Kemik Tümörleri
İskeletin metastatik hastalıkları
Kemikteki en sık tümörler primer bir alandan kan yoluyla gelen metastazlar ve kemik iliğine lokalize hematopoetik hücre tümörleridir, özellikle myelom.
Karsinomlar
Kemiğe metastaz yapmaya eğilimi olan sık görülen beş karsinom vardır:
• Meme adenokarsinomu
• Bronş karsinomu (özellikle küçük hücreli indiferansiye karsinom)
• Böbrek adenokarsinomu
• Tiroid adenokarsinomu
• Prostat adenokarsinomu
Metastazlar [...]
Avasküler nekroz (osteonekroz)
Kortikal ve trabeküler kemiğin iskemik nekrozu şu nedenlerle oluşur:
• Kemiğin kan akımını bozan kırıklar (en önemli sebep), özellikle de humerus ve femur başını, skafoid ve talusu etkileyenler.
• OA veya inflamatuar eklem hastalığı: osteonekroz total kalça protezi için çıkarılan femur başlarının yaklaşık %20’sinde görülür.
• Ekstraosseöz arterleri tutan vaskülit.
• intraosseöz [...]
İyileşmenin komplikasyonları
Kemikler büyük bir iyileşme kapasitesine sahiptir ama bazı komplikasyonlar oluşabilir:
• Kusurlu kaynama (Malunion): kırık uçları anatomik olarak düzgün karşı karşıya gelemezse deformite, angulasyon veya yerinden çıkma olabilir.
• Gecikmiş kaynama: Sıktır ve kırık makul bir zaman içinde kaynamadığında olur (kaynamanın, o tip kırık kaynaması için gerekli ortalama zamanın %25′inden uzun sürmesi olarak tanımlanır).
• [...]
İyileşme süreci
Kemik kırıkları granülasyon dokusu oluşumuyla iyileşir, fibröz tamir olur ve bunu fibröz granülasyon dokusu içinde yeni kemik oluşumu takip eder.
Kırık tipleri
Kırıklar çevre dokularla ilişkilerine göre ikiye ayrılırlar:
• Basit (simple): dış ortamla temas yoktur, yani kemiği örten deri veya müköz membran sağlamdır, infeksiyon kapma olasılığı daha azdır.
• Bileşik (compound) kırık: dış ortamla kırık arası direkt temas vardır, örneğin üstteki derinin laserasyonuyla beraber tibia kırığı, infeksiyon kapma olasılığı daha fazladır.
Kırıklar için kullanılan diğer tanımlayıcı terimler:
• [...]
Kırıklar
Kırık kemik devamlılığında bir kesinti olmasıdır. Her tür devamsızlık, sırf kortekste olan devamsızlık bile bir kırıktır. Kırıklar kemiğin en sık rastlanan anomalisidir ve fiziksel travma sonucu oluşurlar.
İskelet sisteminin sifilizi
iki tipi vardır, ikisi de bugün nadirdir:
• Konjenital: osteokondrit ve periostit.
• Akkiz: periostit ve gom.
Tüberküloz osteomyeliti ve Pott hastalığı
Tüberküloz osteomyelitinde ilik kavitesi hızla büyüyen ve trabeküler ve kortikal kemiği destrükte eden kazeöz granülomları içerir.
infeksiyon genelde küçük çocuklar veya yaşlılarda bir akciğer foküsünden hematojen yayılımladır. Vertebra cisimleri (Pott hastalığı) en sık etkilenen alandır (vakaların %50’sinde etkilenir) ancak uzun kemikler, parmaklar ve eklemler de etkilenir.
iyileşme antitüberküloz tedaviyle önce fibrosis, ardından da yeni kemik oluşumuyladır.
İnfeksiyonlar ve Travma
Piyojenik osteomyelitis
Kemiğin bu infeksiyonu tipik olarak korteks, medulla ve periosteumu etkiler ve en sık olarak 12 yaşın altındaki çocuklarda görülür. En sık neden olan organizmalar Escherichia coli (özellikle süt çocukları ve yaşlılarda) ve
Salmonella (özellikle orak hücreli anemi hastalarında)’dır.
infektif organizmalar kemiğin medüller kavitesine iki yolla girerler:
• Açık yaradan direkt olarak, özellikle açık kırık varken. Kemik [...]
