Von Willebrand Hastalığı
Von Willebrand hastalığı, kalıtsal yolla geçiş gösteren en yaygın kanama bozukluğudur. Hastalık, plateletlerin (trombositlerin) iyi çalışması için gerekli olan bir pıhtılaşma faktörü olan Von Willebrand faktöründeki bir defekt (bozukluk) neticesinde ortaya çıkar.
Von Willebrand faktöründeki defekt (bozukluk), faktör VIII’ i de etkiler. Sonuç olarak, kanı pıhtılaştırmakla yükümlü olan mekanizma tahrip olur ve kanamayı kontrol [...]
Trombositopeni
Trombositopeni, bir platelet (trombosit) eksikliğidir. Plateletler (trombositler), kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan ve kanamayı kesen (durduran) hücre parçalarıdır. İki trombositopeni kategorisi vardır: idiyopatik ve sekonder.İdiyopatik trombositopeni aynı zamanda idiyopatik trombositopenik purpura ya da otoimmun veya immun trombositopeni olarak da adlandırılır.
İdiyopatik, nedenin bilinmediği anlamına gelmektedir; purpura ise, küçük kanama alanlarının neden olduğu cilt üzerindeki kırmızı – [...]
Porfiria
Porfiryalar; vücudun hemoglobinin oksijen taşıyan kısmı olan hemi yapmakta zorlandığı bir durum olan hemoglobin (kırmızı kan hücrelerindeki oksijen taşıyan protein) üretimindeki bir anormallikle karakterize bir grup nadir hastalıktır.
Hem normalde kemik iliğinde ve karaciğerde üretilir. Ancak, porfiryada, bu işlem defek-tiftir (kusurludur). Sonuç olarak, porfirin olarak adlandırılan proteinler deri, beyin, sinir sistemi, karaciğer ve sindirim sistemine çöker [...]
Agranülositoz
Agranülositoz; enfeksiyonla savaşan beyaz kan hücreleri olan nötrofıl sayısının kan dolaşımında çarpıcı bir şekilde düştüğü nadir görülen bir hastalıktır. Bu durum, kemik iliğinde nötrofillerin üretilmiyor olmasından ya da nötrofillerin kan dolaşımına salınmıyor olmasından kaynaklanır. Nötrofillerin koruması olmaksızın vücut bazı tür enfeksiyon türlerine karşı tamamen savunmasız kalır.
Agranülositoza, kanser hücrelerini tahrip ederken birçok faydalı kan hücresini de [...]
Kan Nakli
Kanınızda yeterli miktarda kırmızı kan hücresi, platelet (trombosit) ya da pıhtılaşma faktörü bulunmuyorsa, başka bir kişiden (ya da kişilerden) alınan kanın veninizdeki (toplardamarınızdaki) bir kateter aracılığıyla sizin kan dolaşımınıza aktarıldığı bir işlem olan transfüzyona (nakle) gereksinim duyabilirsiniz.
Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl 14 milyon ünite donör kan hasta, yaralı ve/veya kanında kanın bir ya da [...]
Ateroskleroz Nasıl Oluşur?
A Bu; düz, pürüzsüz bir intiması -bir arterin (atardamarın) en iç tabakası- olan normal bir arterdir (atardamardır). Sigara içmek, yüksek kan basıncı (tansiyon) ve (muhtemelen) enfeksiyon, intimaya mikroskobik hasar verir. Bu da intimayı, yağlı parçacıkların kana karışmasına daha yatkın bir hale getirebilir.
B Bu aşamada, onlu yaşların sonunda ve erken yetişkinlikte, kandan gelen yağlı parçacıklar intimaya [...]
Damar Sertliği
Ateroskleroz (damar sertliği), arterlerin (atardamarların) içinde kan damarlarını daraltan ve kan akışını yavaşlatan yağ birikintilerinin oluşmasıdır. Koroner arter hastalığının en yaygın tümdür. Vücuttaki her bir organ ve dokunun taze, oksijen açısından zengin kana ihtiyacı vardır.
Kan, arter (atardamar) olarak adlandırılan tüplerden vücudun tüm bölgelerine pompalanır. Hayatta kalmanız için bu kan damarlarının iyi bir şekilde çalışıyor olması [...]
