Pediatri

Çocuklarda Gonokoksik konjunktivit

Avrupa’nın büyük kentlerinde yenidoğanda gonokoksik oftalmi sıklığı %o 1 8 olarak bildiril­mektedir. Kuluçka dönemi birkaç saat ile 10 gün arasında değişir. Yenidoğanda genellikle doğum­dan sonra 3. Günde gözde cerahatli akıntı ve or bital ödem ile dikkati çeker. Tedavisiz bırakılan vakalarda kornea hasarı sekel olarak kalır.
Sistemik penisillin g 30.000 ü/kg her 12 saat­te bir kas içine [...]

Çocuklarda Candidiasis (moniliasis, pamukçuk)

Gebe kadınların % 10 20 sinde vaginal candi diasis saptanır. Fungus, çocuğa genellikle doğum kanalından bulaşır. Preterm bebeklerde ve anti­biyotik alanlarda infeksiyon daha sıktır. Can didia’lar deride, tırnakta, ağız mukozasında ve perianal bölgede yerleşir. Ağız, damak ve dilde beyaz lezyonlar görülür. Kolay kaldırılamama­sı ile süt pıhtılarından ayrılır. Ağır infeksiyon da emme güçlüğüne neden olabilir. Nadir [...]

Amnios sıvısı veya doğum sıvısından bulaşan infeksiyonlar

Bu yolla infeksiyon oldukça nadirdir. Zarla­rın erken yırtılması ya da korioamnionit varlı­ğında en sık görülür. E. Coli veya l. Monocyto genes gibi etkenler zarlar yırtılmadan da amnios sıvısının infeksiyonuna neden olabilir. Annede üriner infeksiyon, korioamnionit için önemli bir risk faktörüdür. Kongenital infeksiyon riski olan doğumlarda kordon ve plasentanın korion bö­lümünün histolojik olarak incelenmesi tanıda yardımcıdır.
Kongenital [...]

Çocuklarda Kongenital hepatit

B hepatit virusu, kızamıkçık virusu, sitome galovirus, toxoplasma ve t. Pallidum antenatal dönemde anneden çocuğa geçerek diğer belirti­lerinin yanı&ıra kongenital hepatite neden olan başlıca etkenlerdir.
Hepatitis a virusu anneden plasenta yoluyla çocuğa geçmez. Neonatal b hepatiti vakalarının % 5 inin infeksiyonu antenatal dönemde, geri kalanının doğum sırasında aldıkları bildirilmek­tedir.
B tipi hepatit virüsünü taşıyan annelerin çocukları bu [...]

Çocuklarda Coxsackie b virusu infeksiyonu

Coxsackie b virusları yenidoğanda menenjit ya da miyokardit olmak üzere iki değişik klinik tabloya yol açabilir.
İnfeksiyon çocuğa transplasenter yolla ya da ilk saat veya günlerde postnatal olarak bulaşır. Genellikle öykü ile doğumdan bir hafta önce an­nenin gripal bir durum geçirdiği saptanır. Ço­cukta belirtiler doğumda veya ilk günlerde or­taya çıkar.
Miyokardit vakalarında genel durum bozuk­luğu, emme güçlüğü [...]

Çocuklarda Poliomiyelit

Poliomiyelit aşısının bütün dünyada yaygın uygulanmasıyla kongenital poliomiyelit bugün artık görülmemektedir. Gebelikte poliomiyelit infeksiyonu geçiren bir kadının çocuğu felçli olarak doğabilir. Ateş, hareketsizlik, beslenme ve solunum bozukluğu vardır. Serebrospinai sı­vıda hücre artışı saptanır. Serebrospinai sıvıdan ve dışkıdan virüs üretilebilir. Apne ile seyreden vakalarda bulber poliomiyelit sözkonusudur ve solunum aygıtına bağlanmayı gerektirir.

