Lökositoz tipleri
• polimorfonükleer lökositoz (nötrofili): nötrofil sayısında artış (en sık lökositoz nedeni)
• monositoz: monosit makrofaj hücrelerinin sayısında artış
• eozinofil lökositozu (eozinofili): eozinofil sayısında artış
• bazofil lökositozu (bazofili): bazofil sayısında artış
• lenfositoz: T ve/veya B lenfosit sayısında artış
LÖKOSIT VE LENF NODU HASTALIKLARI
Lökopeni
Lökopeni, dolaşımdaki lökositlerin sayısındaki azalma olarak tanımlanır.
Beyaz kürelerin reaktif proliferasyonu Lökositoz
Lökositoz dolaşımdaki lökositlerin sayıca artışını ifade eder.
Nötropeni
Nötrofil granulositlerin eksikliği olan nötropeni en önemli lökopeni tipidir.
Normal nötrofil sayısının alt sınırı litrede 2.5×109ldir (ancak siyah ırk ve ortadoğuda alt sınır 1.5×107l’dir). Bunların altındaki değerler nötropeni olarak sınıflanır.
Nötropeni tek başına olabileceği gibi genel pansitopeninin bir parçası da olabilir.
Klinik özellikler nötropeninin derecesine bağlıdır:
• hafif: genellikle asemptomatiktir
• orta-ağır (<0.5×1071): infeksiyon riski ve şiddeti [...]
Senil amiloidoz
Genellikle serum transtretinin (prealbumin) yaşlılarda kalpte ve çeşitli organların damar duvarlarında az miktarda birikmesiyle olur. Ancak sadece az sayıda vakada önemli bir belirti veya bulgu olur.
Endokrin amiloidoz
Amiloid sıklıkla peptid hormon üreten tümörlerin stromasında bulunur. Özellikle tiroidin medüller karsinomunun (kalsitonin üreten interfolliküler C hücre tümörü) bir karakteristiğidir. Bu tabloda amiloid, p sheei konfigürasyonunda dizilmiş kalsitonin prekürsör proteinlerini içerir.
Tip II diabette, pankreasın p hücreleri tarafından aşırı miktarda üretilen amilin, adacık amiloidi olarak birikir.
Lokalize amiloidoz
En sık sinir sisteminde, Alzheimer hastalığı veya normal yaşlanma sürecinde (serebral anjiopati) görülür. Amiloid p – proteini veya A4 proteini adını alan peptid parçalarından oluşur. Her ikisi de normal nöronal membran proteini olan Alzheimer prekürsör proteininden (APP) köken alır.
Kalıtsal amiloidoz
Amiloidozun kalıtsal formları nadirdir ve Ailesel Akdeniz Ateşi (Familial Mediterranean Fever) (AA tipi) ve ailevi nöropatik formlarını (AF, prealbumin tipi) içerir.
Hemodializ ile ilişkili amiloidoz
Bu amiolidoz, kronik böbrek yetmezliği için yapılan uzun süreli hemodializ tedavisiyle ilişkilidir. Biriken amiloidin p2-mikroglobulin olduğu düşünülmektedir ve AH (hemodializin H’si) tipi olarak adlandırılır.
Artropati ve karpal tünel sendromu klinik özellik-lerindendir.
Myelom ile ilişkili amiloidoz
Bu amiloid immünglobulin hafif zincirlerinden (ve/veya değişken bölgelerinden) meydana gelir ve AL tipi olarak adlandırılır, immünglobulin hafif zincirleri, genellikle aşağıdaki tablolardan biriyle ilişkili olarak çoğalan plazma hücreleri tarafından üretilir:
• Multiple myelom
• VValdenström makroglobulinemisi
• Ağır zincir hastalığı
• Primer amiloidoz
Primer amiloidoz klinik olarak myelomun saptanamadığı durumlarda meydana gelen myelom ile ilişkili [...]
