Geç Sifiliz
Geç ya da tersiyer sifiliz, hastalığın hasarlarının meydana geldiği dönemidir. Bu döneme ait geç sifilitik komplikasyonlar son yıllarda yeni vakaların azalması nedeni ile giderek daha az oranda görülmesine rağmen halen daha tıbbi problemdir.
Geç sifîliz döneminde hasta infektif değildir. Hemen her organ tutulumu olabilir. Esas olarak üç klinik şekli vardır. Gommatöz [...]
Latent Sifiliz
Primer ve sekonder sifiliz yüzeysel lezyonları iyileştikten sonra, hasta pozitif serolojik testler dışında, hiçbir hastalık belirtisi olmayan latent bir döneme girer. Bu hastaların üçte biri, bundan sonra hayatları boyunca hiçbir semptom vermeden, tüm testleri negatif hale gelerek tam olarak kendiliğinden iyileşirler. Bir diğer 1/3 grup hasta, hiç semptomu olmayan, [...]
Sekonder sifiliz ayırıcı tanı
Sekonder sifiliz ayırıcı tanısı pek çok hastalığı içerir. Pityriasis rosea, cilt kat yerlerindeki üzeri deskuame madalyon lezyonları, psoriasis, tırnaklarda çukurlaşma, saçlı deri, dirsek, kalçalarda, bazen peniste tipik deskuame lezyonları ve lichen planus tipik papular lezyonları ile ikincil sifilizden ayrılabilir. Kızamıkta görülen morbiliform rash, ateş, gözlerde sulanma, kızamıklı hasta ile [...]
Mukoz Plaklar
Vulva, penis, damak ve tonsilîer dahil ağız içi mukozalarında yüzeysel, eritematöz, gribeyaz renkli, düz lezyonlar şeklindedir. Bu lezyonlar da infektiftir.
Bu dönemdeki hastalarda ayrıca, halsizlik, anoreksi, ateş gibi sistemik belirtiler, iritis, alopesi, periostitis, sifilitik nefropati olabilir. Nadir olarak hastalık kendisini baş ağrısı, papil ödem, görme kaybı, tinnitus, işitme kaybı semptomları ile [...]
Condylomata Lata
Yuvarlak tepeli, nemli, gri renkte büyük papüllerdir. Bazen birleşip geniş plaklar haline gelebilirler. Vulva, skrotum, anus civarı, memelerin altı gibi nemli bölgelerde bulunurlar. Sifilitik condylomata çok infektiftir. Lezyondan alınan örneklerin karanlık alan incelemesinde bol miktarda Treponema gösterilebilir.
Adenit is
Sifilitik şankr sonucu olarak büyüyen inguinal lenf bezleri dışında, değişik bölgelerde lenfadenopati meydana gelebilir. Servikal, submental, periaurikuler, postaurikuler, epitroklear ve aksiller bölgeler sık rastlandığı yerlerdir.
Rastı
Değişik şekillerdedir. Maküler, makülopapüler, büyük ya da küçük papüler, papüloskuamöz, psoriatik, nadiren de püstüler olabilir. Kaşıntılı değildir. Skar bırakmadan iyileşir.
Sekonder Sifiliz
Sekonder sifiliz klinik bulguları şankrın görülmesinden 1-6 ay içinde ortalama 6-8 hafta sonra başlar. Semptomların şiddeti hastadan hastaya değişir. Nadiren hiç bir semptom olmayabilir.
Primer Sifiliz Ayırıcı Tanı
Sifilitik şankr özellikle Herpes simplex infeksiyonlarından ayrılmalıdır. Herpes infeksiyonları, tekrarlamaları, lezyonun çok yüzeysel ve çok ağrılı olması ile ayrılabilir. Molluscum contagiosumda lezyonlar, 1-50 arası çok sayıda ince, pembe papüller şeklinde, yalnız genital bölgede değil, abdomen ve baldır iç kısımlarına da yayılmıştır. Condylomata acuminata da ise, ince papillomatöz lezyonlar bir araya [...]
