Kalp Hastaları İçin İlaç Tedavisi

Opiumlar: Opiumlar ağrıyı giderir, sedasyon sağlar, adrenerjik boşalmayı bloke eder. Sağ ventrikül doluşunu azaltır ve kalp üzerine düşen yükü hafifletir. Özellikle myokard enfarktüslerinden sonra gelişen kalp yetmezliğinin tedavisinde etkilidirler.

2.Diüretikler: Bunlar vasküler volümü azaltarak sağ ve sol atrium basıncını düşürürler. Periferik ve pulmoner ödemi azaltırlar. Ventrikül diastol sonu basıncı ve hacmini azaltırlar. Bu ise ventrikül komplians ve kontraksiyonunun  artmasına neden olabilir. Korener sinüs basıncı düştükçe, koroner kan akımı artar. Diüretikler her ne kadar kalp yetmezliğinde etkin olarak kullanılıyorsa da, şok hipovolemi, travma, kardiak kompresyon, sepsis veya mikrovasküler tonusun kaybolması sonucu oluşan kardiovasküler bozukluklarda kontrendikedir. Bunların hepsine oligüri eşlik eder.

3.Kronotropik ajanlar: Bradikardi ile birlikte kalp yetmezliği olan hastalar, atropin veya isoproteranol gibi kronotropik ajanların kullanılmasından fayda görebilirler. İsoproteranol gibi kronotropik ajanların kullanılmasından fayda görebilirler. İsoproteranol, kalp hızını ve kontraktilitesini arttırır, sistemik arteriolleri ve kapiller sfinkterleri dilate eder, bazı vakalarda arteriel kompliansı arttırırlar.

Kronotropik ajanlar, kalp hızını, rahatça tolere edilebilecek bir sayıya düşürene kadar kullanılmalıdır. 60 yaşında normal koroner arteri olan bir hastada kabul edilebilir bir kardiak indeks meydana getirebilmek için 120/dk1 İlk bir kalp atım hızı tolere edilebilir. Koroner arter hastalığı mevcut olan hastalarda ise kalp hızı 90/dk olmalıdır.

Kronotropik ajanlar, myokardın çalışmasını arttırır, koroner kan akımı ve ventrikülün dolması için diastolik zamanı kısaltır. Kronotropik ajana ihtiyaç gösteren birçok hastaya Swan-Ganz kateteri takılmalıdır. Tedavinin istenen sonucu normal veya normalin üstü bir kardiak indekstir. Kardiak indeksler ilacın değişik dozlarıyla oluşan farklı kalp hızlarında tespit edilmeli ve sonuçlar miyokard iskemisinin elektrokardiografik belirtileri ve göğüs ağrısının süresiyle kıyaslanır.

4.înotropik ajanlar: Kalp yetmezliği olan hastaların çoğu dopamin veya dobutamin gibi inotropik ajanların verilmesinde yarar görür. Bu ilaçlar düşük dozda miyokardın kontraktilitesini arttırır, böbrek damarlarını genişletir, renal kan akımını ve idrar miktarını arttırırlar. İnotropik ajanlar daha çok kardiovasküler sistemde akım arttırılmak istendiği zaman kullanılır. Nadiren de vazokonstriksiyon ve diürez için kullanılır. Bu ilaçlar genellikle kalp hızını fazla arttırmazlar.

Dopamin ve dobutamin, hasta yoğun bakım ünitesinde iken ve dikkatle kullanılmalıdır. Kardiak yetmezliği olan hastalarda düşük dozda (ör. 5 mg/kg/dk) vazokonstriksiyonu arttırır, hatta parmakların iskemik nekrozuna neden olabilir.

Eğer ilacın 1 saatten fazla kullanılması gerekiyorsa, miyokard disfonksiyonuna bağlı şokun herhangi bir bulgusunun olup olmadığını tahmin edebilmek ve şoku takip edebilmek için hastaya Swan-Ganz kateteri yerleştirilmelidir. Dolma basınçları ve kardiak indeksler değişik infüzyon hızlarında tespit edilmelidir. Eğer resüssitasyon volümünün uygun olup olmadığı konusunda şüphe varsa, sıvı bolus halinde verilmeden önce ve sonra kardiak indeks ve dolma basınçları ölçülmelidir.

Digital bileşikleri, akut kalp yetmezliğinde, ritim bozukluğunun kontrolü hariç başka bir nedenle kullanılmamalıdır. Özellikle pH ve elektrolit değişiklikleri tespit edilemiyorsa digital toksisitesi gelişebilir ve digitalin inotropik etkisi dopamin ve dobutaminden farklı değildir.