Çocuklarda Suçiçeği

Kongenital varicella zoster virusu infeksi­yonu çok nadirdir. Gebeliğin ilk yarısında suçi­çeği veya zona geçiren kadınlarda abortus sık­tır. Canlı doğanlarda deride nedbeleşmiş lezyon lar, ekstremite veya parmak hipoplazisi veya at rofisi, fetal malnütrisyon, konvülziyon, göz de fektleri, kortikal atrofi gibi bulgular görülebilir. Neonatal mortalite yüksektir. Doğuma yakın günlerde infeksiyon geçiren annelerin çocukları suçiçeği deri belirtileri ile [...]

Çocuklarda Vaccinia

Gebeliğin son trimestrinde çiçek aşısı uygu­lanan kadınların çocuklarında nadir olarak je­neralize vaccinia oluşabilir. Çiçek aşısı artık uy­gulanmadığından bu hastalık görülmemektedir.

Çocuklarda Rubella

Rübella virüsünün teratojenik etkisi 1941 yı­lında  gregg tarafından gösterilmiştir. Kongeni
Tal rubellanın katarakt ve diğer belirtileri ile an­nenin gebeliğin ilk trimestrinde geçirdiği kıza­mıkçık arasındaki ilişki artık iyi bilinmektedir.
Kongenital rübella’nın sıklığı toplumun ba­ğışıklık durumu ile ilişkilidir. Çocukluk yaşların­da infeksiyonların sık olduğu toplumlarda gebe­lerde bağışıklık oranı yüksektir ve kongenital rubella nadirdir. Batı ülkelerinde sıklık 1:4000 olarak bildirilmekte, ancak [...]

Çocuklarda Malarya

Nadir olmakla birlikte yenidoğanda p. Falci parum, p. Vivax ve p. Malariae infeksiyonu bildi­rilmiştir. Bulaşmanın, basit transplasenter geçiş ile değil, plasenta damarlarının yırtılması ve pla­senta sinüslerinde bulunan parazitlerin çocuğa geçişi ile oluştuğu kabul edilmektedir. Yenido­ğanda klinik belirtiler ilk ay içinde, en erken 10
Uncu gün ortaya çıkar. Sıtmanın endemik olduğu bölgelerde yenidoğan bir bebekte ateş, sarılık, [...]

Çocuklarda Toxoplasmosis

Torch grubundan bir protozoa enfeksiyo­nudur. Fetusa transplasenter bulaşmanın ancak annenin akut primer infeksiyonu süresinde ol­duğu kabul edilmektedir. İnfeksiyon çocuğa ge­nellikle gebeliğin ikinci ya da son trimestrinde geçer. Bununla birlikte daha erken dönemde de bulaşma olabilir. Çocukta hastalığın ağırlık de­recesi, bulaşma zamanı ile ilişkilidir. Erken ge­belikte infeksiyon çocuk için en tehlikeli olanı­dır ve abortus, ölü doğum [...]

Çocuklarda Campylobacter fetus

Annede ağır campylobacter infeksiyonu abortusa neden olur. Transplasenter infeksiyon sonucu yenidoğanda fulminan meningoanse falit ve gastroenterit gelişebilir. Mikroorganiz­manın serebrospinal sıvıdan izole edilmesi ile kesin tanı konulur. Tedavide erythromicin kul­lanılır.

Çocuklarda Listeriosis

Listeria monocytogenes kısa, pleomorfik, gram pozitif bir basildir. İnsana hayvansal ma teryelle kontamine olmuş besinlerle bulaşır. Ge­belerde infeksiyon grip ya da gastroenterit be­lirtileri ile seyreder, bu arada transplasenter bu­laşma olabilir. Erken gebelikte oluşan infeksi­yon genellikle düşük ile sonuçlanır. Daha sık olarak bulaşma 16. Gebelik haftasından sonra olur ve ölü doğum, erken doğum ya da canlı [...]

