<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık,estetik, diyet, zayıflama, tüp bebek, lazer epilasyon, saç ekimi &#187; Hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.saglikbilimi.com/k/hastaliklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikbilimi.com</link>
	<description>Estetik, Tüp Bebek, saç ekimi, lazer epilasyon, zayıflama</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jan 2012 16:24:47 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Boğmaca</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/bogmaca/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/bogmaca/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 21:39:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı hastalıklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=21931</guid>
		<description><![CDATA[Bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp literatüründeki adı &#8220;Pertussis&#8221;tir. Çoğunlukla 1 ila 4 yaş­ları arasındaki çocuklarda çok görülür. Ortalama olarak 4-6 hafta devam eder. Has­tanın burnu akar; nöbet halinde gelen öksürükler yaşanabilir. Bazen kusmaya ne­den olur. Özellikle çocuklarda ağır seyreder. Boğmaca, ileri derecede bulaşıcı ve günümüzde de oldukça sık karşımıza çıkan bir hastalıktır. Boğmacanın nedeni &#8220;bordatella pertussis&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp literatüründeki adı &#8220;Pertussis&#8221;tir. Çoğunlukla 1 ila 4 yaş­ları arasındaki çocuklarda çok görülür. Ortalama olarak 4-6 hafta devam eder. Has­tanın burnu akar; nöbet halinde gelen <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/oksuruk-ve-oksuruk-ilaclari/">öksürük</a>ler yaşanabilir. Bazen <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kusma/">kusma</a>ya ne­den olur. Özellikle çocuklarda ağır seyreder. Boğmaca, ileri derecede bulaşıcı ve günümüzde de oldukça sık karşımıza çıkan bir hastalıktır. <strong>Boğmacanın nedeni &#8220;bordatella pertussis&#8221; adlı bir bakteridir.</strong></p>
<p>Bu bakteri ağızda, burunda ve boğazda yaşayarak temasla, öksürükle ve hap­şırmayla yayılır.<br />
0 Boğmaca&#8217;nın belirtileri, bakterinin bulaşmasından 7-10 gün sonra ortaya çı­kar. Boğmaca başlangıçta hapşırmayla, burun akmasıyla, ateşle ve hafif öksürükle birlikte <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/soguk-alginligi-ve-tedavisi/">soğuk algınlığı</a>na benzer ama aradan 1-2 hafta geçince, şiddetli öksürük nöbetleri başlar. Bu dönem genellikle 1-6 hafta devam eder. Bu süre daha uzun da sürebilir.</p>
<p>Boğmaca çok bulaşıcı bir hastalıktır, bu nedenle boğmaca geçiren çocuklar hastalığın başlangıcını takip eden 21 gün içinde arkadaşları ile oyun oynamamalıdır. Boğmaca aşısı yapılan çocukların bile boğmaca olduğu görülmüştür. Boğmaca salgını gibi durumlarda ya da yakınlarınızdan birinin bu hastalığı geçirmesi duru­munda çocuğunuzu korumanız gerekmektedir. Aksi halde çocuğunuz bu hastalığı yeniden geçirebilir.</p>
<p><strong><a href="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2010/02/bogmaca.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-21932" title="bogmaca" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2010/02/bogmaca.jpg" alt="bogmaca" width="207" height="173" /></a>Boğmaca için önerilen modern tıp tedavileri:</strong></p>
<p>Çocuklar boğmacaya karşı aşılanmaktadır. Boğmaca vakalarında çok büyük bir yarar sağlamasa da, antibiyotik tedavisine başlanabilir. Boğmaca hastalığı erken safhada teşhis edilirse, &#8220;eritromisin&#8221; adlı ilaca başlanır. Bu ilaç çocuğunuzun yaşadığı hastalı­ğın bulaşıcılık oranını en aza indirger ve hastalığın iyileşme süresini hızlandırır.</p>
<p><strong>Doğal sağlsk tedavileri</strong></p>
<p>• Kekik bitkisi balgam söktürücüdür. Kekiğin antiseptik özelliği bulunmaktadır.<br />
• Balgam söktürücü ve öksürük kesici bir özelliğe sahip olan hakiki <a href="http://www.kadinlar.tc/andiz-otu/">andız otu</a> homeopati alanında &#8220;elecampane&#8221; olarak bilinmektedir. Bu bitki şurup halin­de de piyasada bulunmaktadır.<br />
• Banyodan sonra, çocuğunuzun sırtına ve göğüs kafesine süreceğiniz öksürük otu kremi çocuğunuzun ciğerlerini rahatlatır.</p>
<p><strong> Aşağıda önerilen homeopati tedavileri de boğmacaya iyi gelmektedir:</strong></p>
<p>•    Bıldırcın otu boğmaca krizi sırasında ya da hastalığın ilk aşamasında kulla­nılabilir.<br />
•    Homeopati alanında özel olarak üretilen &#8220;Antimonium tart.&#8221; adlı madde vücutta titremeye neden olan öksürükler için kullanılabilir.<br />
• Halk arasında karı otu ya da kan kökü olarak bilinen ve homeopati alanın­da &#8220;sangunaria&#8221; adı ile anılan bitki sert ve kuru öksürükler için uygundur.<br />
•    Böcek yiyen bir Japon bitkisi olan ve homeopati alanında &#8220;drosera&#8221; olarak bilinen bitki göğüs kafesindeki ağrıları dindirir ve sırt üstü yatarken başla­yan göğüs ağrılarına iyi gelir.<br />
•    Çit kökü kuru, ağrılı ve bulantıya neden olan öksürükler için kullanılabilir.<br />
•    Homeopati alanında &#8220;pertussin&#8221; olarak bilinen bitkisel madde hastalığın bitimine doğru tek doz olarak verilebilir.<br />
•     Bach çiçek terapileri nefes almakta güçlük çeken çocukların rahatlamasına yardımcı olur. Çocuklar yaşadıkları öksürük krizinden korkarlar ve gerilim ya­şarlar. Bu tür durumlarda da Bach çiçek esansları kullanılabilir. Bach çiçek esanslarından uygun görülen esanslar ile çocuğunuzun nabız noktalarına na­zik bir masaj yapabilirsiniz. Spazmodik öksürük nöbetlerinin başlaması duru­munda kırmızı erik, misk otu ve zeytin kullanılabilir.<br />
•     Birkaç damla lavanta ve papatya yağını seyreltici bir yağ ile seyreltin ve karışı­mı kullanarak çocuğunuzun göğüs bölgesine ve sırtına masaj yapın. Çocuğu­nuzun vücudundaki kasların gevşediğini ve çocuğunuzun daha rahat nefes al­maya başladığını göreceksiniz.<br />
•     Çay ağacı yağı, lavanta yağı ve okaliptüs yağı buharlaştırıcı etkisi olan cam bir tüpün içine koyulursa, ciğerleri açar ve spazmı giderir.<br />
•     <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/c-vitamini/">C vitamini</a> ve çinko takviyesine başlayın. Bu şekilde çocuğunuzun <a href="http://www.saglikbilimi.com/savunmanin-ilk-hattibagisiklik-sistemini-guclendirme/">bağışıklık sistemi</a>ni harekete geçirmiş olursunuz.<br />
•     Asidofilus içeren gıdaları tercih edin veya asidofilus takviyesine başlayın. Asi-dofilus, sindirim sisteminin faaliyetlerine yardımcı olan ve bakterilerle müca­dele eden iyi huylu bakterilerden biridir.<br />
•     Portakal ve greyfurt türü asitli meyvelerden kaçının çünkü bu meyveler mide bulantısına neden olabilir.<br />
Faydalı terapiler<br />
Homeopati, herbalizm, geleneksel Çin terapileri, Ayurveda, aromaterapi ve çocu­ğunuza rahatlık duygusu veren çiçek esansları.</p>
<p><strong>Uyarı:</strong></p>
<p>Zatürre ve <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/bronsit-ve-bronkopnomoni-solunum-yollari-iltihabi/">bronşit</a> vakalarında ikinci bir enfeksiyon riski daha bulunmaktadır. Tüm boğmaca vakalarında, doktor tedavisi ve teşhisi bir zorunluluk haline gelir. <a href="http://www.genelsaglikbilgileri.com/kusma/">Bulantı ve kusma</a> gibi durum­ların öksürüğe eşlik etmesi durumunda çocuğunuza bol miktarda su içirmeye çalışın. Bu şekil­de çocuğunuzun vücudunun susuz kalmasını önlemiş olursunuz. Oküsürük esnasında çocuğu­nuzun dudakları moranyorsa, acilen doktorunuzu görmelisiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/bogmaca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zatürree</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/zaturree/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/zaturree/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 11:10:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Zatürre]]></category>
		<category><![CDATA[Zatürree Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zatürree Hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13122</guid>
		<description><![CDATA[Zatürree, akciğerlerin iltihaplan­masıdır. Zatürree akciğerlerdeki hava keseciklerini etkilediğinden, alveollerdeki oksijen ve karbon dioksit takasını da önler. Birçok enfeksiyon zatürreeye sebep olur. Bunlar, değişik türde bakteriler olabilir, virüsler olabilir, mikoplazma olabilir, klamidya olabilir, mantar ve parazitler olabilir. Bazılan çok sık rastlanılan türdendir, bazıları da mantar ve parazitler gibi, nadiren görülür.
