Gastrointestinal Sistem Patolojisi

Asit

Asit peritoneal kavitede sıvı birikmesidir. Nedenleri:
• Peritonit
• Peritoneal kavitede malignansi
• Hipoproteinemi
. Portal hipertansiyon
Portal hipertansiyonun esas nedenleri:
• Karaciğer sirozu (en sık)
• Portal ven trombozu
. Hepatik ven trombozu (Budd-Chiari sendromu)
Sirozda asit patogenezi- Asitte artmış sıvı transüdasyonun oluşum nedeni
• Portal vende hidrostatik basıncında T
• Plasma [...]

Portal Hipertansiyon

Portal venöz basıçta sürekli bir artmadır, normali 7 mmHg’dır. Portal hipertansiyon nedenleri obstrüksiyonun yerine göre sınıflanabilir:
• Prehepatik: Damarların hepatik sinüsoidlerden önce blokajı .
Hepatik: Hepatik sinüsoidlerde blokaj
. Posthepatik: Santral venlerde, hepatik venlerde veya vena kavada blokaj vardır.
Komplikasyonlar-Portal hipertansiyonun portal yataktaki ters basıncı splenomegali, asit ve varikoz venöz kanal oluşumuna yol açar.Portal venöz sistem ve [...]

Siroz

Karaciğer normal yapısının yerini rejenerasyon nodülleri ve onları ayıran fibröz bantların aldığı geri dönüşümsüz bir durumdur. Siroz bir çok süreç için son dönemdir. Siroz da:
• Karaciğer hücrelerinin uzun süreli destrüksyonu
• Fibrozisi stimüle eden kronik inflamasyon
• Nodul oluşumuna yol açan hepatosit rejeneras­yonu vardır.
Makroskopide, karaciğer sarımsı kahverengi ve ka­rekteristik olarak yumru yumrudur [...]

Fibrozis

Karaciğerde tekrarlayan kronik hasar fibrosisle sonuçlanabilir, inflamatuar cevabın bir parçası olarak üretilen büyüme faktörlerinin mezenkimal hücreleri (normalde göze çarpmayan Disse aralığında lokalize yağ depolayan hücreler) proliferasyon ve farklılaşma yönünde uyardıkları ve kollajen salgılayan fibroblastlara dönüştürdükleri düşünülüyor.
Fibrozis gelişimi bir çok karaciğer hastalığında önemli bir komplikasyondur ve sirozun karekteristik bulgularından biridir.

Rejenerasyon

Normal koşullar altında çok minimal hepatosit proliferasyonu vardır. Bununla birlikte, hepatik hasarı ta­kiben karaciğer fonksiyonlarını eski haline getirmek için hepatosit rejenerasyonu gelişir. Bu fulminan veya subfulminan karaciğer yetmezlikli hastaların iyileşmesinde can alıcı fenomendir.

İnflamasyon

Karaciğerin inflamasyonu hepatit olarak bilinir ve geniş bir hasar yelpazesinde verilen ortak bir cevap­tır. Örn: viral infeksiyon, otoimmun bozukluklar, ilaçlar ve toksinler.

Piecemeal nekroz

Parankim ve fibröz doku ilişkisinin olduğu bölgelerde­ki karaciğer hücrelerinin nekrozudur, beraberinde lenfositik veya plazma hücresi infiltrasyonu da vardır

Massif nekroz

Hepatositlerin çoğunun nekrozudur. Fulminan hepatik hasarda ve bazı viral hepatit ve toksin kay­naklı hasarlarda görülür.

Zonal nekroz

Belli hastalıklarda belli zonlara özgü nekrozdur. Örn: centrilobüler alan (zone 3) parasetamol toksisitesinde etkilenir

Fokal nekroz

Fokal gruplar halinde hepatositlerin nekrozudur, akut viral veya ilaçla oluşan hepatitlerde görülür.

Hidropik dejenerasyon

Genellikle viral hepatitler sonucunda olan tek tek hepatositlerin balonlaşması şeklindedir. Hafif bir değişiklik olsa da nekroza gidebilir.

Councilman cisimcikleri

Tek tek karaciğer hücrelerinin ölümü (apoptozis) sırasında ölen bu hepatosistler parlak eosinofilik, küçülmüş yapılar oluşturur, bunlara Councilman cisimcikleri denir

Koagülasyon nekrozu

Tipik olarak iskemi sonucu oluşur

Nekroz

Akut hepatosellüler zedelenme değişik nekroz tipleri ile sonuçlanabilir. Sonuçta oluşan nekroz tipi etiyolojiye göre değişir.

KARACİĞER HASARLANMASINA GENEL BAKIŞ

Hepatik hasar tipleri
Hepatik hasarı takiben karaciğer bir dizi cevap oluş­turur;
• Nekroz
• inflamasyon
• Rejenerasyon
• Fibrosis
Karaciğerdeki tüm patolojik süreçler yukarıdaki reak­siyonlardan biri veya birkaçı ile sonlanır.

Diğer Gastrik Tümörler

Diğer malignansi tipleri midede nadirdir ancak lemfomalar, karsinoid tümörler diğer bölgelerden sekonder tümörleri içerir.