ö.Vazodilatatörler: Kalp yetmezliği olan cerrahi hastalara en yararlı ilaçlar morfin sülfat, nitroprussid ve nitrogliserindir. Bunların etkileri hem kısa sürelidir hem de kolayca geri dönebilir. Bu ilaçlar, eğer sistemik vasküler rezistansın yükseldiği biliniyorsa yani eğer Swan-Ganz kateteri yerindeyse primer vazodilatatör olarak kullanılmalıdır. Bu ilaçlar genellikle yüksek sistemik arteriyel basıncı olan hastalarda kullanılırlar. Fakat bazen dikkatli olmak şartıyla sistemik vasküler direnç yüksek olduğu sürece normal veya düşük kan basıncı bulunan hastalarda da kullanılabilirler.

Vazodilatatörler, birçok hastada sistemik vasküler rezistansın azalmasına, bazı hastada da sistemik arteriel kompliansın artmasına neden olurlar. Bu her iki etki mekanizmasıda sol kalbin kanı daha verimle pompalamasını sağlar. Bu ajanlar ayrıca sağ kalbin kanı daha etkin pompalamasını sağlayarak pulmoner vasküler rezistansın azalmasına ve pulmoner vasküler kompliansın artmasına neden olabilirler. Nitrogliserin ve daha az etkili olarak nitroprussid sistemik venüllerin ve küçük venlerin dilatasyonuna neden olarak sağ kalbin daha az dolmasını sağlayarak kalp yetmezliğinde faydalı olurlar.Bu etkilerin hepsi miyokardın çalışmasını ve oksijen ihtiyacını azaltır. Bununla birlikte bazı hastalarda, aşırı venöz dilatasyon kalbin dolmasını ileri derecede azaltarak kardiak outputu düşürürler. Bu sebeple tedaviye başlamadan önce ve tedaviye başladıktan sonra kalbin dolma basınçları ve kardiak indeksler ölçülmelidir. Eğer hastanın kan basıncı çok düşerse göğüs ağrısı ve miyokardial iskeminin elektrokardiografik belirtileri ortaya çıkabilir.

6.B-bloker ajanlar: Bazen sert miyokard ile birlikte kalp yetmezliği ve taşikardisi olan hasta, sistolik ventriküler kompliansı, ventrikül kontraksiyonunu ve boşalma etkinliğini arttıran B-adrenerjik blokürden (ör.propranolol) fayda görebilir.

7.Vazokonstriktörler: Bunlar bazen aterosklerotik koroner arterlerin perfüzyon basıncını arttırırak faydalı olurlar. Fakat bu genel birşey değildir. Çünkü endojen adrenerjik mekanizmalar genellikle maksimum cevap meydana getirirler. Vazokonstriktörler parmakların veya ekstremitelerin iskemik nekrozuna neden olduklarından mutlak endikasyon olmadıkça kullanılmamalı ve kullanılma süresi, pulmoner arteriel kateter yerinde değilse 60dk.dan fazla tutulmamalıdır.

B.Kapalı Göğüs Kardiopulmoner Resüssitasyonu: Kapalı göğüs kardiopulmoner resüssitasyonu, sternum üzerine 5 saniye süresiyle her saniyede 1 defa olmak üzere bastırılarak yapılır ve daha sonra da pozitif basınçlı ventilasyonla akciğerler hemen genişletilir. Gaye hava yolu basıncını minimize etmeye yöneliktir.

Geleneksel kapalı göğüs kardiopulmoner resüssitasyona cevap vermeyen hastalar için bir başka teknik tarif edilmiştir. Göğüs kompresyonu/hava yolu ventilasyonu süresince hava yolu basıncını maksimum yapmak için göğüs sıkıştırılırken aynı anda akciğerler pozitif basınçlı ventilasyonla doldurulur. Oluşan yüksek torasik basıncın akciğerlerden kanı sol kalbe ve sistemik arterlere atıldığı düşünülür. Göğüs kompresyonu /hava yolu ventilasyonu olayları arasında kan sistemik venlerden tekrar göğse boşalır. Bir sonraki kompresyondan önce kalp ve akciğerler tekrar dolar. Bu alternatif metod için kesin endikasyon henüz bildirilmemiştir.

C.Transaortik Balon Pompası: Transaortik balon pompası, şiddetli, reversıbl sol ventrikül disfonksiyonu olan selektif hastaların (ör:kardiopulmoner bypass veya akut miyokard enfarktüsünden sonra) resüssitasyonunda etkilidir. Swan-Ganz kateteri yerleştirilmişse kullanılmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