Hastalıklar

Kulak zarının tedavisi

Hastaların çoğunda etken olan mikroorganizma bilinmediğinden özellikle çocuklarda S.pneumoniae ve H.influenzae’ye etkili antibiyotik kullanılmalıdır. Hastalara sıklıkla oral dekonjestan ve antihistaminik önerilirse de bunların otitis media tedavisinde faydalı etkisi yoktur.
Çocuk ve infantlarda otitis media tedavisinde en sık ampicillin veya amoxicillin ya da penicillin ve sulfonamid kombinasyonu kullanılır.
1. AmpİcİUin ve Amozicillin: [...]

Kulak Zarının Ayırıcı Tanı özellikleri

Akut otitis media’nın, kronik süpüratif otitis media ve seröz otitis mediadan ayrılması gerekir. Kronik süpüratif otitis media’da hastalarda sık tekrarlayan otit öyküsü ve kronik kulak akıntısı yardır. Kulak zan muayenede sıklıkla perfore bulunur.
Seröz otitis media sıklıkla allerjik nedenlere, bağlı ise de adenoid hipertrofislne de bağlı olabilir. Bu hastalarda sıklıkla allerji [...]

Kulak zarının görünümü

Tanı en çok kulak zarının görünümü ile konursa da tek başına kulak zarının kırmızı görünümde olması akut infeksiyonu göstermeyebilir. Çünkü üst solunum yolu infeksiyonlannda da kulak zan kırmızı renkte olabilir. Otoskopik muayenede en önemli bulgu kulak zarının donuk, çevresinde ve manubrium etrafındaki kapillerlerin dilate görünümde olması ve kulak zarının [...]

Miringotomi

Otitis media’nın tanısı en spesifik olarak miringotomi veya timpanosentez (iğne aspirasyonu) ile konur. Bu yolla alınan kültürler etken mikroorganizmayı göstermede oldukça faydalıdır

AKUT OTITIS MEDIA

Akut sûpüratif otitis meriia orta kulağın akut bir infeksiYimu. olup orta kulakta “burulan vasıfta sıvının olması ile jktl
3 yaşına kadar çocukların 1/3′ü bir veya daha fazlası
ttıprlia geçiriri pfZOknTçocuklannd a. a döle sanlarda ve erişkinlerde”
daha az sıklıkta görülür.
_Tablo III de görüldüğü gibi akut otitis media’nın çocuklardajve_ erişkinlerde en sık görülen [...]

Farenjit olan hastalarda tedavinin esas amacı

Streptokokları farenksten elimine etmek ve romatik fever gelişmesini önlemek,
2. Süpüratif komplikasyonîarı önlemek, 
3. Klinik iyileşmeyi hızlandırmaktır.
‘ Streptokoksik farenjitin tedavisinde en sık karşılaşılan iki soru vardır.
1.   Streptokoksik faranjiti olan hastalarda tedaviyi takiben boğaz kültürü tekrarlanmalı mıdır?
2.  Boğaz kültüründe Grup A streptokok üreyen asemptomatik hastalar tedavi edilmeli midir?
10 gün süre ile uygulanan penisilin ve diğer antibiyotik [...]

BAKTERİYEL FARENJİT

^Griip streptokkaLfarenjit genellikle ateş _boğaz ağnsı yutkunma güçlüğü gibi beKriilerle ani olaraksıklıkla ekslidl_ğörülür. Bu eksuda bazen sanmtrak renkte olabilir. Farenks parlak kırmızı görünümde .olup üzerinde, peteşiyal lezyonlar görülebilir. “Doughnut lezyonlar” (ortası sarı renkte kabarık kırmızı veya hemorajik lezyorüar)!m_
streptokokkal farenjit tanışını .kuvvetle desteklerse de bu bulgu hastaların ancak % [...]

PATOGENEZ

Grup A streptokokka_l_faxenjit: Streptokokkal farenjit en sık streptokokkal reİpiratuvar hastalıkların çok görüldüğü kış aylarında ortaya çıkar. İnsidansı Eylül ayından İtibaren artmaya başlayarak kış aylarında en yüksek seviyeye çıkar, yazın ise en alt seviyeye iner. Bunajtarşıhk ştrepipkokkal impetigo en sıfcyaz-aylannda görülüp Grup_A^ ^reptokpkları sağlam kişiye bulaşması için enfekte kişi veyj^reş^atuy^ar sekresvonlanllejv^lürL-teınas-jlerjSKir. “Ulaşma [...]

AKUT FARENJİT VE TONSİİLİT

Akut farenjit etyolojisinde hem virüslerin hem de bakterilerin
roroynâdîğı fâfenksin TnflâmaTuvarbir senarorHudur. Grup A, B trgnîcıîîtik streptokoklar özellikle eksüdatil tonsillit oimak üzere ıa “”renjit ve tonsüiitin en sık rastların “fte’denidJrT Etyolojirîe rol oy-nayan çeşitli virüslerin yanı sıra Mycopiasma pneumonia, Neisseriâ gonorrhoeae’ye bağlı olarak da farenjit görûlebüir^AküT farenjit{n~etyolojisinde rol oynayan [...]

