Ani Kardiyak Ölüm
Ani Kardiyak Ölüm Ml’ın en önemli erken sonucudur ve genellikle ventriküler fibrilasyona bağlıdır.
Ventriküler Fibrilasyona yol açan aritmiler şunların sonucu olabilirler:
• Önceki iskemik kalp hastalığı, örn angina veya önceden infarktüs; kardiak aritmiler eski skar alanına komşu kastan ortaya çıkabilirler.
• Akut Myokard iskemisi, yeni trombotik olaya bağlıdır, aritmi oluşturabilir.
Dört uzun dönem komplikasyon vardır
• Sol ventrikülün pompa fonksiyonunun yetersizliğine bağlı olarak kronik inatçı sol kalp yetmezliği; infarkt yaygın ve tam kat olduğunda sıktır.
• Ventrikül anevrizması (uzun dönem sağ kalanların %10′unda): sol ventrikülün zayıflamış fibrotik kısmının kademeli distansyonu ile beraber trombus oluşumu, embolizm ve ciddi fonksiyonel defisit.
• Rekürren MI: altta yatan koroner arter yetmezliğine [...]
Mİ sekelleri Kısa dönem komplikasyonları
Altı tane kısa dönem komplikasyonu vardır:
• Aritmiler; ileti dokusunun tutulumuna bağlı olarak, ventriküler fibrilasyona, atrial fibrilasyona, kalp bloğuna ve sinüs bradikardisine yol açar.
• Sol ventrikül yetmezliği: Bu geniş infarkt alanlarıyla sıktır; nekrotik duvarın düzenlenmesi yurmuşayarak kardiyal dilatasyona yol açar.
• Ruptür: şu şekillerde olabilir:
• Eksternal (çoğunluğu): kan dış duvardan perikardiyal boşluğa geçer [...]
Mİ sekelleri
Ml’ın etkileri ve sekelleri değişkendir ve şu şekilde sınıflandırılabilir:
• Çabuk etkiler: Ani kardiyak ölüm
• Kısa dönem komplikasyonları: Ml’dan sonra ilk iki haftada olur.
• Uzun dönem komplikasyonları
MI’ı takiben oluşan histolojik değişiklikler
MI akut inflamasyonu uyarır ve nekrotik doku basamaklı olarak kollajenöz skarla değiştirilir. Fibril nekrozundan skar oluşumuna tüm süreç 6-8 hafta alır, infarktüsün makroskopik ve mikroskopik görünümleri zamanla değişir
Myokard infarktüsünün yeri ve damar tutulumu
Bölgesel Ml’ın yeri hangi damarın tutulduğuna bağlıdır, infarktların büyük çoğunluğu sol ventrikülü ve septal bölgeyi tutar; sağ ventrikül infarktı nisbeten nadirdir.
Diffüz MI
Çoğunlukla bir hipotansiyon epizoduna bağlı olarak ana koroner arterlerin genel hipoperfüzyonu zaten yüksek dereceli aterosklerotik stenoze arterlerde kan akımında kritik düşmeye yol açar.
Diffüz MI modelleri bölgesel MI modellerinden farklılık gösterir, bunda perfüzyonun bozulmasına bağlı subendokardiyal bölgede (arteriyel perfüzyon alanının bittiği bölge) çepeçevre nekroz vardır.
Bölgesel MI
Ventriküler duvarın sadece bir segmentini içerir. infarktüs sebebi hemen daima komplike ateromatöz plak üzerinde trombus oluşumudur.
Bölgesel MI modelleri:
• Tam kat infarkt veya transmural infarkt, bir arterin tam oklüzyonuna bağlı (kollateral yok).
• Subendokardiyal infarkt, trombus lizisine veya kollateral dolaşıma bağlı.
Myokard İnfarktüsü
Şiddetli iskeminin sonucunda oluşan myokard nekrozudur. MI son derece yaygındır, tüm ölümlerin %10-15′ini ve ani beklenmeyen ölümlerin yaklaşık %60′ını oluşturur. Tipik olarak orta yaşlıları, 50-60 yaş arasını, etkiler ama %10 35-50 yaşlarında olur. Mİ erkekleri premenopozal kadınlardan daha fazla etkiler (5:1) ama post menopozal kadınlarda insidans artar.