Reaktif sistemik amiloidoz
Bu amiloid, protein A’dan oluşur ve AA tipi olarak adlandırılır. Karaciğerde sentezlenen ve çok sayıdaki akut faz reaktanı proteinlerden (birçok hastalıkta serum konsantrasyonları arttığı için bu adı alırlar) biri olan serum amiloid A’dan köken alır.
Reaktif amiloidozun her zaman predispozan bir nedeni vardır ve bu her zaman kronik inflamatuar bir hastalıktır:
• kronik infeksiyonlar (ör. [...]
Amiloidoz sınıflaması
Klinik olarak amiloidoz organ tutulumu ile kendini gösterir: Tutulum sistemik veya lokal olabilir;
• sistemik: özellikle damar duvarlarında ve bazal membranlarda biriktiği için birçok dokuyu etkileyebilir. Genellikle fatal olan bu tabloda ölüm renal veya kardiyak tutuluma bağlıdır.
• lokal: tek bir doku veya organı etkiler. Nadiren belirli predispozan bir neden olmadan oluşabilir. En sık [...]
Amiloid oluşumu
Amiloid oluşumu iki şekilde meydana gelebilir:
• normal prekürsör peptidin anormal miktarda birikimi (genellikle görülen şekli): örneğin multiple myelomdaki immünglobulin hafif zincirleri veya akut faz yanıtındaki serum amiloid A proteini. Aşırı üretime, azalmış yıkıma veya proteinin azalmış atılımına bağlı olabilir.
• normal düzeyde anormal (amiloidojenik) peptid olması (nadirdir): örneğin transtiretin veya gelsolin polimorfizmleri
Makrofajların prekürsör proteinleri [...]
AMİLOİDOZ
Amiloidin tanım; ve kimyasal yapısı
Amiloidoz, anormal ekstrasellüler fibriler protein olan amiloidin çeşitli dokularda birikmesidir. Amiloid, antiparalel, p sheet yapısında dizilmiş prekürsör pep-tidlerin düzgün, fibriler, sert bir ağ yapısı oluşturmasıyla meydana gelir. Histolojik olarak parlak pembe hyalin görünümündedir ve en iyi bilineni Kongo kırmızısı olan çeşitli boyalarla boyanır.
Patogenez
HIV zarflı bir RNA retrovirusudur ve yüzeyindeki glikoprotein gp120 aracılığıyla T helper ve çeşitli monosit/makrofaj sistemi hücrelerinin üzerindeki CD4 reseptörlerine bağlanır.
• Hücre içine girişin ardından, virüs kabuğunu kaybeder ve reverse transkriptaz enzimiyle viral DNA’nın hücre kromozomunda entegre olmasını sağlar.
• Önceleri intrasellüler faktörler ve CD8+ sitotoksik T hücrelerin aracılık ettiği hücresel immünite nedeniyle [...]
Kazanılmış immünyetmezlik sendromu (AİDS)
insan immünyetmezlik virüsünün (HlV-human immunodeficiency virüs) neden olduğu bu sendrom hücresel immünitede belirgin defekt ile karakterizedir. Birlikte lenfopeni ve T lenfosit yanıtlarında azalma vardır.
Genellikle etken HIV-1 olmakla birlikte virüsün diğer bir tipi olan HIV-2 Afrika’daki AİDS vakalarıyla ilişkili bulunmuştur.
Başlıca üç bulaşma yolu vardır: cinsel temas, kan yolu (transfüzyon veya kontamine iğneler) ve maternal (plasentadan veya [...]
Sekonder immünyetmezlikler
Ekstrinsik veya çevresel nedenlerle oluşan immünyetmezlikler sekonder immünyetmezliklerdi
Ağır kombine immünyetmezlik (SCID-Severe Combined İmmunodeficiency)
Lenfositik kök hücrelerin bu kalıtsal eksikliği şunlarla karakterizedir:
• Hem T hem B lenfositlerin eksikliği
• Dolaşımdaki immunglobulinlerin yok sayılacak kadar az olması
• Son derece azalmış hücresel immünite
• Hipoplastik timus
X’e bağlı veya otozomal resesif geçiş gösterebilir. Yaşamın ilk günlerinde büyüme gelişme geriliği ve süregelen infeksiyonlarla kendini gösterir.