Çocuklarda Tüberküloz

çocukları infekte kabul edilir. Geçiş hemen daima infekte plasen­ta ve amnios sıvısından bulaşma iledir. Pla­sentada milier tüberküller saptanması kongeni­tal tüberküloz tanısını koydurur. Yenidoğan tü­berkülozunda ölüm oranı yüksektir.
İntrauterin infelfsiyonda primer fokus kara­ciğerdedir. Primer kompleks de genellikle kara­ciğerdedir. Porta hepatis civarındaki lenf bezleri­nin hiperplazisi nedeniyle sarılık ve hepatome gali görülebilir. Ductus venosus yoluyla basille­rin akciğerlere geçmesi ile [...]

Çocuklarda Plasenta yolu ile bulaşan infeksiyonlar

Sifilis
Treponema pallidum, gebelikte erken dönem sifilis geçiren kadınlardan fetusa transplasenter olarak geçer. Günümüzde oldukça nadir bir in feksiyondur. Geç düşükler ve ölü doğum sıktır. Canlı doğanlarda belirtiler değişkendir. Çocuk hydrops, hidrosefali veya yaygın müko kütane lezyonlarla doğabilir. İlk günlerde hepatospleno­megali, sarılık görülebilir; ya da daha sık olarak, çocuk doğumda normal görünümdedir ve belir­tiler haftalar, aylar, [...]

Yenidoğanda infeksiyonlara eğilim yaratan faktörler

Maternal risk faktörleri
a)        Üriner sistem infeksiyonları
b)        Sosyo ekonomik düzey :  sosyo ekonomik
Düzeyi düşük kadmlarda perine ve genito üriner sistemde potansiyel infeksiyon etkenlerine da­ha sık rastlanır. Amnionitis ile fakirlik arasında direkt korelasyon bulunmuştur. Sosyo ekonomik düzeyi düşük olan annelerin çocuklarında pre­matürelik ovanı yüksektir. Bu grupta gebelik bakteriürisi de sıktır.
c)        Antenatal infeksiyon: gebeliğin son üç ayında oluşan [...]

Yenidoğanlarda bağışıklık mekanizmaları

Fetus, infeksiyonlara karşı annenin immun sistemi, plasenta ve zarları ile korunmaktadır. Oysa doğumdan sonra, antijen uyarılarına yeni­doğan bebeğin bizzat kendisinin, kendi olanak­ları ile yanıt vermesi gerekmektedir.
Lenfoid doku
Yenidoğanda timus bezi tüm vücut ağırlığı­na oranla büyüktür ve iyi gelişmiştir. Akciğer grafilerinde timus bezinin bulunmayışı ağır bir infeksiyonu veya stres durumunu düşündürür. Nadir bir immun yetersizlik hastalığı olan [...]

Yenidoğan infeksiyonları

Yenidoğan döneminde infeksiyonlar en önde gelen mortalite ve morbidite nedenini oluşturur­lar.
Fetal yaşamda infeksiyon sıklığı % 2, doğum­da ve doğumu izleyen ilk ayda ise yaklaşık % 10 dur. Yenidoğan otopsilerinde % 25 oranında inf lamatuar lezyonlar bulunmuştur. Değişik ista­tistiklere göre neonatai sepsis sıklığı 1000 canlı doğumda 1 ile 8 arasında değişmektedir.
Çeşitli faktörler neonatai infeksiyonlarm sık­lığını ve [...]

Çocuklarda Fototerapi

İlk kez 1958 yılında preterm bebeklerde gü­neş ışığına ya da mavi ışına maruz kalma sonu­cu serum bilirubin düzeyinin düştüğü bildirilmiş­tir. Bunu izleyerek fototerapi yenidoğan sarılık­larının korunma ve tedavisinde önemli bir yer almıştır. Frofilaktik fototerapinin uygulanması ile ilk haftada görülen sarılığın % 30 50 ora­nında azaldığı bildirilmektedir.
Tartısı 1500 g altında olan preterm bebek­lerde ilk 24 saatte [...]