Zatürree, hafiften çok ciddi seviyeye kadar çıkabilecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Zatürree</strong></span>, akciğerlerin iltihaplan­masıdır. Zatürree akciğerlerdeki hava keseciklerini etkilediğinden, alveollerdeki oksijen ve karbon dioksit takasını da önler. Birçok enfeksiyon zatürreeye sebep olur. Bunlar, değişik türde bakteriler olabilir, virüsler olabilir, mikoplazma olabilir, klamidya olabilir, mantar ve parazitler olabilir. Bazılan çok sık rastlanılan türdendir, bazıları da mantar ve parazitler gibi, nadiren görülür.<br />
Zatürree, hafiften çok ciddi seviyeye kadar çıkabilecek bir hastalıktır. Bazı kişilerde o kadar hafif seyreder ki ne kendileri ne de doktorları anlayamadan, hızla geçer. Bazıları bir-iki hafta boyunca çok hasta hisseder ancak daha sonra tamamen iyileşir. Bazılarında ise zatürree, ölümcüldür.</p>
<p>Zatürree vakalannın bazılarını hafif, bazılarını da ağır kılan nedir? Zatürreeye sebep olan mikro­organizmalar ve hastanın sağlık durumu, en önemli faktörlerdir. Genellikle, bakteriler çoğu virüsten, mikoplazmadan veya klamidyadan daha ağır zatürreeye sebep olur. Bazı bakteriler diğerlerinden daha ağır enfeksiyonlar üretir (örneğin, stafilokoksal veya pseudomonas bakterileriyle oluşan enfeksiyonlar, diğer bakteryel akciğer iltihapla­rından daha ağır olur)</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16342" title="zatüre" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/zatüre-300x224.jpg" alt="zatüre" width="300" height="224" /></p>
<p>Ne olursa olsun, genel­likle, hastalığın ciddiyeti enfeksi­yona sebep olan mikroorganiz­manın cinsinden çok, enfeksi­yonun başladığı zamandaki sağlık durumunuza bağlıdır. Yatalak olan insanlar, akciğer iltihabını atlat­makta zorlanırlar zira öksürme refleksleri zayıflar ve enfekte olan balgam akciğerlerde toplanma eğiliminde olurlar. Bebekler, bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmediğinden risk altındadırlar.Yaşlı erişkinler, gençlere göre, zatürreeden dolayı beş kat daha fazla risk altındadırlar zira bağışıklık sistemleri yeteri kadar güçlü değildir, kötü beslenme­leri daha mümkündür, ve savunma mekanizmalan zayıflamıştır (hiçbir zaman sigara içmemiş olsalar ve kronik akciğer rahatsızlıkları olmamasına rağmen).<br />
Şeker hastalan , zatürreeyi daha ağır geçirirler zira şeker, beyaz kan hücrelerinin enfeksiyonlarla savaşma beceri­sini zayıflatır. Kalp hastası olanlar, özellikle kalp yetmezliği olanlar da genellikle zatürreeyi ağır geçirirler.</p>
<p>Zatürree çevresel toksin­lere manız kalanlarda sık görülür zira toksinler, mukoza salgılama­sını artırır ve akciğerlerin bu salgı­lan dışa atım becerisini engeller. Son olarak, ciddi bağışıklık sistemi sbnınu olanlar örneğin kanser tedavisi görenler, AİDS olanlar, organ naklinden sonra ilaç alanlar-sıra dışı ve ciddi tür zatüneeye yakalanırlar Ev veya işyerlerinde oluşan zatürreeye, hastane veya diğer kurumlarda hastalığı barındıran yerlerde gelişen zatürreeden farklı mikroorganizmalar sebep olur.Bazı zatürree türleri, sık karşı­laşılan türlerden yeteri kadar farklıdır ve bunlar ayn ayrı tartı­şılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Zatürreenin ana belirtileri öksürük, nefes darlığı, hasta hissetme, yorgunluk, ağrı ve ateştir. Balgam beyaz, açık, veya san, kahverengi ya da yeşil olabilir.Bazı zatürreeler, burun, boğaz, kulak veya sinülerdeki bir ön enfeksiyonun ardından gelişir ve akciğerlere iner. Bu durumda aksırma, burun akması, konjesyon, burunda ve sinüslerde ağrı, kulak ağrısı ve boğaz ağrısı zatürreenin öncü belirtileri olur.<br />
Bazı durumlarda zatürree, derin nefes almak istediğinizde göğsünüzde çok keskin ağrılara sebep olur  veya kan tükürmenize yol açar. Özellikle bakterilerin sebep olduğu zatüneede yüksek ateş ve buna bağlı olarak istem dışı titre­meler olur. Bazdan o kadar rahat­sızlanır ki bilinç kaybı yaşarlar.</p>
<p>Yaşlı insanlarda halsizlik, tepki­sizlik zatüneenin sonuçlarındandır. Ancak öksürmedikleri ve nefes daralması da olmadığı için doktor zatüneeden şüphelenmez.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEŞHİS</strong></span><br />
Doktorunuz zatürree olduğunuzu tespit etmek için, önce belirtileri­nizi soracaktır. Zatünee ihtimalai varsa, belirtileriniz ve diğer faktör­lere dayanarak zatünee tipini belirleyecektir.<br />
Örneğin, yakın olduğunuz kişilerden biri hasta mıdır? Yakın zamanlarda yurtdışına çıktınız mı? Gittiğiniz yerde almış olabi­leceğiniz alışık olunmayan bir tür zatürreeye yakalanmış olabilir misiniz? Sizi zatüneeye karşı hassas hale getiren &#8211; kronik bronşit, kanser ya da başka hasta­lıklar- başka hastalıklarınız var mı?<br />
Doktorunuz, daha sonra göğsünüzü dinleyerek akciğerleri­nizi tetkik edecetir. Zatünee olan birinin göğsünden genellikle hırıl­tılı bir ses gelir.<br />
Doktorunuz sırtınıza vurarak, gelen sesi dinler ve gelen ses, akciğerin etkilenen alanınım ortaya çıkarabilir. Hava dolu sağlıklı bir akciğerden, yüksek ekolu ses gelir. Zatürreeli bir akciğerden ise donuk ve örtülü bir ses gelir zira hava kesecikleri hava yerine sıvıyla doludur.</p>
<p>Doktorunuz bir röntgenle, zatürree teşhisini teyid edebilir. Ayrıca, mikroskop altında incelenen balgam örneğinden zatüneeye sebep olan bakteriler ve zatürree türü hakkında bilgi alır. Ayrıca balgam örneği, bir laboratuara kültür testi için gönderilebilir ve enfeksiyonun sebebinin belirlenmesine çalışılır. Bu bir ya Ç da iki gün sürer. Bununla beraber, insanların %40&#8242;ında testler, zatür­reeye sebep olan mikroorganizma­ları belirleyemez.Kan tahlilleri, enfeksiyonla mücadele eden çok sayıda beyaz kan hücresi olup olmadı­ğını belirler. Bazen kan kültürü yapılarak, enfeksiyonun kana karışıp karışmadığı kontrol edilir.<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ YÖNTEMLERİ</strong></span><br />
Bakteriler, mikoplazma ve klamid-yanın sebep olduğu zatürreede temel tedavi, antibiyotiklerdir. 50 yaşın altındaysanız, hafif belirtileri olan bir zatürree geçiriyorsanız, daha büyük bir hastalığınız yoksa, yemeklerinizi hazırlayacak ve diğer işlerinizi halledebilecek birisi varsa, ağızdan yapılan antibiyotik tedavisini evinizde tamamlayabilir­siniz. Hastalığı daha ağır seyreden­lerin hastanede yatmaları gerek­lidir, böylece damardan verilecek antibiyotik tedavisini alabilirler, daha detaylı tetkikler yapılabilir ve oksijen ve nefes alma konusunda yardım alabilirsiniz.</p>
<p>Zatünee olanlar bolca dinlen­meli ve sıvı almalıdırlar. Sıvı, enfekte olmuş balgamı çıkartma­nızı kolaylaştınr, bu da akciğer­lerin kendilerini enfeksiyondan kurtarmak için önemli bir yoldur.<br />
Bunun yanında, bazen öksürük kesici ilaçlar yazılır; özellikle balgam, öksürük yoluyla çıkmıyor ve uyumayı engelliyorsa. Dokto­runuzla reçeteye bağlı olmayan hangi ilaçlann, özellikle geceleri, yardımcı olabileceğini konuşun. Durumunuz 3 haftadan fazla bir sürede iyileşmezse, dokto-aınuz, ilave röntgen ve ileri tetkik yöntemleriyle (bronkoskopi veya bilgisayarlı tomografi) başka rahat­sızlıkların (akciğer kanseri veya tüberküloz) varlığını araştırabilir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>BAKTERYEL ZATÜRREE</strong></span><br />
Bakterierden kaynaklanan zatürree genllikle kış aykannda oluşur. Birçok bakteri zatürreeye yol açabilir, ancak en çok karşılaşı­lanı, Streptococcus pneumoniae, (bir diğer adı da Pnömokoktur). Bir diğer sık karşılaşılan Haemophilus injluenzae, bunun ardından Moraxella catarrhalis (özellikle kronik bronşit olanlarda zatür­reeye yol açar), A grup strep-tokoksi, Staphylococcus aureus (&#8221;staf&#8217; da denir) ve gram-negatif denilen bir bakteri grubu.</p>
<p>Bütün bunlar, yüksek ateş, titreme, ağır yorgunluk, aşırı halsizlik ve yeşil balgam çıkartan öksürmelere sebep olur. Pseudomonas auruginosa adı verilen bakteri çoğunlukla hastanelerde ve hastalığın bulunabileceği diğer kurumlarda görülür. Birçok antibi­yotiğe dayanıklı, çok ağır bir zatürree türüne sebep olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>VİRAL ZATÜRREE</strong></span><br />
