sellülit Laboratuvar Bulguları
Hemen daima beyaz küre sayısı 15.000 ile 40.000/mm3 arasındadır. Nadiren bakteri kan kültürleri ya da lezyondan alınan kültürlerde üretilebilir.
sellülit Klinik Bulgular
Lezyonların meydana geldiği alanda genellikle daha önceden staz ülseri açık yara gibi bir giriş noktası vardır. Bu alanda 1-2 günde eritem ve duyarlılıkla birlikte, ateş, titreme, baş ağrısı gibi sistemik belirtiler hızla gelişir. Lezyon çok ağrılıdır. Çok hızlı yayılır. Kenarları deriden kabarık değildir. Sınırları kesin ayrılamaz. Bazen lenfanjit, bölgesel [...]
Erytrasma tedavi
Eritromisin lg/gün, 5-7 gün, PO, tedavisi ile lezyonlar bir kaç haftada kaybolur. Lokal antibiyotik tedavisinin yeri yoktur.
Erizipel, yüzeysel sellülitin, önemli oranda lenf damarlarını da tutan karakteristik bir tipidir. Hastalık etkeni sıklıkla A grubu streptokoklardır. Nadiren C ve G grubu streptokoklar ve S. aureus ile meydana gelebilir. B grubu streptokoklar [...]
Erytrasma tanı
Lezyonların tipik görünümü tanı koydurucudur. Wood lambasında portakal rengi refle görülmesi tanıyı destekler. Corynbacterium’un lezyondan yapılan kültürlerde üretilmesi ile tanı kesinleşir. Lezyonlar Tinea versicolor ve Tinea cruris ile karışabilir. Tinea versicolor lezyonlarının esas olarak gövdede görülmesi, Tinea crurisde klinik bulguların hızlı ilerlemesi ve lezyonların daha derin, daha inflamatuvar olması [...]
Erytrasma klinik bulgular
Erytrasma lezyonları yüzeysel kırmızı kahverengi, yavaş yayılan makûller şeklindedir. En sık bulunduğu bölgeler aksilla ve genital bölgenin alt kısımlarıdır. Hastalık hiç bir semptom vermeden seyredebileceği gibi, ekstremiteler ve vücutta yaygın kaşıntılı, lamellöz plaklar şeklinde lezyonlara neden olan generalize klinik formda da olabilir.
Hastalık yıllarca sessiz kalabilir. Genellikle periyodik alevlenmeler [...]
Erytrasma
Erytrasma derinin kat yerlerinde görülen, düzensiz kahverengi kırmızı yamalar şeklinde seyreden yüzeysel bir deri infeksiyonudur. Neden olan ajan eskiden sanıldığı gibi bir Nocardia türü değil, Corynebacterium minutissimumdur. Bu bakteri subterminal granülleri olan, kısa grampositif bir çomaktır. Özel besiyerinde küçük, parlak, beyaz gri renkli koloniler şeklinde ürer. Koloniler wood lambası ile [...]
Ektima tedavi
Streptokokal impetigo tedavisi gibidir. Gramnegatif bakteremi sırasında meydana gelmiş ise buna uygun antibiyotik tedavisi verilmelidir.
Ektima klinik bulgular
Hastalık genellikle çocuklar ya da bakımı ihmal edilmiş hastaların alt ekstremitelerinde böcek ısırması gibi minör travmaları takiben meydana gelir. Kötü hijyenik şartlar patogenezde çok önemlidir. Lezyon başlangıçta etrafında halesi olan eritematöz tabanlı vezikül veya vezikülopüstül’ler şeklindedir. Takip eden bir kaç gün içerisinde 3 cmye kadar genişler, üstü kurutlanır. [...]
Ektima
Ektima daha önce anlatılan streptokokal impetigoya çok benzeyen bir cilt hastalığıdır. Lezyonlar aynen impetigo lezyonları gibi başlar. Yalnız onlardan daha hızlı seyreder. Daha derine ilerleyerek epidermisi geçip, yüzeysel ülserlere neden olur. Etken ajan genellikle streptokoklordır. Ancak aynı lezyonlar Pseudomonas veya diğer gramnegatif bakteremilerin seyri sırasında da görülebilir.
