Kadın Üreme Sistemi
Bir kadının üreme sistemi, vücudun hem iç hem de dış bölümlerinden oluşur. Kadın üreme sisteminin (vulvanın) dışardan bakıldığında görülebilen bölümleri şunlardan oluşur:
Venüs tepesi Kasık kemiğini örten deri ve dokudur. Ergenlik çağından sonra Venüs tepesi kıllarla kaplanır.
Labia majora (Dış/Büyük dudaklar) ve labia minora (iç/ küçük dudaklar) Labia Latincede “dudaklar” anlamına gelmektedir. Dış dudaklar, iç dudaklar [...]
Neoplastik hastalıklar
Prostatik karsinom
Prostata ait bir adenokarsinomdur . Erkeklerde görülen ikinci en sık kanser tipidir ve insidansı artış göstermektedir. 55 yaş öncesinde nadir gözlenirken, 60 ile 85 yaşları arasında pik insidansa ulaşmaktadır.
Etiyolojisi kesin olarak bilinmemektedir, fakat herhalde hormonlarla ilişkilidir (azalmış androjenler).
Prostat periferindeki esas prostatik bezlerden gelişmektedirler. Bu nedenle, üretral obsturksiyona bağlı mikturisyon zorluğu gibi semptomlar gelişmeden [...]
Makroskopik olarak:
• Hiperplastik glandüler asinilerin nodüler paterni, fibröz stroma aracılığı ile ayrılmışlardır. Bazı nodüller kistik dilatedir ve sütümsü sıvı içerirler.
• Diğer nodüller çok sayıda kalsitik içerirler (corpora amyiacea)
Mikroskopik olarak, hiperplastik asinilerin epiteli (normalden daha geniştir), uzun, silindirik epitel hücreleri tarafından sınırlandırılmıştırlar ve irregüler papiller kıvrımlar oluşturabilirler.
infarkt, hemorajik sınırlı nekrotik alanlara sebep olmaktadır. Özellikle mesane [...]
Prostat hastalıkları
Benign prostat hiperplazisi
Prostatta en sık karşılaşılan hastalıktır. Prostatın neoplastik olmadan genişlemesi olan bu durum 70 yaş üzerindeki yaklaşık her erkeği tutmaktadır, fakat 45 yaştan itibaren sıklık ve şiddetinin arttğı bulunmuştur.
Etyopatogenez kesin olarak bilinmemekle birlikte, androjen-östrojen dengesizliği sonucu olarak oluştuğuna inanılmaktadır. Periüretral (santral) prostatik bezler (periferdeki esas prostatik bezler değil) hormon duyarlıdırlar ve hiperplaziye gidebilirler.
Tutulan loblar:
• [...]
Metastatik tümörler
Özellikle akut lösemide olmak üzere, tümörlerin testise yayılımları ara sıra olabilmektedir.
Malign lenfomalar
Non-Hodgkin tipi lenfoma, genellikle az differansiye B hücrelerinden kaynaklanan, diffüz paterne sahip olan lenfomadır. Bu tümörler, testis tümörlerinin yaklaşık %7’sini oluşturmaktadır ve pik insidans 60 ve 80 yaşları arasındadır.
Sertoli hücreli tümör (androblastom)
Tübüllerdeki normal Sertoli hücrelerine benzeyen hücrelerden oluşmuş, iyi sınırlı bir tümördür. Lezyonların büyük çoğunluğu benigndir.
interstisyel (Leydig) hücreli tümör
Testisin interstisyel ya da Leydig hücrelerinden köken alan, nadir gözlenen bir tümördür. Androjenleri, östrojenleri ya da her ikisini ürünleyebilirler ve sonuç olarak çocuklarda sekonder seks karakterlerinin erkenden gelişmesine, erişkinlerde ise libido kaybı/jinekomastiye sebep olmaktadırlar.
Bu tümörlerin büyük çoğunluğu benigndir, fakat çapı 5 cm’den büyük olanlar ve mitoz gösterenler, malign karakterde davranmaktadırlar
Neoplastik hastalıklar
Testis tümörleri nispeten az görülmesine karşın, büyük çoğunluğunun genç erkeklerde ortaya çıkması açısından önem kazanmaktadırlar. Bu yaş grubunda en sık karşılaşılan malignansi formu olmaktadırlar.
insidans, sık değildir (ancak %1-2′yi tutar), ancak özellikle Danimarka olmak üzere birçok batı ülkesinde insidansta artış gözlenmektedir.
Tipik olarak erken erişkin hayatta gözlenirler ve özellikle 20-45 yaş grubu arasında oldukça önem arz etmektedirler.
