KUDUZ
Kuduz, infekte hayvanların tükürüğü ile nakledilmesi sonucu ortaya çıkan bir ensefalit’dir. İnsanlara kedi, köpek, kurt, tilki veya diğer bazı hayvanların ısırması ile geçer. Hastalık yerleştikten sonra hemen daima ölümle sonuçlandığından, erken korunma önlemleri çok önemlidir.
İnsanlarda kuluçka devri 10 gün ile bir kaç ay arasında değişmektedir. Klinik semptomlar ağrı ve yara çevresinde uyuşma ile başlar. Takiben [...]
DİĞER ANAEROBİK İNFEKSİYONLAR
Çok sayıda bakteri anaerobik infeksiyonların tipik özelliklerini ortaya çıkarır. Mikrofilik streptekoklar, gram negatif basiller, peptokoklar, bakteriodesler (B.fragilis) sıklıkla bu tür infeksiyon yapan bakterilerdir. Bunlardan bazıları gaz çıkarırlar, diğerleri çıkarmaz. Genelde, klostridyalardan daha az agresiftir ve ekseriya birlikte etkili olurlar
NEKROTİZAN FASİİT TEDAVİ
Postoperatif olarak gelişen fassitten korunmak için kan volümü desteklenir, etkin ve yeterli debridman yapılır ve profilaktik olarak antibiyotikler kullanılır. Tedavi ise cerrahi debridmanı, antibiyotikleri, İokal ve genel sirkülasyonun desteklenmesini içerir.
A.Cerrahi tedavi: Genel veya spinal anestezi altında yapılan debridman tam olmalı, bütün avasküler deri ve fasya çıkarılmalıdır. Nekrotik fasyanın sağlam derinin altında olduğu durumlarda, uzunlamasına yapılan [...]
NEKROTİZAN FASİİT Ayırıcı Tanı
Genelde hastalığın derecesini hafife almamak ve selülit, lokalize abse ve flebit ile karıştırmamak esastır. Ayrıca klostridyal miyozit veya vasküler gangren tanısı koyarak da çok agresif bir tedavi uygulamamak gerekir. Fasiit hızla ilerler buna karşın Meleney ülserleri (Chronic progressive cutaneous gangrene) çok yavaş gelişir.
NEKROTİZAN FASİİT Klinik Bulgular
Fasiit ekseriya delici bir yara, ayaktaki bir ülser veya cerrahi bir yara gibi sınırlı bir bölgeden başlar. İnfeksiyon iskemik fasya planlan boyunca ilerlerken, bir yandan da bu bölgeleri penetre eden damarların trombozuna neden olur. Böylece deri devaskülarize olur. Deri ölümünü haricen gösteren ilk işaret hemorajik büllerin göriilmesidir. Ancak genelde, fasyadaki nekroz derideki görünüme oranla daha [...]
NEKROTİZAN FASİİT
Nekrotizan fassit ekseriya çok sayıda patojen tarafından meydana getirilen invaziv bir infeksiyondur. Deri ve daha alttaki sirkülasyon arasındaki damarların infeksiyöz trombozları, ve iskemik vasküler veya klostridyal gangrene benzeyen yüzeysel deri nekrozları ile karakterlidir.
Tetanoz Tedavisi
Solunum felci çok hızla gelişebileceğinden, tanı konur konmaz etkin tedavi başlatılmalıdır. Tedavi bazen çok karmaşık bir hal alır ve bir cerrah, anestezist, dahiliyeci veya klinik farmakologun işbirliğine ihtiyaç gösterir. Tetanoz tedavisi öncelik sırasına göre planlanır.
(1) Toksinin TIG ile nötralize edilmesi. Yerleşmiş tetanoz vakalarında TIG nin standart dozu 3000-6000 ünite olup İ.M olarak, tercihen [...]
Tetanozdan Korunma
Herkes tetanoz toksoidi ile aktif olarak immunize edilmelidir. Bu aşı tatbiki rutin çocuk aşıları ile birlikte başlamalı ve her 7-10 yılda rapel uygulamaları ile devam etmelidir. Yaralanan bir kimsede tetanoz profilaksisi hastanın önceki immünizasyon durumu ve yaranın tipi ile çok yakından ilişkilidir. Bu amaçla tetanoz toksoidi ile rapel, human tetanoz immün globulin (TIG) veya her [...]
