Kanamalar

Subdural (dura altında bulunan) Kanama

Subdural (dura altında bulunan) Kanama

Yaralanma, dura meter (beyini kaplayan üç zarın en dışta olanı)’in altında bulunan bir kan damarının yırtılmasına sebebiyet verdiği zaman subdural kanama oluşur. Bir epidüral kanamada  olduğu gibi, yavaş bir şekilde sızan kan, beyinin yüzeyi ve dura mater arasında pıhtılaşmış bir birikinti (hematom) oluşturur ve bu birikinti genişledikçe, beyine baskı yapar.
Bir subdural kanamada, kan sızıntısı [...]

Epidüral Kanama

Epidüral Kanama

Epidüral (ekstradüral olarak da adlandırılır) kanama genel­likle, “dura mater” yani “sertzar” (beyini kaplayan üç zar tabaka­sının en dışta olanı) ‘daki bir kan damarının yırtılmasına sebep olan bir kafa yaralanmasının sonucunda ortaya çıkar. Bunu takiben, dura mater ve kafatası arasına kan sızar ve beyine baskı yapan pıhtı­laşmış bir kan gölü birikintisi (hematom) oluşur.
Patlayan kan damarı [...]

İntracerebral (Beyin içi) Ya da Subarachnoid (Araknoi­daltı) Kanamalar

İntracerebral (Beyin içi) Ya da Subarachnoid (Araknoi­daltı) Kanamalar

Bir intracerebral kanama, beynin içinde oluşur. Bu felç tipi genel­likle, kişiler uyanıkken ve bazı hallerde, stres altındayken oluşur. Genellikle, kişideki ilk belirtiler, ani ve şiddetli baş ağrısı veya ani kusma veya bilinç kaybı dahi olabilir. Bu belirtiler birkaç dakika içinde gelişir.
Konuşma zorluğu gibi diğer nörolojik belirtiler, kısa süre içinde bunu takip eder. Kanama cerebellum – [...]

Beyin Kanamaları

Beyin Kanamaları

Bir beyin kanaması, kanamalı felç ya da cerebral kanama olarak da adlandırılır, beyindeki küçük bir kan damarının yırtılmasıdır. Dokulara giden kan ve oksijenin eksikliği kadar kanamanın yarattığı basıncın da etkisiyle beyin hasan oluşur.
Bu tür felcin yüksek tansiyonlu kişilerde oluşması daha olasıdır çünkü yüksek kan basıncı, damar duvarlarını zayıflatır. Ayrıca, arteri-ovenous (bir atardamar ile bir toplardamarı [...]

Yaraların Onarılması

Yaraların Onarılması

Vücut, parmaktaki yarayı nasıl onaracak? Kesilen kan damarları, duvarlarında açılmış olan delikleri trombositlerle kapatarak fazla kan kaybını önlerler.
1- Kandaki proteinler, bir pıhtı oluştururlar; akyuvarlar, yara almış kan damarlarından dışarı çıkarak yaralı dokuya ulaşırlar. Kiri, ölü hücreleri, bakterileri ve yaranın üzerinde bulunan diğer yabancı maddeleri içlerine çekip ortadan kaldırırlar.

2- 24 saat içerisinde, yaranın kenarındaki deri hücrelerinin [...]

Dolaşıma fazla yüklenme

Dolaşıma fazla yüklenme: Çok süratli nakil yapılması sonu­cu meydana gelir. Akciğer hastalıkları ve arteriosklerotik şahıslar ve kalp yetmezliği olanlar da tahammülsüzlük belirtileri daha faz­ladır. Süratli nakil kadar lüzumsuz fazla nakil de tablonun ortaya çıkmasına sebebiyet verir. Sebep olarak dolaşımda adaptasyon ol­mayışı gösterilmektedir. Klinikte boyun damarlarında şişme, dispne, siyanoz, prekordial ağrı, öksürük, kanlı ve köpüklü boğaz [...]

Anabolik arızalar

Anabolik arızalar: Damara pıhtı veya hava kaçırılması ile meydana gelebilen nadir bir komplikasyondur.

