Transfüzyon Materyalinin Seçimi
Tüm transfüzyon gereksinimlerini karşılamak için tam kan transfüzyonlarının günlük kullanımı arzu edilmez, çünkü çoğu olgularda kanın sadece bir elemanı tedavi için gereklidir. Çoğu Eent merkezleri tam kanın toplanması veya bileşenlerine ayrılması için kolaylıklara sahiptirler.
Taze alınmış kan (yani aynı gün temin edilmiş) nadiren gereklidir, zira çoğu klinik durumlar kan bileşikleriyle veya rölatif olarak taze depo kanla(4 [...]
KAN, KAN BİLEŞİKLERİ ve PLAZMANIN YERİNE KONABİLEN MADDELERİN TRANSFÜZYONU
Kan, kan bileşikleri ve plazma yerine konabilen maddelerin hastaya transfüzyonu aşağıdaki sebeblerden biri veya daha fazlası için gerekebilir:
(1) Normal kan hacmini devam ettirmek veya sağlamak,
(2) şiddetli anemiyi düzeltme veya
(3) Kanama ve pıhtılaşma bozukluklarını düzeltmek.
ranulositopeni veya hipoalbümi-nemi gibi diğer özel kan anormallikleri kan transfüzyonları ile uygun şekilde düzeltilemez.
Transfüzyon ihtiyacı ve transfüze edilecek materyalin miktarı ve tipinin [...]
YAYGIN DAMAR İÇİ PIHTILAŞMASI
Yaygın damariçi pıhtılaşmasında (dissemine intravasküler koagülasyon) pıhtılaşma mekanizması normal pıhtılaşmadan 3 şekilde farklılık arzeder:
(1) Lokalize olmayıp yaygındır;
(2) Pıhtılaşma bölgesini koruma yerine tahrip eder ve
(3) Bazı pıhtılaşma faktörlerini plazma konsantrasyonlarını düşürecek kadar tüketir ve yaygın kanamalar oluşabilir.
Yaygın damariçi pıhtılaşması masif travmayı, bazı cerrahi tiplerini (özellikle akciğer, beyin ve prostat ameliyatları) ve bazı obstetrik hastalıkları takiben görülür. [...]
ANTİKOAGULAN ALAN HASTALARDA CERRAHİ
Heparin
Heparinin ortalama dozu (5000 ünite intravenöz) tam kan pıhtılaşma zamanını sadece 3-4 saat kontrol değerin iki katında tutacağından kısa bir süre bekleme pıhtılaşma zamanının normale dönmesine neden olur. Büyük bir doz kullanılmışsa, acil cerrahi için aday olan bir hastada etkisini notralize etmek gerekir.
İntravenöz verilen bir heparin dozundan hemen sonra gerekli olan protamin sülfat (miligram olarak), [...]
HEMATOLOJİK KANSERLİ HASTALARDA CERRAHİ
Arasıra lösemi, lenfoma, myeloma veya ilgili bozuklukları olan hastaları ameliyat etmek icap eder. Bu hastalar eğer hematolojik remisyonda iseler hemen daima artmış risk olmaksızın cerrahi işleme gidebilirler ve cerrahi kısmi remisyonda relatif olarak emniyetlidir. Akut lösemide, eğer beyaz küre sayımı fazla değil, hemoglobin 10 g/dl. üzerinde ve platelet sayımı 100.000 /mm3 yakınında ise cerrahi riski [...]
Abdominal Duvar Hemorajisi
Abdominal duvar içine kanama trombositopenili, hemofilik ve diğer şiddetli koagulasyon bozukluğu olan hastalarda akut appandisiti taklit edebilir.
Kurşun Zehirlenmesi
Kurşun zehirlenmesi akut abdominal ağrıya neden olabilir. Kurşuna muhtemelen maruz kalma hikayesi büyük önem taşır. Laboratuvar ipuçları göze çarpıcı stipping ile orta derecede anemi ve “idrar koproporfirinin belirgin yükselişidir. Tanı kan ve idrarda yükselen kursun seviyesi bulgularıyla konur.