Geç gastrik tümörler

Mide kas tabakasına ilerlemiş veya geçmiştir ve kötü prognoza sahiptir. Makroskopik olarak 3 alt tipe ayrılırlar :
• Polipoid: Mide lümenine doğru çıkıntı yapar. Gas­trik rahatsızlık hissi ve travmaya bağlı kanama ile kendini erken belli eder. Cerrahi eksizyon yapılabilir ve en iyi prognoza sahip olandır.
• Ülseratif (en sık tip): Benign peptik ülserlere benzer ancak kenarları kalkıktır, [...]

Erken gastrik kanser

Erken gastrik kanser
Bu durumda kanser bölgesel lenf nodlarına yayılımı önemsenmeksizin mukoza ve/veya submukozaya lokalizedir. iyi prognoz gösterir.
Kanser makroskopik görünüşüne göre 3 gruba ayrılır

Malign

Gastrik adenokarsinomlar
Mide karsinomlarının en geniş grubu mukus sal­gılayan epitel hücrelerinden gelişen adenokorsinomlardır. Her yıl 100.OOO’de 20-40 kişiyi etkilerler ve tipik olarak 30 yaş üstü hastalardır, insidansı 50 yaş üstünde iyice artar. Erkek kadın oranı 3:2′dir. Uzak doğu, Güney Amerika ve iskandinavya’da sık görülür ancak Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da nadirdir. Lokalizasyonları:
• Pilor (%60): mide çıkımı [...]

Neoplastik hastalıklar

Benign
Benign gastrik polipler midenin malign tümörlerine göre nadirdir. Tipleri:
• Hiperplastik polipler: Midede en sık görülen polip­lerdir. Ülser köşesindeki mukozanın rejenerasyonu ile oluşurlar.
• Adenomatöz polip: Yüzey epitelinin gerçek benign tümörleridir. Boyları 5 cm kadar olabilir. Çok nadirdir ancak malign dönüşüm riski taşırlar.
• Fundus polipleri: Daha çok kadınlarda görülen kistik glandüler lezyonlardır.
• Hamartomatoz polipler: Peutz-Jeghers sendromunda gözükür [...]

Hipertrofik Gastropati

Menetrier hastalığı
Sebebi bilinmeyen bu nadir hastalık bütün gastrik çukurcukların (gastrie pits) hiperplazisi, glandların atrofisi ve tüm mukozada genel kalınlaşma ile karakterizedir.
Yüzeyel ülserlerden protein kaybı nedeniyle hipoalbuminemi ile beraberdir.
Hipertrofik hipersekretuar gastropati
Nadir bir durumdur, asid hipersekresyonu ve gastrik protein kaybı olur.
Zolinger-Ellison Sendromu
Gastrik hipersekresyona neden olan, çok sayıda peptik ülser ve diyare ile seyreden bu sendrom pankreas G [...]

Akut gastrik ülser

Akut peptik ülserler, genellikle eroziv gastrit alan­larından gelişir ve eroziv gastrie sebep olan benzer durumlar predispozisyon yaratır. Kronik ülserlerden farklı olarak bunlar çok sayıda ve yüzeyseldirler ve etraflarında minimal inflamasyon ve fibrozis bulunur.

Gastroenterostomi bölgeleri

Etiyoloji muhtemelen multi faktöryeldir. Ülserler sıklıkla H.pylori, NSAİİ’ler ve stresle ilişkilidir. Daha az sıklıkla asid hipersekresyonu (örn:gastrinoma), infeksiyon, duodenal obstrüksiyon/intussepsiyon ve vasküler yetmezlik veya radyasyonla ilişkili ola­bilir.
Mekanizması tam anlaşılamasa da kronik gastrit etiyopatogenezinde, sigara içimi ve genetik predispozisyonun da rol oynadığı düşünülüyor.
Pathogeneznormalde üst GİS mukozası gerek özofagusun skuamöz epiteli gerekse de nötralizan bikar­bonat iyonları içeren [...]

Mide Ülserleri

Peptik Ülserler
Bu ülserler özofagus, mide veya duodenumun ülser­leridir. Mide sekresyonlarının özellikle de asidin epitelyal döşemeye zarar vermesi sonucu gelişirler.
Batı popülasyonunun %10′unun herhangi bir zamanda peptik ülserasyon deneyimi geçirdiği tah­min edilmektedir. Ülserler genellikle erişkin yaşta ve yıllar boyu tekrar eden iyileşme ve nüks (relapse) hikayesi verirler.
Yerleşimi:
• Distal özofagus (gastrik reflüye bağlı)
• Mide: Küçük kurvatörün distalinde daha [...]

Kronik Gastritin Komplikasyonları

Nedenlerinden bağımsız olarak tüm kronik gastrit formları intestinal metaplaziye neden olabilir. Bu da son aşamada karsinoma transformasyon gösteren displastik değişikliklere uğrama açısından artmış presispozisyon yaratır. Ayrıca asidik mide sekresyonlarının sonucu peptik ülserler gelişebilir.

Sayfa 7 of 9«123456789»