Klinik özellikler göğüs ağrısına eşlik eden nefes nefese kalma, [...]
Anginaya yaklaşım
• Ateroskleroz için risk faktörlerinden kaçınma
• ilaç tedavisi nitratlar, p blokörler ve Ca kanal blokörleriyle kombinasyon tedavisidir.
• Cerrahi-Myokard infarktüsüne yol açabilecek koroner oklüzyon bulguları olduğunda koroner anjioplasti veya koroner arter by pass endikedir, örn: günler boyunca şiddeti hızla artan anstabil angina veya daha önce yalnız egzersizle oluşurken artık istirahatte de gelmeye [...]
Prinzmetal Angina (Vazospastik angina)
Koroner vazomotor tonus artışına bağlı oluşan istirahat anginasıdır. Koroner spazmın mekanizması bilinmemektedir. Bozukluk non ateromatöz arterlerde (tonus artışı angina oluşturacak derecede yüksek olmalı) veya ateromatöz arterlerde( tonusta fizyolojik değişiklikler bile kan akımında kritik bir azalmaya neden olabilirler) oluşabilir.
Prinzmetal angina özellikle sabahlan sıktır. Ataklar genelde kendi kendini sınırlar ve hatta ağrı çok şiddetli de olsa, nadiren [...]
Anstabil Angina
Anstabil angina ağrısı öngörülemez ve egzersizle ilişkili değildir. Koroner arterlerin bazı segmentlerinde değişken lümen stenozuna bağlı geri dönüşümlü iskemiyi gösterir: dinamik stenoz.
Bu durum, eksantrik plaklarla belirgin derecede stenoze segmentlerde vazomotor tonus değişikliklerine bağlı veya intimal yüzeyde trombus depolanması, mikroembolizasyon ve oklüzyona yol açacak şekilde plakların aktif yarılması veya ruptürü yüzünden olabilir.
Stabil Angina
Sabit bir egzersiz seviyesinde myokardın ihtiyacının artmasına bağlı, genellikle bozulmuş perfüzyon varlığında oluşan öngörülebilir anginadır. Sabit bir arteriyel obstrüksyonun koroner kan akımının artmasını engellemesinden dolayı oluşur. Ağrı genellikle bir iki dakika dinlenmeyle giderilebilir. Egzersiz anginası oluşabilmesi için arterlerin lümeninin en az %75 stenoze olması gereklidir.
Kardiyak refere ağrı
Angina ağrısı (ve myokard infarktüsü ağrısı) çoğunlukla substernal ve sol pektorai bölgelerden sol omuz ve sol kolun medial kısmına yayılır; bu da kardiyak refere ağrı olarak bilinir.
Kalbin ve etkilenmiş kutanöz bölgelerin afferent fibrilleri, aynı spinal kord segmentlerine girerler (sol tarafta TTden T4/T5′e) ve SSS’te ortak yolda ilerlerler. Beyin ağrının kökenini ayırd edemez, dolayısıyla kardiyak refere [...]
Angina Pectoris
Angina pectoris myokardın iskemisinden (yani İKH) dolayı epizodik göğüs ağrısıdır. iskemi genellikle bir veya daha çok koroner arterin stenozu sonucu myokardın kan akımının azalmasıyla oluşur. Koroner arterlerin stenozu tipik olarak aterosklerozun bir sonucudur ve bu ateromatöz plaklar iki tipten biri olurlar:
• Eksantrik: fibrolipid plaklar koroner arter duvarının yalnız bir tarafını tutmuştur. Bu tip [...]
İskemik Kalp Hastalığı (IKH)
Myokarda temin edilen kanın azalmasından veya kesilmesinden dolayı oluşan bir durumdur (myokard iskemisi). Genellikle aterosklerozisin bir sonucudur, nadir vakalarda koroner embolizm, arteritis veya ostial obstrüksyon sebep olabilir. Sol ventrikül, daha büyük kitlesi, iş ihtiyacı ve daha yüksek oksijen gereksinimi nedeniyle iskemiye daha meyillidir.İKH en sık görülen kardiyak hastalıktır ve Batı ülkelerinde önde gelen ölüm sebebidir, [...]