TAKLİT EDEBİLEN HEMATOLOJİK BOZUKLUKLAR
Orak Hücreli Anemi
Orak hücreli anemide ağrılı abdominal ataklar appandisit, kolesistit, yırtılan bir iç organ veya diğer akut abdominal durumları akla getirebilir. Bu çeşit ağrılı bir hastada yardımcı tanısal noktalar şöyledir:
(1) Orak hücreli anemide her ne kadar karın rijid ve hassas olabilirse de, peristalsis genellikle normaldir.
(2) Orak hücreli anemideki lökositoz rölatif olarak, normal oranlı farklı hücre [...]
KRONİK ANEMİLİ HASTADA CERRAHİ
Genelde orta derecede anemi cerrahiyle birlikteki tehlikeleri arttırmaz. Eğer zaman müsaade ederse, demir, folik asit ve vitamin B.nin eksiklikleri cerrahiden önce düzeltilmelidir. Acil bir durumda, kronik anemi cerrahiden önce eritrosit tranfüzyonu ile düzeltilebilir. Eğer mümkünse, transfüzyondan sonra, cerrahi bir gün ertelenerek kan hacminin yeniden ayarlanmasına ve transfüze edilen eritrositlerin dokulara oksijeni etkili şekilde dağıtması için [...]
CERRAHİ ÖNCESİNDE HEMOSTATİK DEĞERLENDİRME
l.Bütün hastalara bir diş çekimi, tonsillektomi veya herhangi bir cerrahi sonrasında veya küçük kesilerden sonra uzun süren bir kanama problemi olup olmadığı; herhangi bir travma olmaksızın büyük çürükleri olup olmadığı veya kendi kendilerini ısırdıkları zaman dudak ve dillerinde belirgin bir şişme olup olmadığı sorulmalıdır. Ayrıca yine ;bütün hastalara ailelerinde kanayan biri olup olmadığı da sorulmalıdır.
2.Kanama [...]
Akut Oliguri ve Akut Renal Yetmezlik
Akut oligüri (idrar atımının 20 ml/saat.ten az olması) iç (renal) veya dış kaynaklı olabilir. En sık görülen dış kaynaklı sebebler; dışa olan (yani hemoraji dehidratasyon, diyare) ve içe olan sıvı kayıplarına bağlı etkili kan hacminin azalması veya üçüncü boşluğa sıvı toplanmasını (yani bağırsak obstrüksiyonu, pankreatitis, geniş yumuşak doku travması) kapsar. Postrenal oligüri nedenleri prostatik hipertrofi, [...]
İlaçlar ve Böbrek
Birçok ilaçlar böbreğe toksiktirler. Renal yetmezlikli hastalarda dozu ayarlanması gerekli tedavi ajanları; antibiyotikler, antitüberkülo ajanlar, antienflamatuar ajanlar, hipoglisemik ajanlar,analjezik ve anestetikler, hipnotik ve antineoplastik ilaçları kapsar. En zararlı ilaçlar; gentamisin, metisilin, tetrasiklin ve amfoterisin B gibi antibiyotikler, altın tuzları, indometazin ve fenasetin gibi analjezikler, hipoglisemik ilaçlar ve methoxyfloran dahil anestetiklerdir. Bazı normal kişiler ve kronik [...]
Pulmoner Fonksiyonların Ameliyat Öncesi Değerlendirilmesi
Ameliyat öncesi pulmoner değerlendirmenin amacı, ameliyat sırasındaki akciğer komplikasyon riskini tahmine yarar. Bu bilgi sadece ameliyat sırasındaki pulmoner bakıma yol göstermez, aynı zamanda pulmoner komplikasyon riskini azaltacak şekilde ameliyat öncesi özel tedavisi gerekecek hastaların seçimine ve hastanede yatma süresinin azaltılmasına yardım eder. Eğer endike ise bu değerlendirmeye tedaviye zaman bırakacak şekilde hastaneye yatmadan evvel başlanmalıdır.
İdeal [...]
