<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık,estetik, diyet, zayıflama, tüp bebek, lazer epilasyon, saç ekimi &#187; Cilt Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.saglikbilimi.com/k/hastaliklar/cilt-hastaliklari-cilt-sagligi-deri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikbilimi.com</link>
	<description>Estetik, Tüp Bebek, saç ekimi, lazer epilasyon, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 16:24:47 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ter Kokusu Nasıl Önlenir?</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/ter-kokusu-nasil-onlenir/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/ter-kokusu-nasil-onlenir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 16:02:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=21585</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle sıcak havalarda en büyük sorun ter kokusu. Toplu taşıma araçlarında, kamu binalarında sokakta insanlarla hep iç içeyiz. Sizin fark etmediğiniz ter kokusunu diğer insanlar fark eder ve sizden rahatsız olur. İşte ter kokusunu önlemenin püf noktaları: 
Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özellikle sıcak havalarda en büyük sorun ter kokusu. Toplu taşıma araçlarında, kamu binalarında sokakta insanlarla hep iç içeyiz. Sizin fark etmediğiniz ter kokusunu diğer insanlar fark eder ve sizden rahatsız olur. İşte ter kokusunu önlemenin püf noktaları: </strong></p>
<p>Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler terlemeyi önlemeye, ter ve ayak kokusunu gidermeye yardımcı olacaktır…</p>
<p><strong>İşte sizi ter kokusundan kurtaracak 14 farklı çözüm yolu…</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/10/Ter_Kokusu.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-21586" title="Ter_Kokusu" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/10/Ter_Kokusu.jpg" alt="Ter_Kokusu" width="238" height="267" /></a>1. Her gün duş alın. Düzenli banyo cildinizdeki bakterilerin sayısını kontrol altında tutacaktır.</p>
<p>2. Banyo aldıktan sonra ayaklarınızı iyice kurulayın. Mikroorganizmalar ayak parmaklarının arası gibi nemli yerleri severler. Ayak pudraları veya ayak bakımı için kullanılan kremler nemin emilmesine yardımcı olur.</p>
<p>3. Koltuk altı ve genital bölge kıllarının düzenli olarak tıraş edilmesi terlemeyi ve kokuyu azaltacaktır.</p>
<p>4. Doğal deriden yapılanlar gibi ayağınızın hava almasını sağlayan ayakkabılar seçin. Yaz aylarında sandalet tipi ayakkabılar giyebilirsiniz.</p>
<p>5. Ayakkabılarınızı dönüşümlü olarak kullanın. Ayakkabılar bir gece içinde yeterince kurumayabilir. Onun için aynı ayakkabıyı iki gün arayla giyecek şekilde dönüşümlü olarak kullanın. Giymediğiniz zamanlarda ayakkabıları havadar ve kuru bir yerde tutun.</p>
<p>6. Çoraplarınızı her gün değiştirin. Merserize çorap giyin çünkü bunlar nemi emerek ayağınızı kuru tutar.</p>
<p>7. Ayaklarınızı havalandırın. Zemin elverişli ise çıplak ayakla dolaşın veya ara sıra ayakkabılarınızı çıkarın.</p>
<p>8. Doğal kumaşlardan üretilen giysileri tercih edin. Keten, yün, ipek cildinizin hava almasına izin veren malzemelerdir.</p>
<p>9. Egzersiz yaparken derinizdeki nemi hemen uzaklaştıran yüksek teknoloji ürünü giysileri tercih edin.</p>
<p>10. Her gün iç çamaşırı değiştirin.</p>
<p>11. Gevşeme tekniklerini öğrenin. Yoga, meditasyon veya biofeedback terlemeyi tetikleyen stresi denetlemenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>12. Diyetinizde değişiklik yapın. Yiyecekler de ter kokusuna yol açabilir Soğan, sarımsak, pastırma, balık, bazı yeşil bitkiler gibi gıdalar koku yapabilir. Bunlar faydalı da olsa, uygun zamanlarda tüketin.</p>
<p>13. Deodoran ve ayak kokusu önleyen pudra veya spreyler kullanın. Cildiniz hassas ise bunların özel hassas cilt için üretilmişlerini deneyin.</p>
<p>14. İnsan çoğunlukla kendi ter kokusunu fark etmez, bu nedenle kendisini sık sık kontrol etmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/ter-kokusu-nasil-onlenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstenmeyen Tüylerin Alınması (Yok Edilmesi)</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/istenmeyen-tuylerin-alinmasi-yok-edilmesi/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/istenmeyen-tuylerin-alinmasi-yok-edilmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 19:23:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Lazer Epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[epilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[istenmeyen tüyler]]></category>
		<category><![CDATA[kıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13405</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı kıllanma, göreceli bir kavramdır ve genellikle kültürden kültüre büyük farklılık gösterir. Vücudunuzdaki kılları almak isterseniz, birçok seçeneğiniz vardır. Ancak, bunlardan elektroliz (iğneli epilasyon) tek kalıcı olanıdır.
