Sekonder
Peritoneal kaviteye en sık metastaz yapan tümörler; mide, över, pankreas ve kolon kanserleridir.
Metastazlar karın boşluğunda, proteinden zengin (örn: eksuda) ve neoplastik hücreler içeren sıvı birikimiyle sonuçlanır. Bu hücreler karında mezotel yüzeyinde küçük beyaz nodüller oluştururlar. Bu nodüller umumiyetle visseral yüzeyde bir tümör katmanı oluşturmak üzere birleşirler.
Primer mezotelyoma
Bu nadir durum, asbest maruziyetine bağlıdır. Plevral mezotelyoma bundan çok daha sık görülür.
Sınırlanmış infeksiyonlar
Bu lokalize peritonit omentumun infeksiyonu sınırlaması sonucu oluşur.
Ürogenital katlantı derivasyonları
Bu gelişimsel kistler ürogenital kaynaklıdır.
Barsak kistleri
Sık görülen bu lezyonlar barsak duvarı ile ilişkili ya da mezenterik boşlukta Gl kanaldan ayrı görülebilirler. Lezyonlar genellikle düz kaslar tarafından çevrelenmiş olup sindirim kanalı epiteline benzer bir epitelle kaplıdırlar.
Mezenterik kistler Sekeştre lenfatik kanallar (kistik lenfajiomlar):
Lenfatik yapının bu kistik gelişimsel anomalisi tipik olarak asemptomatik olup laparatomi ya da otopsi sırasında şans eseri olarak saptanır.
Sklerozan retroperitonit
Peritonunun bu yoğun progresif fibrozisi özellikle ince barsağın viseral peritonunu etkiler. Bunun şu an kullanımdan kaldırılan bir (3-blokör olan praktolol’ün yan etkisine bağlı olduğu düşünülmektedir. Bu proses aynı zamanda uzun dönem ambulatuar periton diyalizi olan hastalarda da görülmektedir.
Peritoneal infeksiyon
Bu primer ya da sekonder infeksiyon olabilir. Daha az görülen primer infeksiyon nefrotik sendromlularda (periton diyalizi alanlarda), asitle birlikte olan siroz ya da karın travmalarında görülür.
Daha sık görülen sekonder infeksiyon ise karın boşluğunun yaygın inflamatuar bir prosesisidir.
Örn:
• Apandisit
• Ülser perforasyonu: Peptik ülser, ülseratif kolit ülseri, ülsere neoplaziler, tiroid ülserler.
• Kolesistit, [...]
Kolorektal Karsinoma
Kalın bağırsak mukozasının glandular epitelinden köken alan bir adenokarsinomadır.
Kolorektal karsinoma 2. en sık neoplazilere bağlı ölüm nedenidir. 60-70 yaşlarda insidansı pik yapar. 40 yaş altında nadirdir.
Kolorektal karsinoma Afrika’da nadirdir fakat gelişmiş ülkelerde yüksek insidans gösterir. Bu da genetik faktörlerden çok çevresel faktörlerle (muhtemelen diet) ilgilidir.
Familial adenomatöz polipozis
Bir tümör supresör gende oluşan mutasyona bağlı otozomal dominant bir hastalıktır ve kalın barsakta sayısız adenomalarla karakterizedir. 25 yaş civarında görülür ve 45 yaş civarında % 100 kanser gelişimi vardır.
Adenomadan Karsinomaya İlerleme
Kolon karsinomaların çoğu önceki adenomalardan gelişir. Kolon poliplerinin kolorektal karsinomaya dönüşümü adenomdan karsinoma dönüşüm için iyi bir örnek oluşturur.
Malign dönüşüm riski yüksek olan adenomaların özellikleri:
• Büyüklük: 1 cm’den küçükler (%1 malign), 1-2 cm (%12 malign), 2 cm’den büyükler %30 malign)
• Villöz: Villöz adenomalar çoğunlukla malign transformasyona gider.
• Ağır displazi
Neoplastik Epitelial Lezyonlar
Adenomalar
Kalın bağırsağın glandüler epitelinden köken alan premalign tümörlerdir. Yaşlı populasyonda sıktır. Bunlar 60 yaş üzerindeki hastaların %50’sinde mevcuttur. Erkekler kadınlardan daha fazla etkilenir (2:1).
Etiyolojisi muhtemelen multifaktöryeldir. Genetik ve çevresel faktörlerin (diet) etkisi fazladır.
Adenomaların üç tipi vardır:
• Tübüler: Yuvarlak lezyonlardır (0.5-2 cm büyüklüğünde) sıklıkla pediküllüdür (normal mukazaya sahip sapı vadır) mikroskopik olarak tübül yapmış glandüler yapılar [...]
Barsağın Neoplastik Hastalığı
İnce bağırsağın primer tümörleri nadirdir. Buna karşılık kalın bağırsağın tümörleri daha sıktır. Benign ve malign tümörlerin her ikisinde de kolon ve rektum sıklıkla tutulur.
External Hemoroidler
iki tipi vardır; prolobe olmuş internal hemoroidler ve perianal hematomlar ya da tedavi olmuş perianal hematomlardan kalan deri katlantıları.