Paronışı tedavi
Tırnağın kısmen ya da tamamen çekilmesi ile beraber cerrahi drenaj tedavi için genellikle yeterlidir. Şiddetli infeksiyonlarda oral antistafilokokal penisilinlerden biri gerekebilir.
Paronışı tanı
Klinik bulgulara göre konur. Lezyondan yapılan gram boyama ve kültürde S.aureus gösterilmesi çoğu kez mümkündür.
Paronışı
Tırnakların hemen etrafındaki cüt dokusunun, tüm tırnağı çevreleyecek şekilde yüzeysel infeksiyonudur. Etken bakteri S.aureus’dur. İnfeksiyon tırnak yakınındaki yırtık veya sıyrıklardan girer. Parmak emen çocuklar ve tırnak yiyen kişilerde sık görülür. Bu tür alışkanlığı olan kişilerde rekürren infeksiyonlar şeklinde olabilir.
Tipik lezyon tırnak kenarında deriden kabarık iltihabi b.lister şeklindedir. Lezyon etrafı da [...]
Fronkül ve karbonküller tedavi
Fronkül vakalarının çoğunda sıcak tatbiki ve drenaj yeterlidir. Ateş ve lezyon etrafında sellülit olan vakalarda lokal tedavi yeterli değildir. Sistemik antibiyotik tedavisi gerekir. Antistafilokokal penisilinlerden biri tercih edilmelidir. Flucloxacillin 50 mg/kg/gün 4 dozda, nafsilin veya oxacilin 6-10 gr/gün 4-6 dozda, PO, verilebilir. Penisilin allerjisi olan hastalarda birinci kuşak sefalosporin, [...]
Fronkül ve karbonküller laboratuvar bulguları
Yaygın fronkül ve karbonkûl varlığında, özellikle açılmamış lezyonlar fazla ise lökositoz vardır. Lezyondan alınan yayınların gram boyama incelemesinde S.aureus’un gösterilmesi ve kültürlerinde üretilmesi mümkündür.
Fronkül ve karbonküller klinik bulgular
Lezyonlar özellikle sürtünme ve terlemenin fazla olduğu boyun, yüz, aksilla. kalça gibi bölgelerde meydana gelir. Bit, uyuz lezyonların ya da travmatize deri gibi lokal predispozan faktörlerin üzerinde gelişebilirse de, lezyonlar sıklıkla sağlam deri üzerinde görülmektedir. Hastalığa predispozisyon sağlayan daha ziyade sistemik faktörler vardır. Şişmanlık, bazı kan hastalıkları, lökosit fonksiyon [...]
Fronkül ve karbonküller patoloji
Fronkülde olay daha yüzeyseldir. Lezyon kesitlerinde cilt tamamen polimorf nüveli lökositlerle infıltredir. Karbonkülde gene cilt ve cilt altı yağ dokusu tamamen aynı tür lökositler ile infiltredir. Bağ dokusu trabekülleri ile ayrılmış multipl abseler mevcuttur.
Fronkül ve karbonküller
Fronkül genellikle saç diplerinde, o bölgede daha önceden var olan yüzeysel bir lezyonu takiben gelişen, derin, yuvarlak inflamatuar bir yapıdır. Karbonkül ise, kalın elastik olmayan deri üzerinde gelişen, daha yaygın, daha derin, deri altı yağ dokusunun da katıldığı infiltre bir lezyondur. Etken hemen daima S. aureus’tur.
Derin Follikülitis
Vakaların hemen hepsinde sorumlu ajan S. aureus’tur. İnfeksiyon follikülün içine doğru uzanmıştır. Superfisial follikülden daha fazla inflamasyon ve ilave olarak perifollikülit hali vardır. Üç gruba ayrılır.
a- Sycosis barbae: Sakal bölgesinin follikülit ve perifollikülitidir. Erkeklerde görülür. Genellikle bir travma sonucu, otoinokülasyonla meydana gelir. Traş yayılımı kolaylaştırır. Bazen etrafında vejetasyon ve [...]