Hastalıkların intikali

Hastalıkların intikali: Transfüzyonla, virütik hepatit, sifilis (sadece taze kan naklinde görülür. Konserve kanda söz konusu de­ğildir). Sıtma, tifo, kolibosilloz gibi hastalıkları kan nakledilen şah­sa geçebilir.
Tedavi: Etyolojik tedavi yapılır.
Korunma: Kan alman şahısların donnor) iyi bir sağlık kontro­lünden geçirilmesi ile bu komplikasyondan kaçınılmış olur

Allerjik reaksiyonlar

Allerjik reaksiyonlar.- Ciltte kaşıntı, ürtikeryal reaksiyon­lar olarak ortaya çıkar. Nadiren anjionörotik ödem tablosu arzeder. Bazan bir hafta, on gün sonra ateş, eklemlerde ağrı ve şişlik ve cilt kaşıntıları ile de ortaya çıkabilir.
Tedavi: Adrenalin, Antihistaminik, Kalsium, ACTH yapılmalı­dır.

emolitik reaksiyonlar

Hemolitik reaksiyonlar: Uygun olmayan kan nakli sonucu meydana gelen vahim bir komplikasyondur. Olaylar hemoliz ola­yına dayanır. Hemoliz sonucu açığa çıkan hemoglobin ne kadar faz­la ise olay o kadar ciddidir. Klinikte üşüme, titreme, yüksek ateş, bulantı, kusma, şiddetli bel, sırt, ayak ve baş ağrıları ile. ortaya çı­kar. Anguvaz hissi, ciltde kızarma, nabız ve teneffüste süratlenme ve [...]

KAN NAKLİ ARIZALARI

KAN NAKLİ ARIZALARI:
1 — Non hemolitik veya pirogenik reaksiyonlar: Günlük pratik­te sık rastlanan bir komplikasyondur. Basit tranfüzyon reaktionları-dır. Ateş husule getiren amillerin tesiri ile husule gelir. Sebep non patojen bakteriler ile bulaşma ve transfüzyon apareylerindeki kan pıhtılarıdır. Transfüzyon esnasında veya sonra açığa çıkan üşüme ve titreme hissi ve 39-41 dereceye çıkan ateş ilk klinik belirtilerdir. [...]

Kan yerine kullanılan maddeler

Kan yerine kullanılan maddeler: Acil ve fakat kanın bulunma­dığı durumlarda aşağıdaki solüsyonlardan istifade edilebilir.
!1) Mayi plasma
2) Kuru plasma
3) Periston, Macrodex vs.
4) Serum fizyolojik

Kan verme yolları

Kan verme yolları: Kan alıcıya genellikle ven bilhassa dirseğin iç yüzündeki venlerden verilir. Buradan nakil yapılamadığı takdir­de el sırtı, ayak sırtı veya herhangi bir yüzeyel venden de nakil ya­pılabilir. Günlük pratikte daima kullanılan ven yolundan başka, ba­zı özel durumlarda, aşağıdaki yollardan herhangi birinden de isti­fade edilir.
a) Periton içi
b) Fontenallar (Bebeklerde)
c) Sternum [...]

TRANSFÜZYON

TEANFÜZYON
Kan nakli çok eski tarihlerde düşünülmüş ve muhtelif şekiller-de tatbik edilmiştir. Transfüzyonda hayvan ve insan kanı kullanıl­mıştır. 1900 yılında kan guruplarının Landsteiner tarafından bulun­masına kadar geçen sürede yapılan transfüzyon denemeleri çok ke­re ölümle sonuçlanmıştır. Tehlikesiz bir şekilde kan nakli ancak bu tarihten sonra mümkün olabilmiştir. Fakat bu arada bazı kompli­kasyonlann da zuhur ettiği gözden kaçmamıştır. [...]

Tromboplastik maddeler

Tromboplastik maddeler :
Bu gurubu teşkil eden preparatlar tromboplastik aktivite taşı­yan dokulardan elde edilmiştir. Bu gurup ilaçlar lokal olarak kulla­nılabildiği gibi sistematik olarak da kullanılabilirler. Bu guruptaki ilaçlardan aşağıdakileri sayabiliriz.
a) Manetol
b) Coagulan
c) Clauden

Jelatin süngeri

Jelatin süngeri: Jelatin sünger şeklinde hazırlanmış bir preparat olup lokal tatbikatta kullanılır. Tatbik sahasından kaldırıl­masına lüzum yoktur, doku tarafından rezorbe olur.

