Pediatri

Yenidoğan sarılıklarının etiolojik sınıflaması

Yenidoğan sarılıklarında sarılığın başlama zamanı ve gidişi, etiolojik tam yönünden yol gös­tericidir ve mutlaka dikkate alınmalıdır.
İlk 24 saat içiıvle başlayan erken sanlık
Eritroblastosis  fetalis
Diğer erken sarılık nedenleri
Kongenital sferositoz
Kongenital rubella
Kongenital toksoplasmoz
Kongenital sifiliz
Cmv  (sitomegalovirus)  infeksiyonu
Eritrosit enzim eksiklikleri (glükoz 6 fosfat dehidrogenaz, piruvat kinaz, dif osf oglikur omutaz)
Günde başlayan sarlık
Fizyolojik ikter
Crigler najjar sendromu    (fanıilyalnon he Molitik ikter) ilk 24 [...]

Çocuklarda Bilirubin metabolizması

Bilirubinin ana kaynağı (% 80), 90 120 gün­lük yaşam süresini dolduran eritrositlerin hemolizi ile ortaya çıkan hemoglobindir.
Şekil 6.13.1 de bilirubin metabolizması özet­lenmiştir.
Albümine bağlanarak karaciğer hücresine taşınan indirekt bilirubinle kompetisyona, (ya­rışmaya) giren bazı maddeler vardır. Bunlar ser­best yağ asitleri, salisilat ve sülfonamid gibi mad­delerdir. Asidoz, hipoksi ve hipoglisemi, bilirubin transportunu engelleyen faktörlerdir. Hücre için­de bulunan y [...]

Yenidoğan sarılıkları

Sarılık cikter, icterus, bilirubin birikmesi­ne bağlı olarak deri ve mukozaların sarıya bo yanmasıdır. Normal yenidoğanda kan bilirubin değeri 2 4 mg/dl arasında değişir. Yenidoğanda bilirubin değeri 4 7 mg/dl den fazla olduğu za­man ikter ortaya çıkar.
İleride gelişmesi olası zararları açısından yenidoğan döneminde sarılığın dikkatle incelen­mesi gerekir. Doğumu izleyen ilk iki gün içinde gelişen sarılık daima [...]

Çocuklarda Hipomagnezemi

Kalsiyum gibi magnezyum da gestasyon sü­resinde anneden fetusa aktif olarak taşınır. Bu taşıma plasental yetersizlik, hastalık ya da kötü beslenme nedeniyle annede oluşan hipomagne zemi durumlarında azalabilir.
Normal yenidoğanda serum mg düzeyi 1.5 2.8 mg/dl (1.4. 2.2 meq/l) dir ve annenin serum düzeyi ile direkt olarak ilişkilidir. İlk haftada mg düzeyleri, serum kalsiyum ve fosfor değişik­likleriyle [...]

Çocuklarda Hipokalsemi tedavisi

Etioloji ne olursa olsun, neonatal tetani va­kalarında acil tedavi şarttır. Acil tedavi olarak 2 ml/kg (18 mg/kg elemental kalsiyum) % 10 luk kalsiyum glükonat kalp atımları dinlenerek damardan 10 dakika içinde yavaşça verilir. Bra dikardi oluşursa uygulama durdurulur.
Kan kalsiyum düzeyleri kontrol edilerek ço­cuğun tedaviye yanıtına göre 2 12 saatlik aralar­la aynı dozda damardan kalsiyum glükonata [...]

Çocuklarda Geç neonatal tetani

Daha nadir olarak hipokalsemi ilk 48 saat­ten sonra başlar. Bu tip neonatal hipokalseminin patogenezinde yüksek fosfor içerikli ve ca/p oram düşük olan besinlerle beslenmenin rolü vardır. Yenidoğanda glomerül filtrasyon hızının düşük olması nedeniyle hiperfosfatemi ve bunun­la birlikte hipokalsemi kolaylıkla gelişir. Bu va­kalarda hipokalsemi sıklıkla hipomagnezemi ile birliktedir.
Son yıllarda yenidoğan beslenmesinde fos­fat düzeyi anne sütündekine yakm [...]