Birçok zatürree vakası, özellikle daha gençlerde ve daha sağlıklı olanlarda, virüslerden kaynak­lanır. En sık karşılaşılan ve en çok bilineni ise enfluenza virüsüdür (gribe sebep olan virüs).<br />
Bazı virüsler çok az görülecek şekilde zatürreeye sebep olurlar, ancak sebep oldukları zatürree çok ağır bir zatürree olur. Örneğin, suçiçeğine sebep olan varicella-zoster virüsü; esas olarak erişkin­lerde zatürreeye sebep olur. Bu türde zatürreeyi tedavi etmek için antiviral ilaçlar bulunmaktadır.</p>
<p>Hanta virüsü , bir başka ciddi viral zatürree, türüne sebep olan virüstür. Bu tür için antiviral ilaçların çok etkili olduğu gösterilememiştir.Viral zatürree, tipik zatürree belirtilerine sebep olur. Öksürük genellikle balgam üretmez. Birçok viral zatürree sadece bir hafta sürer ya da, tamamen sağlıklı hissetmeniz birkaç hafta sürebilir.Zaman-zaman, viral zatürre­eden zayıflamış akciğer, bakteri­lerden daha kolay enfekte olur (bu duruma &#8220;bakteryel süper enfeksiyon&#8221; denir) Bu genellikle, enfluenza virüsü sebebiyle oluşan zatürreede olur. Benzeri bakteryel süperenfeksiyonlar çok ciddi hastalıklara sebep olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MİKOPLAZMAL ZATÜRREE</strong></span><br />
Mikoplazmal zatürreeye sebep olan mikroorganizma, Mycoplasma pneumoniae, bakateri ve virüslerden farklı olmakla beraber, antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Zatürreenin çok sık karşılaşılan sebeplerinden biridir, gençlerde ve genç erişkinlerde sık görülmesine rağmen her yaştaki insaı etkileyebilir.<br />
Mikroplazmal zatürree, yılın herhangi bir döneminde oluşur ancak yaz sonu ve güz başı daha sık görülür. Enfeksiyon genel­likle, 1-2 gün süren, boğaz ağnsıyla kendini gösterir, daha sonra öksürükle ve ateşle devam eder. Ayrıca kötü bir baş ağrısı da yapabilir. Mikoplazmal zatürree çok bulaşıcıdır.</p>
<p>Mikroplazmal zatürree teşhi­sinde kullanılan, günümüz teşhis testleri çok hassas değildirler ve hızlı sonuçlar da vermezler. Bu yüzden, doktorlar teşhisi koyar ve tedaviye sadece fiziki muayeneye dayanarak başlarlar. Mikroplazmal zatürree, antibiyotik tedavisine cevap verir ayrıca eritromisin ve makrolid antibiyotikler ile tetrasilin ve kinolon antibiyotikler kullanıla­bilir. Bununla beraber, antibiyotik­lere başlamış olsanız bile öksürü­ğünüz birkaç gün hatta birkaç hafta bile devam edebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KLAMİDYAL ZATÜRREE</strong></span><br />
Chlamydia pneumoniae, bakteri­lerden, virüslerden ya da mikop-lazmadan farklı bir mikroorganiz­madır ancak antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Birbirlerine bağlıdır. Ama jenital enfeksiyona sebep olan klamidya türünden farklıdır. Her yaştaki insan bu tür zatür­reeye yakalanabilir, genç ve orta yaşlılar daha sık etkilenirler. Hasta­lanan kişi 1 ila 2 hafta arasında etki altında kalır. Klamidya teşhisi için çok fazla test yoktur. Enfek­siyon tedavisinde, eritromisin, başka makrolid antibiyotikler, tetrasilin ya da kinolon antibiyo­tikler etkili olurlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ BOZUK KİŞİLERDE ZATÜRREE</strong></span><br />
Bağışıklık sistemi birçok sebepten dolayı bozulabilir: HIV, AİDS, kemoterapi veya radyoterapi, kortikosteroid ilaçlar, ve bağışıklık yok eden ilaçlar (genellikle organ nakillerinden sonra kullanılır).<br />
HIV enfeksiyonu olanlar genel­likle bakteryel zatürreeye de yakalanırlar ancak ayrıca alışık olunmayan bir mantar enfek­siyonuna da yakalanabilirler Pneumocytis carinii zatürree (PCP). PCP sıklıkla kademeli zatürree üretir; tipik belirtisi nefes darlığı ve kuru öksürüktür.Kanserli olanlar, özellikle kortikosteroid  tedavisi görenler, PCP ve mantar enfeksiyonuna daha meyillidirler.</p>
<p>Bağışıklı sistemi bozuk olan kişilerde zatürree teşhisi zorlu bir iştir zira belirtilerin içinde ateş olmayabililr ve öksürük genellikle kurudur. Pulmoner Hanta Virüsü</p>
<p>Pulmoner hanta virüsü pek karşı­laşılmayan ancak çok ciddi tipte bir zatürree (akciğer enfeksiyonu) türüdür, kaynağı hanta virüsüdür. Hanta virüsü kemirgen hayvan­ların, genellikle farenin, salyalan ve idrarından bulaşır.Bu enfefksiyon, ABD&#8217;nin güneybatısında çok görülür, ancak kuzeydoğu ve batıdaki 20&#8242;den fazla eyalette de görülmüştür.<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Enfeksiyon</strong></span>; ateş, baş ağnsı, kas ağnsı, sersemlik hissi ve nefes yetmezliğiyle başlar. Bazen, gastro-entestinal belirtiler (bulantı ve t kusma gibi) görülür. Enfekte olanlann sonradan kalp atışlan hızlanır, tansiyonu düşer ve akciğer semtomlan oluşur, öksürük, akciğerlerde sıvı ve solunum yetmezliğine ve şoka uzanan ağn olur. Hanta virüsü kapanların yansı, bu virüsten dolayı ölür.Hanta virüsünün bulunduğu bir yerde yaşıyorsanız, sendroma karşı gereken önlemleri almak son derece önemlidir; bu önlem­lere, oturduğunuz yerde farelerin geçmiş ve pisliklerini bırakmış olabilecekleri heryeri dezen­fekte ettirmek, farelerin girebi­leceği delikleri ve diğer delikleri kapatmak dahildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Lejyoner Hastalığı</strong></span><br />
Bir zatürree türü olan lejyoner hastalığı, legionella (bu ismin verilmesinin sebebi hastalığın ilk kaydı 1976 da yapılan Amerikan Lejyonu toplantısında 29 kişinin ölümüdür) denilen bir bakteri sınıfından bulaşır.<br />
Hal böyleyken, şimdilerde biliniyor ki bu bakteri insan­ları yıllardan beri öldürüyormuş; ancak hastalık yıllar önce zatür­reeden ölen insanların biyolojik örneklerinin otopsisi sırasında saptanmıştır.İnsanlar hastalığı mikroplu sudan kaparlar, daha önce enfekte olmuş birinden değil. Bakteri birçok su kaynağında bulunmuş ancak normal olarak klorlanarak kontrol altına alınmıştır. Ancak sıhhi tesisat sistemlerinde, suyun biriktiği yerde ve su soğutmalı klima cihazlannda çoğalabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Belirtiler</strong></span>, enfekte olduktan 1 hafta sonra ortay çıkar. Ani zayıf­lama, baş ağrısı ve kas ağrılarını enfeksiyona özgü bir biçimde, kann ağnsı,&#8217; ishal, boğaz ağrısı ve kuru öksürük takip eder. Birkaç gün sonra ateş, titreme, uyuşukluk, solunum güçlük­leri ve deliryum hali gelişebilir ve bazılannda öksürünce koyu balgam gelir. Diğer zatürree türle­rinde olduğu gibi hastalık tedavi edilmezse ağırlaşır.Legionellanın sebep olduğu zatürree her zaman çok ciddi bir hastalıktır ve bu hastalığa yakalananların hastaneye yatma­ları gerekir. Yalnız başına fiziki muayene ve belirtilerle teşhis edilemez; teşhis, balgam örneği, kan veya idrar tahlili ile yapılabilir. Test sonuçlarının gelmesi birkaç gün süreceğinden, doktorunuz teşhis kesinleşmeden lejyoner hastalığı tedavisine başlayabilir.Tedavi, yüksek dozda ve damar içi olarak, eritromicin, azitromisin, veya fluorokinolon antibiyotik gibi antibiyotik tedavi­sidir; daha sonra antiniyotikleri ağızdan alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/zaturree/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akut Böbrek Yetmezliği</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/akut-bobrek-yetmezligi/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/akut-bobrek-yetmezligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 07:24:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=14139</guid>
		<description><![CDATA[Akut böbrek yetmezliği, (renal yetmezlik) böbrek fonksiyonlarının beklenmedik bir şekilde kaybıdır. Bu hastalık ABD&#8217;de her yıl yaklaşık 10. 000 kişiyi etkiler. Akut böbrek yetmezliği, vücuttaki sıvıların ve atıkların akümülasyonuna ve sağlıklı böbreklerin sağladığı vücuttaki kimyasal dengeyi bozarak hayati tehlikeye sebep olur.