Yuzeysel Follikülîtis
Folliküler impetigo, Bockhart impetigo gibi isimler de verilir. Sıklıkla çocuklarda saçlı deri, kıl follikülleri ağzında, küçük, kubbe şeklinde püstüller şeklindedir. Etiolojik ajan S.aureus’tur. Aynca P. aeruginosa ile meydana gelmiş yüzeyel follikülitis vakaları da bildirilmiştir. Bunlar genellikle P.aeruginosa serotip 11 ile meydana gelmiş, bulaşan bu bakteri ile kontamine yüzme havuzlarında olduğu [...]
Follikülitis
Follikülitis kıl köklerinde meydana gelen bir pyodermidir. Lezyonlar eritematöz, ortası püstüle papüllerdir. Bazen kaşıntılıdır. Hastalık yüzeysel ve derin olmak üzere iki kısımdır.
Patogenez ve Patoloji
İmpetigo olan hastaların %30′unda klinik bulgular yokken bile boğaz kültüründen streptokok izole edilmiştir. Deriye bakterinin esas geliş yeri hastanın kendi boğaz florasıdır. Aynı evde yaşayan diğer kişilerden de gelebilir. Derideki minör travmalar buna predispozisyon sağlar.
İmpetigo’da inflamatuar olay yüzeyseldir. Genellikle kıl kökler yakınlarında uniloküler vezikülopüstüller meydana gelir.
Klinik Bulgular: Kalabalık [...]
İmpetigo Kontagioza
Çok bulaşıcı bir hastalıktır. Yaz sonu, sonbahar başı en sık görüldüğü zamanlardır. Özellikle okul öncesi çocuklarda görülür. Vakaların büyük bir kısmında sorumlu ajan A grubu streptokoklardır. Nadiren S. aureus ile meydana gelebilir. A grubu dışındaki streptokoklarda çok nadiren etken olabilir. Bunlar arasında B grubu streptokoklar özellikle yenidoğanlarda etken olarak [...]
Mikroorganizmanın patojenik özellikleri
Bakterinin hastalık yapma yeteneği genel olarak:
a- Antifagositik yüzeysel yapılar gibi invazyon potansiyeli sağlayan özellikleri,
b- Toksijenik yapılan; gibi faktörler ile değerlendirilir. Bakteriyel deri infeksiyonlarına en sık neden olan ajanlar streptokok ve stafilokoklardır.
Şimdi bu iki bakterinin patojenik özelliklerini kısaca gözden geçirelim.
Streptokoklar mukoz membranlar, bağırsak ve cilt florasında yaygın bir şekilde bulunurlar. [...]
Primer deri bakteriyel infeksiyonları
Derinin infeksiyonları oldukça sık rastlanan infeksiyon haslalıklarındandır. Bunların da önemli kısmını bakteriel kökenli olanlar oluşturur. Hastane polikliniklerine başvuran hastaların %2’sini sadece cilt abseleri oluşturmaktadır.
Deri bakteriyel infeksiyonları primer ve sekonder olmak üzere iki şekilde görülür.Ayrıca sistemik infeksiyonların seyri sırasında meydana gelen deri tutulumları da mevcuttur.
1. Primer Deri infeksiyonları (Pyodermiler): Normal [...]
Opiat antagonistleri
Son yıllarda endojen opiatların şokun fîzyopatolojisinde rol oynadıklarının gösterilmesinden sonra saf bir opiat antagonisti olan nalokson’un iv. olarak verilmesi ile deneysel olarak endotoksin ve hipovoleminin yaptığı şokun ortadan kaldırılabildiği gösterilmiştir. Naloksonun şokun erken döneminde verilmesinin daha yararlı olduğu ileri sürülmektedir. Etkisinin tam olarak açıklanamamasına karşın c-AMP’yi arttırarak dolaylı olarak hücresel [...]




