Üreme Sistemi Patolojisi

Endometrial hiperplazi

Tipik olarak üçüncü ve dördüncü dekatlarda, östro­jenik stimülasyona yanıt olarak meydana gelmekte­dir. Hemoraji ile kendini gösterir ancak hemorajinin şiddeti ve sıklığı patolojik değişikliğin derecesine bağlı değildir.

Fonksiyonel endometrial bozukluklar

Anovuiatuar siklus
Överde ovumun gelişmesinden ve salınmasından bağımsız bir menstürel siklus mevcuttur ve bu olay reproduktif hayatın başlangıcı ve sonunda normal ve olağandır. Bazı folliküller gelişmeye başlayabilir ve bir süre için hormon sentezleyebilirler. Bununla birlik­te, bu gayretin sonucunda atrezi gelişir ve atretik follikül absorbe olur.
irregüler menstruasyonla birliktelik göstermesine rağmen dışarıdan estrojen stimülasyonunun endometriumdaki bezleri prolifere edici [...]

Endometriumun metastatik yayılımı

Endometriumun lenf nodlarında, plevra, akciğerler ve umblicusta, lenfatikler ya da kan damarları ile yayılım sonucu yerleştiğini öngörür.Hipotezlerin hiçbirisi endometriosisin tüm özelliklerini tam olarak açıklıyamamaktadır. Her üç mekanizma da farklı düzeylerde etkin olmaktadır.
Makroskopik olarak, endometrial odaklar kistik ve solid kitleler şeklinde karşımıza çıkar. Tekrarlayan kanamalara bağlı olarak, demir pigmentinin birikmesi sonucunda koyu kahverengi izlenmeleri karakteristiktir.
Mikroskopik olarak, [...]

Periton epitelinin metaplazisi

Peitoneal epitelin endometrial epitele diferansiasyonunu öngörmektedir. Ayrıca fallopian tüp epiteli diferansiasyonu da olabilmekte ve sonuç olarak endosalpingosis de ortaya çıkabilmektedir. Bu şek­ildeki bir metaplaziyi ortaya çıkaran stimuiusun ne olduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Retrograd menstruasyon

Menstruasyon boyunca endometrial fragmanlar, fallop tüplerinden peritoneal kaviteye doğru göç ederler. Normal kadınlarda bu materyal immun sistem tarafın­dan yıkılmaktadır, ancak endometriozise yatkın kadınlarda immun duyarsızlık sonucu peritoneal kavitede ektopik endometrial implantlara rastlanır.

Endometrium hastalıkları

Adenomyosis
Endometriumun myometrium derinliklerinde bulun­ması halidir.
Uterusun büyümesine sebep olabilmekte ve zaman zaman menstrüel anormallikler ve dismenore ile birlikte olabilmektedir.
Makroskopik olarak, etkilenmiş olan myometrium bölgesinde küçük, irregüler ve bir kısmı kistik olan lezyonlardır.
Myometrium tutulumu diffüz olabilir (daha sık) ya da derin endometrial nodüller tarzında fokal olabilir (nodüler adenomyosis).
Mikroskopik olarak, kas tabakasının derinlerinde, yüzeyel endometrium ile devamlılık gösteren, [...]

Uterus ve Endometrium Hastalıkları

Kronik endometrit
Endometriumun inflamasyonudur. Tipik olarak menstrüel düzensizlikle birliktedir, sıklıkla infertilite açısın­dan araştırılan hastalarda karşımızaçıkmaktadır.
Mikroskopik olarak, endometriumda lenfoid hücre­lerin ve plazma hücrelerinin infiltrasyonu mevcuttur.
Risk faktörleri-Olguların büyük kısmında inflamasyon geliştirmek için belirli bir klinik risk faktörü ile birliktelik mevcuttur
• Yakın tarihteki gebelik, düşük yapma, enstrumentasyon (% 50 olguda).
• Pelvik inflamatuar hastalık, örneğin salpenjit (%25 olguda).
• [...]