TIRAŞ (ETMEK)
Tıraş, deri yüzeyindeki kılları keser ve bu nedenle de en kısa süreli etkiye sahip kıl alma şeklidir. Cilt tahrişle­rini önlemek için ılık su ve yağlı bir sabun kullanınız; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı kıllanma, göreceli bir kavramdır ve genellikle kültürden kültüre büyük farklılık gösterir. Vücudunuzdaki kılları almak isterseniz, birçok seçeneğiniz vardır. Ancak, bunlardan elektroliz (iğneli epilasyon) tek kalıcı olanıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">TIRAŞ (ETMEK)</span></strong></p>
<p>Tıraş, deri yüzeyindeki kılları keser ve bu nedenle de en kısa süreli etkiye sahip kıl alma şeklidir. Cilt tahrişle­rini önlemek için ılık su ve yağlı bir sabun kullanınız; tıraş bıçağının temiz ve keskin olmasına dikkat ediniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>CIMBIZLA ALMAK</strong></span></p>
<p>Kıllar cımbızla teker teker alınır. Bu yöntem, küçük bölgeler için daha uygundur. Ağda  gibi cımbızla almada da kıllar köklerinden alınır ve etkisi, kılla­rınızın ne kadar çabuk büyüdüğüne bağlı olarak, bir hafta ila bir ay arasında sürer.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">AĞDA (YAPMAK)</span></strong></p>
<p>Ağda yapma, kıllarınızın ne kadar çabuk büyüdüğüne bağlı olarak, etkisi bir hafta ila bir ay arasında süren bir kıl alma yöntemidir. Eczanelerde satılan bir malzeme (aparat) kullanılarak bir salonda (güzellik salonunda) ya da evde uygulanabilir. Sıcak ve soğuk olmak üzere iki ağda (yapma) türü vardır; her ikisi de kıl köklerini foliküllerinden çekip çıkarır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-16454" title="10264" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/10264.jpg" alt="10264" width="250" height="175" /></p>
<p>Sıcak ağda metodunda ağda ısıtılır ve uzun şeritler halinde kıllara sürülür. Ağda henüz nemliyken şerit halindeki bir bez ağdanın üzerine bastırılır ve sonra hızlı bir şekilde çekilir. Başlangıçta ağda yapmakta zorlana­bilirsiniz fakat pratik yaptıkça tekniğiniz gelişecektir. Hassas ciltlerde ağda yapıldıktan sonra küçük kabar­cıklar ya da sivilceler oluşabilir. Ağda uygulandıktan sonra ağda yapılan bölgeye rahatlatıcı losyonlar sürmek bu reaksiyonu en aza indirgeyebilir. Soğuk ağda da sıcak ağdaya benzer. Daha temiz bir iştir fakat sonuçları sıcak ağdadaki kadar net değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TÜY DÖKÜCÜ KREMLER VE SPREYLER (EPİLASYON KREMLERİ VE SPREYLERİ)</strong></span></p>
<p>Tüy dökücü kremler ve spreyler (Epilasyon kremleri ve spreyleri), cilt yüzeyinin hemen altındaki tüyleri kimyasal olarak çözer ve köklerinden ayırır. Etkisi, ağda ya da cımbızla almadaki kadar uzun süreli değildir fakat tıraşınkinden daha uzun sürer. Kimyasallar cildi tahriş edebilir. Bu nedenle, hassasiyetinizi belirlemek için geniş alanlara uygulamadan önce cildinizin küçük bir bölümünde test ediniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ELEKTROLİZ (İĞNELİ EPİLASYON)</strong></span></p>
<p>Kalıcı bir çözüm sunan elektroliz yönteminde; bir elektrik kaynağına bağlanmış olan ince bir iğne, kıl köklerini yok etmek için her bir kıl folikülüne batırılır. Kılın hangi bölgede olduğuna bağlı olarak farklı şiddette acı hisse­debilirsiniz (örneğin deri, kol altlarında kol üstünde olduğundan daha hassastır). Bu işlemi uygulatmak için bir profesyonel seçiniz. Birçok eyalette, elektroliz yönte­mini uygulayan kişiler sertifika sahibidirler.</p>
<p>Eğer bir kişinin profesyonel (mesleki) eğitiminden emin olamazsanız (eğitimine güven duymazsanız), ilk ziyaretinizde cildinizin ufak bir bölgesine işlem uygulatınız; eğer işlem gören bölgede tahriş ya da sivilceler oluşursa, başka birini seçiniz.Elektrolizde her zaman tek kullanımlık iğneler kullanılma­lıdır. Ancak, elektroliz tedavisi gören çoğu kişi, kendi iğnele­rini saklayıp her seansta yanlarında getirirler ve böylece başka birinde kullanılmış bir iğnenin tekrar kullanılma riski ortadan kalkmış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/istenmeyen-tuylerin-alinmasi-yok-edilmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Variköz Ülserler ( Varis Yaraları )</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/varikoz-ulserler-varis-yaralari/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/varikoz-ulserler-varis-yaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 14:59:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ülser]]></category>
		<category><![CDATA[varis]]></category>