UST SOLUNUM YOLU

Üst solunum yolu infeksiyonları insanlarda yaşam boyunca en sık görülen hastalıklardır. İnsanların çoğu rinit ve farenjit gibi sık görülen üst solunum yolu infeksiyonlannı yılda iki veya daha fazla defa geçirmeleri nedeniyle bunların klinik özelliklerine aşinadırlar. Bu hastalıklar toplu halde bulunulan çalışma yerlerinde, okul Öğrencileri arasında sık görülmekte ve antibiyotik suistimalinin [...]

BAKTERİYEL MENENJİTLER REFERANSLAR

1.    Goldacrc MS. Acutc bactcrial mcningitidis İn childhood. I^ancct. 1976; 1:28-31
2.    Swartz MN. Iîactcrial meningitis: Morc involved than just thc mcningcs. N.EngLJ.Mcd. 1984; 31 1:912-914
3.    Feifin TÎD. Neonatal meningitis. Problcms and prospects. Hosp Prac. 1983; (scpt) 175-184
4.    Klein JO, Feigin RD, McCrackcn GH. Rcport of thc task [...]

Menenjitte antibiyotik seçimini etkileyen faktörler

Hastanın getirildiğindeki durumu, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri aynı zamanda kullanılacak antibiyotikler arasındaki antagonist etkileşim gibi birçok faktör antibiyotik seçimini etkiler.
Hastada sürekli hipotansiyon ve şok varsa kullanılan ilaçların karaciğer ve böbrekler yolu ile itrahlan azalabileceğinden kloram fenikol ve aminoglikozidlerden kaçınılması gerekir. Özellikle bu ilaçların kan düzeyine bakıîmıyorsa betalaktam antibiyotikler tercih [...]

Tedavi Sırasında LP Tekrarı

Tedaviye başlandıktan hastanın klinik bulgularında 48-7^ saat içinde düzel™ p Riı sıîrp irinde ypfprli dozda ve uvgun yolla antibiyotik verilmesine klinik durumunda düzelme yoksa va dn dn
kötüleşme olmuşsa hasta menenjit komplikasyonlan ve diğer in-feksivonlar acısından yeniden değerlendirilip LP tekrarlamalı ve BOS’un mikrobiyolojik incelemelerine göre antibiynHk iH id [...]

BOS Bulguları Menenjit İçin Şüpheli İse

Örneğin genel durumu stabil ve döküntüsü bulunmayan, BOS’ta erken dönemde polimorfonükleer lökosit hakimiyeti olan, daha Önce antibiyotik almamış olan, diğer BOS bulguları ve gram yayması negatif olan bir hastada viral menenjit olabileceği gibi bakteriyel menenjit de olabilir. Böyle durumlarda hasta yakın gözlem altında bulundurularak 6-12 saat sonra LP tekrarlanmalıdır. Bu [...]

İyi Tedavi Edilmemiş Menenjitler

Menenjit tanısı konmadan önce antibiyotik alan çocuklarda yukarıda belirtilen her yaş grubu için en uygun olan antibiyotik kombinasyonu başlanmalıdır. Hastanın klinik durumu düzelmiş ama bakteriyel patojen tesbit edilememişse başlanan ilaçlarla tedavi tamamlanır. Örneğin LP yapılmadan önce ampisilin alan bir çocuğa, menenjit tanısı konduktan sonra ampisilin ve kloramfenikol kombinasyonu ilk [...]

MENENJİT TEDAVİSİ

Menenjitte tanıya, yönelik BOS mcelemelerl_.yapıldıktan_sonra vakit geçirilmeden tedaviye başlanılmalıdır^.HT y^ş gpıfrnnrla en sık menenjit etkeni olan patojfnjrr göyftniinp nimaraic knitrır sonuçları alınana kadar bunlara yönelik antibiyotiklere
Yeni doğanlarda penisilin grubundan bir antibiyotik, örneğin vft.hir aTninoglikQzitı.jjrneğırl^gnr^gîs5ı ilk âl
davl için ^uygundur Diğer bir yöntem de ampisilin ve sefotakr
sim’dir. Ancak bu [...]

PATOGENEZ

f Bakteriyel menenjit vakalarının çoğunun patogenezinde şu beş aşama rol oynar:
1.  Bakterinin nazofarenks ve orofarenks mukozasında epiteliyal hücrelere yapışması,
2.  Mukozal bariyerin aşılması,
3.   Bakterinin fagositik hücreler ve- bakteriyolitik aktiviteden kurtularak kan dolaşımı ile yayılması.
4. Bakterinin serebrospinal sıvıya girmesi,
5.  Serebrospinal sıvıya kansan bakterinin canlılığını koruması,
6.  Menenkslerde ve beyin dokusunda bakterilerin yerleşerek hastalığa [...]