Akut böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni, böbreklere giden kan miktarındaki ani azalmadır. Bu azalma kanamadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Akut böbrek yetmezliği</strong>, (renal yetmezlik) <a href="http://www.saglikbilimi.com/bobrek/">böbrek</a> fonksiyonlarının beklenmedik bir şekilde kaybıdır. Bu hastalık ABD&#8217;de her yıl yaklaşık 10. 000 kişiyi etkiler. Akut böbrek yetmezliği, vücuttaki sıvıların ve atıkların akümülasyonuna ve <a href="http://www.saglikbilimi.com">sağlık</a>lı böbreklerin sağladığı vücuttaki kimyasal dengeyi bozarak hayati tehlikeye sebep olur.</p>
<p>Akut böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni, böbreklere giden kan miktarındaki ani azalmadır. Bu azalma kanamadan kaynaklanabilir. Ameliyat sırasındaki kanamalar da buna dahildir.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilimi.com/sok-3/">Şok</a> ve ciddi dehidrasyon da akut böbrek yetmezliğine sebep olabilir.<br />
Akut böbrek yetmezliği aynı zamanda interstial nefrite sebep olan ilaçlardan, böbrek arterlerindeki daralmadan, prostat genişlemesi ile birlikte görülen böbreklerden idrar gelmesindeki kesintiden  veya tümörlerden ve <a href="http://www.saglikbilimi.com/rapidly-progresif-glomerulonefrit-rpgn-cresentic-glomerulonefrit/">glomerulonefrit</a> gibi böbreklerde başlayan hastalıklardan kaynaklanabilir.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/bobrek.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-21875" title="bobrek" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/bobrek.jpg" alt="bobrek" width="194" height="235" /></a>Tedavi olunmadığı takdirde, akut böbrek yetmezliği, hayati tehlikeye neden olabilir. Aralıklı olarak yapılacak diyaliz istenebilir. Akut böbrek yetmezliği altında yatan sebepler, tedavi edildiğinde gerileyebilir.</p>
<p>Ölüm riski, <a href="http://www.saglikbilimi.com/savunmanin-ilk-hattibagisiklik-sistemini-guclendirme/">bağışıklık</a>la ilgili reaksiyonların ortaya çıkmasına engel olan ilaçlar kullanan, <a href="http://www.saglikbilimi.com/karaciger-2/">karaciğer</a>, <a href="http://www.saglikbilimi.com/e/kalp/">kalp</a> ve <a href="http://www.saglikbilimi.com/e/akciger-hastaliklari/">akciğer kronik hastalıkları</a> olan yaşlılar arasında daha yüksektir.<br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><strong></strong><br />
Akut böbrek yetmezliği semptomları; idrar üretiminde azalma, <a href="http://www.saglikbilimi.com/bulanti-ve-kusma/">bulantı</a>, <a href="http://www.saglikbilimi.com/kusma/">kusma</a> ve iştahsızlıktır. Bacaklarınız sıvı birikimi nedeniyle şişebilir.</p>
<p>Yorgunluk, gerginlik, düzensiz ruh durumu gibi mental değişiklikler olabilir. Ruhsal karışıklık ve uyuşukluk, tedavi edilmeyen hastalarda komadan önce görülür.</p>
<p>Diğer semptomlar, böbrek yetmezliğine sebep olan koşullara bağlıdır. Bazı kişilerde hiç semptom görülmeyebilir. Böbreklerin fonksiyonları ile ilgili değişim, kişi başka sebeplerden dolayı kan testi yaptırdığında teşhis edilebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Eğer akut böbrek yetmezliğiniz olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza veya hastaneye gidin. Doktorunuz böbrek yetmezliğini ortaya çıkaracak kan ve idrar testleri yapacaktır ve işlevini</p>
<p>yitirmiş böbreğin sebep olduğu diğer düzensizlikleri de ortaya çıkaracaktır.Bunlarla birlikte böbrek biyopsisi , ultrason testi, abdominal röntgen veya bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme taraması  yaptırmanız gerekebilir.</p>
<p>Tedavinin amacı, altında yatan sebeplerin tedavisi ve böbrek yetmezliğinin ilerlemesinin durdurulmasıdır. Sebebine bağlı olarak hastalık, birkaç gün, birkaç hafta ya da birkaç ay içinde geriler.<br />
Aynı zamanda, aşın sıvı ve atık birikiminden kaçınmak gerekebilir.</p>
<p><a href="http://www.saglikbilimi.com/protein-gereksinimi/">Protein</a> alımınız, böbreklerin onu işlemesini engellemek için kısıtlanabilir. Diüretikler sıvı boşaltımım artırmak için verilebilir.Kandaki <a href="http://www.saglikbilimi.com/potasyum/">potasyum</a> seviyesini kontrol edebilmek için başka ilaçlar da kullanılabilir. Eğer böbreklerinizdeki hasar ciddi ise diyalize ihtiyacınız olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Böbrek Yetmezliği Nedir?</span></p>
<p>Aynı zamanda renal yetmezliği olarak da bilinen kronik böbrek yetmezliği, <a href="http://www.saglikbilimi.com">sağlık</a>sız böbreğin kandaki atıkları süzmedeki yetersizliğini ifade eder.</p>
<p>Böbrek yetmezliği iki türlüdür  akut ve kronik. Böbrek hastalığının son safhası bitiş-safhası olarak adlandırılır (endstage). Bu safha Kronik Böbrek Yetmezliği bölümünde incelenmektedir.</p>
<p>Akut böbrek yetmezliği böbreğin aniden işlevini yitirmesidir. Çok ciddi olabildiği gibi, insanlar çoğunlukla iyileşir ve sebebiyet veren nedenler giderilince böbrek fonksiyonları normale döner.</p>
<p>Kronik böbrek yetmezliği birkaç yıl içinde oluşan böbrek fonksiyon kaybıdır. Kronik böbrek yetmezliği bitiş safhası böbrek yetmezliği ile sonuçlanır ve <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/diyaliz/">diyaliz</a> veya böbrek nakli gerektirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/akut-bobrek-yetmezligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kronik Bronşit</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/kronik-bronsit-2/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/kronik-bronsit-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 14:21:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bronşit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13230</guid>
		<description><![CDATA[Kronik bronşit, akciğerdeki bronş tüplerinin zarlarının kalıcı iltihap­lanmasıdır. Enfeksiyonun sebep olduğu ve birkaç gün süren akut bronşitle karşılaştırıldığı zaman, kronik bronşit 2 yıl boyunca, yılın 3 ayı kadar süren bir zamanda, balgam üreten bir öksürüktür. Kronik bronşitin sebebi enfeksiyon değildir.
Sigara içmek, kronik bronşitin en bilinen sebebidir. Bronş tüple­rinin, sigara dumanı gibi amansız ve sürekli bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kronik bronşit, akciğerdeki bronş tüplerinin zarlarının kalıcı iltihap­lanmasıdır. Enfeksiyonun sebep olduğu ve birkaç gün süren akut bronşitle karşılaştırıldığı zaman, kronik bronşit 2 yıl boyunca, yılın 3 ayı kadar süren bir zamanda, balgam üreten bir öksürüktür. Kronik bronşitin sebebi enfeksiyon değildir.<br />
Sigara içmek, kronik bronşitin en bilinen sebebidir. Bronş tüple­rinin, sigara dumanı gibi amansız ve sürekli bir tahrişe maruz kalma­ları sonucu başlar. Zarar veren maddeleri atmak için vücut bir gayret sarfeder, bu amaçla bir savunma mekanizması geliş­tirir; bu mekanizma içinde şunlar vardır: İltihap (beyaz kan hücreleri o alana yönlendikleri zaman), hava yollarının şişmesi ve bunun sonucu olarak daralması ve duman zerrelerini vücuttan defetmek için sürekli olarak mukoza üretmek. Sigara içmeyi bırakmadıkça, hava yollarının zarlan kalınlaşacak ve yaralanacaktır. Buna ek olarak duman, mukozayı hava yolla­rından geçirerek Öksürük suretiyle attıran ve &#8220;cilia&#8221;denen tüysü dokulara da zarar verir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16316" title="Kronik Bronşit2" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/Kronik-Bronşit2-300x193.jpg" alt="Kronik Bronşit2" width="300" height="193" /></p>
<p>Hasar gören cilia, mukozayı vücuttan yeteri kadar temizleyemediği için, mukoza hava yollarında kalır. Büyük miktarlarda biriken mukoza ve zarar görmüş hava yollan, tahriş eden bir Öksürüğe, solunumda zorlanmaya ve enfek­siyon için ideal bir ortama yol açar. Akciğer dokusunda oluşan hasar kalıcı olabilir.</p>
