tükürük taşları, salya üretimini uyararak kendiliğinden geçerler. Büyük taşların, ameliyatla alınması gerekebilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-15803" title="2" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/2.jpg" alt="2" width="225" height="176" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tükürük Kanalı Tümörleri</strong></span><br />
Tüm tükürük bezlerinden, tümöre karşı en hassas olanı kulak altı bezleridir. Bu tümörler yavaş-yavaş büyür, sıçramazlar ancak nüksederler. Şişmiz tükürük bezleri esas (ve genel­likle yegâne) belirtidir. Tükürük bezlerinizde ağrı veya şişme olursa, doktorunuza bildiriniz; biyopsi, MR veya bilgisayarlı tomografi isteyebilir. Bir tümör teşhisi konulursa, doktorunuz tümörün aldırılmasını isteyebilir. Tümör habisse (kanserli) radyo­terapiye  de ihtiya­cınız olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/tukuruk-bezi-sorunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dildeki Dönüşümler</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/dildeki-donusumler/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/dildeki-donusumler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 10:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[dil hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[dil sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13114</guid>
		<description><![CDATA[Dil, papila denilen minik kabar­cıklarla kaplıdır. Papilalar, tat alıcı­ları banndırır ve dile tümsekli şeklini verirler. Diliniz genel sağlık durumunuzu yansıtır. Viral veya bakteryel bir enfeksiyon olduğu zaman, beyaz ya da san bir katman dili kaplar, enfeksiyon geçtiği zaman da ortadan kaybolur.
Dil iltihabına glosit denir, dilde yara varmış hissi verir, şişer, kırmı­zılaşır ve ağrı verir. Enfeksiyon, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dil, papila denilen minik kabar­cıklarla kaplıdır. Papilalar, tat alıcı­ları banndırır ve dile tümsekli şeklini verirler. Diliniz genel sağlık durumunuzu yansıtır. Viral veya bakteryel bir enfeksiyon olduğu zaman, beyaz ya da san bir katman dili kaplar, enfeksiyon geçtiği zaman da ortadan kaybolur.</p>
<p>Dil iltihabına glosit denir, dilde yara varmış hissi verir, şişer, kırmı­zılaşır ve ağrı verir. <a href="http://www.saglikbilimi.com/e/enfeksiyonlar/">Enfeksiyon</a>, sigara içmek, ağzın kesik bir diş veya takma dişten dolayı tahriş olması, baharatlı yiyecekler ve <a href="http://www.saglikbilimi.com/vitamin-ve-mineraller/">vitamin</a> ya da <a href="http://www.saglikbilimi.com/vitamin-ve-mineraller/">mineral</a> eksiklikleri (B Vitamini ya da <a href="http://www.saglikbilimi.com/demir-eksikligi-anemisi/">demir</a>) <a href="http://www.saglikbilimi.com/glossit/">glossit</a> sebep olabilir. </p>
<p>Geographic dil bir glosit türüdür; bu tür glositte dilin küçük alanlarında kızanklıklar ve şişme oluşur; sebebi bilinmemek­tedir. Nüfusun %1 ila %3&#8242;ünde olur, genellikle kadınlarda görülür.<br />
Birkaç hafta içinde, bilinen sebepler düzeltilebilir. </p>
<p>Tuzlu suyla gargara yapmak da yardımcı olur. Siz de bu durumdaysanız doktora başvurun, altındaki sorun­ların çözülmesinde yardımcı olur. Dil, çiğnenmesine ve sindirilme­sine yardımcı olduğu yiyecekler sebebiyle, kolayca rengini kaybe­debilir. Çay, kahve, sigara ve bazı ilaçlar dile koyu renkte bir leke yapabilir. Bazen papila uzaya­bilir ve bu da bir başka durumla sonuçlanır: Tüylü dil. Bazı kişilerin dillerinde kırışma olur. Bu durum­larda tedaviye gerek yoktur,ancak dilinizi bir diş fırçasıyla fırçalamak ve antiseptik bir ağız suyuyla yıkamak, dilinizin temiz ve artıklardan arınmış kalmasında yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/dildeki-donusumler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dil Ve Ağız Kanserlerinin Önlenmesi</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/dil-ve-agiz-kanserlerinin-onlenmesi/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/dil-ve-agiz-kanserlerinin-onlenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 10:33:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[AĞIZ]]></category>
		<category><![CDATA[ağız hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13112</guid>
		<description><![CDATA[Kanser vakalarının sadece %8&#8242;i ağızda ve dilde oluşur. Bu vakaların birçoğu önlenebilir ve çoğu erken tedavi edilirse tamamen iyileşir. Genel sağlık durumunuz ve kanseri önlemek için aşağıdaki adımları takip edin.