		<category><![CDATA[yara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13385</guid>
		<description><![CDATA[Variköz ülserler; varis nedeniyle bacak damarlanndaki kan dolaşımı yetersiz kaldığında bacaklarda oluşan yüzeysel ülser­lerdir. Variköz ülserler, esasen yaşlıları etkiler ve bir kez oluştu mu yenileme eğilimi gösterirler. Ülserler, alt bacakta herhangi bir noktada görülebilmele-rine rağmen, genellikle bacağın iç kısmında ayak bileklerinin üzerinde görülürler. Sıvı salgılaya­bilirler ve kolayca enfekte olabilirler. Variköz ülserler; kırmızı olarak başlarlar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Variköz ülserler</strong></span>; varis nedeniyle bacak damarlanndaki kan dolaşımı yetersiz kaldığında bacaklarda oluşan yüzeysel ülser­lerdir. Variköz ülserler, esasen yaşlıları etkiler ve bir kez oluştu mu yenileme eğilimi gösterirler. Ülserler, alt bacakta herhangi bir noktada görülebilmele-rine rağmen, genellikle bacağın iç kısmında ayak bileklerinin üzerinde görülürler. Sıvı salgılaya­bilirler ve kolayca enfekte olabilirler. Variköz ülserler; kırmızı olarak başlarlar ve sonra bir çürüğün (morartının) rengini alırlar. Ülserin ağzının çevresin­deki deri genellikle kaşıntı yapar ve pullanır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16187" title="vaskulit2" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/vaskulit2-300x273.jpg" alt="vaskulit2" width="300" height="273" /></p>
<p>Variköz ülserleriniz varsa, doktorunuzu görünüz. Bacaklarınızdaki kan dolaşımına yardımcı olması için varis bandajı ya da varis çorabı önerebilir. Daha şiddetli ya da kronik durumlarda, doktorunuz ülseri (yarayı) düzenli olarak temizleyip sarmanızı öğütleyebilir.</p>
<p>Çok şiddetli variköz ülser vakalannda doktorunuz ülsere pansuman yapıp sarabilir ya da kısa dönemli bir yatak istirahatı tavsiye edebilir.Otururken ve yatarken ayağı­nızı havada tutarak nüksetme­leri (yinelemeleri) önlemeye yardımcı olabilirsiniz. Aynca, uzun süre ayakta kalmaktan da kaçınınız. Yürüme, kan dolaşımına yardımcı olur. Şiddetli ve nükseden (yineleyen) durumlarda, varisleri almak için cerrahiye  gerek duyulabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/varikoz-ulserler-varis-yaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sedef Hastalığı ( Psöriyazis )</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/sedef-hastaligi-psoriyazis/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/sedef-hastaligi-psoriyazis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 14:36:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Deri]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Salığı]]></category>
		<category><![CDATA[sedef]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13371</guid>
		<description><![CDATA[Sedef hastalığı; cildin belli bölge­leri, normalden daha hızlı bir şekilde yeni deri hücreleri üretti­ğinde başlar ve böylelikle de cildin kalınlaşmasına ve pullan­masına neden olur. Sedef hasta­lığının kesin nedenleri bilinme­mekle birlikte, bağışıklık siste­miyle ilgilidir ve kalıtımın bir rolü olabilir. Sedef hastası olan 3 kişiden en az l&#8217;inin bu hastalığı olan yakın bir akrabası vardır.
Sedef hastalığının neden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sedef hastalığı;</strong></span> cildin belli bölge­leri, normalden daha hızlı bir şekilde yeni deri hücreleri üretti­ğinde başlar ve böylelikle de cildin kalınlaşmasına ve pullan­masına neden olur. Sedef hasta­lığının kesin nedenleri bilinme­mekle birlikte, bağışıklık siste­miyle ilgilidir ve kalıtımın bir rolü olabilir. Sedef hastası olan 3 kişiden en az l&#8217;inin bu hastalığı olan yakın bir akrabası vardır.</p>
<p>Sedef hastalığının neden olduğu karakteristik pullu, kırmızı deri yamalan; her yaştan erkek ve kadınları eşit ölçüde etkiler ve vücudun herhangi bir yerinde görülebilir; bir anda aylarca yok olabilir ve sonra tekrar görülebilir. Yaygınlık (prevalans) yaşla artar. Strep boğaz enfeksiyonu, yoğun alkol tüketimi, stres, (beta blokörler ve lityum gibi) bazı ilaçlar, cildin hasar görmesi ve insan immun yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonu sedef hastalı­ğını tetikleyebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Sedef hastalığı; gümüş rengi pullarla kaplı deri yamalan olarak ortaya çıkar; bunlar, rahatsız edici olabilir de olmayabilir de. Sedef hastalığının pek çok biçimi vardır. En yaygın olanı; yamaların gövde, kol ve bacaklar -özellikle dirsek ve dizlerde ile başta görüldüğü plak tip sedef hastalığıdır (plak psöriyazistir). El ve ayak tırnak­ları kalınlaşabilir, el ve ayak tırnaklarında çukurlar oluşabilir ve tırnaklar tırnak yataklarından ayrılabilirler.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16216" title="sedefellerde" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/sedefellerde-300x300.jpg" alt="sedefellerde" width="300" height="300" /></p>