<p>Kronik bronşit olan insanlar, düzenli olarak balgam çıkararak öksürürler, hırıldarlar ve giderek artan bir şekilde, egzersizlerindeki kapasiteleri sınırlanır. En sonunda, nefessizlik artar ve birçok kronik bronşitli, ilave oksijen almadan kendi başlarına hareket edeme­yecek hale gelir. Bazılarında, sıvının tutulumu batının ve ayak bileklerinin şişmesine yol açar. Kilo alırlar ve kanlarındaki düşük oksijen seviyesi yüzünden, dudak­ları morarır.</p>
<p><strong><br />
<span style="color: #ff0000;">AMFİZEM</span></strong></p>
<p>Anfizem, kronik bronşitle beraber veya yalnız gelişe­bilir. Anfizemde, hava kesecik­lerinin arasındaki duvarlar daha az ve geniş kesecikler oluştu­rarak tahrip olmuştur. Bu birleşik have keseciklerindeki yüzey alanı, oksijen ve karbon dioksit değişimi için yeterli değildir.Aynca, akciğer dokusu esnek­liğini de kaybeder ve uzayıp büzülemez, havayı hava kesecikleri içinde kapalı bırakırlar. Zarar görmüş akciğerler yeteri kadar oksijeni banndıramaz ve vücudun atık maddesi olan, karbon dioksitten, gerekli olan miktarı dışan atamaz.Anfizemin belirtileri, kendi başınıza hareket ederken nefessiz kalmaktır. İlerlemiş vakalarda, birkaç adım attıktan sonra nefes­sizlik hisseder ve dinlenme halin­deyken bile oksijene ihtiyaç duyar­sınız, kilo kaybedersiniz zira soluk alma işi, aldığınız kalorilerin büyük bir kısmını harcar ve nefes-siszlik, yemeyi daha güçleştirir.</p>
<p>Sigara içmek, anfizemin en bilinen sebebidir. Yaklaşık 2 milyon Amerikalı, anfizem hasta­sıdır: Bunlann %6l&#8217;i erkek, %39&#8242;u kadındır. Sigara içen kadınların sayısı arttığından, anfizem olan kadınların sayısında da artış vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sebepleri Kronik bronşit ve anfizemin en bilinen sebebi</strong></span>, sigara içmektir. Sigara içmek, bu iki sebebe dayalı ölüm riskini de arttırır. Pasif içicilik, dışarıdaki ve kapalı yerlerdeki hava kirliliği de kronik bronşite ve anfizeme yol açar.Kömür madenlerinde çalışanlar, elyaf işleyiciler, tekstil üretiminde pamukla çalışan fabrika işçileri ve metal kalıpçı­ları, sigara da içiyorlarsa, kronik bronşite daha kolay yakalanırlar. Bundan başka, uzun süren bir başka hastlık olan pnömokonyoza karşı da hassaslaşırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tedavi seçenekleri</strong></span></p>
<p>Ağır ağır kötüleşen nefes daralmalarınız ve balgamlı öksürüğünüz varsa, doktora gidin. Hastalığın geçmişi hakkında bilgi alıp, fiziki bir tetkik yapacaktır. Bulgulara göre, dokto­runuz akciğer röntgeni ve akciğer testleri de isteyebilir. Oksimetre denilen bir alet, parmak ucunuza takılıp, kanınızdaki oksijen miktarı ölçülür.</p>
<p>Bazen, atardamardan alınan kan örneğiyle (genellikle bileğinizdeki atardamardan) atardamar kanınızdaki akciğerlerinizin ne kadar etkin çalıştığının ölçülmesi-oksijen ve karbon dioksit mikta­rının daha kesin bir ölçümlemesi yapılır. Balgam örneği vermeniz de istenebilir. Mikroskop altında incelenecek balgamda, iltihap veya enfeksiyon bulgulan aranacaktır; balgam örneği laboratuara gönderilerek kültür testi yapılıp, kronik enfeksiyona sebep olan bakteriler saptanır.</p>
<p>Kronik bronşit ve anfizem tedavisi için atabileceğiniz en önemli adım, sigarayı bırakmaktır. Bu hastalıklan, erken evrelererinde yenebilmek için sigarayı şimdi bırakabilirsiniz. Doktoru­nuzdan, sigarayı bırakmanız için bir yöntem önermesini isteyiniz.Sigara dumanının dışındaki irritanlara maruz kalmaktan da kaçınmalısınız. İşiniz, sizi, akciğer­lerinizi irrite (tahriş) edecek ortam­larda çalışmak zorunda bırakı­yorsa, doktorunuz, iş ortamım değiştirmenizi önerebilir.</p>
<p>Kronik bronşit ve anfizem olanlar, akciğerlerini tahrip edip enfeksiyona hassas duruma geldikleri için, doktorunuz, yıllık olarak, enfluanza (grip) virüsüne, bakteryel zatürreenin en bilinen sebbebi olan Streptococcus pneumoniaelye karşı bağışıklığı­nızı arttırmanızı isteyebilir.Sigarayı bırakmanızı önermenin dışında, doktorunuz hava yolla­rını açacak ve balgam sökmenize yardımcı olacak ilaçlar da yazabilir.Bronş açıcılar, genellikle soluk aldırma cihazı ile alınır, bu ilaçlar bronş tüplerinin etrafındaki kasları rahatlatarak hava akışının çoğal­masını sağlar, ancak hastalığın ilerleyişini geri döndüremez. Bronş açıcılar, beta2- agonist ve antikolinerjik ilaçlar içerir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Antikolinerjik ilaçlar</strong></span>, beta2-agonistler kadar hızlı etki göster­mezler ancak yan etkileri daha azdır. Bir diğer bronş açıcı ise, sıvı ya da hap şeklinde alman teofilindir.Kortikosteroidîer, bronşiardaki iltihapları sakinleştirir ve hastalann %30&#8242;unda iyileşme sağlar. Korti-kosteroidlerin en iyi uygulanma biçimi, ilacı doğrudan iltihaplı akciğer dokusuna gönderen ve daha az yan etkisi olan doz-metreli soluk aldırma cihazları ile beraber alınmasıdır; daha sonra düzenli olarak hap şeklinde alırsınız. Bazen, bununla beraber, enjekte edilmiş halde alırken, hap olarak almak de gerekebilir. Enfeksi­yonun önlenmesi ve tedavisi için antibiyotik yazılır.</p>
<p>Bazı hastalara sürekli oksijen takviyesi gerekir; oksijen, burna konulan küçük plastik tüplerle (burun çatalı) veya plastik yüz masakesi kullanarak verilir. Bu -hastaların, evde, taşınabilir oksijen tüpü bulundurmaları gerekir. Kandaki oksijen oranı düşük olan hastalarda, sürekli oksijen kulla­nımı, akciğer hipertansiyonu riskini ve kalbin sağ tarafında yetmezlik riskini azaltır. Ayrıca yaşamı uzatır.<br />
Tedavinin bir başka şekli egzersizdir, soluk almanızın çoğal­ması, hava yollarındaki mukozayı dışarı atmanıza yardım eder. Buna ek olarak, aerobik çalışması, kalbi­nizi ve diğer kasları güçlendirir ve vücudunuzun oksijeni kullanma yeteneğini arttırır. Doktorunuzla beraber, günlük biir çalışma programı oluşturun. Ancak bunu yaparken, egzersiz alanı olarak yoğun trafiğin olduğu alanlardan ve havanın kirli olduğu yerlerden kaçının.</p>
<p>Doktorunuz, size akciğer rehabilitasyon programı önere­bilir. Bu programlar, profes­yonel bakım ekipleri tarafından yönetilir ve amacı bu hastalık­ların fiziki, sosyal ve psikolojik zorluklarıyla başa çıkmanıza yardımcı olmaktır. Hastalığın çok ciddi olduğu vakalarda, akciğer nakli gerekebilir.Akciğer hacminin küçültül­mesi ameliyatı, yeni denebilecek bir uygulamadır ve burada, cerrah, akciğerin anfizem yüzünden zarar görmüş kısmını alır. Bu ameliyat, akciğerin daha az zarar görmüş kısmının daha verimli çalışmasına izin verir.</p>
<p>Son araştırmalar, kronik bronşit olan hastaların sadece bir kısmının, akciğer hacminin küçül­tülmesi ameliyatından faydalanabi­leceğini göstermiştir: Bu hastalar, üst lob anfizemi olanlar ve fiziki egzersiz kapasitesi taban seviyenin altında olan hastalardır. Bu ameliyat, ciddi deneyimleri olan kurumlarda, bu konuda deneyimli olan cerrahlar tarafından yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/kronik-bronsit-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basur ( Hemoroit )</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/basur-hemoroit/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/basur-hemoroit/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 13:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Basur]]></category>
		<category><![CDATA[Hemoroit]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=14092</guid>
		<description><![CDATA[Hemoroit, anüste ve rektumda şişen damardır. Bir çok hemoroit vakası anüste oluşur (ve bular belirtilere sebep olur). Bazı bireylerde anüsün dışında meydana gelirler. Anüsün dışında oluşan hemoroit, anüsün ağzında ortaya çıkar.