■  Sigarayı bırakın.
■  Sakız çiğnemeyi bırakın
■  Alkol alımını azaltın ve günde iki kadehten fazla İçmeyin.
■  15 faktörlü dudak merhemi kullanın.
■  Rengi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser vakalarının sadece %8&#8242;i ağızda ve dilde oluşur. Bu vakaların birçoğu önlenebilir ve çoğu erken tedavi edilirse tamamen iyileşir. Genel sağlık durumunuz ve kanseri önlemek için aşağıdaki adımları takip edin.</p>
<p>■  Sigarayı bırakın.</p>
<p>■  Sakız çiğnemeyi bırakın</p>
<p>■  Alkol alımını azaltın ve günde iki kadehten fazla İçmeyin.</p>
<p>■  15 faktörlü dudak merhemi kullanın.</p>
<p>■  Rengi kaçmış veya beyaz bir alan, 2 haftadan fazla sürede iyileşmeyen bir yara olursa veya ağzınızda, dudaklarınızda ya da dilinizde alışılmamış bir yumru görürseniz doktorunuza bildirin.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-15805" title="agiz_kanseri" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/agiz_kanseri.jpg" alt="agiz_kanseri" width="180" height="174" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/dil-ve-agiz-kanserlerinin-onlenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kanseri Ve Kanser Öncesi Gelişen Durumlar</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/agiz-kanseri-ve-kanser-oncesi-gelisen-durumlar/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/agiz-kanseri-ve-kanser-oncesi-gelisen-durumlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 19:33:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[AĞIZ]]></category>
		<category><![CDATA[ağız hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13073</guid>
		<description><![CDATA[Lökoplazi
Lökoplazi, beyaz diş taşı anlamına gelir; ağızda veya dilde veya diş etlerinde beyaz leke üreten bir vakadır. Lökoplazi, sivri diş veya kırılmış takma dişten kaynaklanan ve nükseden iritasyonların da aralarında bulunduğu birçok farklı sebepten oluşabilen ve ağızda en sık rastlanılan prekanseröz (kanser öncesi gelişen) oluşumdur.
Diğer sebepler, tütün çiğne­mekten kaynaklanan iritasyon, lupus (deri veremi, böbrek yetmezliği, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lökoplazi</strong></span><br />
<a href="http://www.saglikbilimi.com/lokoplaki-jeukoplakie/">Lökoplazi</a>, beyaz diş taşı anlamına gelir; ağızda veya dilde veya diş etlerinde beyaz leke üreten bir vakadır. Lökoplazi, sivri diş veya kırılmış takma dişten kaynaklanan ve nükseden iritasyonların da aralarında bulunduğu birçok farklı sebepten oluşabilen ve ağızda en sık rastlanılan prekanseröz (kanser öncesi gelişen) oluşumdur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Diğer sebepler</strong></span>, tütün çiğne­mekten kaynaklanan iritasyon, lupus (deri veremi, böbrek yetmezliği, liken planus ve üçüncü dönem sifilis&#8217;tir.İlk evrelerinde, lökoplazi çok nadiren sancılı olur ve herhangi bir boyutta gri ya da beyaz bir leke olarak görünür. Leke, kademeli olarak sertleşir ve pürüzlenir.</p>
<p>Ağzınızda, 2 haftanın sonunda iyileşmeyen sertlik ve kalınlaşma olursa doktorunuza veya diş doktorunuza bildiriniz. Tedavinin ilk aşaması, lökoplazinin fiziki nedenlerini ortadan kaldırmaktır, örneğin yüzeyi pürüzlü bir takma dişin sebep olduğu zedelenme gibi. Sigara içiyorsanız, dokto­runuz bırakmanızı önerecektir. <a href="http://www.saglikbilimi.com/kanser-nedir/">Kanser</a> olasılığını bertaraf etmek için, biyopsi talep edilebilir. Kanser bulunursa, acil cerrahi müdahale (lokal <a href="http://www.saglikbilimi.com/anestezi/">anestezi</a> tatbi­kinden sonra) esastır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ağız Ve Dudak Tümörleri</strong></span></p>