<p>Püstüler tip sedef hastalığı (püstüler psöriyazis) ; tüm vücuda yayılan küçük püstüllerle karak-terizedir. Guttat tip sedef hastalığı (guttat psöriyazis); vücutta, yüzde olduğundan daha belirgin olan gözyaşı damlası büyüklüğünde birçok alana neden olur. Genel­likle strep bir boğaz enfeksiyo­nundan ya da üst solunum yolları enfeksiyonundan sonra gelişir.Sedef hastası olan kişilerin %15&#8242;inde, eklemlerin iltihaplan­masına yol açan otoimmun bir hastalık olan psoriyatik artrit gelişir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Sedef hastalığı, tedavisi olmayan kronik bir rahatsızlıktır. Ancak, azmasını engellemeye yardımcı olacak birçok tedavi mevcuttur. Güneşe ve ultraviyole lambalara maruz kalma, sedef hastalığının yok olmasına yardımcı olur; ancak, kötü bir güneş yanığı semptom­ları daha da kötüleştirebilir. Eğer semptomlarınız hafif ya da orta düzeydeyse, koıtikosteroid  ya da katran içeren reçetesiz atılan merhemlerden birini deneyiniz.Daha şiddetli durumlarda amaç; yeni deri hücrelerinin üreti­mini yavaşlatmaya yardımcı olmak ve iltihaplanmayı tedavi etmektir. Doktorunuz, reçeteyle satılan güçlü kortikosteroidler ve/veya D vitamiyle ilgili ve göreceli olarak yeni bir ilaç olan kalsipotrieni tavsiye edebilir. Her ikisi de son derece etkili olabilir.</p>
<p>Deriyi ışığa karşı hassas hale getiren ajanlar olan psoralenler, ultraviyole tedavisiyle birlikte (PUVA olarak adlandırılan bir bileşim), sedef hastalığını tedavi etmek için sıklıkla kullanılır. Hücre bölünmesini yavaşlatan kanser Önleyici (antikanser) bir ilaç olan metotreksat, esasen şiddetli psoriyatik artriti olan kişilere yazılır. Retinoid ilaçlar da etkili olabilir; ancak, ciddi doğum kusurlanna neden olabileceklerinden dikkatli bir şekilde kullanılmalıdırlar.Bu tedavilerden her biri, yan etkilerin gözlenlenmesi için doktorunuz tarafından dikkatle izlenmelidir. Sedef hastalığından muzdarip çoğu kişi, bu hastalığın hayatları boyunca bir kaybolup bir çıktığını görürler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/sedef-hastaligi-psoriyazis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurdeşen ( Ürtiker )</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/kurdesen-urtiker/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/kurdesen-urtiker/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 07:57:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Salığı]]></category>
		<category><![CDATA[kurdeşen]]></category>
		<category><![CDATA[ürtiker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13321</guid>
		<description><![CDATA[Ürtiker olarak da adlandırılan kurdeşen; ciltte kaşıntıya, kabarık­lığa ve iltihaplanmaya neden olan yaygın bir cilt sorunudur. Allerjik bir reaksiyon, kurdeşene neden olabilir. Ama genellikle kurdeşenin nedeni bilinmez.Yiyecekler, ilaçlar, böcek ısırık­ları, bitkiler ya da metaller kurde­şene neden olabilir. Bazı bireyler terledikten sonra veya aşırı soğukta ya da güneşte kaldıkla­rında kurdeşen dökerler. Duygusal stres, duyarlı bireylerde kurdeşeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ürtiker olarak da adlandırılan kurdeşen; ciltte kaşıntıya, kabarık­lığa ve iltihaplanmaya neden olan yaygın bir cilt sorunudur. Allerjik bir reaksiyon, kurdeşene neden olabilir. Ama genellikle kurdeşenin nedeni bilinmez.Yiyecekler, ilaçlar, böcek ısırık­ları, bitkiler ya da metaller kurde­şene neden olabilir. Bazı bireyler terledikten sonra veya aşırı soğukta ya da güneşte kaldıkla­rında kurdeşen dökerler. Duygusal stres, duyarlı bireylerde kurdeşeni tetikleyebilir ya da mevcut durumu kötüleştirebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Kurdeşen, ciltte kaşıntıya, iltihap­lanmaya ve kabarıklığa neden olur. Kurdeşene neden olan maddelere maruz kalındıktan sonra cilt, histamin kimyasalı üreterek tepki verir. Bu kimyasal, bir dizi bağışıklık sistemi reaksiyo­nuna neden olarak ciltte iltihaplan­maya neden olur.Kurdeşen çeşitli şekillerde ve boyutlarda ortaya çıkabilir, fakat döküntü (raş) genellikle yuvar­laktır. Lekeler, sınırlan düzensiz bir beyaz ve kırmızı yama oluşturacak şekilde ortaya çıkabilir. Kurdeşen, dermatografi