Tetanoz Klinik Bulgular
Semptom ve belirtiler: İlk semptomlar yara yerinde ağrı, yanma, çene hareketlerinin kısıtlanması (Lockjaw), yüz kaslarının kasılmasıdır (Riseus sardonicus). Bunları ense sertliği, yutma güçlüğü ve laringospazm takip eder. Sfinkter spazmına bağlı olarak idrar yapmada zorluk da görülür. Akut vakalarda, sırt kaslarının şiddetli spazmı opistotonusa (Opisthotonos)a yol açar. Kasılmalar gittikçe sıklaşarak daha fazla sayıda kas gruplarını tutar. [...]
Tetanoz Genel Bilgiler
Tetanoz, C.tetani’nin neden olduğu spesifik anaerobik bir infeksiyon olup, sinir sisteminde irritabilite ve kas kasılmaları ile karakterlidir. Patojen ajan, toprak veya feçes ile bulaşmış hipoksik yaralar girer ve çoğalır. Tetanoza eğilimi olan yara ekseriya delici veya nekrotik doku, yabancı cisim içeren bir yaradır.
Tetanoza ait semptomlar, bakteri ile karşılaşıldıktan en erken 1 gün veya en geç [...]
TETANOZ
Tanı koymada temel noktalar
— Ağrılı kas kasılmaları ile birlikte çene hareketlerinin kısıtlanması ve yüz kaslarının kasılmaları
— Laringospazm ve ense sertliği
— Tonik kasılmalar ve jeneralize konvülsiyonlar
— Debride edilmemiş penetre bir yaranın bulunması
Hiperbarik oksijen tedavisi
Klostridyal infeksiyonların tedavisinde hiperbarik oksijen faydalıdır, fakat cerrahi tedavinin yerini alamaz. Çünkü arteriyel PO ne kadar yükseltilirse yükseltilsin oksijenin ölü doku içine girmesini sağlayamaz. Hiperbarik oksijen bakteriyel invazyonu inhibe edersede infeksiyon odağını ortadan kaldırmaz. Ancak, muhtemelen P02′nun 90 mmHg nın üzerinde olduğu ortamda bakterinin alfa toksini çıkarmasını engeller. Tedavi için 3 atm. 1-2 saat süre [...]
Gazlı gangren Cerrahi Tedavi
Yara mutlaka açılmalı, nekrotik ve ileri derecede zedelenmiş dokular eksize, baskı altındaki doku kompartmanları dekomprese edilmelidir. Kan dolaşımının tamamen ortadan kalktığı diffüz miyozit hallerinde veya etkin bir debridman yapıldığında, ekstremite tamamı ile fonksiyon göremeyecek hale geldiği zaman acilen amputasyon yapmak gerekir.
Klostridyal selülitin cerrahi tedavisi mutlaka agresif olmalıdır. Ancak amputasyon gerekmez. Nekrotik deri ve deri altı [...]
Gazlı gangrenin Tedavisi
Tedavide vurgulanacak husus cerrahi tedavinin kaçınılmaz olmasıdır. Antibiyotik kullanımı da temel bir prensip olmakla birlikte, hastalığı cerrahi olarak kontrol etmeden, etkisiz kalmaktadır.
Gazlı gangrenden Korunma
Hemen bütün klostridyal infeksiyonlardan korunmak mümkündür. Korunmanın en can alıcı noktası ölü dokuların erkenden debridmanı ve dolaşımın desteklenmesidir. Ev dışında meydana gelen ve yabancı cisim, toprak, veya feçes içeren ayrıca geniş kas yaralanması ile birlikte bulunan yaralar şüpheli kabul edilmelidir. Bu tip bir yara dikkatli bir şekilde gözlenmeli ve tercihen hasta genel anestezi altında iken [...]
Gazlı gangren Ayırıcı Tanısı
Gazlı gangren, gram negatif basil ve gram pozitif kokların birlikte yaptığı diğer gaz içeren infeksiyonlarla karışır. Bu miks infeksiyonlar ekseriya gazlı gangren kadar virülan değildir ve insizyon drenaja iyi cevap verirler. Doku içinde oluşan gaz ayırıcı tanıda çok güvenli bir bulgu değildir. Örneğin, klostridyaların bazıları (C.novyi) gaz çıkarmaz, bazı klostridyalardan olmayan bakteriler (E.coli gibi) sıklıkla [...]
Ödemli gangren
Clostridium novyi (C.oedematiens)nin neden olduğu varyant bir infeksiyondur. Gaz oluşmaz fakat kasta ödem çok belirgindir. Bu tip, özellikle, süratle ilerleyerek ölüme yol açan bir infeksiyondur. Bu nedenle de süratli ve etkin bir tedavi gerektirir.