<p>Ağız, iyi huylu (kanserli olmayan) tümörler için genel bir yerdir. İyi huylu tümörler, sıçramazlar ancak genellikle tahriş ederler. En bilinen tümör, fibromdur (fibroma). Kronik iritasyondan kaynaklanır, genellikle dişlerin, ağızdaki hassas dokulara yukarı-aşağı sürtünmesi sonucu oluşur ve genellikle beyazdır. Bir başka iyi huylu tümör, karnabahara benzeyen papilomlardır; bunlara virüsler sebep olur.<br />
Birçok kişinin ağız tavanında, yuvarlak tümsekler vardır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Tümsekler</span></strong>, torus palatinus denilen alışılmamış bir kemik yapısının sebep olduğu yapılardır, endişe verecek herhangi bir etkileri yoktur. Çok miktarda iyi huylu ur vardır; diş doktorunuz iritasyonu önlemek ve teşhis için bunları alabilir. Ağız kanserleri (oral kanserler de denir) ender görülmezler ve genellikle sigara kullanımıyla ilişkilendirilirler. Alkol ve sigara birleşimi, oral kanser riskini dramatik bir şekilde artırır. Ağız kanseri, iyileşmeyen ülser veya yara, beyaz bir leke (genellikle kırmızı alanlarla) ya da bir yumru şeklinde başlar. Oral kanserin tedavisi, erken teşhistir. 2 haftadan fazla süren beyaz bir alan veya yumru veya yara olursa, diş doktorunuza veya doktorunuza bahsedin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/agiz-kanseri-ve-kanser-oncesi-gelisen-durumlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Dudak Ve Dil Yaraları</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/agiz-dudak-ve-dil-yaralari/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/agiz-dudak-ve-dil-yaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 19:27:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[AĞIZ]]></category>
		<category><![CDATA[ağız hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız yarası]]></category>
		<category><![CDATA[dudak yarası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13070</guid>
		<description><![CDATA[Aft, Uçuk Ve Diğer Ağız Yaraları
Autlar, aftoz ülser olarak da adlandırılır, küçüktürler (yaklaşık 1-2 mm.) ve genellikle dudakların ve yanakların içi kısmında gelişirler ve nadir vakalarda, diş etlerinde ve üst damakta oluşurlar (ağzınızın tavanı). Bulaşıcı değildirler ve genel­likle kadınlarda aybaşı dönemle­rinde ve ergenlik çağlarında çıkarlar.
Aftlar, tek başına, küçük, kırmızı hale içinde san bir nokta t [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aft, Uçuk Ve Diğer Ağız Yaraları</strong></span><br />
Autlar, aftoz ülser olarak da adlandırılır, küçüktürler (yaklaşık 1-2 mm.) ve genellikle dudakların ve yanakların içi kısmında gelişirler ve nadir vakalarda, diş etlerinde ve üst damakta oluşurlar (ağzınızın tavanı). Bulaşıcı değildirler ve genel­likle kadınlarda aybaşı dönemle­rinde ve ergenlik çağlarında çıkarlar.<br />
Aftlar, tek başına, küçük, kırmızı hale içinde san bir nokta t görünümündedir ve genelde ilk farkına vanlmasına yemek yerken verdiği ağn sebep olur.</p>
<p>Genellikle bir hafta 10 gün içinde kaybolurlar.Tuzlu suyla çalkalamak, aftlan daha az ağn verici kılar. Sıcak yiyecek ve içeceklerden kaçının, aynı şekilde baharatlı ve asitli yiyecekleri de yememeye gayret edin. Gerçek aft, 14 gün içinde kaybolur. Aft, 14 gün içinde geçmezse dişçinizi veya dokto­runuzu arayınız. Aftlar nükset­meye devam ederse, doktorunuz, vitamin eksikliğinizi kontrol edecek (özellikle floik asait veya B12 Vitamini) veya beyaz kan hücrele­rinizin düşük olup olmadığını belir­lemek için kan tahlili yapacaktır.<br />