ve anjiyonörotik ödem  şeklinde de görülebilir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16282" title="urtikeref84ffbf5" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/urtikeref84ffbf5-300x225.jpg" alt="urtikeref84ffbf5" width="300" height="225" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Kurdeşen tedavi edilemez, ancak, kurdeşene neden olan alerjenlerden (alerji meydana getiren maddelerden) kaçınarak kurdeşeni önleyebilirsiniz. Kaşıntıyı almak için cilde sürülen rahatlatıcı preparatlar eczanelerde satılmaktadır, Antihistarnin ilaçlar da kaşıntıyı alabilir. Difenhidramin ve klorfeniramin gibi bazı antihistarnin ilaçlar eczanelerde reçetesiz olarak satılmaktadır.Antihistaminler bazı insanlarda uyku yapar. Doktorunuz, sizde daha az uyku yapacak bir antihis­tarnin ilaç yazabilir. Daha şiddetlii kurdeşen vakalarını tedavi etmek için doktorunuz kortikosteroid ilaçlar yazabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/kurdesen-urtiker/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akne</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/akne/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/akne/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 07:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cildiye]]></category>
		<category><![CDATA[cilt lekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt Sorunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13313</guid>
		<description><![CDATA[Akne
Akne, sıklıkla ergenliğe eşlik eden hormonal değişimler sırasında görülen yaygın bir cilt sorunudur; ancak, her yaşta görülebilir. Ergenlik çağındaki gençler arasında o kadar yaygındır ki (gençlerin yaklaşık %80&#8242;inde akne görülür) büyümenin doğal bir parçası olduğu düşünülür.Akne ergenlikte oluşur çünkü çeşitli hormonlar özellikle (ciltte üretilen yağ oranını arttıran) androjen- kanda daha yüksek miktarlarda dolaşır. Akne; adet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Akne</strong></span><br />
Akne, sıklıkla ergenliğe eşlik eden hormonal değişimler sırasında görülen yaygın bir cilt sorunudur; ancak, her yaşta görülebilir. Ergenlik çağındaki gençler arasında o kadar yaygındır ki (gençlerin yaklaşık %80&#8242;inde akne görülür) büyümenin doğal bir parçası olduğu düşünülür.Akne ergenlikte oluşur çünkü çeşitli hormonlar özellikle (ciltte üretilen yağ oranını arttıran) androjen- kanda daha yüksek miktarlarda dolaşır. Akne; adet (menstrüasyon), hamilelik ya da doğum kontrol hapı kullanımı ve bazen deerken menapoz gibi hormonal değişimlerin yaşandığı dönem­lerdeki diğer nedenlerden dolayı da oluşabilir ya da kötüleşebilir.</p>
<p>Aknenin ciddiyeti farklılık gösterir. Bazı bireylerde sadece tek tük siyah ya da beyaz noktalar görülürken, bazı bireylerde ise kalıcı izler bırakabilen oldukça yoğun sivilce ya da kistler görülür. Akneler erkeklerde genellikle onlu yaşların sonlarında ya da yirmili yaşlann başlannda; kadınlarda ise biraz daha geç bir yaşta kendi kendine geçer.Akne, sebasöz bezlerde ve kıl foliküllerinde oluşur. Sebasöz bezler, sebum adı verilen bir yağ üretirler. Normalde bu yağ, ölü deri hücreleriyle birlikte, bezin alt kısmından cilt yüzeyin­deki gözeneklere (açıklıklara) doğru deriye yayılarak ilerler ve buradan dışarı atılır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16290" title="kimyasal peeling" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/kimyasal-peeling-300x193.jpg" alt="kimyasal peeling" width="300" height="193" /></p>
<p>Aknede sebum ve ölü hücreler, sebasöz bezini ve içinde bulun­duğu kıl folikülünü tıkar. Bu tıkaç, komedo olarak adlandırılır. Bazen komedolar cilt yüzeyine erişip açılmaz; sadece cilt altında bir şişlik olarak kalır. Bu, kapalı komedo olarak adlandırılır. Bazen de komedolar cilt yüzeyine erişip açılırlar ve gözle görülebilirler (açık komedo).</p>