Hemoroitler anüs damarlarındaki basıncın artmasından dolayı meydana gelirler. Bu basınç da genellikle olarak dışkının atılması ve zor dışkılamadan kaynaklanır. Bunların yanı sıra hamilelik sırasında ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroit, anüste ve rektumda şişen damardır. Bir çok hemoroit vakası anüste oluşur (ve bular belirtilere sebep olur). Bazı bireylerde anüsün dışında meydana gelirler. Anüsün dışında oluşan hemoroit, anüsün ağzında ortaya çıkar.</p>
<p>Hemoroitler anüs damarlarındaki basıncın artmasından dolayı meydana gelirler. Bu basınç da genellikle olarak dışkının atılması ve zor dışkılamadan kaynaklanır. Bunların yanı sıra hamilelik sırasında ve doğum yaptıktan sonra da oluşabilirler.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16127" title="basur" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/basur-289x300.jpg" alt="basur" width="289" height="300" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Dışkılarda veya tuvalet kağıtla¬rının üzerinde, parlak kırmızı kan lekeleri, dahili hemoroitin ilk belirti siyon kapabilirler ve sulu cerahat akıntısına sebep olabilirler.<br />
<strong><br />
<span style="color: #ff0000;">TEDAVİ SEÇENEKLERİ</span></strong><br />
Rektal kanamanız varsa doktorunuza başvurmanız gereklidir. Hekiminiz olası anormalliklere karşı rektal bir muayene  yapar ve endsokopi adı verilen ve ucunda ışık olan bir tüple olası hemoroit riskini denetler. Kolon kanseri riskini veya kanamanın diğer nedenlerini elemek için sigmoidoskopi veya kolonoskopi  de uygulayabilir.</p>
<p>Hemoroiti önlemek için günlük lif miktarınızı 25-30 gram arasında arttırınız ve günde en az 8 bardak su içiniz. Ayrıca katı dışkı atma dürtülerinize anında cevap verin ve bu atım sırasında gerilmeyi bırakın. Son olarak, Kegel alıştırmalarını  uygulayarak anüsteki kasların güçlenmesini sağlayın.</p>
<p>Hemoroitin belirtilerini azaltmak için doktorunuz size, oturarak istirahat etmenizi, 10 ila 15 dakika boyunca günde birkaç defa sıcak su uygulamanızı ve yatağınızda kalçanızın altında bir yastıkla otururken enfekte olmuş bölgeye donmuş su uygulamanızı önerecektir.<br />
Ağrıyı kesici olarak rahatlamak için lidokain içeren hemoroid kremleri, yansıyı ferahlatmak için hidrokortizon preparatlar ya da kaşıntıyı azaltmak için ıslak pamuklu pedler, reçetesiz satılan yardımcı maddelerdir. İç hemoroit vakalar için ameliyat gerekebilir. Bu ameliyatta lastik bantlar şişmiş hemoroitlerin etrafına yerleştirilir. Bu da hemoroitteki kan akışının, büzüşmenin ve damlamanın kaybolmasını sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/basur-hemoroit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kas Erimesi</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/kas-erimesi-3/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/kas-erimesi-3/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 13:34:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kas Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=14193</guid>
		<description><![CDATA[Müsküler distrofi (kas erimesi); yaygın olarak kollar, bacaklar ve omurgada görülen, kas işlevi için gerekli bir proteininin yetersizliğinden kaynaklı, nadir olarak görülen ilerleyici bir kas zayıflaması (zafıyeü) ve büzüşmesidir. Bu hastalığın birçok tipi oluşur fakat en yaygın olarak görüleni, X kromozomundaki bir gen aracılığıyla anneden sadece erkek çocuklara geçen Duchenne distrofisidir. Duchenne distrofisi, yaklaşık olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Müsküler distrofi (kas erimesi)</strong></span>; yaygın olarak kollar, bacaklar ve omurgada görülen, kas işlevi için gerekli bir proteininin yetersizliğinden kaynaklı, nadir olarak görülen ilerleyici bir kas zayıflaması (zafıyeü) ve büzüşmesidir. Bu hastalığın birçok tipi oluşur fakat en yaygın olarak görüleni, X kromozomundaki bir gen aracılığıyla anneden sadece erkek çocuklara geçen Duchenne distrofisidir. Duchenne distrofisi, yaklaşık olarak 100 erkek çocuktan l’ini etkiler.</p>
<p>Bilim adamlan, bu hastalığı tedavi etmek için gen tedavisi kullanmaya çalışmaktadırlar. Eğer bir kadınsanız ve ailenizde (birkaç kişide) Duchenne distrofisi varsa, hamile kalmadan önce genetik danışma almayı düşününüz. Testler, bu geni taşıyıp taşımadığınızı ortaya koyabilir. Eğer bu geni taşıyorsanız, erkek bir fetusun (ceninin) etkilenme olasılığı %50′dir. Ebeveyn testleri , fetusun (ceninin) etkilenip etkilenmediğini belirleyebilir.</p>
<p>Kas erimesi, kasların giderek zayıflaması ve işlevini yitirme­sine neden olan ve nadir görülen <a style="cursor: pointer;" href="../e/genetik-bilimi/">genetik</a> bir rahatsızlıktır. Kas erimesi türleri arasında Duchenne kas erimesi en sık rastlanandır ve sadece erkeklerde görülür.</p>
<p>Bazı türleri <a style="cursor: pointer;" href="../e/dogum-kontrol-yontemleri-hakkinda/">doğum</a>da şiddetlidir ve erken <a style="cursor: pointer;" href="../balik-yemek-ani-olum-riskini-azaltir/">ölüm</a>lere neden olabilir. Diğerleri ise on yıllarca yavaş ve ilerleyen bir seyir izler.</p>
<p>Kadınlar bu hastalık genini taşırlar ve bu geni erkek çocuklat ve kan testleri yapabilir.<br />
Ayrıca çocuğunuza <a style="cursor: pointer;" href="../kronik-bobrek-yetmezligi-2/">böbrek</a> biyopsisi yapılması da gerekebilir.</p>
<p>Yüksek kan basıncını izlemek ve tedavi etmek için bazen hasta­neye yatırılması gerekir. Böbrek iltihabı ve nefrotik sendromu olan çocuklar enfeksiyona ve şişmeden kaynaklanan nefes alma sorunla­rına daha meyillidirler.</p>
<p>Tedavi hastalığa neden olan duruma göre değişiklik gösterir. Nefrotik sendromda çocuklara az tuzlu, yüksek proteinli bir diyet verilebilir. Ayrıca vücuttan sıvıyı atmak için idrar sökücü ilaçlar ile iltihaplanmayı azaltmak için kortikosteroid ilaçlar da kullanılabilir.</p>
<p>Böbrek iltihabının türüne bağlı olarak kortikosteroid ve immunosüpresif ilaçların da dahil olduğu farklı tedaviler uygula­nabilir. Damar yolundan protein replasmanı yapılması da gereke­bilir. Çocukların büyük çoğunluğu tamamen iyileşirler.</p>
<p>Tedaviye rağmen bazı çocuk­larda <a style="cursor: pointer;" href="../akut-bobrek-yetmezligi/">böbrek yetmezliği</a> görülebilir. Çocuğunuz kortikosteroidlere cevap vermezse ya da bu rahatsızlık sık sık nüksederse diğer ilaçlarla tedavi ya da böbrek nakli  de gerekebilir.</p>
<p>Kas erimesi, kasların giderek zayıflaması ve işlevini yitirmesine neden olan ve nadir görülen genetik bir rahatsızlıktır. Kas erimesi türleri arasında Duchenne kas erimesi en sık rastlanandır ve sadece erkeklerde görülür. Bazı türleri doğumda şiddetlidir ve erken ölümlere neden olabilir. Diğerleri ise on yıllarca yavaş ve ilerleyen bir seyir izler.<br />
Kadınlar bu hastalık genini taşırlar ve bu geni erkek çocuklarının yarısına bulaştırırlar. Taşıyıcı olup olmadığınız kan testi ile anlaşılır. Doğum öncesi testler ceninin etkilenip etkilenmediğini ortaya çıkarır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span></p>
<p>Hastalık genellikle 5 yaşından önce belirgindir; yeni yürümeye başlayan bir çocuktaki kas zayıf­lığı; belirgin bir koordinasyon eksikliği, sakarlık, yürüyememe ya da merdiven çıkamama ve kolları başın üzerine kaldırmada zorlanma gibi birkaç şekilde kendini gösterir. Solunum kasları zayıfladığından, pnömoni (zatürreee) gibi göğüs enfeksiyonları genellikle oluşur. Çoğu vakada, müsküler distrofi (kas erimesi) giderek omurga ve kasları deforme eder ve ergenlik dönemine gelindiğinde bu erkek çocukları tekerlikti sandalyeye bağımlı kılar.</p>
<p>Bebeğin başını yeterli derecede kontrol edememesi Duchenne kas erimesi hastalığının ilk belirtisi olabilir. Çocuk yürümeye normal bir yaşta başlar; ancak yeni yürümeye başlayan çocuklar bacakları normalden çok daha açık şekilde yürürler ve bir tarafa doğru eğilebilirler. Sık sık düşebilirler ve merdiven çıkmada zorluk yaşarlar.<br />
Bu hastalık ilk olarak kalça, popo, baldır ve omuzlardaki kasları etkiler; ama sonunda kas &#8216; zayıflığı bütün vücuda yayılır.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-16103" title="erime11" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/erime11-300x129.jpg" alt="erime11" width="300" height="129" /></p>
<p>Solunum enfeksiyonları solunum yolundaki bakterileri temizleyen, nefes alma ve öksürmeyi kontrol eden kasların zayıflığından kaynaklanabilir. Birçok çocuk 12 yaşına kadar yürüyebilir ve daha sonra tekerlekli sandalyeye mahkum olur. Kalp sorunları ve zekada gerilik de sıklıkla görülür. Bu kadar ciddi olmayan başka kas erimesi türleri de vardır.<br />
<strong><br />
<span style="color: #ff0000;">TEDAVİ SEÇENEKLERİ</span></strong><br />
Çocuğunuzun doktoru kas erimesinden şüpheleniyorsa belirtilere ve hastalığın aile tarihçesine bakarak bir teşhis koyabilir. Teşhisi doğrulamak için kan testleri, kas biyopsisi ya da kasların ne kadar iyi çalıştığını görmek için bir test yapılabilir. Tedavi sürecinde kalp sorunlarını önlemek ya da tedavi etmek için ilaç tedavisi yapılabilir ve ciğer enfeksiyonları için antibiyotik kullanılabilir.</p>
<p>Daha az hareketli ve enfeksiyona açık çocuklarda iyi beslenme ve kilo kontrolü çok önemlidir. Gene terapisi  test aşamasındadır; ama hâlâ ilk aşamalardadır.</p>
<p>Eğer oğlunuzda bu hastalığın semptomlarından herhangi biri görülerse, hemen pediyatristini (doktorunu) görmelidir. Doktor büyük bir olasılıkla, laboratuar incelemesi için küçük bir parça kas doku örneğinin alındığı bir kas biyopsisi önerecektir. Müsküler distrofinin (kas erimesinin) tedavisi yoktur. Oğlunuzun pediyatristi (doktoru), kas tahribini ertelemek ve deformiteyi (şekil bozukluklarını) azaltmak için fizik tedavi önerebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/kas-erimesi-3/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabızlık</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/kabizlik/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/kabizlik/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 19:39:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Bağırsak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[dışkı]]></category>
		<category><![CDATA[dışkı çıkaramama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=14068</guid>
		<description><![CDATA[Kabızlık, katı dışkıların, zor ve seyrek bir şekilde dışarı atılmasıdır. Bireylerin katı dışkı atımındaki sıklıklarda geniş çaplı farklılıklar olduğundan dolayı, neyin normal olduğunu söylemek zordur.