Uçuklar, tip 1 ve 2 herpes simplex virüsünden (HSV) oluşur. HSV tip 1 uçuklann en bilinen sebebidir. Tip 2, üreme organla-nndan bulaşan herpes enfeksi­yonu (insanların &#8220;bende herpes&#8221; var dedikleri zaman kastedilen hastalık) sebebidir, ancak uçuğa da sebep olabilir Yetişkinlerin en az yansı HSV virisünden enfekte olmuşlardır. Hangi tip HSV olursa olsun, bü­kere enfekte olduğunuz zaman, bu enfeksiyon kalıcıdır. Enfeksiyon, sinirlerin içinde uyur vaziyette yatar ve çoğu zaman herhangi bir belirtisi yoktur. Bazı kişilerde, virüs dönemsel olarak &#8220;uyanır&#8221; ve uçuğa sebep olur.</p>
<p>Doktorlar, tam olarak neyin virüsü harekete geçirdiğini anlaya­mamaktadırlar. Aşağıdaki durum ve koşullar nüksetmesinin sebep­leri olarak söylenebilir: Ruhsal endişe, güneş ışığına maruz kalmak, hormonal değişim (aybaşı döneminden önce, menapoz ve hamilelik boyunca ya da ağızdan doğum kontrol hapı alındığı dönemlerde), fiziksel bitkinlik ve vücudun diğer bölgelerindeki enfeksiyonlar.<br />
Uçuklar sıklıkla ağzın kenarında çıkarlar ve genel­likle her defasında aynı yerde görülürler (çünkü virüs, cildin bu nokrasında uyur). Uçuk, genellikle bir hassasiyet veya karıncalanma hissiyle başlar ve gelişip şişen, ağn veren, kırmızı bir yumruya dönüşür. Bu dönemde, yaranın içindeki virüs çok bulaşıcıdır (virüs sinirlerin içinde uyurken bulaşıcı değildir).</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-15807" title="agiziciyaralari" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/agiziciyaralari-244x300.gif" alt="agiziciyaralari" width="244" height="300" /></p>
<p>Bir veya iki gün sonra bölge kabarır, patlar ve üzeri kabuk bağlar. Sonra, sarı kabuklar soyulur ve açık renkte bir sıvı akıntısı olur. Yara yaklaşık 2 hafta içinde iyileşir.Uzmanlann birçoğu, asiklovir gibi antiviral ilaçlann, yaranın daha hızlı kaybolmasını sağla­yacağını düşünmemektedir. Bu sebeple, antiviral ilaçlar tavsiye edilmemektedir. Bazı hastalar, buz uygulayarak ya da sağlık gıdalarının satıldığı yerlerde, hap şeklinde, kolayca buluna­bilen L-Lysine (amino asit) kulla­narak başanlı sonuçlar almış­lardır. Uçuklann farklı tedavileri hakkında bilgi edinebilmek için doktorunuzla görüşünüz.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ağız ülserleri</strong></span>, travmatik ülserler olarak da adlandırılır: Ağzı kaplayan mukoza zannın zedelen­mesi sonucu meydana gelir. Hoyratça diş fırçalama, yanağınızı ısırma, pütürlü bir diş ya da takma diş bu zedelenmeye yol açabilir. Travmatik ülsere sebep olan sivri bir diş veya diş uygulaması ise, bu durumu, doktorunuza bildiriniz. Bu ülserler, sebebi bir kez öğrenil­diği zaman, genellikle bir hafta içinde iyileşir.<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aft, Uçuk Ve Diğer Ağız Yaraları</strong></span><br />
Ağız, şişmelere yol açabilecek birçok hastalığa uygun bir ortamdır. Bu hastalıklar bulaşıcı değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ağız licken planusu</strong></span>, çok sık karşılaşılan bir vakadır. Sebebi bilinmemektedir ve üç şekli vardır. En bilinen şekli, yanaklann iç kısmında veya dilin kenarındaki kalın beyaz çizgilerle karakte-rize olur. İkinic şekli, diş etlerinde aşınmış, ağnlı alanlann oluşma­sına yol açar. Son şekli, en ciddi ve ağızda ağn veren şişkinlikler üretir. Bu vaka erkeklerden çok kadınlarda ve genellikle 40 &#8211; 60 yaş arası kişilerde görülür. Bazı kişilerde cilt döküntülerine de sebep olur.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Lichen planus</strong></span>, kronik (uzun vadeli) bir rahatsızlıktır, bir gelir bir kaybolur. En sık karşılaşılan lichen planus şekline yakalandıysanız, tedavi gerektirmez. Diğer şekillerden biri varsa, doktorunuz kortikosteroid ilaçlar yazabilir. Doktorunuz veya dişçiniz, teşhisi doğrulamak için bir biyopsi talep edebilir.<br />
