Uretral sendrom
Dizüri, pollaküri gibi üriner sistem înfeksiyonu bulguları olup, idrar kültüründe, hiç üreme olmayan ya da üreme olup, koloni sayısı mililitrede 105‘in altında olduğu vakalardır. Klinik muayene ve laboratuvar tetkikleri ile Herpes simplex infeksiyonu ve vaginitisten ayırt edilmelidir. Etiyolojik ajanlar ve tedavileri erkek hastalardaki üretrit gibidir.
Kadınlarda alt genital sistem infeksiyonları
Kadınlarda ait genital sistem infeksiyonları oldukça sık rastlanan hastalıklardır. înfeksiyon değişik lokalizasyonlarda olabilir. Ancak hepsinde semptom ve bulgular birbirine çok benzer, ayırım zordur. Dizüri, vaginal akıntı, vulvada irritasyon en sık rastlanan ortak semptomlardır.
Erkek hastalarda üretrit tanı
Üretral akıntının incelenmesi ile konur. Mikroskopik incelemede 100x büyütmede her alanda 5 ya da daha fazla lökosit görülmesi tanı yönünden anlamlıdır. Üretrit gonokoksik ise gram boyama ile gram-negatif diplokoklar lökositler içerisinde gösterilebilir. Kültürde üretilebilir. Gram yayma ve kültür negatif olanlar nongonokoksik üretrit demektir. Bu tabloya neden olan ajanların kültür çalışmaları [...]
Erkek hastalarda üretrit
Oldukça sık rastlanan bir klinik tablodur. Akıntıda N. gonorrheae’nın gösterilip, gösterilemediğine göre gonokoksik ve nongonokoksik olmak üzere iki kısımda incelenir. Nongonokoksik üretritin en sık nedeni Chlamydia trachomatis’tir. Vakaların % 40′ını yapar. Diğer sorumlu ajanlar Ureoplasma urealyticum ve çok az oranda da Trichomonas vaginalistir. Önemli semptomlar, disüri, pollaküri ve üretral akıntıdır. [...]
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar
(CBH) değişik mikrobiyal ajanların neden olduğu, ortak bazı klinik ve epidemiyolojik özellikleri içeren bir grup hastalıktır. CBH neden olan pekçok mikrobiyal ajan vardır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar dünyanın en yaygın bulaşıcı hastalıklarıdır. Son yirmi yıl içerisinde infekte kişi sayısı giderek artmıştır. CBH tedavilerinin genellikle muayenehane hekimleri tarafından yapıldığı ve bildirimlerinin güvenilir [...]
lenfanjit kaynaklar
1. Schachner L, Taplin D, Scott GB. A Therapeutic Update of Superfıcial Skin Infections.PediatrClinNorthAm 1983; 30: 397.
2. Blankenship ML. Gram-negative Folliculitis. Arch Dermatol 1984; 120: 1301-1303.
3. Hedström SA. Treatment and Prevention of Recurrent Staphylococcal Furunculosis: Glinlcal and Bacterİological Follow-up. Scand J Infect Dis 1985; 17:55-58.
4. Edward W. Hook III, MD, Thomas [...]
lenfanjit Tedavi
Hafif vakalarda başlangıçta birkaç gün penisilin prokain (günde 2 kez 800 000 ünite İM), takiben penisilin V (günde 4 kez 250 – 500 mg PO) toplam 10 gün süre ile verilmesi yeterlidir. Ağır vakalar mutlaka hastaneye yatırılarak penisilin kristalize (günde 10 000 000 ünite IV, 10 gün) ile tedavi edilmelidir. Penisilin, [...]
lenfanjit Tanı ve Ayırıcı Tanı
İnfeksiyon giriş yeri, buradan bölgesel lenf bezlerine uzanan kırmızı çizgi ve şiş, kızarık lenf bezi, lenfanjit tanısı için diagnostiktir. Özellikle alt eksemitelerde tromboflebit ile karışabilir.
lenfanjit Laboratuvar Bulguları
Önemli derecede lökositoz vardır. Etken bakteri primer lezyondan üretilemez. Ancak kan kültürleri ve infekte bölgesel lenf bezlerinde bakteriyi göstermek mümkün olabilir.
lenfanjit Klinik Bulgular
Bakteri giriş yeri genellikle ekstremitelerde bir yara, infekte bir blister ya da paronişidir. Giriş yerinden itibaren en yakın lenf bezine doğru uzanan, bir kaç milimetrede ya da birkaç santimetre kalınlıkta kırmızı çizgiler meydana gelir. Bölgesel lenf bezleri şiş lenfatik çizgiler lrregülerdir. Her iki lezyonda tipik olarak ağrılıdır. Lokal bulgulardan hemen [...]
LENFANJİT
Lenfanjit özellikle subkütanöz dokuda yer alan lenfatik kanalların inflamasyonudur. Bakteriyel bir etkenle meydana gelen akut; mikotik, filarial veya mikobakteriyel nedenlerle meydana gelen kronik formlarda olabilir.