Diffüz klostridyal miyozit (Gazlı gangren)
Diffüz klostridyal miyozit yaralanmayı takiben 3 günden daha az bir zaman süreci içinde başlar. Yarada süratle artan bir ağrı, ödem ve çok defa gaz kabarcıkları içeren kahverengi, seropürülan bir eksüda vardır. Çok belirgin bir taşikardi olmasına karşın ateş diğişkenlik gösterir. Krepitasyon bulunabilir veya bulunmayabilir. Ağır toksemi sıklıkla erkenden ortaya çıkar ve deliryum hatta hemolitik sarılığa [...]
Lokalize klostridyal miyozit
Nadirdir. İnfeksiyon kası tutar, fakat invaziv değildir. Yaranın karakteristik kokusu, ödemi,krepitasyonu ve görünümü vardır. Fakat bu değişiklikler lokalizedir ve bu bölgenin damarlarının pulsasyonu normal, bölgenin perfüzyonu iyidir. Sistemik reaksiyon olarak ateş, taşikardi görülür. Ağır bitkinlik, deliryum hali ve tokseminin diğer işaretleri bulunmaz.
Krepitan klostridyal selülit
Bu tipteki anaerobik selülit, iskemiye hassas deri altı dokularının invaziv bir infeksiyonudur. Ekseriya apandektomiyi takiben görülür. İnvazyon derin fasyanın üzerinde olup çok hızla yayılabilir. Sıklıkla deride renk değişmesi, ödem vardır ve krepitasyon alınır. Yaranın gösterdiği lokal bulgularla karşılaştırıldığında sistemik semptom ve işaretler daha az belirgindir ve bu özellik selüliti miyozitden ayınr. Bu ayırım yapmak önemlidir [...]
Gaz absesi (Welch absesi)
Ekseriya invaziv olmayan lokalize bir infeksiyondur. Bu vakalarda kaslar olaya iştirak etmez. Kuluçka devri bir hafta veya daha fazladır. Genellikle az bir ağrı vardır. Ödem orta derece dedir ve hastalar ateş, taşikardi olsa bile toksik görünmezler. Bununla beraber yaranın karakteristik kahverengi seropürülan eksudası ve otopsi odası kokusu vardır. Yarada gaz da bulunabilir. Yara bölgesi hariç [...]
Basit Kontaminasyon
Birçok açık yaralar önemli bir hastalık yapmaksızın klostridyalarla yüzeysel olarak infekte veya kontamine olurlar. Ekseriya kahverengi seropürülan bir eksüda vardır. Bu tür infeksiyon, çevre dokular sağlam olduğu sürece invaziv olmaz çünkü klostridyalar nekrotik dokularda etkin olur. Bu nedenle ölü doku ve yüzeylerin debridmanı çok defa yegane gerekli olan tedavidir. Eğer ağır hemodinamik bozukluk veya daha [...]
Klostridyal infeksiyonlar Klinik Bulgular
Klostridyal infeksiyonlar, öldürücü potansiyellerine göre, en hafifinden en ağır şekline kadar sıra ile şu şekilde sıralanabilir. Basit kontaminasyon, gaz absesi, klostridyal selülit, lokalize klostridyal miyozit, diffüz klostridyal miyozit ve ödematöz gangren. Gazlı gangren terimi ise gaz yapımı ile birlikte olan klostridyal miyozit için kullanılmaktadır.
Patofizyoloji ve Bakteriyoloji
Klostridyalar saprofit bakterilerdir. Bunların vejetatif ve spor şekilleri toprakta, kumda, elbise ve feçesde yaygın bir şekilde bulunur. Bunlar anaerob olup büyüme, sporların vejetatif toksin yapan bakteri haline geçişi için düşük redoks potansiyeli gerektirirler.
Doku redoks potansiyelinde düşme ise, kan akımının azalması, kas harabiyeti, alçıların yaptığı baskı, şiddetli lokal ödem, yabancı cisimler veya oksijen sarf eden organizmaların [...]
TETANOZ DIŞINDAKİ KLOSTRİDYAL İNFEKSİYONLAR
Gazlı gangren çok ağır kontaminasyon gösteren harp yaraları ile yakından ilgilidir. Bununla beraber, barışta da cerrahi tatbikatta önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Travma oranınan artması, özellikle kolon ve safra yolları cerrahisinden sonra klokstridyal infeksiyonların oldukça fazla görülmesi, gazlı gangrenin korunma ve tedavisini önemli kılmaktadır.
Klostridyalar geniş bir spektrum içinde bir çok hastalıklara neden olurlar. Bunlar [...]