Restriktif akciğer hastalığı (Pulmoner Fibrozis ve Obezitenin neden olduğu)
Ameliyat sırasında kısıtlayıcı akciğer hastalığına ikincil olan pulmoner komplikasyonları ilgilendiren az miktarda bilgi vardır. Kısıtlayıcı akciğer hastalığı akciğer hacimlerini ve arteriel oksijen basıncını azaltır. Hipoksemik kısıtlayıcı akciğer hastalıklı kişilerde egsersiz ile arteriel oksijen basıncında daha büyük azalmalar olur. Ameliyat öncesi hazırlık diğer akciğer hastalıklarındakine benzer; enfeksiyon tedavisi, balgamın atılması ve sigara içiminin bırakılmasını içerir. Pulmoner [...]
Bronşial astım
Retrospektif çalışmalar göstermektedir ki, cerrahi işlem geçirecek bronşial astımlı hastalarda pulmoner komplikasyon riski artmıştır. Ameliyat öncesi hazırlık bronkodilatör ilaçların ayarlanması, sigara içiminin kesilmesi ve enfeksiyon tedavisini kapsamaktadır. Havayollarında mekanik stimülasyonla ameliyat sırasında bronkokonsriksiyon olmasının önlenmesi gerekir, bu nedenle uygun anestetikler yeterli dozlarda verilmelidirler. Bronkodilatörlerle tedavi ameliyat sırasında gerekli olabilir ve anestetik ajanlarla bronkodilatörler arasında istenmeyen [...]
Akut alt solunum yolu enfeksionları (Trakeitis, Bronşitis, Pnomoni)
Bu enfeksiyonlar elektif cerrahi için kesin kontrendikasyonlardır. Acil cerrahide tedavi, solunan gazların nemlendirilmesi, akciğer sekresyonlarının temizlenmesi ve bronkodilatör ve antibiyotiklerin devamlı verilmesini kapsar. Eğer cerrahi arzulanıyor fakat kesinlikle lüzumlu değilse ne yapılacağı tam tarif edilemez, zira pulmoner komplikasyonların şiddetinin insidansını gösteren bilgiler mevcut değildir.
Kronik tıkayıcı pulmoner hastalıklı kişilerde, ameliyat sonu pulmoner komplikasyonların şiddetinde ve insidansında [...]
Spesifik Hastalıklar ve Problemler
A.Akut üst solunum yolu enfeksiyonları: Soğuk algınlığı, faringitis veya tonsillitis varlığı elektif cerrahinin göreceli bir kontrendikasyonudur. Viral enfeksiyonların, bakteriel enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmalarını azalttığı gösterilmiştir. Hem anestezi hem de cerrahi, enfeksiyonun yayılması için fırsat sayılırlar, zira respiratuar savunma mekanizmaları bozulmakta ve hava yollarına aletle girmek gerekebilmektedir. Cerrahi eğer gerekli ise, uygun antibiyotik verilmeli ve mümkünse [...]
SOLUNUM HASTALIĞI VE CERRAHİ HASTA
Risk Faktörleri
En sık görülen perioperatif komplikasyonlar pulmoner sistemi tutarlar. Pulmoner komplikasyonların göreceli yüksek insidansı hem anestezi hem de cerrahi ile birliktedir, iki temel tayin edici olay da operasyon yeri ve akciğer hastalığı varlığıdır. Pulmoner komplikasyonlar, en az sıklıkla, periferik cerrahi ameliyatı geçiren normal akciğer fonksiyonlu hastalarda gelişir. Pulmoner komplikasyonun insidansı cerrahi keşi yerine göre çoktan [...]
Özel önlemler
Cerrahi durumun önemi nedeniyle; antikoagulanların durdurulması, kortikosteroidlere devam edilmesi ve antihipertansif veya insülin tedavisi hakkında bilgi edinilmesi, hastanın özellikle antibiyotik veya sedatif olmak üzere ilaçlara hipersensitivitesi hakkında araştırma gibi özel önlemler atlanabilir. Ameliyat öncesi hazırlıkta kullanılan sodyum içeren infüzyonların hacim ve süratini kontrol etmek için özel ilgi gösterilmelidir. Eğer ameliyat öncesi şiddetli anemi veya fazla [...]
