Fibroma
Inaktif, asellüler fibröz dokudan oluşan benign bir tümördür. Stroması kemikleşerek ossifying fibrom oluşturabilir. Esas komplikasyon patolojik kırıktır.
Kondromiksoid fibrom
Bu nadir benign tümör lakünalar içinde hücreler içeren (bu nedenle de kıkırdağı andıran), miksomatöz bir dokuyla ayrılmış fibröz doku lobüllerinden oluşur.
Tipik olarak 30 yaşın altında görülür. Epifiz hattında oluşur (özellikle tibianın üst ucu ve el ve ayaklardaki küçük kemiklerde) ancak epifizi etkilemez.
Mikroskopik olarak hücreler genelde atipiktir ve histolojik olarak kondrosarkom zannedilebilir.
Kondroblastom (Codman’nın tümörü)
Tipik olarak 20 yaş ve altındaki erkeklerde görülen, kondroblastlardan köken alan nadir bir tümördür. Tipik olarak epifizi etkiler, özellikle de diz ve humerusun üst ucunu.
Mikroskopik olarak sıklıkla mitoz sık görülür ve dev hücreler vardır (dev hücreli tümörde görülenlerden daha küçük) Bazı kıkırdak alanları kalsifiye olabilir veya kemik oluşumu gösterebilir.
Artmış mitoza rağmen tümörler genelde benigndir. Önemli [...]
Kondrosarkom
Yavaş büyüyen bu malign tümör sıklıkla büyük boyutlara ulaşır ve zamanla periostu da aşarak çevre yumuşak dokuya ulaşır ancak genelikle kolay ayırt edilebilen sınırını korur.
Makroskopik olarak normal kıkırdağa benzer parıltılı beyaz bir görünümü vardır.
Mikroskopik olarak:
• Çoğu düşük evreli, iyi diferansiye, geç metastaz yapan tümörlerdir ve histolojik olarak benign kıkırdak tümörlerine benzerler. Radikal lokal cerrahi [...]
Kondroma
Kıkırdak oluşturan dokunun en sık olarak görülen benign tümörüdür. Kıkırdak matrikse dağınık olarak gömülü benign kondrositlerden oluşur.
Tümörlerin kemik büyüme süreci sırasında, metafizde açıkta kalan rezidüel kıkırdak hücre kümelerinden köken aldığı düşünülmektedir. En sık olarak el ve ayaklardaki küçük kemiklerde görülürler.
Tek (soliter enkondrom) veya multipl (enkondromatosis) olabilirler. (Enkondrom terimi tümörün kemik içinde oluşup büyüdüğünü belirtmek için [...]
Kıkırdak yapan tümörler
Osteoekondrom
Bu benign tümör uzun kemiklerin metafizinden ekzofitik bir nodul olarak büyür. Dışta bir perikondriyum tabakası olan kıkırdak şapkayla örtülü bir kemik çıkıntısından oluştuğundan ‘kıkırdak şapkalı eksoztoz’(cartilage capped exostosis) olarak da bilinir.
Lezyonlar en sık olarak humerus, femur ve tibianın üst ucunda yer alır ve soliter ya da multipl olabilir (tipik olarak otozomal dominant bir durum, herediter [...]
Osteosarkom
Osteoblastların bu malign tümörü en sık adolesanlarda görülür. Çoğu diz eklemi çevresinde (femur alt ucu veya tibianın üst ucunda), az bir kısmı da humerus veya femurun üst ucu gibi diğer uzun kemiklerde oluşur.
Semptomları tümörün büyümesiyle beraber giderek artan kemik ağrısıdır. Ancak tümör tanı anında sıklıkla oldukça ilerlemiştir.
Yayılım-Tümör ilik boşluğu içinde hızla büyür ve zamanla korteksi [...]
Osteoblastom (dev osteoid osteoma)
Osteoid osteomla benzer histolojik bulguları olan bu büyük tümör esas olarak el ve ayaktaki kemikleri ve vertebrayı etkiler. Tipik olarak tümörler daha lokal agresiflerdir ve tam olmayan eksizyondan sonra tekrarlayabilir.
Osteoid osteom
Tipik olarak 10-30 yaşları arası görülür, nadiren şiddetli kemik ağrısına neden olur. En sık olarak bacak uzun kemiklerini etkiler, ancak kafa tası dışında herhangi bir kemikte olabilir. Tümörler gelişigüzel bir şekilde büyük irregüler kitleler halinde osteoid kolla-jen yığan aktif osteoblastlardan oluşur.
Radyografide karakteristik olarak translusent bir haloyla çevrili santral dansite görülür. Eksizyon genelde küratiftir ve lezyonlar [...]
Kansellöz osteom (Cancellous osteoma-eksoztoz)
Uzun kemiklerin ucunda çıkıntı oluşturan bu kanselöz kemik tümörü genelde belli bir noktaya kadar yükselir.
Ivory osteom
Bu kortikal kemik tümörü haversiyan sistemleri içeren yoğun kompakt kemikten oluşur. En sık olarak kafatası tavanında olur ve genelde asemptomatiktir.
Osteoma
Uzun kemiklerin yüzeyi ve kafatasında görülen, benign, düzgün yüzeyli, yuvarlak kemik tümörleridir. Görünen veya ele gelen şişlik dışında genelde semptom yoktur.