Ağız lichen planusu olmanın, hastayı kansere meyilli hale getir­diği düşüncesi tartışılmaktadır. Lichen planusunuz varsa, dokto­runuz, tedbirli olmak adına, düzenli olarak ağzınızı kontrol edip, ağız kanseri belirtilerini kontrol eder.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Pemfigoid ve pemfîgus</strong></span>,<br />
otoimmün hastalıklardır. Pemfi-goid hastalığında, cildin herhangi bir yerinde büyük yaralar oluşur. Pemfigus ise, sık karşılaşıl­mayan ancak ciddi bir hastalıktır ve deride ya da ağızda oluşur. Yaralar önce ağızda başlar (bazen sadece ağızda olur) sonra da genellikle ciltte oluşur. Hassas şişlikler kolayca patlar, ağrılı alanlar oluştururlar, sonra üzerleri kabuk bağlar ve enfekte olurlar. Tedavi edilmezse, şişkinlikler sıçrayabilir, yaygın cilt kaybına ve hatta ölüme bile sebep olur. Doktorunuz, pemfigoid veya pemfigus olduğunuz şüphesi taşıyorsa, bir yara numunesi alıp, mikroskop altında inceleyecektir, her iki hastalığın da tedavisinde kortikosteroid ilaçlar kullanılır ve bazı vakalarda bağışıklık sistemini koruyucu ilaçlar kullanılır. Şişkin­likler yaratan tüm enfeksiyonlar, antibiyotik gerektirir.</p>
<p>Multiform eritema, göreceli olarak sık karşılaşılmayan bir otoimmün hastalıktır. Genç erişkinler, özellikle erkekler bu hastalığa karşı daha fazla elveriş­lidirler. Ağızdaki diğer şişkinlik vakalarından farklı olarak, multi­form eritema, başlangıçta çok ciddi ve tahrip edicidir, ağızda ülser­lerin gelişmesine sebep olur ve daha sonra bu ülserler dudakların üstüne kadar uzanabilir. Hasta­lığa yakalananların yarısında ciltte döküntüler oluşur; bu döküntüler, hedef tahtasına benzeyen yaralar şeklinde karakterize olur.Multiform eritemanın daha ciddi bir varyantı ağızda, jenital kısımlarda ve gözlerde yaraların oluşmasına sebep olur. Ateş, başağrısı, öksürme ve boğaz ağrısı gibi grip belirtileri, hasta­lığın başlamasından bir hafta önce kendini gösterir. Yaralar 2 ile 6 hafta arası kalır. Hafif seyreden şekli tedavi gerektirmez; daha ciddi şeklin tedavisinde kortikoste­roid ilaçlar kullanılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Pamukçuk</strong></span><br />
Candida albicans, ağzınızda doğal olarak yerleşmiş bir mantardır, iyi huylu bakteriler bunu diğer mikro­organizmalarla dengede tutarlar. Buna karşın, enfeksiyona karşı direnciniz azsa veya antibiyotik ya da kortikosteroid ilaçlar kullanıyor­sanız, vücudunuzun doğal dengesi bozuktur ve mantar bu durumda çoğalıp ağızda pamukçuk oluşma­sına yol açar.</p>
<p>Ağn, sarı-beyaz renk, ağız ve boğazın hassas zarında kabarık lekeler ana belirtiler. Diş fırçalan­ması sırasında lekeler törpülenmişse, cildin ağrılı alanları açığa çıkmış demektir. Bazen, ağzınızda beyaz lekeler veya yaralar olmasa bile, Calbikanlar dilinizin yanma­sına sebep olur.<br />
Pamukçuk ciddi bir durum değildir ancak nüksedebilir. Kronik hastalar &#8211; HIV, AİDS olanlar veya kemoterapi görenler de dahil- pamukçuk hastalığına meyillidirler, ancak yaşı ilerlemiş olanlar ve çocuklar da etkilenirler.</p>
<p>Pamukçuktan şüpheleniyor­sanız, dişçinizi veya doktoru­nuzu görünüz. Sizi tetkik ettikten sonra, teşhisi teyit etmek için, etkilenen alandan ufak bir örnek alır. Vakanın tedavi edilmesi için, mantar önleyici ilaçlar, genel­likle yaranın tam üstüne uygulanır. Ayrıca, inatçı vakalarda, mantarın ağzınızdan yok edilmesi için ağız ilaçları kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/agiz-dudak-ve-dil-yaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