<p>Sebum ve hücrelerden oluşan tıkaç beyaz olduğunda, bu beyaz başlı enfeksiyon olarak adlandırılır. Bazen ölü hücrelerdeki melanin pigmenti tıkacın rengini koyulaş-tınr (ki bu da bazen kirle karıştı­rılır). Bu da siyah başlı enfeksiyon olarak adlandınlır. Genellikle, kapalı komedolardaki tıkaç koyu renkli değilken, açık komedolarda koyu renkli bir tıkaç görülür.Propiyonibakterium akne bakterileri kıl foliküllerinin içinde yaşar. Beslenmek için sebum kullanırlar. Bakteriler sebumu sindirdiklerinde, cildi oldukça rahatsız edebilen atık maddeler (yağ asitleri) üretirler. Çoğu zaman bu yağ asitleri cilt yüzeyine itilir ve dışarı çıkarlar. Ancak, bezler tıkanıp sebumla dolduğunda, bu yağ asitleri sebasöz bezin içinde birikerek iltihaba neden olurlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Akne, iltihaplı ve iltihapsız olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Her iki tür akne de genellikle yüzde oluşur. Ama göğsün üst kısmında, sırtta, boyunda ve kalçalarda da görülebilir. Çoğu insanda, çevre­sinde kızanklık bulunmayan ve hassaslığa neden olmayan akneler olarak ortaya çıkan iltihapsız akne enfeksiyonu görülür. İltihaplı akne enfeksiyonu, yağ asitlerinin tıkanmış foliküllerin iltihaplanıp sivilce ve irin (pü) dolu nodul oluşumuna yol açtığı durumlarda oluşur. Şiddetli derecede iltihaplı akne enfeksiyonu, derin çukur­lara yol açan nodüller oluşmasına neden olabilir. Bu da şekil bozuk­luğuna sebep olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KOMPLİKASYONLARI ÖNLEME</strong></span><br />
Akne oluşumunu engellemek zordur, fakat aknenin neden olacağı komplikasyonlan önlemek için bazı önlemler alabilirsiniz. Yüzünüzü günde iki kez su ve sabunla yıkayınız. Bu, temizlik açısından gerekli olan tek önlemdir.Kozmetik kremler ya da yağlar kullanmak gözenekleri tıkayabilir ve cildinizi akneye daha müsait bir hale getirebilir. &#8220;Yağsız&#8221; olarak etiketlenmiş ürünleri tercih ediniz. Ağızdan alınan (oral) gebeliği önleyici ilaçlar ve yasal olmayan &#8220;kas yapıcı&#8221; kortizon haplan (stero-itler) (bkz. sf. 1024) kullanmak da akneye neden olabilir.Sivilcelerinizi ya da kistleri­nizi kaşımayınız ya da sıkmayınız. Bu, genellikle kalıcı izlere neden olabilir. Herhangi bir yiyeceğin ya da seksüel aktivitenin akne üzerinde etkisi olduğuna dair hiçbir bulgu yoktur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Akneniz varsa, doktorunuzla konuşunuz. Akne tedavisi konusunda üç genel yaklaşım mevcuttur: Gözeneklerin sebumla tıkanmasını önlemek; siyah nokta­ların ve beyaz noktaların daha çabuk kurumasını sağlamak ve P aknes (propiyonibakterium akne) bakterilerini öldüren antibiyotikler kullanmak. Aknenin iyileşmesi genellikle zaman alır. Bazı birey­lerde iyileşme görülmeden önce kötüleşme görülür.<br />
Göreceli olarak oldukça az açık komedonun görüldüğü orta iltihapsız akne, genellikle gözenek­lerin açık kalmasına yardımcı olan benzoil peroksid içeren bir krem ya da losyon ile tedavi edilir. Eğer çok sayıda beyaz ve siyah nokta­larınız varsa, tretinoin içeren ilaçlar (krem, losyon ya da jel şeklinde bulunur) bu noktalan açıp cerahatin cilt yüzeyine çıkıp akmasına yardımcı olabilir. Dokto­runuza, hangi ilacın aknenize en iyi geleceğini sonınuz.</p>
<p>Eğer akneleriniz iltihap-lıysa (siyah ya da beyaz noktaların çevresinde kızarıklık ve hassaslık mevcutsa), doktorunuz antibiyotik kullanmanızı tavsiye edebilir. Daha az iltihaplı durum­larda, antibiyotik içeren kremler, losyonlar ya da jeller kullanılabilir.Daha şiddetli iltihaplı durum­larda; tetrasiklin, doksisiklin, minosiklin ya da eritromosin gibi hap şeklindeki antibiyotikler kullanılır. Antibiyotikler temelde yeni akne oluşumunu engeller; mevcut akneye pek faydası olmaz. Bu nedenle de, tedavi aylar alır. Antibiyotikler genellikle en az 6 ay için verilir; ancak zamanla dozajı zamanla azaltılabilir.</p>
<p>Kist ve yoğun iltihabın gözlen­diği ve yukarıda bahsedilen tedavilerin etkili olmadığı en şiddetli akne enfeksiyonlarında, iki ek tedavi yöntemi uygulana­bilir. Doktorunuz iltihaplı kistlere doğrudan iltihaplanmayı önleyici kortikosteroid ilaçlar  enjekte edebilir.İçeriğinde isotretinoin olan tabletler de akne tedavisinde son derece etkilidir. Ancak, isotre­tinoin asla gebe ya da gebelik olasılığı olan bayanlar tarafından kullanılmamalıdır; çünkü ciddi doğum sakatlıklarına ya da düşüğe neden olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/akne/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Plantar Fasiit</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/plantar-fasiit/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/plantar-fasiit/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 15:52:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[İltihaplanmalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13875</guid>
		<description><![CDATA[Topuğun dibindeki ve ayağın altındaki lifli dokunun iltihap­lanması olan plantar fasiit, topuk ağrısına neden olan yaygın bir sebeptir. Bazı kişilerde ayağa uymayan ayakkabılar giymek bu hastalığı tetikleyebilir. Bazı kişilerde ise belirgin bir neden olmaksızın plantar fasiit oluşur.