Primer Sifiliz
10-90 gün, ortalama 21 günlük kuluçka süresinden sonra giriş yerinde bir papül oluşur. Bu papül kısa sürede ülserleşip, sifilitik şankr haline gelir. Sıklıkla anogenital bölgede, tek, ağrısızdır. Şankr etrafındaki indüre alan sert olarak palpe edilir. Görünüm değişik şekillerde olabilir. Bu nedenle “aksi ispat edilene kadar bütün genital yaralar sifiliz olarak [...]
Patogenez
T. pallidum, sağlam mukoza, travmatize deriden kolaylıkla girer ve birkaç saat içerisinde lenf ve kana karışır. Bu nedenle inkübasyon süresinde hastanın kanı infektedlr. İnkübasyon süresi ortalama 21 gündür. 10-90 gün arasında olabilir.
İnokülasyon yerinde primer lezyon meydana gelir. 2-6 haftada kendiliğinden iyileşir. Lezyonun patolojik incelemesinde plazma hücreleri ve histiyositlerden oluşan perivasküler [...]
Epidemiyoloji
Nadiren cinsel temas dışı bulaşma bildirilmiş ise de esas bulaşma şekli cinsel temastır. Bulaşma genital, anal bölge ve ağız çevresinde bulunan lezyonlardan direkt temas ile olur.
Epidemiyolojik olarak sifiliz, bulaştıran (erken), ve bulaştırmayan (geç) sifiliz olmak üzere iki kısımda incelenir. Erken sifîliz, inkübasyon, primer ve sekonder sifiliz; geç sifiliz, geç latent [...]
Sifiliz
Sifiliz değişik dönemler halinde seyreden, kronik, sistemik ve esas olarak cinsel yolla, bulaşan bir hastalıktır. Etkeni bir spiroket olan Treppnema pallidum’dur.
Sifiliz Hipokrat zamanından beri bilinmektedir. Bilimsel olarak 1905 yılında, Schaudinn ve Hofiman tarafından etkeni izole edilip, tanımı yapılmıştır. Özellikle 1947-1957 yıllan arasında tüm dünyada çok yaygm olarak bulunan sifiliz, ülkeler [...]
Gonore koruma
Gonoreden özel bir korunma yöntemi yoktur. Cinsel, temas sırasında kondom kullanılması koruyucu olabilir.
Gebelik ve gonore
Tüm gebe kadınlardan ilk prenatal muayenede gonore aranması için endoservikal kültür yapılmalıdır. CBH yönünden riskli gebelerde ilave olarak son trimestirde gonokok ve C. trachomatis için bir kültür daha alınmalıdır.
Gebelik sırasında gonokoksik infeksiyon tesbit edilen hastalarda tercih edilmesi gereken tedavi şemaları: amoxiciîlin 3 gm veya ampicillin 3.5 gm PO veya ceftriaxone [...]
Bakteremi ve artriti olan hastalara önerilen rejimler
Bakteremi ve artriti olan hastalar ceflriaxone 2 gm/gün IV, 10 gr 7-10 gün, veya ceflizoxime ya da cefotaxime günde 3 kez 1 gr İV, 2-3 gün, takiben cefuroximeaxetil günde 2 kez 500 mg PO, toplam tedavi süresi 7-10 güne tamamlanacak şekilde tedavi edilmelidir. Menenjit olan hastalarda 10 gün, endokardit olan hastalarda [...]
Disscmine gonokokal infeksiyon tedavisi
Özellikle kesin tanı konamayan hastalar, pürülan sinovial effüzyon, endokardit, menenjit gibi komplikasyonlar gelişmiş hastalar mutlaka hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir.
Faringeal gonokoksik infeksiyonların tedavisi
Tek doz ceftriaxone 150 mg İM veya ciproiloxacin 500 mg PO.