Çocuklarda Abo uyuşmazlığı

Eritrosit antijenlerinin dna kromozomu üze­rinde belirli bir gen lokusu vardır. Bu gen loku sunun işaret ettiği eritrosit antijenleri belirli birKan grubu sistemini oluşturur. Eritrositlerdeki a ve b antijenlerine göre aglütinasyon reaksiyon­ları ile insanlar a, b, ab ve o olmak üzere dört kan grubuna ayrılırlar.
A, b ve o antijenleri allel genlerin kontro lündedir. A geni a [...]

Çocuklarda Eritroblastosis fetalis (yenidoğanın hemolitik Hastalığı, rh uyuşmazlığı)

İnsanların % 85 i rh (+), % 15 i rh (—) dir. Yapılan çalışmalar rh antijenlerinin, bir an­tijen kompleksinin parçası olduğunu ortaya koy­muştur. Dna daki rh genlerinde birbiriyle iliş­kili üç allel gen çifti vardır (cc, ee, dd). Bunlar 8 ayrı kombinasyon gösterir (cde, cde, cde, cde, cde, cde, cde, cde). Rh antijenlerinden ilk keşfedileni d [...]

Çocuklarda Kernikterus

Bilirubin ensefalopatisi olan kernikterus, konjüge olmamış bilirubinin mss nin bazal ganglionlar, hipokampus ve subtalamik alanları­na yerleşmesi, bu alanlardaki nöronların sarıya boyanması ve nekrozu ile belirlenen patolojik bir tablodur. Letarji, rijidite, opistotonus, tiz ağ­lama, ateş ve konvülziyonlarla belirlenen toksik ensefalopati klinik tablosu bu patolojiye eşlik eder. En sık rh uyuşmazlığına bağlı hemolitik hastalıkta olmak üzere yenidoğanda [...]

Çocuklarda Fizyolojik Sarılık

Yenidoğanda fizyolojik olarak hiperbilirubi nemiye eğilim vardır. Miadında doğmuş sağlık­lı yenidoğanlarm yaklaşık % 60 mda, erken do­ğanların % 80 inde doğumdan sonraki 2 3. Gün­lerde başlayan fizyolojik sarılık (icterus neona torum) görülmektedir.
Yenidoğanda fizyolojik sarılığın oluşmasın­da birçok etmen rol oynar:

İndirekt bilirubinin konjüge olarak di­rekt bilirubine dönüşmesi için gerekli glükuro­nil transferaz enzimi ilk günlerde yetersizdir. Bu enzim [...]

Çocuklarda İnfeksiyon

Bakteriyel  csepsis)
Viral   (sitomegalik  inklüzyon  hastalığı, herpes simplex) hematom, ekimoz, kanamalar shunt hiperbilirubinemisi
77.    Transport bozukluğu
Hipoproteinemi
Kompetisyona giren maddelerin varlığı (sül fisoksazol, salisilatlar, serbest yağ asit­leri)
Iıı.   Karaciğerde yakalama ve konjügasyon bo­
zukluğu
1.    Gilbert hastalığı . Y ve z proteinleri ek
Sikliği  (indirekt bilirubin hücre ta­rafından alınamaz)
2,    glükuronil transferaz enzimi eksikliği
a)       Crigler najjar sendromu (indirekt bilirubin konjüge olarak direkt bili rubine [...]

Çocuklarda Pilor stenozu

Hipotiroidi
Yenıdogan   sarılıklarının   patogeneze göre sınıflaması
Î.   Fazla bilirubin yapımı sonucu olan sarılıklar
İntraeritrositer  defekte   bağlı  aşırı  hemoliz
Enzim eksiklikleri i glükoz 6 fosfat . De
Hidrogenaz,   piruvat kinaz, heksoki
Naz, 2 3 difosfoglikuromutaz
Kongenital hemolitik anemiler : thalas
Semia, orak hücreli anemi, herediter
Sferositoz, herediter eliptositoz, pik’ nositoz ekstraeritrositer nedenlerle aşırı hemoliz materno fetal transfüzyon abo, rh izoimmünizasyonu toksik nedenler
K vitamini (sentetik) sulfometoksipiridin [...]