SEMPTOMLAR
Plantar fasiit, topuğun hemen önündeki ayak tabanının iç kısmında şiddetli bir ağrıya neden olur. Baskı uygulandığında bu alan hassastır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Topuğun dibindeki ve ayağın altındaki lifli dokunun iltihap­lanması olan plantar fasiit, topuk ağrısına neden olan yaygın bir sebeptir. Bazı kişilerde ayağa uymayan ayakkabılar giymek bu hastalığı tetikleyebilir. Bazı kişilerde ise belirgin bir neden olmaksızın plantar fasiit oluşur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Plantar fasiit, topuğun hemen önündeki ayak tabanının iç kısmında şiddetli bir ağrıya neden olur. Baskı uygulandığında bu alan hassastır ve ağrı, ayak yukarı doğaı esnetildiğinde artar. Sabah atılan ilk adım, ağrının en şiddetli hissedildiği andır. Dokular ısındıkça ve yürümeyle esnedikçe ağrı hafifler ve sadece hareketsiz kalınan zaman dilimlerinden sonra ortaya çıkar.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16141" title="23" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/23-300x195.jpg" alt="23" width="300" height="195" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Tedavi için atılacak ilk adım, iltihaplanmış dokulan dinlendir­mektir fakat ayağınızın üzerine basmamanız gerekmez. Bunun yerine, ayakkabınızın topuğuna yarım santim kalınlığında köpük tampon koyarak ağnyan topuğu­nuzu destekleyiniz. Bu işe yaramazsa, bir topukluk kullan­mayı deneyiniz. Bir sonraki seçenek, reçetesiz satılan ayak tabanlıklarıdır. Sokakta giydiniz ayakkabılar ve spor ayakkabılarınız da dahil olmak üzere tüm ayakka­bılarınızda tampon kullanınız.</p>
<p>İltihaplanmayı azaltmak için, aktivitede bulunduktan sonra topuğunuza 10 ila 15 dakika arasında buz uygulayınız. Steroid yapıda olmayan iltihap önleyici (antienflamatuar) ilaçlar, ağn ve şişmeyi hafifletebilir. Esnetme (stretching) egzersizleri önemlidir. Sabah yataktan kalkmadan önce, dokularınızı ısıtmak için ayağı­nızı önce aşağı yukan, sonra sağa sola doğru hareket ettiriniz. Yürümeden önce de bu hareket­leri tekrarlayınız.</p>
<p>Gergin bir Asil tendonu topuğa baskı yaptığından, Asil tendonunuzu her gün Asil Tendoni- t tini Önlemek için Baldır Esnetme Hareketi, kısmında anlatıldığı gibi esnetiniz. Dokto­runuz sizi, ısmarlama yapılan ortopedik aletler için ya da sizin hastalığınızda en etkili olan egzer­sizler için bir ayak hastalıklan uzmanına yönlendirebilir. Ağrınız devam ederse, ultrason  tedavilerini göz önünde bulun­durunuz. Bu tedaviler rahatlama sağlamazsa, doktorunuz bir kortikosteroid ilaç  enjeksi­yonu (iğnesi) tavsiye edebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/plantar-fasiit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayak Yaraları</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/ayak-yaralari/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/ayak-yaralari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 15:36:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[yaralanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Yaralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13869</guid>
		<description><![CDATA[Ayak ülserleri, ayağın yüzeyindeki açık yaralardır. Zayıf kan dolaşımı ayak ülserlerine neden olabilir; bu nedenle, diyabet (şeker hastası) olan kişiler ayak ülserlerine daha açıktır. Ayağa yeterli arteriyel kan gelmediğinde, dokular yeterli besin alamazlar ve bacak damarlarından kalbe bozuk kan dönüşü olduğunda, ayaktaki dokular hasar görebilir.
