Klinikle ilişkili Mikrobiyolojik İşlemler

Klinik mikrobiyoloji laboratuarının görevi, infeksiyon hastalıklarının teşhis ve tedavisinde klinisyene yardımcı olmaktır. Bu yardım işlemi, infeksiyonu oluşturan mikroorganizmanın izolasyon ve idantifıkasyonuyla veya mikroorganizmaya ait antijenlerin veya mikroorganizmaya karşı oluşan antikorların serolojik yöntemlerle tespiti ile yapılmaktadır. Klinik mikrobiyoloji laboratuarında yapılan bu işlemlerin, klinisyene süratli ve doğru olarak eriştirilmesi şarttır.

Klinik mikrobiyoloji laboratuarı sadece infeksiyon hastalıklarının teşhisinde değil, hastalığın teşhisinden sonra uygulanacak antibiyotik tedavisinin yönlendirilmesinde de yardımcı olmaktadır. Zira, ampirik antibiyotik tedavisinin sınırlı olarak kullanılması gerektiğini, laboratuardan gelecek antibiyotik duyarlık test sonuçlarına göre, en az toksik olan, en az yan etkisi bulunan ve en ucuz olan antibiyotiğin seçilmesi gerektiğini hepimiz bilmekteyiz.

Gerek transplantasyon, gerek enstrumantasyon ve gerekse değişik nedenlerle immün yetersizlik ve süpresyon altında bulunan hastaların miktarı her geçen gün artmaktadır. Bu tür hastalardaki veya böbrek yetmezliği bulunan ve hatta normal fonksiyonlara sahip hastalardaki infeksiyonlann tedavisinde, mecburen kullanılan, tedavi ve toksik sınırları çok dar olan antibiyotiklerde, yapılan serum tavan ve taban düzeylerinin tayini, hastaların emin bir şekilde tedavi edilmelerini sağlar.

Materyallerin mikrobiyolojik yönden incelenebilmeleri için kullanılan yöntem ve işlemler, materyelin cinsine ve elde edildiği bölgeye göre değişir. Bu işlemlerden bazıları, materyelin alınmasından birkaç saat veya daha kısa bir süre sonra teşhise gidilmesini sağlayabilir.

Bazan tek bir örnekle mikrobiyolojik işlemlerden kati bir sonuç çıkarmak mümkün değildir. Örneğin; mantar kültürlerinden izole edilen, hem kontaminant olarak bilinen ve hem de patojen potansiyele sahip oldukları için hastalık etkeni olarak kabul edebileceğimiz mükör, asperjillus vs. gibi mantarlar için kültürün en azından yeni bir örnekle tekrar edilmesi gerekir. Aynı davranış atipik mikobakteriler için de geçerlidir. Buna mukabil, zorunlu patojen olduğunu bildiğimiz etkenleri, tek bir kültürden ve tek bir koloni olarak İzole etmemiz bile, tanı koymaya yeterli olacaktır. Örneğin; M.tuberculosis, Salmonella’da vs. olduğu gibi.

KLİNİKLE İLİŞKİLİ MİKROBİYOLOJİK İŞLEMLER

Emin olduğumuz vakalarda dahi kültürlerden her zaman % 100 gibi bir sonuç elde edilebileceği düşünülmemelidir. Yapılan çalışmalar, boğazda A grubu beta hemolitik streptokoklarda, balgamda M.tuberculosis’de, genital akıntüardaki gonokoklarda, kandan izole edilen iki materyelden yapılan kültürlerde ortalama %10’a yakın uyuşmazlık olabileceğini göstermiştir. Bu bakımdan şüpheli durumlarda mikrobiyolojik incelemelerin tekrarı gereklidir.

Klinik mikrobiyoloji laboratuanndaki tüm bu önemli işlemlerin yapılabilmesi, hematoloji veya biyokimya laboratuarlarında olduğu gibi, bir tüpe alınan kanı, “tam kan sayımı” veya “işaretli biyokimya testleri” diyerek laboratuara göndermekle mümkün olamamaktadır. Zira, klinik mikrobiyoloji işlemleri, klinisyen ve klinik mikrobiyolog tarafından beraberce yürütülmektedir. Hastalardan en uygun materyelin alınması ve bunların laboratuara intikal ettirilmesi, kîinisyenin görevi olup, mikrobiyolojik işlemler zincirinin en önemli halkasını oluşturur. Bilinçsiz olarak alınan ve uygun olmayan bir şekilde laboratuara intikal ettirilen materyelden elde edilecek sonuç, daha başlangıçta değersiz hale getirilmiş olur.

Özet olarak, mikrobiyolojik işlemlerde, klinisyenle klinik mikrobiyolog arasında yakın ve bilinçli bir işbirliğinin olması şarttır.

Klinik mikrobiyoloji laboratuarına gönderilecek hasta materyellerinin alınmasında ve laboratuara intikalinde klinisyenin yapması ve uyması gereken bazı genel prensipler vardır ki, onları şöyle özetliyebiliriz.

1. Materyel hastaya antibiyotik verilmeden evvel, bu mümkün değilse müteakip doz verilmeden evvel alınmalıdır.

2. Materyel, hastalığın akut devresinde ve yoğun olduğu bölgeden alınmalıdır.

3. Alınan materyelin normal flora ile kontamine olmamasına dikkat etmelidir.

4. Normal flora ihtiva eden bölgelerden anaerob kültür yapılmamalıdır.

5. İncelemeler için yeterli miktarda materyel alınmalıdır. Kronik lezyonlar az mikroorganizma ihtiva ettiklerinden, materyel mümkün olduğu kadar fazla alınmalıdır. Geniş lezyonlardan veya mültipl küçük lezyonlardan daima birden fazla materyel alınmalıdır.

6. Yalancı negatif sonuç alınması muhtemel durumlarda, değişik zamanlarda ve daima birden fazla materyel alınmalıdır. Tbc.de, mantarlarda, sepsislerde, parazit muayenelerinde, salmonella ye şigella portörlerinin aranmasında olduğu gibi.

7. İstek belgeleri usulüne uygun olarak doldurulmalı ve ne istendiği açık olarak belirtilmelidir.

KLİNİKLE İLİŞKİLİ MİKROBİYOLOJİK İŞLEMLER

8. Dayanıksız bakterilerin ölmemesi için icab ediyorsa ekim hasta yatağı yanında yapılmalıdır.

9. Problem vakalarda ve özel işlem gereken durumlarda laboratuara danışmaya gidilmelidir.

10. Materyel laboratuara uygun bir kapta gönderilmelidir. Ne etrafı enfekte etmeli ve ne de etraftan kontamine edilmelidir (varsa transport besiyeri kullanılmalıdır).

11. Materyel laboratuara hemen intikal ettirilmeli, eğer bu yapılamıyorsa uygun bir şekilde saklanmalıdır (buz dolabı-etüv vs.).

12. Klinisyen materyeli laboratuara göndermeden evvel bizzat görmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