Diabetes Mellitusun damarlar üzerinde etkileri
Diabetliler aterioskleroz ve hyalin arteriosklerozis olarak isimlendirilen, damar duvarı kalınlaşmasının belirgin bazal membran genişlemesine atfedildiği bir durum olan mikroanjiopatiden yakınırlar.
Damar hasan muhtemelen plazmada artmış trigliserid ve kolesterol seviyesine bağlıdır.
Pulmoner Hipertansiyonun etkileri
Akut başlangıçta pulmoner kapillerlerden alveollere masif transudasyon vardır, bu da nefes darlığına ve kanlı, su kıvamında ekspektorasyona yol açar.
• Kronik başlangıcın üç etkisi vardır:
• Hiperplastik arteriosklerozis: musküler hipertrofi, intimal fibrozis ve pulmoner arterlerin dilatasyonu.
• Nekrotizan arteriolitis: Pulmoner arterlerdeki artmış basınç damar duvarının zayıflamasına ve Hemosiderin-Laden makrofajlar içeren alveollere tekrarlayan kanama [...]
Pulmoner Hipertansiyon
Tanım ve sebepleri
Pulmoner arteriyel basıncın 30 mmHg üstüne çıkması olarak tanımlanır.
Böbrekler
Aterosklerozis nefronların progresif iskemisine ve kronik böbrek yetmezliğine yol açar. Bu benign hipertansif nefroskleroz olarak adlandırılır ve orta yaşlı ve yaşlı nüfusta kronik böbrek yetmezliğinin sık görülen bir sebebidir.
Beyin
intraserebral kanama hipertansiyonda sık ölüm sebebidir. Serebral hemisferlerde küçük damar hasarı mikroinfarktiarın gelişimiyle sonuçlanır ve bunlarda hipertansif laküna, yani sıvıyla dolu küçük beyin hasarı bölgeleri oluştururlar.
Kalp
Artmış iş yüküne bağlı olarak sol ventrikül hipertrofiye gider, bu da spontan aritmilere hassasiyeti arttırır.Hipertansiyon komplikasyonu olarak artmış ateroskleroza bağlı iskemik kalp hastalığı mutaddır.
Vasküler etkiler
Hipertansiyon aterosklerozu hızlandırır ve musküler arterlerin, özellikle küçük arterlerin ve arteriollerin media tabakasının kalınlaşmasına yol açarlar.
Damar duvarına normal protein akımı artmıştır ve intramural protein depolanmasıyla sonuçlanır. Bu da benign hipertansiyonda hyalin, malign hipertansiyonda fibrinoid olarak isimlendirilir.
• Hyalin depolanması: arter yaşlanmasının ortak özelliğidir; plazma proteinlerinin infiltrasyonuna bağlı damar duvarının homojen görünümüne isnat eder.
• [...]
Malign Hipertansiyon
Burada, kan basıncı aniden belirgin olarak artınca küçük damar duvarlarında akut yıkıcı değişiklikler olur. iki önemli etki vardır:
Damar duvarının nekrozu (damarların fibrinoid nekrozu) ve nekrotik mediaya fibrin infiltrasyonu (damarların fibrinoid nekrozu). Yıkıcı değişiklikler kan akımının kesilmesine yol açarlar bu da çok odakta doku nekrozuna yol açar, böbrek glomerüllerinde olduğu gibi.
Benign hipertansiyon
Burada, kan basıncının devamlılık gösteren sabit artışına cevap olarak kademeli damar değişiklikleri olur; erkekleri daha çok etkiler. Histolojik olarak aşağıdakilerle karakterizedir:
• Hipertrofi ve muscularis medianın kalınlaşması.
• Elastik laminanın kalınlaşması.
• İntimanın fibroelastik kalınlaşması.
• Arteriol duvarlarında hyalin depozisyon (hyalin arteriolosklerozis).
Etkileri:
• Damar lümeninin küçülmesi doku iskemisine yol açar.
• Rijiditenin [...]