Ayak üzerindeki sürekli baskıdan (sıklıkla yatalak kişilerin topuklarında oluşan baskı gibi) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayak ülserleri, ayağın yüzeyindeki açık yaralardır. Zayıf kan dolaşımı ayak ülserlerine neden olabilir; bu nedenle, diyabet (şeker hastası) olan kişiler ayak ülserlerine daha açıktır. Ayağa yeterli arteriyel kan gelmediğinde, dokular yeterli besin alamazlar ve bacak damarlarından kalbe bozuk kan dönüşü olduğunda, ayaktaki dokular hasar görebilir.</p>
<p>Ayak üzerindeki sürekli baskıdan (sıklıkla yatalak kişilerin topuklarında oluşan baskı gibi) ya da ayağa iyi uymayan ayakka­bılardan kaynaklanan sinir hasarı da ayak ülserlerine neden olabilir. Ülser ağrılı ya da ağrısız olabilir. Eğer ülser enfekte olursa, pü (irin) oluşur.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-16150" title="yara" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/yara.jpg" alt="yara" width="164" height="188" /></p>
<p>Ayak ülseriniz varsa doktoru­nuzu görünüz. Çoğu ülserin ameliyatsız tedavi edilebilmesine rağen, enfekte olmuş bir ülser kangrene  yol açabilir. Şiddetli vakalarda, ayaklara kan akışını arttırmak için ameliyata ve hatta ampütasyona gerek duyulabilir.</p>
<p>Doktorunuz, kan dolaşı­mına yardımcı olması için ayakla­rınızı kalp seviyenizin üzerinde tutmanızın yanı sıra destek çorabı kullanmak gibi koruyucu önlemler almanızı önerebilir. Bu ayrıca şişmeyi azaltacak ve ülserin kurumasına yardımcı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/ayak-yaralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yanan Ayak Sendromu</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/yanan-ayak-sendromu/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/yanan-ayak-sendromu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 15:33:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[ayak yanması]]></category>
		<category><![CDATA[sendromlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yanıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13867</guid>
		<description><![CDATA[Ayaklarda hissedilen sürekli bir batma ya da yanma hissi, özellikle 65 yaş üzeri kişilerde, göreceli olarak yaygındır. Bu rahatsızlığa; polinöropati olarak adlan­dırılan bir sinir tahribi, atlet ayağı ya da çoraplara veya ayakkabılardaki kimyasallara karşı gelişen alerjik reaksiyonlar neden olabilir.
Polinöropatinin teşhis ve tedavi edilmesi ile nedenlerinin belirlenmesi dokto­runuz tarafından gerçekleştirilebilir. Ancak yanma daha az ciddi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ayaklarda hissedilen sürekli bir batma ya da yanma hissi, özellikle 65 yaş üzeri kişilerde, göreceli olarak yaygındır. Bu rahatsızlığa; polinöropati olarak adlan­dırılan bir sinir tahribi, atlet ayağı ya da çoraplara veya ayakkabılardaki kimyasallara karşı gelişen alerjik reaksiyonlar neden olabilir.</p>
<p>Polinöropatinin teşhis ve tedavi edilmesi ile nedenlerinin belirlenmesi dokto­runuz tarafından gerçekleştirilebilir. Ancak yanma daha az ciddi bir durumdan kaynaklanıyorsa, aşağıda belirtilen evde uygulayabileceğiniz yöntemlerden fayda elde edebilirsiniz:</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16152" title="ayak" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/ayak-300x248.jpg" alt="ayak" width="300" height="248" /></p>
<p>■   Ayaklarınızı günde iki defa 15 dakika ılık suya koyunuz.<br />
■   Ayakta durduğunuz zamanı azaltınız.<br />
■   Ayağınızın hareketini engellemeyen ayakkabılar giyiniz (ayakkıbalarınızın ayaklarınızın hava almasına müsaade eden bir maddeden yapıldığından emin olunuz).<br />
■   Pamuk çoraplar giyiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/yanan-ayak-sendromu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diz Artriti</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/diz-artriti/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/diz-artriti/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 18:22:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13834</guid>
		<description><![CDATA[Diz artritine genellikle osteoartrit ve daha nadiren de romatoid artrit neden olur. Romatoid artrit daha aniden oluşurken, osteoartrit yavaş yavaş (kademeli olarak) ortaya çıkar.
 
Semptomlar; dizde ağrı, şişme (romatoid artritte daha belirgindir), sertlik ve bir çekme ya da gıcırdama hissini kapsar. Röntgenlerin ve diz ekleminize yerleştirilen bir iğneyle alınan sıvının analizi, doktorunuzun teşhis koymasına yardımcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diz artritine genellikle osteoartrit ve daha nadiren de romatoid artrit neden olur. Romatoid artrit daha aniden oluşurken, osteoartrit yavaş yavaş (kademeli olarak) ortaya çıkar.<br />
<span style="color: #ff0000;"> </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Semptomlar</span>; dizde ağrı, şişme (romatoid artritte daha belirgindir), sertlik ve bir çekme ya da gıcırdama hissini kapsar. Röntgenlerin ve diz ekleminize yerleştirilen bir iğneyle alınan sıvının analizi, doktorunuzun teşhis koymasına yardımcı olabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><img class="alignleft size-medium wp-image-16156" title="romati9" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/romati9-223x300.jpg" alt="romati9" width="223" height="300" /><br />
</span><span style="color: #ff0000;">Tedavi</span></strong> ; ağrı ve şişme için parasetamol, steroid yapıda olmayan iltihap önleyici (antienflamatuar) ilaçlar ve daha seyrek olarak da kortikosteroid enjeksiyonlannı içerir. Şiddetli diz artriti, eklem yenileme (protezi) gerektirebilir.<br />
Osteoartrit ilerleyici (progresif) bir hastalık olmasına rağmen, semptomlar bir süreliğine stabilize olabilir (olduğu gibi kalabilir) ya da azalabilir. Sert yürüyüşler, merdiven çıkma ve ağırlık kaldırma da dahil olmak üzere egzersizler, dizinizin sabitliğini ve işlevini geliştirmenize (iyileştirmenize) yardımcı olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/diz-artriti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