Atardamarlar Hastalığı
Koroner arter hastalığı, kalbin arterlerinde (toplardamarlarında), yani koroner arterlerde, görülen bir hastalıktır. Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın gelişmiş milletlerinde görülen en yaygın ölüm sebebidir. Koroner arter hastalığı, gelişmekte olan ülkelerde bile büyük (majör) ve artmakta olan bir sorundur.
Koroner arter hastalığı, birçok kişide mevcuttur fakat bu kişilerde semptomlar görülmemektedir (fakat ileride semptomlar görülebilir). Semptomlar görülmeye başlandığında, [...]
Yüksek Tansiyon ( Kan Basıncı )
Yüksek kan basıncı (tansiyon), yada hipertansiyon, arterlerdeki kan basıncının çok yüksek olmasıdır. Hem çok yaygın olduğundan hem de kontrol edilmezse kalp krizi ve felç (inme) gibi tahrip edici komplikasyonlara yol açtığından, dünyanın gelişmiş milletlerinde kamu sağlığını tehdit eden en büyük etkenler biridir.
Yüksek kan basıncı (tansiyon) genellikle vücuda kayda değer miktarda bir hasar verene kadar semptomlara [...]
Şok
Vücutta, hücrelerinizin hayatta kalmak için gereksinim duyduğu oksijen ve besin maddelerini sağlayacak kadar yeterli kan dolaşmazsa, bu durum şok olarak adlandırılan ve hayatı tehdit eden bir sağlık sorununa neden olur. Eğer durum hemen tedavi edilmezse, şoka giren kişiler ölebilirler.
Şok, aşın derecede düşük kan basıncından (tansiyondan) kaynaklanır. Bazen kalp kasının vücudu beslemek için yeteri kadar pompalama [...]
Yüksek, Normal ve Düşük Tansiyon ( Kan Basıncı )
Kan basıncınızın (tansiyonunuzun) seviyesi sağlığınızı büyük ölçüde etkiler. Yüksek kan basıncı (tansiyon); kalp hastalığı, felç (inme) ve diğer ciddi hastalıklara yakalanma riskinizi arttırır.
Kan basıncınızı (tansiyonunuzu) sınıflandırmak için doktorlar ya da diğer sağlık uzmanlan, siz en az 5 dakika sakin bir biçimde oturduktan (istirahat ettikten) sonra iki ya da daha fazla kez ölçülen tansiyonunuzun ortalamasını alırlar. [...]
Tansiyon ( Kan Basıncı )
Yaşam için kan basıncı (tansiyon) gereklidir. Herkesin, kan dolaşımının sürmesi (devam etmesi) için belirli bir miktar kan basıncına (tansiyona) gereksinimi vardır.
Yeterli kan basıncı (tansiyon) olmazsa, kanın vücudunuzdaki hücrelere ulaşıp onlara yaşam için gereksinim duydukları oksijeni ve besin maddelerini sağlaması mümkün olmaz. Evinizdeki su borularındaki su basıncını düşününüz. Su basıncının, zemin kattaki ısıtıcıdan ikinci kattaki duşa [...]
Atardamarlar Ve Damarlar
Arterler (atardamarlar), kanı kalpten akciğerlere taşıyan ve kanın vücudunuzda dolaşmasını sağlayan kan damadandır. Arterlerin (atardamarların) duvarlan üç tabakadan oluşur: içte bir kılıf, ortada zar ile kas ve dışta bağ doku.
Arterler (atardamarlar), kılcal damarlar olarak adlandırılan mikros-popik şekilde ince kan damarlarına dönüşene kadar bir ağacın dallan gibi tekrar tekrar bölünürler. Kılcal damarlar, vücuttaki dokulann neredeyse tamamını [...]
Kalp Ve Kan
Kanınız, besin maddelerini vücudunuzdaki her bir hücreye taşır ve aynı zamanda hücreler tarafından üretilen atık maddeleri de taşır. Bu görevi yerine getirmek için kanın sürekli olarak dolaşması gerekir. Karın vücutta dolaşmasından kalp ve kan damarları sorumludur.
Kanın pompalanması Kalp bir pompadır ve sadece bir yumruk büyüklüğünde olmasına rağmen, kayda değer bir kuvveti ve dayanıklılığı vardır. [...]
