El Titremesi ve Tedavisi
Titreme, istemsiz olarak tekrarlayan ince ritmik sarsılma hareketleridir. Vücudun her yanında görülebilmekle beraber en çok elleri ve başı tutar. Zaman zaman da ayak ve bacaklarda belirti verir. Ailevi olarak da görülebilen sebebi bilinmeyen tip titremeler, en sık karşılaşılan şekillerdir. Bu tür titremeler en çok bir bardak kaldırırken ya da el ile bir şeyi işaret ederken [...]
Felç ve Geçici İskemik Atak(TIA)
Amboli kalpteki pıhtılardan ve kalp kapakçıklarındaki kalıntılardan da kaynaklanabilir.
TIA’lar kısa ve geçici olmaları itibarıyla felçlerden farklıdır. Semptomlar yani belirtiler genellikle ani olarak gelişir, birkaç saat sürer ve 24 saatten az bir süre içinde ortadan kaybolur. Aslında, kan akışı, beyin dokusunun kalıcı olarak zarar görmeyeceği şekilde yeteri kadar çabuk tekrar oluşmuştur.
TIA’lar, kişinin ilerde bir felç ile [...]
Felçlerin Önlenmesi
Felçler, maalesef çok yaygın olmakla birlikte, önlenebilirdirler. Bir nöroloji uzmanı olarak, hemen hemen her gün, bir felçten muzdarip insanlar görüyorum. Dün mutluydular, sağlıklı insanlardı; bugün ise konuşamıyor, anlayamıyor ya da vücutlarının bir yanını hareket ettiremiyorlar.
Çok sık olarak, geçici iskemik atak (TIA) geçirmişler. Ama buna rağmen bu hususta doktorlarına başvurmamışlar. Bazen, bir felç riskiyle karşı karşıya [...]
Nörotransmiter’ler: Nöronlar ile Konuşan Nöronlar
Beyin, kendi binlerce nöronu (sinir hücreleri) koordine bir şekilde diğer binlerce nöron ile iletişim kurmadıkça, hiçbir şey yapamaz ve hiçbir şey algılayamaz. İletişim, belli nöronların “açılmasını” ve diğer bir nörona ya da nöron grubuna mesaj göndermesini gerektirir. Genellikle, mesaj uzun bir mesafe boyunca seyahat etmek zorundadır.
Çevrimdeki son nöron, mesajı almalı ve bir fonksiyon icra etmek [...]
Beyni Tedavi Eden Doktorlar
Beyin ve sinir sisteminin tıbbi durumunu ilk belirleyenler genellikle birincil bakım doktorlarıdır. Baş ağrıları gibi sıkça rastlanan pek çok sorun için, uzman hekime gerek yoktur.
Nöroloji uzmanları, beyin ve sinir sisteminin durumunu teşhis ve tedavi etmek üzere uzmanlaşmış doktorlardır. Ama, ameliyat yapmazlar. Neurosurgeons beyin ve sinir sisteminin diğer kısımlarına yönelik ameliyatları gerçekleştirirler. Onkoloji (kanser) uzmanları, beyin [...]
Beyinin Fonksiyonları
Beyinin kodeksinin her yarımküresi dört özel loba bölünmüştür:
Ön lop, çeper lobu, şakak lobu ve arka kafa lobu. Genellikle, ön lop hareket, planlama ve lisan ifadesini kontrol eder. Çeper lobu hisleri tercüme eder. Arka kafa lobu, görmeyi algılar ve tercüme eder. Şakak lobu, işitme, uzun vadeli hafıza, davranış ve lisan anlama ve ifadesi hususlarında etkilidir. Hafıza [...]
Beyin ve Sinir Sistemi
Beyin, vücuttaki en olağanüstü organdır. Hareket ve kalbin pompalamasını sağlamak gibi çok sayıda mekanik fonksiyonu düzenler. Ama aynı zamanda konuşma, düşünme, hafıza, hisler, zevk, acı, rüyalar ve yaratıcılıktan da sorumlu olan organdır. , İnsanoğlunun pek çok organı, diğer hayvanların organlarıyla benzerdir. Ama bizi insan kılan organ, beynimizdir.
Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve omurilik, birlikte, merkezi sinir [...]