Komplikasyonlar; internal ve external hemoroidlerin komplikasyonları;
• Prolapsus
• Kanama
• Ülserasyon
• Trombozis
• Strangülasyon
internal hemoroidler
Bunlar anüs duvarındaki normal, süngerimsi ve kanla dolu venlerin genişlemesi sonucu oluşur. Sıklıkla anüs çevresinde aralıkları birbirine eşit 3 ana noktada oluşurlar. Dört tip internal hemoroid vardır;
• 1°: Lümendedir fakat prolapsus yoktur.
• 2°: Defekasyon sırasında prolabe olur; spontan olarak geri döner.
• 3°: Prolobe kalır fakat rectal tuşe ile tekrar geri döner.
• [...]
Klasifikasyon:
• internal hemoroid: Süperior hemoroidal plexusun üzeri ya da anorektal çizginin üzerinde olur.
• External hemoroid: Anorektal çizginin altında görülürler.
Hemoroidle
Bunlar anal kanal içerisindeki dilate variköz venlerdir. Anal kanaldaki en sık patoloji olup, hayatlarının herhangi bir zamanında populasyonun %40′ını etkiler.
Etoyolji:
• Artmış intraabdominal basınç: Kabızlık, hamilelik
• Portal hipertansiyon (Nadir)
Angiodisplazi
Burada kalın bağırsak submukozasındaki venlerin anormal dilatasyonu sözkonusudur. Olay tipik olarak sağ kolonda olur ve hafif ya da masif kanamaya sebep olur. Angiodisplazi hipertansiyonlu ve sol kalp kapakçık hastalığı olan yaşlılarda görülür.
Olayın mukozal venlerdeki obstrüksiyonun artmasına bağlı olarak gelişen dejeneratif bir proses olduğu düşünülmektedir. Obstrüksiyon tekrarlayan geçici basınç artışlarına yol açar. Bu da submukozal venlerde [...]
Transmural infarkt
Nekroz muskularis propriayı da geçer. Bu gangren anlamına gelir. Bağırsaklar gevşek, dilate ve perfore olmaya müsaittir. Cerrahi rezeksiyon bir seçenektir ancak tanı anında bir çok hastada peritonit, endotoksemi ve ciddi dolaşım problemleri olduğundan dolayı prognoz kötüdür.
iskemik bağırsak hastalığı olan hastaların %50’sinde striktür oluşur. Splenik fleksura ve sol kolon en sık etkilenen bölgelerdir. Hastaların büyük çoğunluğunda [...]
Mural infarkt
Burada muscularis propriaya kadar olan mukoza ve submukozanın infarktı vardır. Mukoza ülsere ödematöz ve hemorajiktir. iyileşme granülasyon dokusu ile olur, bu da fibröz strüktürlere yol açar.
Mukozal infarkt
Bu geçici veya geri dönüşümlü infarkt tamamen düzelebilir. Bununla birlikte toksik maddelere olan geçirgenliğin artışına sekonder gelişen hemodinamik bozukluk da eşlik ederse olay transmural enfarkta dönüşebilir.
Iskeminin sınıflaması
iskemik infarktlar, tutulumun derinliğine göre sınıflandırılır. Bunlar: Mukozal infarkt, mural infarkt, transmural infarkt.
Hipoperfüzyon
Ağır hipotansiyonda kan barsağın yüzeyel mukozasına ulaşamaz. Mukoza bağırsak duvarının en hassas ve metabolik aktivitesi en fazla olan katmanıdır.
infantlarda, mukozanın hipoperfüzyonunu Nekrotizan Enterokolit (NEC) olarak bilinen ve ölümcül olan infeksiyon izler. Barsak duvarı konjesyondan dolayı kalınlaşmıştır ve yaygın yüzeyel mukozal ülserasyon mevcuttur. Predispozan faktörler; prematürite, ARDS, hirschsprung hastalığı ve mekonyum ileusu, kistik fibrozistir.
Strangülasyon
ince bağırsaklardaki kanı drene eden ince duvarlı venler ekstrinsik basılardan dolayı tıkanır. Örneğin;
• Dar bir nemi segmenti içindeki bağırsak loopu.
• Intussepsiyon
• Volvulus
• Adezyonlar
Venöz oklüzyon bağırsak duvarının konjesyon ve ödemiyle sonuçlanır. Artmış basınç arteriel tıkanıklığa dolayısıyla iskemi ve nekroza sebep olur.
Damar Hastalıkları
Damar sistemi vücudun bütün hayati organlarını ve hareket sistemini, besleyici ve bütün kirli artıklarını dışarı atmaya yarayan bir ağ sistemidir. öyle bir ağ sistemi ki her ihtiyaca karşı kendini otomatik olarak ayarlayabilir.
örneğin: kitap okurken beynin fazla kana ihtiyacı varsa, yemekten sonra hazım için fazla kan gerekiyorsa, kalbin egzersiz, heyecan gibi nedenlerle daha çok çalışması gerekiyorsa [...]