Hiperparatiroidizm
Artmış PTH sekresyonu osteoklastik kemik rezorpsiyonu stimüle eder ve ostoeblastik kemik depozisyonunu inhibe eder.
Kemiğin Paget hastalığı (osteitis deformans)
Aşırı kemik rezorpsiyonunun ve depozisyonunun olduğu bu kronik hastalık özellikle kafatası, vertebra, pelvis ve uzun kemikleri etkiler. 40 yaşından önce nadir olmakla beraber bundan sonra yaşla insidansı artar, erkekler kadınlardan daha sık etkilenir.
Etyoloji-Biiinmemektedir ancak son deliller osteoklastiardaki bir paramyxovirüs infeksiyonunu düşündürmektedir.
Patogenez-Büyük, anormal, çok çekirdekli osteoklastlar trabeküler ve kortikal kemikte destrüksiyonla beraber giden aşırı kemik erozyonuna [...]
Osteopetrosis (mermer kemik hastalığı; Albers-Schönberg hastalığı)
Bu nadir kalıtımsal bozukluk özellikle vertebra, pelvik kemikler ve kostalarda olmak üzere tüm kıkırdak kemiklerde artmış dansiteyle karakterizedir.
Patogenez-Artmış kemik dansitesinin osteoklastlar tarafından kemik resorpsiyonundaki bir bozukluğa sekonder olduğu düşünülmektedir.
Görünüm-Kıkırdak kemikte, korteks ve medullaya belirgin bir ayırım yoktur, kortikal kompakt kemik böylece, kansellous kemikten yoksun medulla içine doğru uzanır.
Etki-Kemikler çok denstir ancak aşırı derecede hassas ve [...]
Mukopolisakkaridozlar
Mukopollisakkarid (dermatan sülfat ve heparin sülfat gibi glikozaminoglikanlar) metabolizmasının oto-zomal resesif bir grup bozukluğudur. Beyin ve diğer dokuların hücrelerinde anormal sübstrat birikimiyle sonuçlanır.
Ana bozukluklar Hürler sendromu (gargolism) ve Hunter sendromudur. Her ikisi de çok değişken klinik özelliklerle ilişkilidir, bunlar arasında eklem sertliği ve kısa boy vardır.
Osteoporoz
Menopoz sonrasında kadınlar kemik kaybı riski ile karşı karşıyadır, ancak erken tanı ile geleceğinizi koruyabilirsiniz.
Menopozdan sonra pek çok kadında osteoporoz ile sonuçlanabilen kemik kaybı gelişir. Ancak, göreceli olarak, oldukça az sayıda osteoporozlu kadına tanı konmuş ya da tedavi uygulanmıştır.
Kemik kaybının pek çok belirtisinin sessiz olduğunu bilmeniz çok önemlidir. Bu nedenle, daha sağlıklı bir geleceği garanti [...]
Kemik matriksinin bozuklukları Osteogenezis İmperfekta
Anormal kollajen formasyonuna bağlı olarak anormal derecede kırılgan ve frajil kemiklerle karakterize nadir görülen heterojen bir grup konjenital bozukluktur.
Etyoloji-Tip I kollajeni kodlayan gendeki mutasyon osteoidde anormal kollajen oluşumuyla sonuçlanır. Kalıtım şekli dominant ya da resesif olabilir.
Görünüm-şiddeti değişmekle birlikte şu anormallikler genelde mevcuttur:
• Kemikler: Narin ve ince trabekülalıdır, ancak mineralizasyon normaldir. Kemiklerdeki yaygın zayıflık şiddetli [...]
Kemik Yapısının Bozuklukları
Akondroplazi
Enkondral ossifikasyonun bu herediter bozukluğu kısa eksîremitelere bağlı cücelikle sonuçlanır.
İnsidansı-yaklaşık 10000 doğumda bir görülür ve cüceliğin en sık nedenidir.
Etyolojı-Otozomal dominant, ancak normal ailesi olan çocuklarda da birden görülmesine neden olan yüksek bir spontan mutasyon insidansı vardır (baba yaşının artmasıyla insidans artar).
Patogenez-Kemik büyümesi sırasında epifizdeki kıkırdak hücrelerinin normal sütun formasyonu olmaz ve bu da kıkırdak kemiklerde [...]