Etyolojileri [...]
Varikosel
Spermatik kordun pampiniform pleksusundaki venlerde meydana gelen variköz dilatasyonlardır.
Torsiyon
Testisin pedinkülü etrafında dönmesi mevcuttur ve venöz obstruksiyonla birliktelik göstermektedir, yani kan testise girebilmekte ancak ayrılamamaktadır. Testis şişer, ağrı da mevcuttur ve en sonunda infarkt (venöz infarkt) meydana gelmektedir, ilerlemiş torsiyonda, testisin vasküler konjesyona bağlı olarak siyahımsı renk almıştır.
Erken tanıma ve cerrahi olarak testisi bu durumdan kurtarma testisin yaşamını sürdürebilmek için gereklidir, ilerlemiş hastalıkta testisin [...]
Tunica vaginalise ait anomaliler
Tunica vaginalis ve tunica albuginea mezotel hücreleri ile çevrilidirler ve bu bölgede sıvı akümülasyonu, inflamasyon ya da tümör gelişimi (sık olmayarak) olabilmektedir.
Hidrosel
Tunica vaginalis tarafından sınırlandırılan kavitede sıvı birikimi olmasıdır. Skrotum şişmesinin en sık nedenidir.
Etyoloji:
• Konjenital patent prosessus vaginalis, sıklıkla peri-toneal kaviteye devamı olmaktadır.
• Tümörlere sekonder, epididimit, kabakulak ya da akut orşit.
Hematosel
Tunica vaginalis tarafından sınırlandırıan [...]
Testis ve epididimis hastalıkları
Konjenital anomaliler ve regresyon Kriptorşidizm
Testislerin skrotuma inmemesinden kaynaklanan bir durumdur. Doğumda yaklaşık %5 bebeğin etkilenmesine rağmen, çoğu ilk yaşta skrotuma inmektedir.
Embriyoda testisin gelişimi, genital kabartının yüksek arka duvarından olmaktadır.
Gestasyonun 7. ayı civarında, testisler arka karın duvarının aşağısına göç ederler ve inguinal ringten skrotuma inmelerinde bir kord (gubernaculum) yol gösterici olmaktadır.
Bazen bu göç, tek (%75 olguda) [...]
Skuamoz hücreli karsinom
iyi differansiye, keratinize ve invaziv olan bu tümör sıklıkla yaşlı erkeklerde görülmektedir. En sık sünnet olmamış erkeklerde olmaktadır. Önceden insan papillomavirusu ile infekte olma ile ilişkisinin olduğu düşünülmektedir.
Kolay kanayan, siğilimsi, karnabahar benzeri büyüyen kitle şeklinde karşımıza çıkar. Tipik olarak yavaş büyümektedir, ancak hastanın sıkılganlığından dolayı sıklıkla ihmal edilmektedir.
Karsinoma insitu (Oueyrat eritroplazisi)
Penil karsinoma insitu glansa sınırlıdır. Tek ya da çok sayıda, düz, kırmızı, parlak alanlarla birlikte olan non-spesifik balanitle benzerlik göstermektedir. Displaziden karsinoma in-situ’ya kadar olan bu değişiklikler penil intra-epitelyal neoplazi olarak gruplandırılabilir. Pek çok olgu HPV infeksiyonu ile birliktedir.
Lokal radyasyon ya da 5-fluorouracil kremle yoğun tedavi uygulanmazsa invazif kansere ilerleyebilmek-tedir.
Mantarlar
Diabetes mellitusu olan erkeklerde, Candida albicans tarafından oluşturulan infeksiyonlara sıkça rastlanmaktadır.
Treponema pallidum
En sık tutulan bölgeler glans ve prepisyumun iç kısmıdır, fakat ara sıra şaft tutulumu da olmaktadır.
Yakalaşık 2 ayda durum kendiliğinden iyileşirken, tedavi ile daha çabuk iyileşme sağlanabilmektedir. Tedavi edilmezse, sekonder ve tersiyer stilize ilerleme göstermektedir.
Lenfogranüloma venerum (lenfogranulma inguinale) Bu venereal hastalık, granülamatöz lezyonlarla karakterizedir. Etken, Chlamydia trachomatis’tir.
Klinik özellikler:
• Küçük primer lezyon: inokülasyon sahasında [...]
Bakteriyel infeksiyon
Glansın inflamasyonu (balanit) ve prepisyumun inflamasyonu (poşit), çok çeşitli bakteriyel organizma tarafından oluşturulabilmektedir, en sık karşımıza çıkanlar, stafilokoklar, koliformlar, gonokoklar ve Chlamydia’dır.