Oxycel

Oxycel:Sellülozdan hazırlanmış bir preparattır. Lokal olarak kanayan sahaya tatbik edilir.

Trombin

Trombin:
Kalsium, tromboplastin, protrombin ve plasma ihtiva eden bir preparattır. Ya toz halinde veya serum fizyolojikte eritilmiş solüs­yon halinde lokal olarak kullanılır

Fibrin süngeri

Fibrin süngeri:
Steril ambalajlarda sünger tarzında insan plazmasından hazır­lanmış bir preparattır. Lokal olarak kullanılır. Kuru olarak hazırlan­mış bulunan preparat serum fizyolojik veya trombin solüsyonu ile ıslatılıp kanayan sahaya sıkıca tatbik edilir. Bir süre sonra kaldır­maya lüzum yoktur. Doku tarafından rezorbe olur.

Adrenerjik ilaçlar – Vitaminler

Vitaminler:
a) C vitamini: C vitamininin kollajen doku yapım ve rejeneras-yonunda rolü olduğu bilinmektedir. Damar permeabilitesinin bozul­masına bağlı kanamalarda tek basma veya daha iyisi P vitamini ile birlikte kullanılır. Ağız yolu ile imtisası kolaydır. Bu bakımdan ağız yolu ile kullanılabilir. Müstacel durumlarda adele içi ve damar içi de kullanılır.
b) K vitamini; Karaciğerde protrombin [...]

Kalsium tuzları

Kalsium tuzları:
Kalsium tuzlarının nöromuskuler eksitabilite ve mambran per-meabilitesi üzerine etkisi yanında kan pıhtılaşmasmdaki rolüde iyi­ce bilinmektedir. Bu bakımdan kanamalarda ve bilhassa, pıhtılaşma mekanizmasının bozulduğu, Ca iyonlarının eksilmesi ile müterafik olan kanamalarda kalsium tuzlarından geniş bir şekilde istifade edi­lir. Kalsium tuzları içinde günlük pratikte gluconate de calcium kullanılır. Bu adele ve damar içine zerk suretiyle kullanılır.

Sempatikolitikler

Sempatikolitikler:
Ergotamin vazokonstriktör etkiye sahiptir. Kanamalarda özel­likle uterus kanamalarında kullanılır

Ephedrm

Ephedrm: Adrenalinden daha zayıf, vazokonstriktör etkiye sahiptir. Fakat tesir süresi uzundur. Lokal tatbikatta kullanılır.

Adrenalin

Adrenalin: Diğer tesirlerinin yanında adrenalin deri, muko­zalar ve splanknik saha kapillerini daraltır. Adeleler ve kalp adele-sinde ki kapillerlerde, koronerlerde vazodilatasyon yapar. Kalp atım hacmini ve atım sayısını artırır. Karaciğer ve kasların glikojenini mobilize eder, kan şekerini yükseltir. Adrenalin solüsyonlarından lokal mukoza ve cilt kanamalarında istifade edilebilir.

Kanamada tedavi üç esasa dayanır

Kanamada tedavi üç esasa dayanır.
1 — a) Damar sistemini düzeltmek, b) Pıhtılaşmayı düzene koy­mak, c) Kan üzerine tesir edecek koagulasyonu kolaylaştırmak.
2— Kaybedilen kanı telafi etmek, kari veya yerini tutan mad­deler vermek, arteriel tansionu yükseltmek.
3 — Yaralıyı şoka sokmamak için gerekli tedbirler almak.
Kan durdurucu etkiye sahip ilaçlar:
Kanın pıhtılaşma mekanizması ve damarların kontrabilitesi üze­rine etkili ilaçlar cerrahi [...]

Sayfa 1 of 212»
Cinsel Sağlık İletişim: edebiyat01@hotmail.com , tel: 05462354816 dekorasyon sağlık eğitim kadın hamilelik sağlık kadın bebek gelişimi