Yağ embolisi
Yağ embolisi :
Genellikle kemik travmalarında görülen bir komplikasyondur. Travmatik sahadan hareket eden yağ tanecikleri venöz dolaşıma karışarak embolilere sebep olurlar. Venöz dolaşıma giren yağ tanecikleri sağ kalp ve akciğere ve oradan da büyük dolaşıma karışarak bütün organlara özellikle beyin ve böbreklere giderler. Akciğerdeki yağ embolisi nefes darlığı, siyanoz, öksürük ve kanlı balgam ile kendini belli [...]
Parasempatik innervasyonun kesilmesinin etkileri
Parasempotik innervasyon kesilmesinin en sık olduğu bölge duedonal ülserin tedavisi için vagus siniridir (vagotomi) intestinal ülserlerin bakteriyel etyolojisinin (Helicobacter pylori) bilinmesine bağlı olarak şimdi daha az olmaktadır.
Yararlı etkileri
Yararı direkt vagal uyarının kesilmesine bağlı olarak asit ve pepsin salınımının azalmasıdır (ve düşük dereceye kadar da antral gastrik sekresyonunun azalması).
Zararlı etkileri
Gastrik korpusun reseptif relaksasyonunun ortadan kalkmasıyla ve [...]
Feokromasitoma
Adrenal medullanın kromaffin hücrelerinden gelişen nadir görülen bir tümördür, 1000 hipertansiyon vakasının 1′inde görülür. Büyük çoğunluğu sporadiktir ama yaklaşık %10′u da ailevidir. Çoğu benigndir, ama yaklaşık %5′i maligndir.
Etkileri katekolominlerin aşırı salınımının sonuçlardır, yani hipertansiyon, hipermetabolizma, hiperglisemi. Aynı zamanda solukluk, baş ağrıları, terleme ve sinirlilikte vardır.
Diğer endokrin neoplazileriyle birlikte olabilir, isimleri:
• Multipl endokrin neoplazi sendromu (özellikle [...]
Sempatik yolun travma/cerrahi kesilmeleri
Cerrahi sempatektomiler bazen şu gibi durumları rahatlatmak amacıyla uygulanır:
• Raynaud fenomeni: dijital arterlerin vazospastik konstriksiyonu sonucu parmaklarda solukluk, ağrı ve hissizlik olur; ekstremitenin perfüzyonunu düzeltmek için sempatektomi uygulanır.
• Kozalji: ekstremitelerin ana periferal arterlerinde (örn median, ulnar, siatik) hasarı takiben oluşan şiddetli yanıcı ağrı, sempatik reflekslerin bozulmasına bağlı oluşur.
Horner sendromu
Gözün sempatik innervasyonunun kaybolduğu sık olmayan bir durumdur. Şunlarla karakterizedir:
• Pupiller konstriksiyon (miyozis) pupilier konstriktörün karşılanmamış hareketine bağlı.
• Üst göz kapağında parsiyel ptozis (düşme) üst göz kapağında levator kasındaki düz kas liflerinin paralizisine bağlı.
• Enoftalmus (yuvasına gömülmüş göz).
• Yüzün etkilenmiş tarafında terlemenin kaybı.
Von Hippel-Lindau hastalığı
Bu otozomal dominant bir hastalıktır;
• Retina ve beyinde multipl hemangiomlar,
• Serebellumun benign neoplasmları (hemangioblastoma),
• Böbrek ve pankreasta kistler,
• Artmış renal adenokarsinoma ve feokromasitoma insidansı,
• Polistemi: (hemangioblastoma eritropoietin üretimiyle ilgilidir) ile karakterizedir.
Tüberoz skleroz
Epilepsi ve mental retardasyona yol açan otozomal dominant hastalık, 100.000 kişide 1 görülür. Beyinde karakteristik tüberler görülür gyrusların tepesinde yaklaşık 1-3 cm boyutunda; sıkı-beyaz nodüller. Nöronların ve astrositlerin hamartomatöz aşırı gelişiminden kaynaklanır, aynı zamanda retinal hamartomlar ve deri lezyonlarıyla (anjiofibromalar) birliktedirler.
Nörokutanöz sendromlar
Nörofibromatozis tip I (Von Recklinghausen hastalığı)
3000′de 1 görülen otozomal dominant bir hastalıktır. Hastalığın ibareleri değişkendir. Fakat sıklıkla deri ve sinirlerde multipl benign fakat görünümü bozan tümörler-nörofibromalar oluştururlar.