Glansın yüzeyinde eksuda ile birlikte, dikkat çekici konjesyon ve ödem ortaya çıkmaktadır. Eğer tedavi edilmezse, kronik skarlaşma ile birlikte ülserasyon ortaya çıkabilir.
Sfiliz-primer şankr
Soliter, sert papül (tipik olarak ağrısız) daha sonra geniş sınırlı indurasyon ve [...]
Erkek Üreme Sistemi Hastalıkları
Penis hastalıkları
İnflamasyon ve infeksiyon
Viral infeksiyon
Penisin sık görülen viral infeksiyonları, genital herpes ve genital siğiller (condyloma acuminatum)’dir.
Genital herpes
Herpes simpleks virusu tarafından oluşturulan, penil mukozanın akut infeksiyonudur. Glans peniste tipik olarak herpetik veziküller meydana gelmektedir. Veziküller, daha sonra yüzeyel ağrılı ülserler oluşturmak üzere patlamaktadırlar.
Virüs yıllar boyunca latent kalabilir. Rekürren herpes infeksiyonları, virüsün reaktivasyonu ile oluşmaktadır ve ateşli [...]
Erkekte meme
Jinekomasti
Meme dokusunun, benign nitelikte büyümesidir.
Etiyoloji-Hormonal etkiler, artmış östrojen yapımı ya da reseptör duyarlılığından ibarettir. Karaciğer hastalıkları, stilbesterol tedavisi, prostat karsinomu ve klorpromazin gibi ilaçların kullanımı ile birlikte ortaya çıkabilmektedir.
Karsinom
Meme kanserlerinin %1 ‘inden az bir kısmı erkeklerde ortaya çıkmaktadır. Bu durum Klinefelter’s sendromu ile birliktelik göstermektedir ve genellikle duktal tiptedir. Lobüler tip henüz tanımlanmamıştır.
Meme kanseri için tarama
Uterin servikste olan sitolojik metoda denk bir direkt tarama yöntemi yoktur. Primer tarama modalitesi mammografidir; ki bu da, radyasyona duyarlılığı daha az olan meme dokusuna sahip olan yaşlı kadınlarda daha etkili olmaktadır. Mammogramlarda, kalsifikasyonlar ve yumuşak doku deformiteleri gibi anormalliklere rastlanılabilir. Tarama ile bulunan lezyonların tanısı, aspirasyon sitolojisi ya da doku biyopsisi ile konmaktadır. Britanya’da [...]
Karsinom
insidans-tüm kadın kanserlerinin %20’sidir ve 35-55 yaş grubundaki kadınlarda en sık ölüm sebebidir, 45 yaşa kadar oldukça orantılı bir artış mevcutken, daha sonra bu orantı azalarak, artış devam etmektedir.
200 kat bayan üstünlüğüyle, en sık oranlar, Amerika, Batı Avrupa ve Antipodlar’dadır ve de Afrika ve Güney Asya’da en az oranlara rastlanmaktadır.
Predispozan faktörler:
• Atipik epitel proliferasyonu.
• [...]
İntraduktal papillom
Duktuslar içinde papilller yapılar oluşturacak şekilde epitel proliferasyonu mevcuttur. Yaşlı kadınlarda olur ve kanlı meme başı akıntısı oluşabilir. Papillomalar genellikle soliterdir ve karsinom riskinde artış oluşturmamaktadırlar. Bununla birlikte, nadir olarak görülen multipl intraduktal papillomlar premaligndir.
Fillodes (Phyllodes) tümörü
Tümör, stroma ve epitelden ibarettir, Stromadaki hücre yoğunluğu fibroadenomdan daha fazladır. Fibroadenomdan daha az sıklıkta görülen bu tümör daha yaşlı kadınlarda (pik insidans 45 yaş) ortaya çıkmaktadır. Klinik olarak hastalar memede kitle ile karşımıza gelirler.
Makroskopik olarak, halka dizilişi tarzında yırtmaç benzeri boşluklar ve solid alanları içeren, beyaz, lastik kıvamında lezyonlardır.
Mikroskopik olarak, değişken görünüş mevcuttur. Benign [...]
Memenin neoplastik hastalıkları
Fibroadenoma
Sık olarak gözlenen, benign bir tümördür. Hem stroma hem de epitel proliferasyonu mevcuttur. Genç kadınlarda ortaya çıkmaktadır (en sık 25-35 yaş grubunda). Tipik olarak, 1-4 cm çaplı, düzensiz, fakat mobil kitle oluşturur.