Genital ülser sendromu tedavi
Gonore tedavisi için uygun antibiyotik şemaları seçilirken bir takım faktörler gözönüne alınmalıdır. Bunlar:
1. Gonokokal infeksiyonlar % 45′e varan oranlarda Chlamydial infeksiyonlarla beraberdir. Beraber olmasalar bile klinik tablolar birbirine çok benzer. Bazen laboratuvar çalışmaları ile bile ayırd etmek mümkün olmayabilir. Bu nedenle tedavi her iki ajanı da kapsamalıdır.
2. Gonokoklarda sık olarak meydana [...]
Genital ülser sendromu ayırıcı tanı
Erkekde üretrit, kadında üretrit, servisit ve salpinjite neden olan gonokok, aynı klinik bulguları meydana getiren diğer mikroorganizmlerden ayrılmalıdır.
Gonokokal epididimit’i, C. trachomatis ve coliform bakterilerin neden olduğu epididimit vakalarından klinik olarak ayırmak mümkün değildir. Ancak kültür çalışmaları ile ayrılabilir. Gonokjokal epididimit vakaları ayrıca travma, tümör, testis torsiyonu gibi acil ürolojik [...]
Genital ülser sendromu tanı
Gonorenin kesin tanısı akıntı yayması mikroskobik incelemesi ve kültür çalışması ile konur. Güvenilir bir kan testi yoktur.
Erkek hastalarda üretral akıntıdan yapılan Gram boyamanın hassasiyeti % 90-98, spesifikliği % 95-98′dir. Bu nedenle semptomatik erkek hastalarda yapılan Gram incelemesinde lökositler içerisinde ve etrafında gram negatif diplokoklar gösterilmiş ise kültür çalışması mutlaka [...]
Genital ülser sendromu klinik bulgular
Erkekte gonore: Üretrit yapar. Sarı, yeşil pürülan akıntı ile karakterizedir. Akıntı nongonokokkal üretrit akıntısından daha koyu, daha pürülandır. İnkübasyon süresi 2-6 gündür. Vakaların % 9O’ı semptomatiktir. Geri kalan %1O asemptomatik vakada infeksiyon aylarca devam edebilir. Tedavi de edilemeyen bu grup esas bulaştırıcı gruptur. Çünkü semptomatik olanlar tesbit edilip kolaylıkla tedavi edilmektedir.
Erkeklerde [...]
Genital ülser sendromu
Genital ülser her iki cinste de çok sık rastlanan bir semptomdur. Genital ülserlerin en sık iki nedeni Herpes simplex infeksiyonu ve sifilizdir. Herpetik lezyonlar ağrılı süperfisiyal veziküllerden oluşur. Görünüm Herpes simplex için tipiktir. Takiben gelişen ülser tektir. Primer sifilizde ise temiz tabanlı, etrafı endüre, ağrısız ülserdir. Birden fazla olabilir. Ülser [...]
Kadınlarda üst genital sistem infeksiyonları
CBN’nin en sık rastlanan klinik formlarındandır. ABD’de yılda 250 000 ile 500 000 vaka olduğu tahmin edilmektedir. İnfeksiyon esas olarak salpinksleri tutmaktadır.
Salpinjit vakalarının % 50’sinde ajan N. gonorrhoeae’dır. Geri kalan % 50′nin önemli bir kısmını C. trachomatis, çok az bir kısmını da Mycoplasma hominis ve özellikle tekrarlayan vakalarda esas olarak Mycoplasma [...]
Servisit
Genellikle vajinitle beraber olur. Ayrı semptom ve klinik bulgular vardır. Cervisit olan vakalarda vajinal akıntı daha fazladır.
Mukopürülan servisit yapan iki önemli ajan vardır: N. gonorrhoeae ve C. trachomatis. Klinik semptom ve bulgular ile ayırım mümkün değildir. Kesin tanı ve ayırım için akıntıdan mikroskopik inceleme ve kültür çalışması yapılmalıdır. Gonore vakalarında [...]