İris hamartomlarıyla, pigmente deri lezyonlarıyla (cafe aulait lekeleri) ve diğer birçok neoplasmla birliktedir. MPNST gelişme riski artmıştır.
Nörofibromatozis tip II (Bilateral akustik nörofibromatozis)
100.000′de 1 görülen otozomal dominant bir hastalıktır.
Klinik özellikler, [...]
Malign periferal sinir kılıfı tümörü
Bu nadirdir ve vakaların %50’sinde tip I nörofibromatozis ile ilişkilidir daha önceden varolan bir nörofibromadan köken alırlar. Periferal mikst motor ve duyusal sinirlerden gelişir: kranial sinir tutulumu nadirdir.
Malign dönüşüm genellikle hızlı genişleme ve ağrıyla haber verir. Neoplasmlar sarkomlar gibi davranır ve sıklıkla ölümcüldür.
Nörofibroma
Epînörium ve endonöriumun nöral krest hücrelerinden kaynaklanan bu neoplasm, küçük sinirlerden derin majör sinirlerden ve retroperitoneal dokularla gastrointestinal sistemin sinirlerinden kaynaklanır. Kranial ve spinal sinirler nadiren etkilenir.
Makroskopik görünüm aşağıdaki gibidir:
• Nodüler lezyonlar: deride (dermal nörofibroma) veya sinir gövdesi boyunca tanımlanmış kitle oluşturan belirgin tümörler.
• Pleksiform lezyonlar: geniş alanlarda siniri etkileyen, diffüziğ biçimli sinir genişlemeleri.
Mikroskopik olarak, [...]
Periferal sinirlerin neoplazmları
Bu benign neoplasm, sinir kılıflarının Schvvann hücrelerinden köken alır. Periferal sinirlerin en sık görülen tümörüdür; erişkinlerde daha sıktır ve kadın > erkek.
intrakranial kökler, spinal sinirler ve periferal sinirlerden, duyusal sinir tercihi yaparak, köken alır. Kraniumda en sık tutulan bölge (tüm schwannomaların %80-90′ı) serebellopontin açıda 8. kranial sinirin vestibuler dalıdır akustik nörinom.
Sinir kompresyonu bilhassa intrakranial alanda [...]
Malignansilerle ilişkili nöropatiler
Kanser hastaları tek tek sinirlere veya pieksusa direkt infiltrasyon sonucu sıklıkla nörolojik semptom gösterirler.
Toksik nöropatiler
Bir çok toksin periferal sinirlerde hasar yapar. En sık görülen toksinler:
• ilaçlar: izoniazidler, sülfonamidler, vinka alkoloidleri, Dapson ve klorokin.
• Alkol: kronik suistimal vakalarında.
• Endüstriyel toksinler: akrilamid, hexan, organafos-fatlar, kurşun, arsenik, civa.
Başlangıçta eldiven-çorap tarzında yayılım vardır fakat toxsine maruziyetin uzaması durumunda defisit alt baldırlara ve önkola yayılır.
Vitamin eksiklikleri
Vitamin eksiklikleri periferal nöropatilerin önemli sebeplerindedir. Özellikle önemli olanlar vitamin B-1 (Tiamin) B12, B6 (piridoksin) ve E’dir.
Tiroid disfonksiyonu
Hafif kronik sensorimotor nöropati bazen hem hipotiroidizmde (daha sık) hem hipertiroidizmde görülür.
Böbrek yetmezliğinde üremik nöropati
Kronik böbrek yetmezlikli hastaların yaklaşık %60′ında dializ başlangıcında üremik nöropati semptomları bulunur. Tercihen alt ekstremitelerin tutulmasıyla ağrı ve parestezi şeklinde kendini gösterir. Dializ sıklıkla semptomları düzeltir.
Patogenez
Sinirleri besleyen kan damalarının vasküler oklüzyonu nöronal atrofiyle sonuçlanır.
Dört tipi vardır:
• Simetrik ve öncelikle duyusal polinöropati.
• Otonomik nöropati.
• Proksimal ağrılı motor nöropati.
• Kranial mononörit (başlıca kranial sinir İli, IV ve VI).
Diabetes mellitusta periferal nöropati
Hem tip I hem tip II diabetes mellitusta oluşur, klinikte prevalansı %10-60′dır, ama sinir iletim çalışmaları yapıldığında %100′e kadar çıkabilir. Hastalık süresinin uzamasıyla prevalans artar.