Normal biçimli katı dışkınızda herhangi bir değişiklik olursa (haftalarca veya daha fazla sürmesi durumunda) doktorunuzla görüşünüz. Dışkınızdaki bu değişiklikler, bir problemin göstergesi olabilir. Doktorunuz size katı dışkılarınız ve sindirim yolunuzla ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kabızlık, katı dışkıların, zor ve seyrek bir şekilde dışarı atılmasıdır. Bireylerin katı dışkı atımındaki sıklıklarda geniş çaplı farklılıklar olduğundan dolayı, neyin normal olduğunu söylemek zordur.</p>
<p>Normal biçimli katı dışkınızda herhangi bir değişiklik olursa (haftalarca veya daha fazla sürmesi durumunda) doktorunuzla görüşünüz. Dışkınızdaki bu değişiklikler, bir problemin göstergesi olabilir. Doktorunuz size katı dışkılarınız ve sindirim yolunuzla ilgili diğer problemleriniz hakkında sorular soracaktır. Karnınızı ve rektumunuzu inceleyecek ve bunun ardından katı dışkınızda kan olup olmadığını kontrol edecektir.</p>
<p>Doktorunuzun belli bir keşif yapması için; kan testiyle birlikte baryum eneması (rektuma sıvı gönderilmesi), çeşitli karın röntgen¬leri ya da endoskopi talep edilebilir.</p>
<p>Genellikle kabızlık, yaşam biçiminin etkilerinden ziyade tıbbi koşullardan kaynaklanır. Beslenme düzenindeki lif eksikliği, çok az egzersiz yapmak ve yetersiz ölçüde sıvı alımı, kabızlığın öncelikli nedenleridir. Ama beslenme düzeninizdeki rutin değişikliklerin de buna neden olduğu görülmektedir. Müshilin çok fazla kullanılması kabızlığa sebep olan çelişkili bir durum da yaratabilir.</p>
<p>Bazı zamanlarda ise tıbbi tedavilerden kaynaklanan kabız lığa rastlanır. Kabızlık türlü ilaçların yan etkisi olarak görülebilir (sakin¬leştirici, kalsiyum kanalı blokerleri). Tıbbi durumların akında gerçekleşen (hassas bağırsak sendromu, tiroid bezlerinin pasifliği) kabızlığın tedavisi kolaydır.Kabızlık, bir diğer ciddi bir  hastalık olan kolon kanserinden de kaynaklanıyor olabilir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-16134" title="kabizlik" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/kabizlik.jpg" alt="kabizlik" width="175" height="183" /><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">SEMPTOMLAR</span></strong><br />
Apandisite maruz kaldığınız zaman, ağrı genellikle göbeğinizin etrafında başlar. Ağrılar, saatler geçtikçe sabitlenerek artar ve karnınızın sağ alt tarafına doğru ilerler. Öksürdüğünüzde, aksırdığınızada veya diğer ani hareketleri¬nizde ağrı daha da kötüleşir. Mide bulantısı, kusma, iştahsızlık veya ishalle karşılaşabilirsiniz.</p>
<p>100F veya 101F derecesinde düşük ateşiniz olabilir. Belirtiler genellikle apendiksin konumuna göre değişir (insandan insana değişebilir. ). Kadın bir birey hamileliği sırasında apandisitle karşı karşıya kalınca ağrı, karnının sağ üst tarafında ya da sol alt tarafında odaklanır çünkü bebeğin ana karnındaki durumu apandisin normal pozisyonun dışında kalma¬sına sebep olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Karnınızda bir ağrı varsa, yaptığınız hareketlerin bu ağrıyı arttırması ya da azaltması, sorunu belirmeye çalışan doktorunuza, teşhiste yardımcı olacaktır. Ağrılarınız gittitkçe artıyor ve apandisit belirtileri gösteriyorsanız, ağrı kesici veya müshil almayın, doktorunuzu arayın.<br />
Hekiminiz size belirtileriniz hakkında sorular soracak ve nazikçe karnınızın bazı bölümlerine baskı uygulayarak incelemelerde bulunacaktır. Apandisitte beyaz kan hücresi oranları (kan testiyle belirlenir) genellikle yüksek seviyede olur. Diğer kan testleri ise ani ve ağrılı karın ağrısının sebeplerini (safra kesesi hastalıklar, pankreatit) öğrenmek için uygulanır.</p>
<p>Çeşitli görüntüleme testleri de kullanılabilir. Bilgisayarlı tomografi  kesin olarak apandisiti belirleyebilir. Ultrason, över kisti ve dış gebelik  gibi diğer karın ağrılarını belirlemek için kullanılır. Hamile kadınlar ve 60 yaşın üstündeki bireyler olağan dışı belirtiler gösterebilir ve daha kapsamlı testlere ihtiyaç duyabilirler.</p>
<p>Apandisit ameliyatı genel anestezi altında uygulanır. Karnınızın sağ alt tarafında bir keşi açılır. Apandis yükseltilir, alt tarafından sıkıştırılır ve ardından çekumdan (kalın bağırsağın başlangıcı) kesilip atılır. Kalan kök ise çekuma dikişlenir. İyileşme süreci genellikle 3 ila 4 gün arasındadır.</p>
<p>Bir alternatif olarak, apandisit ameliyatı laparoskopik cerrahi kullanılarak da uygulanabilir. Karın bölgesinde bazı kilit kesiler oluşturulur. Bir görüş cihazı ve diğer cerrahi cihazlar apandisin alınmasına yardımcı olmak için karnın içine sokulur.</p>
<p>Her ne kadar kullanımı artıyor olsa da laraskopik cerrahi, apandisit ameliyatına ihtiyaç duyan çoğu kişi için henüz tam bir seçenek teşkil etmemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/kabizlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ter Kokusu Nasıl Önlenir?</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/ter-kokusu-nasil-onlenir/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/ter-kokusu-nasil-onlenir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 16:02:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Seçtiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Ter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=21585</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle sıcak havalarda en büyük sorun ter kokusu. Toplu taşıma araçlarında, kamu binalarında sokakta insanlarla hep iç içeyiz. Sizin fark etmediğiniz ter kokusunu diğer insanlar fark eder ve sizden rahatsız olur. İşte ter kokusunu önlemenin püf noktaları: 
Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Özellikle sıcak havalarda en büyük sorun ter kokusu. Toplu taşıma araçlarında, kamu binalarında sokakta insanlarla hep iç içeyiz. Sizin fark etmediğiniz ter kokusunu diğer insanlar fark eder ve sizden rahatsız olur. İşte ter kokusunu önlemenin püf noktaları: </strong></p>
<p>Ter kokusunu önlemenin en iyi yolu önlem almaktır. Aynı şekilde ayak kokusu da bazı önlemlerle azaltılabilir. Aşağıdaki önlemler terlemeyi önlemeye, ter ve ayak kokusunu gidermeye yardımcı olacaktır…</p>
<p><strong>İşte sizi ter kokusundan kurtaracak 14 farklı çözüm yolu…</strong></p>
<p><a href="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/10/Ter_Kokusu.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-21586" title="Ter_Kokusu" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/10/Ter_Kokusu.jpg" alt="Ter_Kokusu" width="238" height="267" /></a>1. Her gün duş alın. Düzenli banyo cildinizdeki bakterilerin sayısını kontrol altında tutacaktır.</p>
<p>2. Banyo aldıktan sonra ayaklarınızı iyice kurulayın. Mikroorganizmalar ayak parmaklarının arası gibi nemli yerleri severler. Ayak pudraları veya ayak bakımı için kullanılan kremler nemin emilmesine yardımcı olur.</p>
<p>3. Koltuk altı ve genital bölge kıllarının düzenli olarak tıraş edilmesi terlemeyi ve kokuyu azaltacaktır.</p>
<p>4. Doğal deriden yapılanlar gibi ayağınızın hava almasını sağlayan ayakkabılar seçin. Yaz aylarında sandalet tipi ayakkabılar giyebilirsiniz.</p>
<p>5. Ayakkabılarınızı dönüşümlü olarak kullanın. Ayakkabılar bir gece içinde yeterince kurumayabilir. Onun için aynı ayakkabıyı iki gün arayla giyecek şekilde dönüşümlü olarak kullanın. Giymediğiniz zamanlarda ayakkabıları havadar ve kuru bir yerde tutun.</p>
<p>6. Çoraplarınızı her gün değiştirin. Merserize çorap giyin çünkü bunlar nemi emerek ayağınızı kuru tutar.</p>
<p>7. Ayaklarınızı havalandırın. Zemin elverişli ise çıplak ayakla dolaşın veya ara sıra ayakkabılarınızı çıkarın.</p>
<p>8. Doğal kumaşlardan üretilen giysileri tercih edin. Keten, yün, ipek cildinizin hava almasına izin veren malzemelerdir.</p>
<p>9. Egzersiz yaparken derinizdeki nemi hemen uzaklaştıran yüksek teknoloji ürünü giysileri tercih edin.</p>
<p>10. Her gün iç çamaşırı değiştirin.</p>
<p>11. Gevşeme tekniklerini öğrenin. Yoga, meditasyon veya biofeedback terlemeyi tetikleyen stresi denetlemenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>12. Diyetinizde değişiklik yapın. Yiyecekler de ter kokusuna yol açabilir Soğan, sarımsak, pastırma, balık, bazı yeşil bitkiler gibi gıdalar koku yapabilir. Bunlar faydalı da olsa, uygun zamanlarda tüketin.</p>
<p>13. Deodoran ve ayak kokusu önleyen pudra veya spreyler kullanın. Cildiniz hassas ise bunların özel hassas cilt için üretilmişlerini deneyin.</p>
<p>14. İnsan çoğunlukla kendi ter kokusunu fark etmez, bu nedenle kendisini sık sık kontrol etmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/ter-kokusu-nasil-onlenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akciğer Kanseri</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/akciger-kanseri/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/akciger-kanseri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 14:50:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[İç Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=13244</guid>
		<description><![CDATA[Akciğerlerde Başlayan Kanserler
Akciğerde başlayan bir kanser, (primer akciğer kanseri) akciğer hava youlunda kalabilir ve akciğerlere hava geçişini tıkaya­bilir ya da vücudun diğer yerle­rine sıçrayabilir. Primer akciğer kanseri, ABD&#8217;de kadın ve erkek­lerin ölmesine yol açan sebeplerin başında gelir; akciğer kanserinin %85&#8242;i sigara içmekten kaynaklanır.