Hastalık sıklıkla A grubu streptokoklarla meydana gelir. Nadiren etken ajan olarak S. aureusda tesbit edilmiştir. Çok nadir olarak Pastorella multosida gibi bakterilerle meydana gelmiş doku infeksiyonlarının [...]
sellülit Tanı ve Ayırıcı Tanı tedavi
Streptokokal etyoloji düşünüldüğünde penisilin prokain (günde iki kez 800 000 ünite İM, 10 gün) verilmelidir. Stafılokokal bir infeksiyon düşünülüyor ise tedavi perüsilinaz-dirençli penisilinlerden biriyle yapılmalıdır. Penisilin allerjisi olan hastalarda eritromisin (günde 4 kez 500 mg PO, 10 gün) seçilmesi gereken antibiyotiktir. Ciddi vakalarda etyolojik ajan olarak hem streptokok hem de [...]
sellülit Tanı ve Ayırıcı Tanı
Esas olarak klinik bulgularla konur. Özellikle erizipel ile çok karışır. Erizipel vakalarında sellülitin aksine lezyon sınırları çok belirgin ve deriden kabarıktır. Sellülitte lezyonlar arasında yer yer sağlam deri de bulunur.
sellülit Laboratuvar Bulguları
Hemen daima beyaz küre sayısı 15.000 ile 40.000/mm3 arasındadır. Nadiren bakteri kan kültürleri ya da lezyondan alınan kültürlerde üretilebilir.
sellülit Klinik Bulgular
Lezyonların meydana geldiği alanda genellikle daha önceden staz ülseri açık yara gibi bir giriş noktası vardır. Bu alanda 1-2 günde eritem ve duyarlılıkla birlikte, ateş, titreme, baş ağrısı gibi sistemik belirtiler hızla gelişir. Lezyon çok ağrılıdır. Çok hızlı yayılır. Kenarları deriden kabarık değildir. Sınırları kesin ayrılamaz. Bazen lenfanjit, bölgesel [...]
Erytrasma tedavi
Eritromisin lg/gün, 5-7 gün, PO, tedavisi ile lezyonlar bir kaç haftada kaybolur. Lokal antibiyotik tedavisinin yeri yoktur.
Erizipel, yüzeysel sellülitin, önemli oranda lenf damarlarını da tutan karakteristik bir tipidir. Hastalık etkeni sıklıkla A grubu streptokoklardır. Nadiren C ve G grubu streptokoklar ve S. aureus ile meydana gelebilir. B grubu streptokoklar [...]
Erytrasma tanı
Lezyonların tipik görünümü tanı koydurucudur. Wood lambasında portakal rengi refle görülmesi tanıyı destekler. Corynbacterium’un lezyondan yapılan kültürlerde üretilmesi ile tanı kesinleşir. Lezyonlar Tinea versicolor ve Tinea cruris ile karışabilir. Tinea versicolor lezyonlarının esas olarak gövdede görülmesi, Tinea crurisde klinik bulguların hızlı ilerlemesi ve lezyonların daha derin, daha inflamatuvar olması [...]
Erytrasma klinik bulgular
Erytrasma lezyonları yüzeysel kırmızı kahverengi, yavaş yayılan makûller şeklindedir. En sık bulunduğu bölgeler aksilla ve genital bölgenin alt kısımlarıdır. Hastalık hiç bir semptom vermeden seyredebileceği gibi, ekstremiteler ve vücutta yaygın kaşıntılı, lamellöz plaklar şeklinde lezyonlara neden olan generalize klinik formda da olabilir.
Hastalık yıllarca sessiz kalabilir. Genellikle periyodik alevlenmeler [...]
Erytrasma
Erytrasma derinin kat yerlerinde görülen, düzensiz kahverengi kırmızı yamalar şeklinde seyreden yüzeysel bir deri infeksiyonudur. Neden olan ajan eskiden sanıldığı gibi bir Nocardia türü değil, Corynebacterium minutissimumdur. Bu bakteri subterminal granülleri olan, kısa grampositif bir çomaktır. Özel besiyerinde küçük, parlak, beyaz gri renkli koloniler şeklinde ürer. Koloniler wood lambası ile [...]
Ektima tedavi
Streptokokal impetigo tedavisi gibidir. Gramnegatif bakteremi sırasında meydana gelmiş ise buna uygun antibiyotik tedavisi verilmelidir.
Ektima klinik bulgular
Hastalık genellikle çocuklar ya da bakımı ihmal edilmiş hastaların alt ekstremitelerinde böcek ısırması gibi minör travmaları takiben meydana gelir. Kötü hijyenik şartlar patogenezde çok önemlidir. Lezyon başlangıçta etrafında halesi olan eritematöz tabanlı vezikül veya vezikülopüstül’ler şeklindedir. Takip eden bir kaç gün içerisinde 3 cmye kadar genişler, üstü kurutlanır. [...]
Ektima
Ektima daha önce anlatılan streptokokal impetigoya çok benzeyen bir cilt hastalığıdır. Lezyonlar aynen impetigo lezyonları gibi başlar. Yalnız onlardan daha hızlı seyreder. Daha derine ilerleyerek epidermisi geçip, yüzeysel ülserlere neden olur. Etken ajan genellikle streptokoklordır. Ancak aynı lezyonlar Pseudomonas veya diğer gramnegatif bakteremilerin seyri sırasında da görülebilir.
Paronışı tedavi
Tırnağın kısmen ya da tamamen çekilmesi ile beraber cerrahi drenaj tedavi için genellikle yeterlidir. Şiddetli infeksiyonlarda oral antistafilokokal penisilinlerden biri gerekebilir.
Paronışı tanı
Klinik bulgulara göre konur. Lezyondan yapılan gram boyama ve kültürde S.aureus gösterilmesi çoğu kez mümkündür.
Paronışı
Tırnakların hemen etrafındaki cüt dokusunun, tüm tırnağı çevreleyecek şekilde yüzeysel infeksiyonudur. Etken bakteri S.aureus’dur. İnfeksiyon tırnak yakınındaki yırtık veya sıyrıklardan girer. Parmak emen çocuklar ve tırnak yiyen kişilerde sık görülür. Bu tür alışkanlığı olan kişilerde rekürren infeksiyonlar şeklinde olabilir.
Tipik lezyon tırnak kenarında deriden kabarık iltihabi b.lister şeklindedir. Lezyon etrafı da [...]




