Genel Cerrahi

PULMONER ARTERİYEL KAN AKIMINI ARTTIRAN KONGENİTAL KALP LEZYONLARI

Bütün kongenital kalp lezyonlarının yaklaşık %50 sinde sistemik arteriyel dolaşımdan pulmoner dolaşıma şant vardır (soldan sağa shunt). Bu gruptaki en yaygın lezyonlar patent ductus arteriozus ve atriyal septum, atriyoventriküler kanal ve ventriküler septum defektleridir. Diğer nadir lezyonlar arasında ise sinüs Valsalva rüptürii, aortikopulmoner pencere, turuncus arteriosus , büyük damarların transpozisyonu, çift çıkışlı sağ ventrikül, ve [...]

ÇOCUKLARDA KAPAK REPLASMANI

Çocuklarda kapak replasmanı bir çok kongenital ve edinsel problemler için gerekebilmektedir. Hem aortik stenozu veya pulmoner stenoz gibi valvüler stenotik lezyonlar ve hem de trunkal valv yetmezliği veya atrioventriküler kanalla birlikte mitral yetmezliği gibi regürjitan lezyonlar rekonstrüktif tekniklere uygun olmayabilir ve bu yüzden kapak replasmanı gerekebilir.
Çocuklarda kapak replasmanının uzun vadedeki etkileri erişkinlerdekinden farklılık arzeder. Bunlar [...]

COR TRİATRİATUM

Bu nadir anomalide, pulmoner venler, normal büyüklükte gerçek sol atrium ile küçük bir açıklıktan bağlantılı küçük bir aksesuar sol atrial boşluğa girer. Pulmoner venöz hipertansiyon pulmoner konjesyona neden olur ve pulmoner vasküler hastalıkla sonlanabilir. Hastalar infantlık döneminde pulmoner konjesyon bulguları ile sıklıkla semptomatiktirler. 2 atrial boşluğu ayıran dar membran eksize edilebildiği ve sol atriunun lateral [...]

MİTRAL ATREZİSİ VE DARLIĞI

Kongenital mitral atrezisi veya darlığı sıklıkla aortik atrezi ve sol kalbin hipoplazisi ile beraberdir. Mitral atrezi ve normal bir aortik kapağı bulunan hastalarda sıklıkla ventriküler septal defekt yoluyla geniş bir sağ ventrikül ile bağlantılı hipoplastik bir sol ventrikülü bulunur. Atrial septal defekt gibi diğer anomaliler genellikle mevcuttur. Mitral atrezi ve normal aortik kapaklı infantlar nadiren [...]

AORTİK ATREZİ – HİPOPLASTİK SOL KALP SENDROMU

Aorti kapak atrezisi genellikle çıkan aortanın hipoplazisi ve mitral kapakla birlikte sol ventrikülün atrezi veya hipoplazisi ile birlikte görülür. Bu hastaların çoğunda hayatın devam edebilmesi için geniş bir patent duktus ve bir atrial septal defekt gereklidir. Hipoplastik çıkan aorta ender olarak geliştiği için düzeltici ameliyatlar bu hasta gurubunda mümkün değildir.
Bununla beraber bazı şant işlemlerine girişilmiştir, [...]

İNTERRUPTED AORTİK ARCUS

Sol arteria subclavianın distalinde (tip A) veya sol arteria subclvia ile sol carotis arter arasında (tip B) aortik arcusun mevcut olmayışı az görülen bir durum olmakla beraber aorta içindeki gelişme obstrüksiyonunun kesinlikle çok daha ağır bir şeklidir. Distal aorta, kanı doğumdan sonra daralabilen açık bir duktustan alır ve böylece alt ekstremitenin akımını sınırlar. Yaşamın ilk [...]

AORTA KOARKTASYONU

Tanının Esasları

İnfantlarda ağır kalp yetmezliği olabilir. Çocuklar genellikle asemptomatiktir.

Femoral nabızlar zayıf veya yoktur.

Sistolik kan basıncı üst ekstremitelerde alt ekstremitelerdekine oranla daha yüksek; diastolik basınçlar benzerdir.

Sırtta kaba sistolik üfürüm işitilir.

Genel Özellikler
Aorta koarktasyonu kadınlara oranla erkeklerde iki kat daha fazla görülen nispeten sık bir kongenital lezyondur. Bütün aortik koarktasyonların %98 i aortik isthmusta (liga-mentim arteriosum veya ductus [...]

ASİMETRİK SEPTAL HİPERTROFİ

Kalp adalelerinin genetik olarak intikal eden bu hastalığında ventrikül serbest duvarma nazaran ventrikül septumunun uygunsuz ve aşın kalınlaşması söz konusudur. Myokardial sarkomerler hipertrofiye olmuşlardır ve karışık bir kalıp halinde dizilmişlerdir. Asimetrik adele kitlesi sol ventrikül outflow yolunun obstrüksiyonuna neden olabilir veya olmayabilir.
Semptomatik hastalarda hemen hemen her zaman sistol esnasında bir dereceye kadar obstriksiyonun şiddeti sistol [...]