BAKTERIYEL MENENJİTLER

Bakteriyi menenj itler, santral sinir sisteminin çeşitli bakteriye! ajanlarla meydana gelen ve rnenenkslerin^ enflamasyonuüe J^rakterize bir^ttjeksiyöndur.
Menenjit vakalarının j^ŞO’i “beş yasından küçük çocujdarjja^ve .erkeklerde kızlardan daha,sık olarak_görûlür. Hastanın yaşına ve bazı faktörlere bağlı olarak predispoze olduğu mikroorganizmalar ve bunlara hastanın verdiği cevap farklı olduğundan bakteriyel menenjit etkenleri yaşa göre [...]

DERİ BELİRTİLERİ

înfeksiyon hastalıklarının bazılarında deri lezyonlan görülebilir.
Döküntüler onu meydana getiren elemanların hepsi aynı şekilde ise monomorf, iki değişik şekilde ise dimorf, ikiden fazla çeşitte ise polimorf döküntüler adını alır.
Deri döküntüleri şöyle tanımlanabilir:
1. Eritem: Deri kılcal damarların dilatasyonu ile meydana gelen ve bastırmakla solan kızarıklıktır.
2.  Makûl: Normal deri üzerinde deriden kabarık olmayan, [...]

HEMATOLOJİK BELİRTİ VE BULGULAR

Kan hücrelerinin sayı ve çeşitlerinde görülen değişiklikler tanı için yardımcı olabilir. Eritrositlerde önemli değişiklikler meydana gelmez. Ancak bütün infeksiyon hastalıklarının seyri sırasında hafif bir anemi meydana gelebilir. Bu uzun süren kronik infeksiyonlarda daha belirgindir. Aneminin nedenleri şunlardır:
1. Kemik iliğinde demirin normoblastlarla geçişi bozulmuştur.
2.  Eritrosit yaşam süresi orta derecede kısalmıştır.
3.  Eritropoetin [...]

LENFATİK SİSTEM

Bazı infeksiyon hastalıkları vücuda lenf kanalları ile girer, lenfanjit yapar ya da direkt olarak hiç reaksiyon vermeden lenf bezlerine yerleşir. Lenfadenopati meydana gelir. Veba ve tularemi enfeksiyonlarında seyir böyledir. Lenf bezlerinin nonspesifik infeksiyonlannda ise lenfadenopati ile birlikte lenf bezi üzerinde kızarıklık, hassasiyet ve hatta süpürasyon olabilir.

ENDOKRİN SİSTEM BELİRTİLERİ

İnfeksiyon hastalıkları endokrin sistemi iki şekilde etkiler. Erken kabakulak enfeksiyonu komplikasyonu olarak meydana gelen pankreatit veya orşit’de olduğu gibi primer ya da sekonder olarak endokrin fonksiyonu olan organlara yerleşip, burada akut iltihap oluşturabilirler. İnfeksiyonun genellikle lokalize olması ve yaptığı hasarın yaygın olmaması nedeni ile hormon salgısı önemli derecede etkilenmez.
İnfeksiyon [...]

SINIR SİSTEMİ

İnfeksiyon hastalıklarının çoğunda az ya da çok sinir sistemi ile ilgili bozukluklar olur. Baş ağrısı en sık rastlanan semptomdur, înfeksiyon hastalıklarının seyri sırasında özellikle ateşin yüksek olduğu durumlarda hastalarda bilinç değişiklikleri, sayıklama, anlamsız konuşmalar olabilir. Bilinç değişiklikleri konfüzyon, delirium, stupor, konvülsiyon ve koma şeklinde olabilir. Bilinç değişikliklerinin meydana gelmesi için [...]

KARACİĞER

Pek çok İnfeksiyon hastalığının seyri sırasında karaciğerde infeksiyon olmamasına rağmen, karaciğer fonksiyonlarında bozukluk meydana gelmektedir. Bu değişiklikler hafif bir iştahsızlık veya ağızda tatsızlık hissinden, pnömokoksik pnömoni ve enterik ateş seyri sırasında görülebilen ağır bir sanlığa kadar değişik boyutlarda olabilir. Erişkin hastalarda sarılık aynca sepsis sırasında da görülebilir ve kötü prognozu [...]

SİNDİRİM SİSTEMİ

Dilde infeksiyon hastalıklarında pek çok semptom ve bulgular meydana gelebilir. Ateş nedeni ile infeksiyon hastalıkları seyri sırasında dil titrek ve üzeri paslıdır. Tifo hastalığında paslı olmasının ötesinde dil üzeri kurutlu, çatlak, kenarları şerit şeklinde kırmızıdır. Kızıl hastalığında dil kırmızı ve papiller belirgin haldedir. Buna “Ağaç Çileği Dili” denir. Uzun süren [...]