Karaciğerin Metastatik Tümörleri

Karaciğerde metastatik kanser primer tümörlere göre 20 kere daha sık görülür. Vakaların %75’ini meme, akciğer, pankreas, mide kalınbarsak, böbrek, över ve uterus kanserleri oluşturur. Karaciğere yayılım sistemik dolaşım, portal venveya daha az oranda lenfatiklerle olabilir. Primer hepatik tümörlerin oluşmasına zemin hazırlayan sirotik karaciğerin, metastaz implantasyonu açısından normal karaciğere göre daha dayanıklı olması ilginçtir.

Hepatik metastâzlı hastaların %90’ından fazlasında, diğer organlarda da tümör implantasyonları vardır. En çok akciğer tutulur ve vakaların %30’unda akciğerde tümör vardır. Karaciğerin kesilmesiyle görülebilen, fakat laparatomi sırasında karaciğerin yüzeyinde görülemeyen veya hissedilemeyen metastazlar vakaların sadece %10’unda görülür.

Kilo kaybı, düşkünlük ve iştahsızlık hastanın belli başlı şikayetleridir. Sağ üst kadran ağnsı, assit ve sanlık genellikle karaciğere bağlanabilen semptomlardır. Ağrı kosta kenarı boyunca veya direkt arkaya doğru yayılabilir. Hastaların %15-20’sinde infeksiyon kaynağı gösterilemediği halde ateş olur ve lökositozla çok gevşek bir bağlantı gösterir.

Vakaların üçte-ikisinde fizik muayeneyle hepatomegali veya karnın üst bölgelerinde palpe edilebilir metastatik tümör saptanır. Hem hepatomegali, hem de tümör palpasyonla ağrılı olabilir. Abdominal venöz kolleteraller veya splenomegali, mevcut olan portal hipertansiyonun belirtileri olabilirler. Bazen karaciğer üzerinde bir sürtünme sesi duyulur ve büyük oranda karaciğerde bir tümörü akla getirir.

Laboratuvar incelemelerinde hematokrit %30-36 arasındadır. Hastalann nedereyse yarısında serum bilirübini yükselmiştir ve bunların yarısında da bilirübin değerleri 4mg/dl’nin üzerindedir. Hastalann çoğunda sulfobromophthalein (BSP) retansiyonu anormaldir. Alkalen fosfataz da artmıştır.

Vakaların çoğunda, özellikle biopsiyi yönlendirmek için, karaciğer scanningi kullanılmışsa, perkütan biopsiyle tanı konur. Zor vakalarda selektif hepatik arteriografi diag-ostik olabilir. Metastatik lezyonlar esas olarak hepatik arterden beslenirler, fakat anjiografide genellikle hepatomalardan daha az vasküler olarak görülürler.

Ortalama, bir hastada tedavi için yapılacak çok az şey vardır. Soliter ve hatta multipl kolorektal adenokanser metastazı olan hastalar, metastazların sadece bir lobu tutması şartıyla, operasyon için düşünülmelidir. Bu durumda lobektomiden sonra 5 yıllık yaşam oranı %20-25’dir. Diğer metastatik lezyonların tedavisinde hepatektominin yeri çok azdır, fakat karsinoid sendormunda kitle azaltıcı rezeksiyonlarla palyasyon sağlanabilir. Direkt olarak komşu organdan invazyon yoluyla yayılan bir tümörü eksize etmede de parsiyel hepatektomi bazen faydalıdır.

Sistemik kemoterapi yaşam oranını artırmaz. Son zamanlarda palyasyon çabaları, direkt olarak hepatik arter veya portal vene kemoterapötik ajanların infizyonuyla yüksek kemoterapötik konsantrasyon sağlama üzerinde yoğunlaşmıştır. Hepatik arter ligasyonu da bazı vakalarda tümör kitlesinde küçülmeye neden olarak faydalı olur.

Tedavi edilmediğinde, hepatik metastaz tanısı konduğundan itibaren ortalama yaşam oranı 75 gündür. İki sene sonunda hastaların ancak %5’i hayattadır. Pankreas ve mide tümörü metastazlanna göre, kolon kanseri metastazı olan hastalarda yaşama biraz daha uzundur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