Kardiak yetmezlik
Semptom ve belirtileri digital ve diüretiklerle kontrol edilen hafif kardiak yetmezlikli hastalar, semptom vermeyen alışılagelmiş aktivitelilere göre sadece hafifçe artmış riske sahiptirler. Yürüme sırasında dispnesi olan, ortopne ve nokturnal dispneli, gallop ritmi ve artan venöz basınç gibi kardiak yetmezlik belirtili ve raileri olan hastalar belirgin şekilde artmış risk taşırlar ve eğer mümkünse bunlarda cerrahi geciktirilmelidir. [...]
Doğumsal kalb hastalığı
Kardiak yetmezlik yokluğunda, ventriküler ve atrial septal defektler özel sorunlar veya ek tehlikeler arzetmezler. Eisenmenger’s Sendromu ile birlikteki pulmoner hipertansiyon belirgin artmış ölüm riski taşır ve cerrahi sadece acil indikasyonlar sırasında yapılmalıdır. Aorta koarktasyonu ve patent duktus arteriosuslu hastalarda elektif cerrahi işlemlerden önce, bunların konjenital lezyonları, tedavi edilmelidir. Hafif pulmoner stenosis elektif cerrahi için bir [...]
Valvüler kalb hastalığı
Şiddetli aortik stenozis, sıkı mitral stenosis ve sifilitik aortitise bağlı şiddetli koroner ostium (ağız) tutulumu genel cerrahinin kayda değer şekilde artan tehlike taşıdığı 3 Majör valvüler durumdur. Şiddetli aortik valvüler hastalık belirtisi veya belirgin sol ventriküler hipertrofi ile birlikte olmayan aortik sistolik üfürüm, ölüm hızını arttırmaz. Mitral stenosis genellikle iyi tolere edilir, ancak sıkı mitral [...]
Koroner kalb hastalığı
Ameliyat öncesi değerlendirme için görülen hasta genellikle muhtemel koroner kalp hastalığı olan yaşlı kişidir. Anginal ağrının karekterinde son zamanlarda bir artma, istirahat halinde ağrı, unstabıl angina veya son zamanlardaki myokart infarktüs ihtimali hikayesi araştırılmalıdır. Eğer ağrı özellikleri veya seri EKG‘ler değişmeksizin bilinen koroner hastalık stabilse, eğer kardiak yetmezlik işaret veya semptomları bulunmuyorsa ve eğer myokart [...]
Kardiyovasküler Hastalıklı Cerrahi Hastanın Ameliyat Öncesi Değerlendirilmesi
Kalp hastalığı varlığı semptomların kaynağı belirgin üfürümler, kalp büyümesi veya kardiak yetmezlik bulunması,hipertansiyon, iletim bozuklukları, atrial fibrilasyon veya flatter ve ventriküler aritmiler ile tanınır. Angina pektoris veya geçirilmiş myokardial infarktüs hikayesi, Stokes-Adams atakları, kardiak yetmezlik, aralıklı klodikasyon veya serebral iskemik ataklar doktoru kardiak hastalık ihtimaline yöneltir. Antihipertansif tedavi veya kardiak yetmezlik tedavisi hikayesi elde edilebilir.
Ameliyat [...]
Cerrahi Hastalık Olarak Maskelenen Kardiak Durumlar
Akut abdominal ağrı dahil gastrointestinal semptomlar klinik tabloya öyle hakim olurlar ki kalp hastalığının farkına varılmaz, farkına varılsa da semptomlardan mesul olduğu düşünülmez. Kardiak yetmezliğin erken belirtisi sıklıkla atlanır, çünkü gastrointestinal semptomlarla gölgelenir. Tanısal yanılmanın en sık sebepleri aşağıdadır.
l.Epigastrik ağrı ile ortaya çıkan angina pektoris veya myokardial infarkt,
2.Safra kesesi hastalığını taklit eden ve sağ üst [...]




