Kollagen Doku Hastalıkları ve Tedavi Yöntemi

Kollagen doku hastalıkları

Sinonimleri: Kollagenozlar, Konnektif doku hastalıkları, Kollajen vasküler hastalıklar.
Klemperer, birçok bağ dokusu elemanlarında yaygın iltihabı değişikliklerin bulunduğu bir grup hastalığı Kollagen hastalıklar adı altında toplamıştır. Bu gruba ilkin Lupus eritematodes disseminatus, Poli- ve dermatomiyozitis, Panarteritis nodoza ve Sklerodermi alınmıştı. Başka yazarlar bunların arasına Wegener granülomatozu, Dev hücreli arterit, Polimiyalgia romatika, Trombotik trombositopenik purpura, Endokarditis fibroplastika, Pannikulitis Christian-Weber ve başkalarını da almaktadırlar.

Geniş anlamda rheumatic fever ile romatoid artrit te girmektedir. Sjögren sendromunu, Henoch-Schönlein purpurasını da kollagen hastalıklar arasında inceleyenler vardır.

Kollagenozlarda otoimmünitenin büyük rolü olduğu kabul edilmektedir. Kanda ve dokularda immün kompleksler saptanır. Bu hastalıklarda ortak olan bulgular vardır: Eklem yakınmaları, deri belirtileri; kalp, damarlar, kaslar ve böbrekler gibi birçok organın hastalığa katılması; hepsinde kortikosteroidlerle ve immünosüpressiflerle, şifa olmasa da, düzelme sağlanabilmesi gibi.

Kollagen hastalıklar kadınlarda daha sıktır. Orta yaşlarda daha çok rastlanır. Sistemik birer hastalık olan kollagenozlar kronik bir seyir gösterirler. Ayni kişide birden fazla kollagen hastalık bulunabilir.

SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOZUS

Sinonimi: Lupus eritematodes disseminatus.
Eklemleri ve deriyi tutar. Vak’aların % 85’i genç kadınlardır. Erkeklerde çok seyrek görülüyor.

Belirtileri: Yorgunluk, iştahsızlık, düzensiz ateş yükselmeleri, nevraljiler, miyaljiler ile başlar. Zamanla bunlara yüz derisinde kelebek kanatlarını andırır biçimde eritem ve ekzantem, purpura, alopesi, mukozalarda atrofi ve erozyonlar, % 60 – 70 vak’ada böbreklerin bozulması (nefrotik sendrom veya renal hipertansiyon anlamında), kalp hastalığı (yüksek ateşli abakteriel verrüköz endokardit), poliserözitis (plörit, perikardit, asit), akciğer enfiltrasyonu, hepatomegali ve yaygın lenf bezi şişmeleri eklenir.

Laboratuar bulguları: Sedimantasyon her zaman çok hızlıdır. Anemi, lökopeni ve bazan da trombopeni görülür. Alfa ve gama globulinlerde artma bulunur. Böbrek hastalığı ortaya çıkmışsa albuminüri, silendrüri ve hematüri saptanır. Lupus için karakteristik bulgu L.E. hücrelerinin görülmesidir. Antinükleer antikor pozitiftir.

Hastalık aylarca, bazan yıllarca sürer. Seyir, genellikle hecmeler tarzındadır. Prognoz kötüdür. Ölüm nedeni böbrek yetmezliğidir.

üüüüü

Korunma

Hafif seyirli vak’alarda tedavi gerekmeyebilir. Güneş altında uzunca süre kalmamalıdır, ultraviole ışınlarının deri üzerine kötü etkileri olabilir. Gebelikten, ameliyatlardan ve her türlü enfeksiyondan sakınmak gereklidir. Ayrıca hastalığın seyrini ağırlaştırıcı etkileri olduğu bilinen sülfamid, penisilin, kloramfenikol, oral kontraseptifler gibi ilâçları kullanmamalıdır.

Tedavi

Analjezikler: Ateşe ve eklem ağrılarına karşı asetil şahsilik asit (Aspirin, Dispril, Alcacyl v.s.) veya sodyum salisilat (Enter Sal) verilir. Doz ağrıların şiddetine göre ayarlanır.

Antiromatizmal ilâçlar (Brufen, İndocid-R, Myadren, Tilcotil v.s.): Eklem ağrılarına karşı aspirin’in yeterli olmadığı durumlarda non-seroid antienflamatuar ilâçlar kullanılır.

Antimalarik ilâçlar: Lupus’taki deri ve mukoza lezyonlarına karşı verilir. Klorokin (Resochin)

dozajı: İlk 20 gün sabah akşam birer tablet verilir.

İdâme dozu: Günde 1 tablettir, uzun süre kullanılır.

Yan etkileri: Mide barsak bozuklukları, görme siniri atrofisi. O nedenle hastaların belli aralarla göz muayenesinden geçirilmeleri gerekir.

Kortikosteroidler: Hastalık semptomlarının belirgin olduğu dönemde Resochin ile birlikte kortikosteroidler verilmelidir. Bu dönemde artaljiler önceki ilâçlarla kontrol altına alınamazlar. Prednisolon (Deltacortril, Codelton), metil prednizolon (Prednol, Urbason), triamsinolon (Kenacort tablet), flukortalon (Ultralan oral), betametazon (Betnelan, Betnovat, Celestone), dekzametazon (Dekort, Onadron), Oredoxon) gibi kortikosteroid türevlerinden biri seçilerek verilmeğe başlanır.

Dozaj: Başlangıçta düşük dozlar kullanılır. Meselâ günde 10-15 mg prednizolon dozu yeterli olabilirse bu dozla devam edilir. Yetmediği durumlarda gitgide artırılarak günde 200 mg a kadar çıkılabilir. Özellikle miyokardit, perikardit, plörit, purpura, böbrek bozukluğu ve hemolitik anemi bulguları olanlarda steroid dozunu daha başlangıçtan itibaren yüksek tutmak gerekir: 100-200 mg. Etki görüldükten sonra doz yavaş yavaş azaltılır.

İmmunosüpressifler: Böbrek bozukluğu ile seyreden ve şiddetli eklem ağrıları bulunan lupuslularda kortikosteroidlerle birlikte immunosüpressif ilâçlar kullanılmalıdır.

Immunosüpressifler içinde yan etkisinin az olması nedeniyle tercih edilecek olan ilâç siklosporin A dır (Sandoimmun A). Sandimmun A’nın oral süspansiyonunda 100 mg/ml, ampulünde ise 50 mg/ml aktif madde bulunmaktadır. İlâcın uygulaması bir klinikte ve uzman gözetiminde yapılmalıdır. Doz ayarlamasında böbreklerdeki bozukluğun derecesi ve hastalığın şiddeti göz önünde tutulur.

Yan etkileri: Hirsutismus, tremor, gingival hipertrofi, mide barsak bozuklukları.
Siklosporin yerine azatiopirin (İmuran) ve siklofosfamit (Endoxan) da kullanılabilir. Imuran’m 50 mg lık tabletleri ve her flakonunda 50 mg aktif madde içeren enjektabl flakonları vardır. Endoxan’m 50 mg lık drajeleri ve 200 ve 500 mg lık enjektabl flakonları bulunmaktadır. Dozları hastalığın ve hastanın durumuna göre uzman hekim tarafından ayarlanır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