Kemik yapıcı tümörler
Kemik oluşumu ve şekillendirilmesiyle(modelling) ilişkili hücrelerden kaynaklanan primer tümörler nadirdir.
Hematopoietik malignensiler
Kemikte görülen hematopoetik malignensiler (myel-ma, lenfoma, lösemi)
Osteolitik metastazlara karşı osteosklerotik metastazlar
Kemik iliği boşluklarındaki çoğu tümör hücreleri kemikte erozyona neden olur (osteolitik metastazlar). Ancak prostat karsinomu (ve nadiren meme karsinomları) özellikle lumbosakral vertebrada yeni kemik oluşumunun stimüle edildiği metastatik birikime neden olur (osteosklerotik metastazlar).
Klinik özellikleri:
• Kemik ağrısı: Genelde birikimin olduğu alana lokalizedir.
• Kırıklar: Trabeküler kemiğin direkt olarak veya osteoklast stimulasyonuyla erozyonu (osteolitik [...]
Kemik Tümörleri
İskeletin metastatik hastalıkları
Kemikteki en sık tümörler primer bir alandan kan yoluyla gelen metastazlar ve kemik iliğine lokalize hematopoetik hücre tümörleridir, özellikle myelom.
Karsinomlar
Kemiğe metastaz yapmaya eğilimi olan sık görülen beş karsinom vardır:
• Meme adenokarsinomu
• Bronş karsinomu (özellikle küçük hücreli indiferansiye karsinom)
• Böbrek adenokarsinomu
• Tiroid adenokarsinomu
• Prostat adenokarsinomu
Metastazlar [...]
Avasküler nekroz (osteonekroz)
Kortikal ve trabeküler kemiğin iskemik nekrozu şu nedenlerle oluşur:
• Kemiğin kan akımını bozan kırıklar (en önemli sebep), özellikle de humerus ve femur başını, skafoid ve talusu etkileyenler.
• OA veya inflamatuar eklem hastalığı: osteonekroz total kalça protezi için çıkarılan femur başlarının yaklaşık %20’sinde görülür.
• Ekstraosseöz arterleri tutan vaskülit.
• intraosseöz [...]
İyileşmenin komplikasyonları
Kemikler büyük bir iyileşme kapasitesine sahiptir ama bazı komplikasyonlar oluşabilir:
• Kusurlu kaynama (Malunion): kırık uçları anatomik olarak düzgün karşı karşıya gelemezse deformite, angulasyon veya yerinden çıkma olabilir.
• Gecikmiş kaynama: Sıktır ve kırık makul bir zaman içinde kaynamadığında olur (kaynamanın, o tip kırık kaynaması için gerekli ortalama zamanın %25′inden uzun sürmesi olarak tanımlanır).
• [...]
İyileşme süreci
Kemik kırıkları granülasyon dokusu oluşumuyla iyileşir, fibröz tamir olur ve bunu fibröz granülasyon dokusu içinde yeni kemik oluşumu takip eder.
Kırık tipleri
Kırıklar çevre dokularla ilişkilerine göre ikiye ayrılırlar:
• Basit (simple): dış ortamla temas yoktur, yani kemiği örten deri veya müköz membran sağlamdır, infeksiyon kapma olasılığı daha azdır.
• Bileşik (compound) kırık: dış ortamla kırık arası direkt temas vardır, örneğin üstteki derinin laserasyonuyla beraber tibia kırığı, infeksiyon kapma olasılığı daha fazladır.
Kırıklar için kullanılan diğer tanımlayıcı terimler:
• [...]
Kırıklar
Kırık kemik devamlılığında bir kesinti olmasıdır. Her tür devamsızlık, sırf kortekste olan devamsızlık bile bir kırıktır. Kırıklar kemiğin en sık rastlanan anomalisidir ve fiziksel travma sonucu oluşurlar.
İskelet sisteminin sifilizi
iki tipi vardır, ikisi de bugün nadirdir:
• Konjenital: osteokondrit ve periostit.
• Akkiz: periostit ve gom.
Tüberküloz osteomyeliti ve Pott hastalığı
Tüberküloz osteomyelitinde ilik kavitesi hızla büyüyen ve trabeküler ve kortikal kemiği destrükte eden kazeöz granülomları içerir.
infeksiyon genelde küçük çocuklar veya yaşlılarda bir akciğer foküsünden hematojen yayılımladır. Vertebra cisimleri (Pott hastalığı) en sık etkilenen alandır (vakaların %50’sinde etkilenir) ancak uzun kemikler, parmaklar ve eklemler de etkilenir.
iyileşme antitüberküloz tedaviyle önce fibrosis, ardından da yeni kemik oluşumuyladır.
İnfeksiyonlar ve Travma
Piyojenik osteomyelitis
Kemiğin bu infeksiyonu tipik olarak korteks, medulla ve periosteumu etkiler ve en sık olarak 12 yaşın altındaki çocuklarda görülür. En sık neden olan organizmalar Escherichia coli (özellikle süt çocukları ve yaşlılarda) ve
Salmonella (özellikle orak hücreli anemi hastalarında)’dır.
infektif organizmalar kemiğin medüller kavitesine iki yolla girerler:
• Açık yaradan direkt olarak, özellikle açık kırık varken. Kemik [...]
Hiperparatiroidizm
Artmış PTH sekresyonu osteoklastik kemik rezorpsiyonu stimüle eder ve ostoeblastik kemik depozisyonunu inhibe eder.