Neoplastik hastalıklar
Prostatik karsinom
Prostata ait bir adenokarsinomdur . Erkeklerde görülen ikinci en sık kanser tipidir ve insidansı artış göstermektedir. 55 yaş öncesinde nadir gözlenirken, 60 ile 85 yaşları arasında pik insidansa ulaşmaktadır.
Etiyolojisi kesin olarak bilinmemektedir, fakat herhalde hormonlarla ilişkilidir (azalmış androjenler).
Prostat periferindeki esas prostatik bezlerden gelişmektedirler. Bu nedenle, üretral obsturksiyona bağlı mikturisyon zorluğu gibi semptomlar gelişmeden önce [...]
Makroskopik olarak:
• Hiperplastik glandüler asinilerin nodüler paterni, fibröz stroma aracılığı ile ayrılmışlardır. Bazı nodüller kistik dilatedir ve sütümsü sıvı içerirler.
• Diğer nodüller çok sayıda kalsitik içerirler (corpora amyiacea)
Mikroskopik olarak, hiperplastik asinilerin epiteli (normalden daha geniştir), uzun, silindirik epitel hücreleri tarafından sınırlandırılmıştırlar ve irregüler papiller kıvrımlar oluşturabilirler.
infarkt, hemorajik sınırlı nekrotik alanlara sebep olmaktadır. Özellikle mesane [...]
Prostat hastalıkları
Benign prostat hiperplazisi
Prostatta en sık karşılaşılan hastalıktır. Prostatın neoplastik olmadan genişlemesi olan bu durum 70 yaş üzerindeki yaklaşık her erkeği tutmaktadır, fakat 45 yaştan itibaren sıklık ve şiddetinin arttğı bulunmuştur.
Etyopatogenez kesin olarak bilinmemekle birlikte, androjen-östrojen dengesizliği sonucu olarak oluştuğuna inanılmaktadır. Periüretral (santral) prostatik bezler (periferdeki esas prostatik bezler değil) hormon duyarlıdırlar ve hiperplaziye gidebilirler.
Tutulan loblar:
• [...]
Metastatik tümörler
Özellikle akut lösemide olmak üzere, tümörlerin testise yayılımları ara sıra olabilmektedir.
Malign lenfomalar
Non-Hodgkin tipi lenfoma, genellikle az differansiye B hücrelerinden kaynaklanan, diffüz paterne sahip olan lenfomadır. Bu tümörler, testis tümörlerinin yaklaşık %7’sini oluşturmaktadır ve pik insidans 60 ve 80 yaşları arasındadır.
Sertoli hücreli tümör (androblastom)
Tübüllerdeki normal Sertoli hücrelerine benzeyen hücrelerden oluşmuş, iyi sınırlı bir tümördür. Lezyonların büyük çoğunluğu benigndir.
interstisyel (Leydig) hücreli tümör
Testisin interstisyel ya da Leydig hücrelerinden köken alan, nadir gözlenen bir tümördür. Androjenleri, östrojenleri ya da her ikisini ürünleyebilirler ve sonuç olarak çocuklarda sekonder seks karakterlerinin erkenden gelişmesine, erişkinlerde ise libido kaybı/jinekomastiye sebep olmaktadırlar.
Bu tümörlerin büyük çoğunluğu benigndir, fakat çapı 5 cm’den büyük olanlar ve mitoz gösterenler, malign karakterde davranmaktadırlar
Neoplastik hastalıklar
Testis tümörleri nispeten az görülmesine karşın, büyük çoğunluğunun genç erkeklerde ortaya çıkması açısından önem kazanmaktadırlar. Bu yaş grubunda en sık karşılaşılan malignansi formu olmaktadırlar.
insidans, sık değildir (ancak %1-2′yi tutar), ancak özellikle Danimarka olmak üzere birçok batı ülkesinde insidansta artış gözlenmektedir.
Tipik olarak erken erişkin hayatta gözlenirler ve özellikle 20-45 yaş grubu arasında oldukça önem arz etmektedirler.
Etyolojileri [...]
Varikosel
Spermatik kordun pampiniform pleksusundaki venlerde meydana gelen variköz dilatasyonlardır.