SUPRAVALVÜLER AORTİK DARLIK

Çoğu hastalarda, supravalvüler aortik darlık, mental gerilik, veya başka bir genetik defekt ile beraber bulunmayan izole bir lezyondur. Seyrek hastalarda sporadik dağılımlı veya periferik pulmoner arter stenozu ile birlikte görülen ailevi supravalvüler aortik darlık mevcuttur. Bu tür darlığın bulunduğunun bilindiği hastaların yaklaşık %20 sinde mental gerilik, “elfin yüzü”, şaşılık, diş anomalileri, inguinal hernia ve periferik [...]

VALVÜLER AORTİK DARLIK

Tanının Esasları

Çocuklarda genellikle asemptomatiktir; angina ve senkop önemli stenozu gösterir.

İnfantlarda ağır kalp yetmezliğine neden olabilir.

Belirgin sol ventrikül impulsu; daralmış nabız basıncı

Sternumun sol kenarı boyunca sert sistolik üfürüm ve thrill, sistolik ejeksiyon kliği

Genel özellikler
Valvüler aortik darlık esas olarak erkeklerde görülür ve hastaların yaklaşık %20 sinde diğer kongenital kalp defektleri ile birlikte bulunur. Aortik kapakçıklar sıklıkla kalınlaşmış [...]

AORTİK DARLIK

Genel olarak kongenital aortik darlığın dört şekli tanımlanmıştır Valvüler aortik darlık en sık rastalanan tip olup; subaortik ve supravalvular aortik stenoz ve asimetrik septal hipertrofi seyrek görülür.

PULMONER DARLIK

Tanının Esasları

Hafif veya orta ağırlıktaki lezyonlu hastalarda semptomlar yok

Ağır lezyonlu hastalarda siyanoz ve sağ kalp yetmezliği

Sol ikinci kostal aralıkta maksimum işitilen yüksek perdeli sistolik ejeksiyon üfürümü.

S2 gecikmiş ve yumuşak.

Ejeksiyon kliği sık olarak var.

Ağır vakalarda ejeksiyon kliği yok ve işitilmeyen S2.

Genel Düşünceler
Sağlam ventriküler septumlu pulmoner darlık erkek ve kadınlarda eşit sıklıkla görülen ve nispeten sık bir [...]

OBSTRUKTİF KONGENİTAL KALP LEZYONLARI

Tıkayıcı lezyonlar kanın ileriye doğru akımını engeller ve ventriküllerin afterloadını artırır. Bir ventriküler septal defektin yokluğunda aortik ve pulmoner kapağın içindeki obstrüktif bir lezyon proksimal ventrikülün hipertrofiye uğramasına neden olur. Aortik veya pulmoner stenozlu hastalarda ani ölüm seyrek değildir ve yüksek sıklıktaki aritmiler, myokarddaki iskemik değişiklikler ve potansiyel kalıcı adele harabiyeti veya fibrosis ile replasman [...]

Kongenial Hastalıklar

Tanı
Bir kongenital kalp lezyonu, değişik derecede dolaşım disfonksiyonuna ve oldukça geniş spektrumda klinik belirtilere neden olabilir. Anatomik malformasyonların değişik tipleri çeşitli olup ancak birkaçı devamlı olarak tanınabilen birtakım işaret ve semptomlara neden olur. Bu lezyonların çoğu yaş ile değişir, örneğin, pulmoner darlık yaş ilerledikçe daha ağırlaşır, ventriküler septal defekt küçülür, akciğerlerde vasküler direnç azalır. Birçok [...]

Kalıcı Pacemaker Tedavisi

Daimi pace-maker elektrotlan da iki tiptir. Myokardial teller genellikle sol ventrikül üzerinde ve transvenöz elektrotlar fluoroskopik kontrol altında sağ ventrikül endokardı içine takılır. Kalbin ekspozürünü gerektirmediği ve lokal anestezi altında uygulanabildiği için genellikle transvenöz uygulama tercih edilir. Epikardial uygulama tercih edilir. Epikardial uygulama çocuklarda ve transvenöz girişimin başarılamadığı erişkinlerde tercih edilir. Elektrotlar göğüs duvarı veya [...]

Pacemaker Tedavisi için Endikasyonlar

Kalb hızının elektriki kontrolü (pacing) kalp debisini düzeltebilir, asistoliyi önler ve ventriküler irratibilite veya ektopik ritmleri baskılar.
A.Daimi (kalıcı) Pacemaker: Kalıcı elektriki pacing bradiaritmi veya bloklu semptomatik hastalarda endikedir.
Semptomlar, Adams-Stokes atakları, eksersizle baş dönmesi, konfüzyon, yorulma, kongestif kMP. yetmezliği ve angina pektorisi içerir, EKG bulguları, sinüs bradikardisi, taşikardi-bradikardi sendromu, atrial fibrilasyon veya yavaş ventriküler cevaplı atrial [...]