Ölüm genellikle ilk 2 yılı içinde multiple-infeksiyonlar [...]
DiGeorge sendromu (timus hipoplazisi)
Bu nadir görülen konjenital hastalık üçüncü ve dördüncü bronşial arkların gelişimindeki duraksama nedeniyle timus ve paratiroid bezlerinin neredeyse tamamının yokluğu sonucu meydana gelir.
immünglobulin düzeyleri normaldir ancak dolaşımdaki T lenfosit sayısı az olduğu için hücresel immünite de bozukluk vardır.
Hastalarda tipik olarak bir infeksiyon triadı vardır: kandidiasis, pneumocystis pnömonisi ve persistan diare.
Bu sendrom ayrıca hipokalsemi (hipoparatiroidiz-me bağlı) [...]
izole IgA eksikliği
immünyetmezliklerin en sık formu olan bu hastalık 700 beyazdan 1 ‘ini etkiler (diğer etnik gruplarda çok nadirdir). Vakaların çoğu sporadiktir ancak bazı hastaların ailelerinde çeşitli antikor yetmezliklerine rastlanır.
Kan dolaşımında yüzey IgA taşıyan B lenfositler immatürdür ve IgA salgılayan plazma hücrelerine farklılaşamazlar.
Hastalar sinopulmoner infeksiyonlara ve barsakların Giardia, Salmonella ve diğer enterik patojenlerle kolonizasyonuna eğilimli olurlar.Bu tabloyla [...]
Genel değişken (Common variable) immünyetmezlik
Bu edinsel tip agamaglobulinemi 3. dekadda özellikle bakteriel infeksiyonlara artmış duyarlılıkla kendini gösterir. Geç başlangıçlı hipogamaglobulinemi olarak da bilinir.
Etiyolojisi bilinmemektedir ancak viral bir infeksiyonun ardından gelişebilir, örn. Epstein-Barr virusu
Kalıtsal olmamakla birlikte sıklıkla MHC haplotiplerinden HLA-B8 ve HLA-DR3 ile ilişkilidir.
Patogenez değişkendir ve aşağıdakilerden birine bağlı olabilir.
• B lenfositlerdeki intrinsik bir defekt nedeniyle fonksiyonu bozuk, [...]
Bruton’un X’e bağlı agamaglobulinemisi
X’e bağlı resesif geçiş gösteren bu hastalık, etkilenen erkeklerde 4 ay ile 2 yaş arasında tekrarlayan infeksiyonlar tablosuyla ortaya çıkar (anneden geçen IgG daha erken dönemlerdeki infeksiyonlardan korur). Bu hastalık pre-B hücrelerinin matür B hücrelere dönüşememesinden kaynaklanır ve aşağıdaki özelliklerle karakterizedir:
• B lenfositleri ve plazma hücrelerinin eksikliği
• Yok sayılacak kadar düşük immünglobulin [...]
IMMÜNYETMEZLIKLER
Primer İmmünyetmezlikler
Yenidoğanın geçici fizyolojik agamaglobulinemisi
Genellikle 3-6 ay arasında görülen antikor düzeylerindeki bu geçici düşme bebeğin kendi antikorları yeterli düzeyde üretilmeden (sırayla IgM, IgG ve IgA üretilir) anneden geçmiş olan IgG düzeyinin düşmesine bağlıdır.
Prematürlerde bu tablo daha şiddetli ve uzun süreli olabilir.
Etkilenen bebekler, B hücreleri olmasına rağmen B hücrelerinin antikor üretimine yardımcı olan CD4 T hücreleri [...]
Myastenia gravis
Nöromusküler kavşaktaki asetilkolin reseptörlerinin otoimmün yıkımıyla oluşur.
Vitiligo
Melanositlerin otoimmün yolla hasarı yama tarzında pigmentasyon kaybına neden olur.