Skuamöz hücreli karsinom

Servikal karsinomların büyük çoğunluğunu, transfor­masyon zonundan ya da ektoserviksten köken alan skuamöz hücreli karsinomlar oluşturur.
ingiltere ve Büyük Britanya’da her yıl 3800 yeni serviks kanseri olgusu ortaya çıkmakta, yılda yak­laşık olarak 2000 kişi hastalıktan dolayı hayatını kay­betmektedir. Sıklıkla 50″li yaşlarda izlenmesine rağ­men 20′li yaşlardan itibaren hayatın her döneminde skuamöz hücreli karsinoma ortaya çıkabilmektedir.
CİN, preinvaziv bir lezyon [...]

CİN açısından tarama

Taramanın amacı, serviks yüzeyel epitel hücrelerinden alınan smear örneğinin sitolojik olarak incelenmesi ve hastalığın preinvasiv fazındaki atipik hücrelerin ortaya çıkarılmasıdır. Toplum taraması açısından smear örneklemesinin üç yılda bir tekrar­lanmasının yeterli olduğu öne sürülmektedir.
Tedavi anormal epitelin lokal olarak ortadan kaldırılması esasına dayanır. Bu amaçla kryoterapi, laser kullanılabilir ya da kon biyopsiyi takiben histolojik inceleme ile niteliği [...]

CİN Progresyonu

CIN’de invasif karsinoma ilerleme riski mevcuttur. Bu risk, CİN l’de en az, CİN lll’de en fazladır.
Hastalığın progresyonunu belirlemesi nedeniyle, tarama sıklığı, CIN’ın takibinde önemli bir yer oluştur­maktadır.

Servikal neoplaziler Servikal intraepitelyal neoplazi (CİN)

Transformasyon zonundaki metaplastik epitelin, preneoplastik (displastik) proliferasyonudur.
Etyoloji-HPV infeksiyonu ile kuvvetli bir ilişkisi mev­cuttur.
Risk faktörleri:
• Cinsel ilişki: bakirelerde insidans oldukça düşüktür.
• ilk ilişkinin erken yaşta olması: 17 yaşın altında sek­süel ilişkiye giren kızlarda insidans daha yüksektir.
• Cinsel temasla bulaşan hastalıklar: cinsel temasla bulaşan hastalık hikayesi olanlarda insidans daha yüksektir.
• Sigara: [...]

Seviksin inflamasyonu

Akut ve kronik servisit
Akut servisit
Servikste erozyonlu akut inflamasyon halidir. Ara sıra herpes simpleks infeksiyonu da akut servisite neden olabilir, bu infeksiyon tipik olarak vulva ve vajenin herpetik hastalığındaki gibidir.
Kronik servisit
infektif vajinit için sorumlu tutulan organizmaların (Trichomonas, Candida, Gardnerella ve gonokoklar) servikste meydana getirdiği kronik inflamatuar hadisedir. Yoğun plazma hücresi ve lenfositinfiltrasyonu ile karakterizedir.
Endoservikal polipler
Endoserviksten köken [...]

Neoplastik

Vajenin primer malign tümörleri oldukça nadirdir; skuamöz hücreli karsinom veya adenokarsinom olarak karşımıza çıkarlar.
Sekonder tümörlerine daha sık rastlanır, özellikle serviks, endometrium ve över tümörlerinin invazyonu olarak karşımıza çıkarlar. Uterus veya över kaynaklı bir malignensiden dolayı histerektomi yapılmış hasta­larda, vajinal kanama ortaya çıkarsa nedeni araştırıl­malı ve biyopsi yapılmalıdır, çünkü geride bırakılan vajen parçasında metastatik tümör görülme [...]

Vajen tümörleri

Displastik
Vaginal intra-epitelyal neoplazi (VAIN) Servikal intraepitelyal neoplaziye (CİN) göre daha nadir gözlenir. Olguların büyük çoğunluğunu daha önceden CİN ya da invasiv servikal kanser için tedavi görmüş hastalar oluşturur.

Vulvar intraepitelyal neoplazi (VİN)

Hastalar, invasiv tümör gözlenenlere göre daha gençtirler. VIN’Iİ ve ona komşu olan epitelde, HPV’ye ait değişikliklere de rastlanır. Yaşlı kadınlarda ara sıra VİN ile invasiv karsinom birlikte görülse de, VIN’ın invasiv karsinoma progresyonuun pek sık olmadığı düşünülmektedir.