Anemi
Anemi, kan hemoglobin düzeyinin hastanın yaşına ve cinsiyetine göre normal dağılımın altında olmasıdır. Erkekler için normal hemoglobin düzeyi 15.5 g/dl ± 2.5, kadınlar için ise 14.0 g/dl ± 2.5′tir.
Anemi (Kansızlık) hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre dünya sağlık örgütü tarafından kabul edilen kriterlerin altında kalmasıdır. Bu kriterler erişkin erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL nin [...]
Genel değişken (Common variable) immünyetmezlik
Bu edinsel tip agamaglobulinemi 3. dekadda özellikle bakteriel infeksiyonlara artmış duyarlılıkla kendini gösterir. Geç başlangıçlı hipogamaglobulinemi olarak da bilinir.
Etiyolojisi bilinmemektedir ancak viral bir infeksiyonun ardından gelişebilir, örn. Epstein-Barr virusu
Kalıtsal olmamakla birlikte sıklıkla MHC haplotiplerinden HLA-B8 ve HLA-DR3 ile ilişkilidir.
Patogenez değişkendir ve aşağıdakilerden birine bağlı olabilir.
• B lenfositlerdeki intrinsik bir defekt nedeniyle fonksiyonu bozuk, [...]
Bruton’un X’e bağlı agamaglobulinemisi
X’e bağlı resesif geçiş gösteren bu hastalık, etkilenen erkeklerde 4 ay ile 2 yaş arasında tekrarlayan infeksiyonlar tablosuyla ortaya çıkar (anneden geçen IgG daha erken dönemlerdeki infeksiyonlardan korur). Bu hastalık pre-B hücrelerinin matür B hücrelere dönüşememesinden kaynaklanır ve aşağıdaki özelliklerle karakterizedir:
• B lenfositleri ve plazma hücrelerinin eksikliği
• Yok sayılacak kadar düşük immünglobulin [...]
IMMÜNYETMEZLIKLER
Primer İmmünyetmezlikler
Yenidoğanın geçici fizyolojik agamaglobulinemisi
Genellikle 3-6 ay arasında görülen antikor düzeylerindeki bu geçici düşme bebeğin kendi antikorları yeterli düzeyde üretilmeden (sırayla IgM, IgG ve IgA üretilir) anneden geçmiş olan IgG düzeyinin düşmesine bağlıdır.
Prematürlerde bu tablo daha şiddetli ve uzun süreli olabilir.
Etkilenen bebekler, B hücreleri olmasına rağmen B hücrelerinin antikor üretimine yardımcı olan CD4 T hücreleri [...]
Myastenia gravis
Nöromusküler kavşaktaki asetilkolin reseptörlerinin otoimmün yıkımıyla oluşur.
Vitiligo
Melanositlerin otoimmün yolla hasarı yama tarzında pigmentasyon kaybına neden olur.
Otoimmün gastrit
Gastrik parietal hücrelerin otoimmün hasarı gastrik mukozanın kronik inflamasyonuna neden olur. Intrinsik faktör olabilir veya olmayabilir. Bu durum pernizyöz anemi gelişmesi ile sonuçlanır.
Tip I diabetes mellitus
Tip I (insülin bağımlı) diabetes mellitus insüline yanıt veren hiperglisemiyle karakterize organa spesifik otoimmün bir hastalıktır. Pankreasın insülin salgılayan hücre populasyonunun antikor aracılı hasarına bağlı olarak ortaya çıkar.
Gözden kaçırılmaması gereken nokta, tip I diabetes mellitus organa spesifik otoimmün bir hastalık (yani otoimmün mekanizma sadece bir sisteme saldırır-burada endokrin pankreasa) olmasına rağmen hipergliseminin etkilerinin çok sayıda [...]
Graves hastalığı
Organa özgül otoimmün bir bozukluktur. Otoantikorlarla tiroid bezi TSH reseptörlerinin aşırı stimulasyonuna bağlı tirotoksikoz ile sonuçlanır
Hashimoto tiroiditi
Organa özgül bu otoimmün hastalık antikor aracılı tiroid bezi hasarına bağlı hipotiroidizm ile sonuçlanır
Organ veya hücre tipine özgül hastalık
Tek bir organ veya hücre tipini ilgilendiren otoimmün hastalıklara organ veya hücre tipine özgül hastalıklar denir.