Çocuklarda Erken neonatal tetani

Hipokalseminin en sık şekli olan erken neo natal tetani, yaşamın ilk iki gününde serum kal
Siyumundaki fizyolojik düşmenin aşın bir şekli olarak ortaya çıkar. Preterm doğanlar, gestasyon yaşma göre tartısı düşük yenidoğanlar, d vitami­ni eksikliği olan anne çocukları, hipoparatiroi dili anne çocukları, solunum güçlüğü, hipoglise­mi gibi patoloji gösteren yenidoğanlar, erken neonatal hipokalsemi yönünden riskli gruplar­dır. Düşük [...]

Yenidoğanda hipokalsemi

Fetal yaşamda plasenta aktif olarak kalsi­yumun materno fetal transportunu sağlar. 28. Gestasyon haftasından doğuma kadar olan süre­de fetusun ağırlığı üç kez artarken, vücutta kal­siyum miktarı dört kez artış gösterir. 28 36. Haftalarda anneden çocuğa geçen kalsiyum mik­tarı günde 250 mg, gebeliğin son ayında ise gün­de 350 mg kadardır.
Annede beslenme bozukluğu, plasental ye­tersizlik ve fetal malnütrisyon [...]

Çocuklarda Kardio respiratuar sorunlar

Diyabetli anne çocuklarında fetal ve neona tal asfiksi sıktır. Doğuma yakın dönemde oluşan plasental yetersizliğin in utero hipoksiye neden
Olduğu düşünülmektedir. Makrosomik çocuklar­da doğumun güç olması intrapartum asfiksiye yol açmaktadır.
Diyabetli anne çocuklarında hyalin mem bran hastalığı önemli bir ölüm nedenidir. Son 20 yıl içinde bu çocuklarda hyalin membran hastalığının görülme sıklığı % 30 dan % 3 [...]

Çocuklarda Hiperbiliruhinemi, polisitemi, trombositopeni

Hiperbilirubinemi konusunda prematürite, polisitemi, eritrosit yaşam süresindeki kısalık, hem dönüşümündeki artış, bilirubin klirensinde gecikme gibi farklı açıklayıcı hipotezler ileri sü­rülmesine karşın patogenez henüz açıklığa ka­vuşmamıştır. Venöz hematokritin % 65 in üze­rinde olması ile karakterize polisitemi, diyabetli anne çocuklarında % 20 40 oranında görülür. Po lisiteminin, hipoksi  uyarısı ile eritropoietin sen­tezinde artma sonucu oluştuğu kabul edilir.
Diyabetik [...]

Çocuklarda Hipokaîsemi ve hipomagnezemi

insüline bağımlı diyabetik annelerin yaklaşık % 50 sinin çocuğunda, yaşamlarının ilk 3 gününde hipokaî­semi gelişir. Gestasyonel diyabetik anne çocuk­larında hipokaîsemi sıklığı daha azdır. Hipokal seminin sıklığı ve derecesi, anne diyabetinin de­recesi ve bu durumun üstüne eklenen doğum as­fiksi ile ilişkilidir. Diyabetli anne çocuklarında görülen hipokalseminin nedeni bilinmemektedir. Normal yenidoğanda doğumdan sonraki ilk gün­lerde oluşan paratiroid [...]

Çocuklarda Metabolik bozukluklar

Hipoglisemi diyabetli anne çocuklarında doğumdan sonra ilk saatlerde hipoglisemi çok sıklıkla görülür. Vakaların % 80 inde hipoglise­mi semptomatiktir. Hipoglisemi, in utero fetal insülin yapımının doğumdan sonra da bir süre devam etmesi, ayrıca normal yenldoğanlardan farklı olarak bu çocuklarda glikoliz, glükoneo genez ve lipoliz mekanizmalarının doğumu izle­yerek harekete geçememesi, buna karşın glükoz kullanımının yüksek, oluşu ile [...]