Akciğer kanseri riski, hayat boyu içilen sigara sayısıyla orantılı olarak artar. 40 yıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">Akciğerlerde Başlayan Kanserler</span></strong><br />
Akciğerde başlayan bir kanser, (primer akciğer kanseri) akciğer hava youlunda kalabilir ve akciğerlere hava geçişini tıkaya­bilir ya da vücudun diğer yerle­rine sıçrayabilir. Primer akciğer kanseri, ABD&#8217;de kadın ve erkek­lerin ölmesine yol açan sebeplerin başında gelir; akciğer kanserinin %85&#8242;i sigara içmekten kaynaklanır.</p>
<p>Akciğer kanseri riski, hayat boyu içilen sigara sayısıyla orantılı olarak artar. 40 yıl boyunca günde bir paket sigara içen birisi, büyük akciğer riski altındadır. Puro ve pipo içenler, sigara içenler kadar risk altında değildirler, ancak yine de tütün kullanmayanlara göre kayda değer bir risk altındadırlar.<br />
Sigara içmenin yanında, akciğer kanserine sebep olan etkenler, asbet, radon ve uranyumdur. Doku içi akciğer hastalığı dolayısıyla oluşan akciğer yaralan ve tüberküloz gibi akciğer enfeksiyonlan da primer akciğer kanseri riskini arttırabilir.<br />
Akciğer kanseri olanlarla ilgili bilimsel görüş iyi değildir. Akciğer kanseri olanlann % 85&#8242;i, teşhis konulduktan sonraki 5 yıl içinde ölmektedirler. Tümörün çok lokalize olduğu vakalarda (akciğer, lenf nodüllerine sıçramamış olması durumu), ameliyat, %60 uzun-yaşam şansı vermektedir. Bununla beraber, birçok kanser, sıçramadan önce teşhis edilemez.Akciğer kanseri hiç sigara içmeyerek veya sigraryı hemen bırakarak önlenebilir. Sigarayı bıraktığınız zaman, kanser riskiniz azalır. Sigarayı bıraktıktan 10-15 yıl sonra, akciğer kanseri riskiniz, hiç sigara içmemiş olanlann taşıdıklan riske yakınlaşır.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-16306" title="akciger-kanseri" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/05/akciger-kanseri.jpg" alt="akciger-kanseri" width="272" height="204" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>PRİMER AKCİĞER KANSERİ TÜRLERİ</strong></span><br />
Birçok primer akciğer kanseri tipinin olmasına karşın, dört tanesi Öne çıkmaktadır:<br />
Yassı Hücreli Kanser (Karsinoma) Tüm akciğer kanserle­rinin %30 ila %35&#8242;ini oluşturur. Bu kanser türü, akciğerin merkez kısmında bulunan, geniş hava yollannın (bronşiyol) zar yüzeyle­rinde oluşur. Yavaş gelişen fakat akciğerin yanındaki lenf bezlerine ve diğer organlara erken sıçrayan (metastaz yapan) kanserlerdir.Adenokarsinom Tüm akciğer kanserlerinin %35 ila %40&#8242;ını oluşturur.</p>
<p>Bu kanser türü, genel­likle minik hava yollarında başlar ve bu sebeple akciğer­lerin etrafında bulunur. Genellikle ilk başladığı yerden, akciğerlerin yakınında bulunan lenf nodüllerine ve vücudun diğer kısımlarına sıçrar.Küçük Hücreli Kanser (Bir başka adı da yulaf hücreli kanserdir, zira hücreler yulaf tanesine benzer şekildedir) Tüm akciğer kanserlerinin %20 ila %30&#8242;unu oluşturur. Bu kanser türü, öncelikle, geniş hava yollannda başlar ve diğer organlara, akciğerde oluşan ilk tümörden sıçrar. Vücûdun diğer kısımla­rına, diğer primer kanser türle­rine göre daha kolay sıçrayabilme-sine rağmen, küçük hücreli kanser, kemoterapiye daha çok cevap verir. Bununla beraber, cevap geçicidir ve iyileştirici değildir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span><br />
Belirtiler, neredeyse her zaman, kimi zaman kanlı balgam ile gelen öksürük, kısa nefes yetmezliğidir.<br />
Göğüs sancısı da yaşayabilirsiniz. Konuşurken çıkan ses rahatsız edici olur ve iştahınız azalabilir. Bazen kanser, plevral efüzyon ve zatürreeye sebep olabilir.Çok daha ileri vakalarda, kanserin diğer organlara sıçrama belirtilerini yaşayabilirsiniz; kemik ağrısı veya beyinde yarattığı etkilerden dolayı, nörolojik bozuk­luklar gibi. Zaman zaman primer akciğer kanserinin ilk belirtileri vücudun diğer kısımlarına sıçrayan tümörlerdir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ YÖNTEMLERİ</strong></span><br />
Akciğer kanseri belirtileri hisse­diyorsanız, derhal doktoru­nuzu arayın. Fiziki bir muayene yaptıktan sonra, hastalığın hikaye­sini öğrenmek isteyecektir. Dokto­runuz, ne kadar zamandan beri ve hangi miktarda sigara içtiği­nizi soracaktır. Ayrıca akciğer kanserine sebep olan diğer etken­lere maruz kalıp-kalmadığınızı öğrenmek isteyecektir.</p>
<p>Genellikle, kanserin mevcut olduğunu gösteren bir akciğer röntgeni çekilecektir. BT de genellikle yapılır (özellikle kanser, akciğerin merkez kısmında bulunan, geniş hava yollarında ise) ve bilhassa tümörün akciğerdeki lenf bezle­rine sıçrayıp-sıçramadığmı göster­diği için çok önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/akciger-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uçuk</title>
		<link>http://www.saglikbilimi.com/ucuk/</link>
		<comments>http://www.saglikbilimi.com/ucuk/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 12:42:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kenanfoto</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[dudak hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikbilimi.com/?p=14175</guid>
		<description><![CDATA[Uçuk  ağız içinde ve dudaklarda su kabarcıklarına yol açan ve sık rastlanan, virüs yoluyla bulaşan bir hastalıktır.
Oral herpes de denilen bu son derece bulaşıcı virüs, açık yaralardaki sıvı ile doğrudan temas yoluyla yayılır. Enfeksiyon iyileştikten sonra fiziksel ve duygusal stresler başka bir uçuğu tetikleyene kadar virüs sinirlerde etkisiz şekilde kalır.
Nadir rastlanan durumlarda virüs parmağa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uçuk  ağız içinde ve dudaklarda su kabarcıklarına yol açan ve sık rastlanan, virüs yoluyla bulaşan bir hastalıktır.<br />
Oral herpes de denilen bu son derece bulaşıcı virüs, açık yaralardaki sıvı ile doğrudan temas yoluyla yayılır. Enfeksiyon iyileştikten sonra fiziksel ve duygusal stresler başka bir uçuğu tetikleyene kadar virüs sinirlerde etkisiz şekilde kalır.</p>
<p>Nadir rastlanan durumlarda virüs parmağa sıçrar ve dolama denilen ağrılı bir şişkinliğe neden olur. Genital herpese, çocuklarda sık rastlanmayan farklı bir virüs neden olur.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-15793" title="ucuk" src="http://www.saglikbilimi.com/wp-content/uploads/2009/06/ucuk-300x213.jpg" alt="ucuk" width="300" height="213" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>SEMPTOMLAR</strong></span></p>
<p>İlk belirti diş etleri ile ağız içindeki ve çevresindeki diğer dokuların şişmesi ile ağrıdır. Tükürük salgılanmasında da bir artış görülebilir. Dudaklarda etkilenen bölge acılı olmadan Önce kaşınabilir ve karıncalanabilir. Birkaç gün sonra ağzın içinde ya da dudaklarda küçük su kabarcıkları görülebilir, bunlar daha sonra patlar, içindeki sıvıyı akıtır ve 3-4 gün içerisinde iyileşir.</p>
<p>Virüsün bulaşmasını engellemek için virüsün etkin olduğu aşamada çocuğunuzun diğer çocuklar ile doğrudan temas içinde olmaması gerekir. Diğer belirtiler arasında salgı bezlerinin şişmesi, asabiyet, baş ağrısı ve ateş sayılabilir. İlk defa görüldüğünde çok ağrılıdır, sonraki uçuklar daha az ağrılı geçer.Çocuk parmağını ağzındaki yaralara sürdüğünde dolama olabilir. Dolama, parmak uçlarında kırmızı, şiş ve oldukça ağrılı apselere  neden olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEDAVİ SEÇENEKLERİ</strong></span><br />
Doktora uçuk belirtilerini anlatın. Doktor genelde bu belirtileri dinleyerek ve görsel bir muayene ile teşhis koyabilir. Tedavi, hastalığın beraberinde getirdiği rahatsızlığı azaltmaya yöneliktir ve bolca sıvı almayı, asitli yiyecek ve içeceklerden kaçınmayı, ağrı için asetaminofen almayı ve bazen de ağızdaki acıyı geçirmek için özel bir gargara kullanmayı içerir. Çocuğunuzun bol bol dinlenip uyumasına özen gösterin.</p>
<p>Bazı çocuklar antiviral ilaçlarla tedavi edilir; ancak bu belirtiler genelde birkaç gün sonra kendiliğinden geçer. Uçuk&#8217;un belirli bir tedavisi ve ileride nüksetmesini önlemenin bir yolu yoktur. Uçuk genelde stresli zamanlarda, çocuk güneşe çıktıktan sonra ya da çok fazla yorulduğunda görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikbilimi.com/ucuk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