KARDİAK PAGEMAKER TEDAVİSİ

Kardiak iletim bozuklukları hatalı impuls formasyonu (sinoatrial düğüm disfonksiyonu, “sick sinüs sendromu”) ile gecikmiş veya kesilmiş impuls iletimini (blok) içerir. Semptomlar, bradikardi, asistoli veya kaçak taşi-aritmiler nedeniyle sekonder düşük kalp debisine bağlıdır. En sık görülen neden kalbin özel iletim dokusunun idiopatik dejenerasyonudur. Diğer nedenler koroner atheroskleroza bağlı sekonder miyokard iskemisi veya infarktüsü , kardiomyopati, ilaç [...]

Kardiak Arrestin Tedavisi

Kardiopulmoner arrest düşünülen bir hastada bir taraftan yardım istenirken bir taraftan da hastayı yerinden kaldırmadan etkili bir takım önlemlerin derhal başlatılması gerekir. Sonuçlar, problemin süratle tanınması, iyi eğitilmiş bir canlandırma ekibinin performansı ile çok yakından ilgilidir. Canlandırma çalışmalarının inatla devamı teşvik edilmelidir. 80 den fazla depolarize edici şoktan ve 1 saatten fazla süren çabalardan sonra [...]

Kardiak Arrestin Tanısı

Emirlere ve ağrılı uyaranlara cevap vermeyen, nabzı ve kan basıncı alınamayan, solgun hale gelmiş, solunum aktivitesi kesilmiş, EKG si ventriküler fibrilasyon gösteren veya elektriksel aktivitesi olmayan her hastada kardiak arrest düşünülmelidir. Derhal canlandırma müdahalelerine başlanması gerekmektedir. Acil tedavi en iyi sonuçlan sağlar. Arrestin doğrulanması carotis ve femoral nabızları kontrol ederek yapılır.

Kalp Durmasının Etiolojisi

Her ne kadar kardiak arrestlerin %75 i gibi önemli bir miktarında temelde yatan belirlenmiş veya önlenmemiş hipoksi ise de olayı hızlandıran, ortaya çıkmasını kolaylaştıran nörohumoral ve elektrikli mekanizmalar hakkında öğrenilecek çok şey vardır. Kardiopulmoner arrestten hemen önce hastanın kardiak statüsünün bütün bir görüntüsünü düzeltmek hemen hemen olanaksızdır. Ancak, bir takım nedensel faktörler tanınmıştır ve bunlar [...]

KARDİOPULMONER RESSUSİTASYON

Kalb durması, ya zamansız ve birdenbire olan bir hadise şeklinde derhal ölüme yol açabilir, ya da tedrici bir ölüm proçesenin terminal sonucu olabilir. Göğüs cerrahisi uygulanan hastaların tedavilerinden geniş bir şekilde elde edilen tecrübeler, özellikle progressiv ve irreversible hastalığın sonucu olmayan dolaşım arrestinin önemli sayıda hastada hem önlenebilir hem de düzeltilebilir olduğunu göstermiştir.
Günümüzde artık [...]

KALP TÜMÖRLERİ

Vücudun başka yerindeki tümörlerde olduğu gibi, kalp tümörleri de yer işgal etmenin etkileri ile kendilerini belli ederler ve ileri dönemlere kadar asemptomatik kalabilirler. Eğer saplı ise, kan akımının geçici olarak engellenmesine ait bulgular saptanabilir. Eğer frajil bir tümör ise emboliye; eğer epikardiyal yüzeye süratle invaze olursa hemoperikardium ve tamponadına ait bulgular ortaya çıkabilir.
Tümörler her yaşta [...]

Komplikasyonlar

A.Kalp Tamponadı: Perikard sıvının süratli oluşması ile diastolik dolmayı bozabilir ve azalmış kalp debisi ve dolaşım yetmezliğine neden olabilir. Yakın zamanlarda yapılan çalışmalar artmış perikard basıncının direkt olarak koroner kan akımının bozulması ile sonuçlanabileceği gösterilmiştir.
Kalp seslerinin şiddeti azalmıştır; boyun venleri genişlemiştir ve inspirasyonda daha da artar (kussmaul belirtisi); pulsus paradoksus (normal inspirasyonla sistolik basıncın 10 [...]

PERİKARDİT

Perikardit perikardın paryetal ve visseral tabakalarını ve myokardın dış kısmını tutan inflamatuar bir proçestir. İzole bir proçes yada sistemik hastalığın lokal bir belirtisi olarak görülebilir. En sık genç erişkinlerde görülen ve genel olarak iyi prognoza sahip idiopatik muhtemelen viral şekildir. Diğer sık nedenler akut myokard infarktüsü, tüberküloz, direkt bakteriyel kontaminasyon, ateşli romatizma, post perikardiyotomi sendromu [...]

KALP YETMEZLİĞİ

Generalize kardiyomiyopatinin ciddiyeti kalp transplantasyonu ve yardımcı mekanik aletlerin gelişmesini hızlandırdı. Daha önce bu işlemler sadece birkaç büyük merkezde yapılabilmekteydi. Ancak son zamanlardaki yapılan araştırmalarla ilgili gelişmeler, bu teknikleri kabul edilebilir bir alternatif tedavi haline getirdi.