Çocuklarda Kongenital anomaliler

Diyabetik anne çocuklarında kongenital mal formasyonların sıklığı normal popülasyona göre 4 5 kez fazladır. Perinatai ölümlerin % 20 25 i majör kongenital anomalilere bağlıdır.
Septal defekt, büyük arterlerin transpozis yonu, hipoplastik sol kalp sendronıu gibi kardiak anomaliler, meningosel gibi spinal defektler, anensefali, kısa sol kolon gibi anomaliler diya­betli anne çocuklarında sıktır. Kongenital ano­malilerin nedeni iyi bilinmemekle [...]

Çocuklarda Makrosomi

Fetus kan şeker düzeyi anne kan şeker dü­zeyi ile ilişkilidir. Diyabetik bir gebelikte fetusa plasenta yoluyla geçen fazla glükoz, pankreasın beta hücrelerinin erken olgunlaşmasına ve fe tusta bir hiperinsülinizm durumuna neden olur. Hiperinsülinemi ve substrat (glükoz) fazlalığı sonucu, aynca fetus hücrelerinde insüline afini tesi olan reseptör sayısının da erişkine kıyasla fazla olması sonucu fetusta glikogen, [...]

Diyabetli anne çocuğu

Gebelikte diyabet, şekerli diyabetin uygun bir tedavi ile kontrol altına alınmaması sonucu ortaya çıkabilecek metabolik komplikasyonlarm en belirgin örneğini oluşturur.
Plasentada insülini parçalayan proteohtik sistemlerin varlığı ve plasental laktojenik hor­mon, prolaktin, progesteron ve kortizol gibi ge­belikte salgısı artan insülin antagonisti hormon­ların etkisiyle sağlıklı bir gebelikte de vücudun insülin gereksinimi artar. Bu artan gereksinimi karşılamak için gerekli [...]

Lösin hipoglisemisi

Belirli aminoasitlerin alınması ile oluşan bir hipoglisemi tipidir. Kazein içermesi nedeniyle bu hastalarda hipoglisemiye süt neden olabilir. Kazein lösine dönüşerek hipoglisemiyi uyarıcı etki yapar. Hipoglisemi genellikle çocuğun ilk beslenmesini izleyerek görülür ve her beslenme­den sonra tekrarlar. Bu vakalarda lösin veya izovalerik asit, bilinmeyen bir mekanizma ile fazla miktarda insülin salgılanmasına neden ol­maktadır. Tedavi olarak lösin [...]

HİPOGLİSEMİ

Fetus enerjisini, anneden geçen glükozun aerobik ve anaerobik parçalanması, ayrıca ge­rektiğinde yağ asitlerinin ve aminoasitlerin ok sidasyonu ile sağlar. Fetal yaşamda aminoasit lerden glükoza dönüşüm mekanizması henüz iş­lerlik kazanmamıştır.
Glikogenez süreci intrauterin yaşamın erken dönemlerinde başlar. 8 haftalık fetus karaciğe­rinde glikogen varlığı gösterilmiştir. Ancak lıe patik glikogenez ile enerji depolanması gebeliğin son trimesterinde belirgin olur. İntrauterin [...]

İdiopatik persistan pulmoner hipertansiyon

Kalpte yapısal bir bozukluk olmaksızın şid­detli hipoksi sonucu foramen ovale ve ductus ar teriosusun açık kalması gibi fetal dolaşım özel­liklerinin devam etmesi sonucu sağ sol şant ve pulmoner hipertansiyonla karakterize, genellikle miadında doğacılarda görülen klinik tablodur. Bu hastalık için persistan pulmoner vasküler obstrüksiyon, persistan fetal kardio pulmoner hipertansiyon terimleri de kullanılır. Etioloji açık değildir. Pulmoner [...]