Skuamöz hücreli karsinom

Tipik olarak yaşlı kadınlarda, yaygın lokal invazyon ve inguinal lenf nodlarına metastazları gözlenebilen bir hastalıktır. Olgular yeni (de novo) gelişebileceği gibi, karsinoma in-ituya kadar uzanan vulvar intraepitelyal neoplazi olarak bilinen şiddetli epitel displazisinden kaynaklanır.

Dermatofitier

Dermatofitik funguslar tarafından vulvar derinin infek-te edilmesi sonucunda, benzer ağrılı, yüzeyel inflamasyon ortaya çıkar.
Hem candida hem de dermatofitier fungisitli pesserler ya da sistemik tedavi ile tedavi edilebilirler.

Candida albicans

Normalde vajende mevcutturlar, ancak çoğalmaları genellikle normal vajen florası tarafından suprese edilmektedir (Candida eskiden Monilia olarak bilinirdi).
Candidial aşırı çoğalma açısından predispozan durumlar şunlardır:
• Gebelik/estrojen içeren kontraseptifler: kanda yük­sek estrojen konsantrasyonu.
• immünsüpresif tedavi, örneğin sitotoksik ilaçlar ve kortikosteroidler.
• Glikozüri, örneğin diabet, gebelik (şeker için renal eşik değerinin düşmesine bağlı olarak).
• Antibiyotik [...]

Mantar ve Maya İnfeksiyonu

Fungal infeksiyonlar genellikle yüzeyel dermatofitler ya da Candida albicans tarafından meydana gelir. Ge­nellikle fazla miktarda vajinal akıntı, vulvar kızarıklık ve ağrı ile kendini gösteren fungal vajinitle birliktedir.

Treponema pallidum

Cinsel temas yoluyla bulaşan bu spiroketal mikroor­ganizma sifilizden sorumlu tutulmaktadır. Hastalığın tipik olarak üç safhası mevcuttur (primer, sekonder, tersiyer).
• Primer: vulva, vajen, glans penis, perianal bölge gibi organizmanın vücuda giriş yerinde ortaya çıkan küçük, endure lezyonlardır (şankr).
• Sekonder: vulvovajinal ve perineal sahada multipl, nemli, siğilimsi lezyonlarla karakterizedir (kondilomatalata). Sıklıkla generalize lenfadenopati yanısıra; [...]

Trichomonas vaginalis

Cinsel temasla bulaşan, flajelli bir protozoandur. Tipik olarak erkeklerde asemptomatiktir, fakat kadın­larda sıklıkla vulva, vajen ve serviks inflamasyonu ile birlikte şiddetle irrite edicici vajinal akıntıya neden olur. Akıntı sıklıkla köpüklü ve kötü kokuludur.

Chlamydia trachomatis

Hastalığın karakteristik özelliği, ağrılı, yüzeyel kasık lenf nodlarının oluşmasıdır (lenfogranuloma venereum). Nodlar deriden rüptüre olabilirler Başlangıçta oluşan ağrısız vulvar ülserasyon sıklıkla gözden kaçarken, sonradan kronik lenfatik obstrüksiyonun oluşması eksternal genital organlarda gode bırakmayan ödem oluşumuna sebep olur.

Bakteriyel ve protozoal infeksiyonlar

Gardnerella vaginalis
Gr (-) kokobasildir. Sıklıkla cinsel yolla yayılım gösteren diğer hastalıklarla birliktedir. Hastalar kötü kokulu akıntı tariflerler. Akıntı, grimsidir, yoğun değildir ve zaman zaman köpük de izlenebilir. Akıntı ve kötü koku muayene sırasında hemen ortaya çıkar.

HPV

Cinsel temas yoluyla bulaşır. Yalabia minora’da vul­var deri ve mukozanın kalınlaşması şeklinde (yassı kondilom) ya da sesil veya pedinküllü olabilen çok sayıda siğille (condylomata acuminata) karşımıza çı­karlar. Birazdan da bahsedileceği gibi, vulvar HPV in­feksiyonları ile vulva ve serviksin intra-epitelyal neoplastik değişiklikleri arasında kuvvetli bir ilişki mevcut­tur.

Viral İnfeksiyon

Vulvar derinin viral infeksiyonları, tipik olarak, herpes simpleks virüs (HSV) ya da human papilloma virüsü (HPV) nedeniyle olur.

Sayfa 4 of 5«12345»