Bebeklerde Pulmoner kanama

Yenidoğanı etkileyen birçok bozukluklar arasında patogenezi çok iyi anlaşılamamış, tanı­sı çok zor, hatta bazen olanaksız bir bozukluk pulmoner kanamadır. Kanama alveollerde, in terstisyumda veya her ikisinde olabilir. Yenido­ğan otopsilerinin % 18 inde akciğerlerde kana­ma saptanmıştır. Canlı doğumların 1/1000 inde görülür. Pulmoner hemoraji düşük doğum tartı­lı ve özellikle gestasyon yaşma göre düşük tartılı yenidoğanlarda sıktır. İlk [...]

Bebeklerde İntratorasik tümörler ve kistler

Yenidoğan döneminde neoplazmalar ve len fomalara kıyasla doğumda gelişim bozuklukla­rına bağlı gastrointestinal sistem kaynaklı intra torasik kistler ve dermoid kistler veya teratoma töz tümörler daha sıktır.
Arka mediastende nörojen tümörler, gastro­intestinal sisteme ilişkin düplikasyon tipi anoma­liler, nöroenterik ve bronkojenik kistler, orta me­diastende vasküler iezyonlar, ön mediastende hiperplazik timus ve teratomlar bu dönemde en sık rastlanan intratorasik [...]

Bebeklerde Kongenital diyafragma hernisi

Kongenital diyafragma hernisi, karın organ­larının bir veya iki taraflı olarak diyafragma üzerinde, göğüs boşluğu içinde olması ile belir­lenir. Genellikle bu organlar mide, ince veya ka­im barsaklar gibi içi boş olanlardır. Karaciğer
Ve dalak da yer değiştirmiş olabilir. Herniasyon sıklıkla sol diyafragmadan olur. Nadiren bilate raldir. Vakaların bir bölümünde fetal ölüm olur. Canlı doğumlarda sıklık 1:3000 dir.
Diyafragmanm [...]

Bebeklerde Laringo trakeo esofageal

Larinksin arka duvarı ile esofagus arasında yarık şeklinde bir birleşmedir. Esofagus atrezisi olmaksızın trakeo esofageal fistülün belirtilerini gösterir. Bu nadir kongenital defektin tamsı güç­tür. Endoskopi ve tekrarlanan kontrast incele­mesi gerekir. Tedavi cerrahidir.

Esofagus atrezisi ile birlikte olan trakeo esofageal fistüller

Bu anomalilerin sıklığı canlı doğumlarda 1:4000 olarak bildirilmektedir. Düşük doğum tar­tılı yenidoğanlarda daha sıktır. Nadir olarak kalıtsal geçiş de olabilmektedir. Vakaların yak­laşık % 85 ini trakea ve esofagusun distal bölü­mü arasında fistül ile birlikte olan esofagus at­rezisi oluşturur. Hastalık 8. Gestasyon haftasın­dan önce oluşan bir gelişim hatasına bağlıdır. Vakaların % 30 unda annede hidramnios vardır. [...]

Bebeklerde Kronik pulmoner yetersizlik

1250 g dan küçük preterm bebeklerde do­ğumdan 4 7 gün sonra solunum yetersizliği ve apne nöbetleri ile beliren ve 2. Ayda tam düzel­me ile sonlanan bir akciğer sorunudur. Akciğer grafilerinde karakteristik «kabarcıklı» akciğer görünümünün olmaması ile wilson mikity send romundan ayırt edilir.

Bebeklerde Wilson mikity sendromu

Wilson mikity sendromu veya pulmoner dis matüre sendromu, 36. Gestasyon haftasından erken doğan preterm bebeklerde görülen kronik bir solunum bozukluğu sendromudur. Bronko­pulmoner displazinin bir akciğer hastalığını izleyerek gelişmesine karşın wîlson mikity send romunda doğumda ve doğumu izleyen ilk gün­lerde solunum sorunu yoktur. Belirtiler genellik­le ilk haftanın sonunda, giderek artan taşipne, siyanoz, retraksiyon, hipoksemi ve hiperkapni [...]

Sayfa 10 of 21« İlk...«6789101112131415»20...Son »